3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "Müvekkili kurum ile davalı şirket arasında hizmet alım sözleşmeleri imzalanmış ve Söz konusu firmalarda hizmet alım ihale sözleşmesi kapsamında görev yapan ve işten ayrılan dava dışı işçi ... (T.C No: ...) tarafından açılan İstanbul ... İş Mahkemesi ... E...K.Sayılı dava dosyası neticesinde işçiye tazminat ödenmesine hükmedilmiş, Açılan İstanbul ... İş Mahkemesi ... E. ...K. Sayılı dava dosyasını takiben dava dışı işçi tarafından müvekkil kuruma ve davalı şirkete İstanbul Anadolu ...İcra Dairesi ...E. Sayılı icra takibi başlatılmış ve davalı arasında imzalanan ihale sözleşmesine ekli şartnamelerde söz konusu işçi alacak ve haklarında yüklenici sıfatlıya davalı şirketin sorumlu olduğu belirtilmiş ve Davalı şirket kendi SGK dönemlerine tekabül eden tutar kadar sorumlu ve SGK kayıtlarına bakıldığında yine dava dışı işçinin davalı şirketin isi olarak çalıştığı görüleceğini ve Yine yerleşik içtihatlarda görüldüğü üzere davalı şirket dava dışı işçiye ödenen tutardan sorumlu ve Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartlan ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmeler ve bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisidir. Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktiniti yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı olmadığını ve SGK kayıtları da bu hususu doğrulamakta ve Hizmet alım tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu olmadığını ve İşveren alt yüklenicinin İş Kanunu'na göre işçiye karşı müteselsilden sorumlu olduğunu ve işçilik alacaktan işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici İşçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorunlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı İşverenin işçiyi çatıştıran yüklenicilerden tamamım talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.../ " ( Yargıtay 23, Hukuk dairesinin 26/01/2021 tarih 20)9/2339 Esas, 2021/225 Karar sayılı ilamı) Müvekkili idare tarafından işçilik alacakları ve yargılama giderlerine ödenen toplam 223.804,69 TL ilgili şirketlere rücu edilmiş, dava dışı Ulaşım iç ve dış ticaret AŞ ve İsfalt şirketleri kendisinden talep edilen tutan Ödemiş (hakkedişlerinden kesilmek suretiyle) olup geriye kalan bakiye 114.285,84 TL tarafımıza ödenmemiş olduğunu ve...Arabuluculuk Bürosu, Arabuluculuk Dosya No: ...tutanağı)- Ayrıca davalı şirketlerle yapılan arabuluculuk görüşmesi son tutanağı ekte ve belirtilen nedenlerle; davalı şirketin işçisi olarak çalışan işçiye ve yargılama giderlerine tarafınca yapılan ödemeden; dava dışı İşçinin hizmet alım ihale sözleşmeleri kapsamında işvereni olmaları, aradaki sözleşmelve ekleri) bükümleri, SGK Kayıtları ve bu konudaki Yargıtay içtihatları doğrultusunda davalı şirket ve ödeme yapan diğer dava dışı şirketler sorumlu olup müvekkilce yapılan ödemenin davalı şirketten rücuen tahsili için iş bu davayı açma zorunluluğu doğmuş ve yukarıda açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davamızın kabulüne karar verilerek; 114.285,84 TL müvekkili kurumun ödeme tarihinden İtibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan rücuen tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı yana, dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
04/06/2025 tarihli bilirkişi raporu, hizmet sözleşmesi, ödeme talebi ile ilgili belgeler ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi uyarınca dava dışı işçiye ödenen işçilik alacağının rücuen tahsili istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; dava dışı işçinin tarafından davacı aleyhine İstanbul ... İş Mahkemesi ... E. ... K.Sayılı dosyasında işçilik alacakları talebiyle açılan davada verilen karara istinaden davacı tarafça İstanbul Anadolu ...İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasına ödeme yapıldığı ve ödenen bedelin rücuen tahsili için davalı aleyhine iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. 4857 sayılı İş Kanununun 2/6. maddesinde, “Bir işverenden, işyerinde yürüttüğü mal veya hizmet üretimine ilişkin yardımcı işlerinde veya asıl işin bir bölümünde işletmenin ve işin gereği ile teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektiren işlerde iş alan ve bu iş için görevlendirdiği işçilerini sadece bu işyerinde aldığı işte çalıştıran diğer işveren ile iş aldığı işveren arasında kurulan ilişkiye asıl işveren-alt işveren ilişkisi denir. Bu ilişkide asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumludur.” hükmü bulunmaktadır.
Asıl işverenle alt işverenler arasında yapılan hizmet akitlerine göre yapılan iş kapsamında ve değişen alt işverenlere ait işyerinde ara vermeden çalışan işçilerin işçilik alacakları için açtıkları davalar sonunda ödenmesine karar verilen miktarlardan alacaklı işçiye karşı her biri müteselsilen sorumludurlar. Burada kanundan kaynaklanan bir teselsül hali söz konusu olup, asıl ve alt işverenler, dış ilişki itibariyle (işçiye karşı) müteselsilen sorumludurlar. İç ilişkide (alacaklıya karşı müteselsilen sorumlu olan borçlular arasındaki ilişkide) ise, bu husustaki nihai sorumluluğun hangi tarafa ait olduğu konusunda taraflar kendi aralarında sözleşme yapabilirler. 6098 sayılı Borçlar Kanununun 167. maddesindeki düzenleme uyarınca, aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça müteselsil sorumlulardan her biri alacaklıya yapılan ifadan birbirlerine karşı genel olarak eşit paylarla sorumlu olacaklardır. Yasa hükmünde eşit sorumluluğun müteselsil borçlularda aksinin kararlaştırılmaması halinde uygulanacağı belirtilmiştir.
