Esas No
E. 2021/8846
Karar No
K. 2025/7362
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

12. Ceza Dairesi         2021/8846 E.  ,  2025/7362 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/1301 E., 2019/4606 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak sanık ...'ın beraatine, sanık ...'ın mahkumiyetine
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Beraat yönünden onama, mahkumiyet yönünden bozma

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiş, sanık ... müdafii, sanık ... müdafii, katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının istinafları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf taleplerinin kabulü ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasıyla yeniden yapılan yargılama sonucu sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50, 52 ve 52/4. maddeleri uyarınca 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 24 taksit halinde tahsiline, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi uyarınca beraatine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca, katılan vekilinin temyiz isteminin beraat hükmü yönünden esastan reddi ile hükmün onanmasına, mahkumiyet hükmü yönünden bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz sebeplerinin; kazanın meydana gelmesinde beraatine karar verilen sanığın kusurunun bulunduğuna, mahkumiyetine karar verilen sanık yönünden katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine, ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

1.İlk Derece Mahkemesince, tüm dosya kapsamı, sanık savunmaları, katılan ve tanık beyanları ile dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler birlikte incelenip beraber değerlendirildiğinde, olay günü sanık ...'ın aracıyla müteveffaya mısır küspesi taşıdığı sırada aracının çamura battığı, daha sonra müteveffanın sanık ...'ı aradığı ve kendilerine yardım etmesini istediği, bunun üzerine sanık ...'ın da kepçe ile yanlarına geldiği, devamla çamura batan kamyonun kepçe ile çamurdan çıkarılması sırasında müteveffanın kepçe ile kamyonunun arasında kalarak sıkıştığı ve yere düştüğü, müteveffa hakkında düzenlenen otopsi raporunda ölüm sebebinin genel beden travmasına bağlı kaburga ve omur kırıkları ile birlikte beyin kanaması, büyük damar ve iç organ yırtılmasından gelişen iç kanama olduğunun belirtildiği, soruşturma aşamasında alınan bilirkişi raporunda ölüm olayının meydana gelmesinde kasıt unsurunun bulunmadığının, olayın öngörülebilir ve önlenebilir nitelikte bir kaza olduğunun, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın tali kusurlu olduğunun, sanık ...'ın ise asli kusurlu olduğunun mütalaa edildiği, yargılama sırasında dinlenen sanıkların savunmalarında atılı suçlamayı kabul etmedikleri, öte yandan suçun vasıf ve mahiyeti açısından mahallinde keşif icra edilmesine karar verildiği, sanıklar, müdafileri ve tanıklar ... ile ...'ın refakatinde keşif yapıldığı, olayın niteliği ve özelliği gereği makine mühendisi, iş sağlığı ve güvenliği uzmanı ve trafik polisi bilirkişiler seçilerek oluşturulan heyet tarafından sunulan bilirkişi raporunda, sanık ...'ın, sevk ve idaresindeki 34 ... 75 plaka sayılı kamyonun arkadan çekildiği için zeminin yumuşak olması nedeniyle aracı savrulabileceğini dikkate alarak aracın çevresinde ve arkasında can ve mal güvenliği için gerekli olan tedbirleri alması, aracın kepçeye bağlanması ve sökülmesi işleminin yapılması sırasında gerekli kontrolleri yapması gerektiğinin, bu davranışı ile ihmal kusurunu işlediğinin, sürücü belgesi olmayan çekici sürücüsü sanık ...'ın ise önündeki kamyonu çekerken halat mesafesinin kısa olmasını dikkate alarak kepçenin kaldırılıp indirilmesi sırasında doğabilecek tehlikelere dikkat etmesi gerekirken kontrolsüzce davranarak ihmal kusurunu işlediğinin, müteveffanın da iki araç arasına girmeden önce sürücüleri uyarması ve araçların stop durumuna geldikten sonra halat sökme işlemini yapması gerekirken kendi can güvenliğine dikkat etmeden iki araç arasındaki halatı sökmek istediği sırada sıkışması sonucunda ölümlü kazanın meydana geldiğinin, kazanın oluşumunda sanıkların asli kusurlu olduklarının, müteveffanın ise tali kusurlu olduğunun belirtildiği, bilirkişi