O halde, uyuşmazlığın çözümü için taraflar arasında imzalanan hizmet alım sözleşmesi, hizmet alım tip sözleşmesi, teknik şartname ve hizmet işleri genel şartnamelerinin sorumluluğa yönelik hükümlerinin tatbiki gerekir. Bu nedenle tarafların serbest iradeleri ile düzenlemiş oldukları sözleşme ve şartname hükümlerinde işçi alacaklarından kimin ne kadar sorumlu olduğuna ilişkin hüküm varsa bu hükümler tarafları bağlar. Hizmet sözleşmelerinde, ihale evraklarında teknik ve idari şartnamelerde ve diğer taraflar arasında karşılıklı düzenlenen belgelerde yüklenici şirketin sorumluluğuna ilişkin açık hüküm olan hallerde, asıl işveren ödemiş olduğu miktarın tamamını, ilgili alt işverenden rücuen tahsilini talep edebilirken alt işverenin, asıl işverenden rücu imkanı yoktur. Sözleşme değerlendirilirken işçinin çalıştığı dönemlere ilişkin sözleşme hükümleri dikkate alınmalıdır. Buna göre, son alt işverenin alacağın tamamından sorumlu tutulamayacağı, tamamından sorumlu olmasının İş Kanunu gereği yalnız işçiye karşı olduğu, işçiyi çalıştırmış olan alt işverenlerin her birinin dava dışı işçiyi çalıştırdığı dönemi kapsayan kısmından sınırlı sorumlu olacağı, ayrıca işçilik alacakları davası neticesinde davacının ödediği yargılama giderleri, faiz ve vekalet ücreti yönünden de alt işverenlere rücu edilecek işçilik alacağı miktarına göre bir oranlama yapılarak davacının alt işverenlerden bu alacak kalemi ile ilgili talep edebileceği miktar da açıkça belirlenmelidir. (Y.13. HD. 24/05/2018 T, 2015/38873 E.-2018/6205 K. ve yine aynı Dairenin 31.5.2018 T, 2016/2779 E.- 2018/6452 K. ve 11/05/2017 tarih, 2016/7790 E. 2017/5936 K. sayılı ilamları)
Bilirkişiden alınan 04/06/2025 tarihli raporda özetle; "Davacının ihale sözleşmesi ve Yargıtay 6.Hukuk Dairesi 23.12.2021 tarih 2021/1394 E., 2021/2540 K.) ilamı kapsamında kıdem tazminatından davalının tam kusuru ve son alt işveren olması nedeni ile yıllık izin ücret alacaklarından tek başına ve fazla mesai ücreti ugbt ücreti yönünden işçinin çalışma süreleri ile sınırlı sorumlu olmak üzere davacının ödemesinden davalıdan talep edebileceği miktarın; davacının ...Limited Şirketi İsteyebileceği miktarın 142.988,80 TL olacağı hesap edilmiş olup Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla 114.28534 TL'nin Ödeme tarihinden itibaren İşleyecek avans faizi ile birlikte tespit edilecek sorumluluğu oranında talep edilmiş olduğu temerrüt tarihinin 29.11.2024 tarihi olacağı..." rapor edilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen hizmet alım sözleşmesine istinaden, davacı tarafça dava dışı işçiye yapılan ödeme nedeniyle rücuen alacak talebiyle iş bu davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Hizmet Alım sözleşmesinin10.4.3 maddesi ile 22.1 maddesi ve genel şartnamenin 6. Bölümü uyarınca uyuşmazlığa konu işin yürütülmesi ve işle ilgili çalıştırılacak personel bakımından ceza ve hukuk kanunları ile İş Kanunu, Vergi Kanunları, Sosyal Güvenlik Kurumu Mevzuatı ile ilgili kanunlar, Belediye Nizamnameleri, sair tüzük ve nizamname hükümlerinin uygulanmasından doğacak her türlü hukuki sorumluluğun yükleniciye ( davalıya ) ait olacağına ilişkin düzenlemeler gözetildiğinde sözleşme kapsamında çalıştırılan işçinin, işçi alacağından davacı asıl işveren ...Genel Müdürlüğü'nün sorumluluğunun bulunmadığı, dava dışı işçiye, işçilik alacağından dolayı ödenen bedelin tamamından davalı yanın sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, davalı yana dava tarihinden önce temerrüte düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın KABULÜ ile 114.285,84 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Karar tarihi itibariyle 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 7.806,86TL harçtan peşin alınan 1.951,72TL'nin mahsup edilerek bakiye 5.855,14TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3.6325 Sayılı Yasa'nın 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin m.26 hükmüne göre Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 4.600,00TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafından yatırılan 1.951,72TL peşin harç, 615,40TL başvuru harcı gideri toplamı olan 2.567,12TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan 87,50TL vekalet harcı gideri, 660,00TL tebligat, posta gideri ile 8.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.747,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK.m.333 hükmü uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı tarafın yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.22/10/2025
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)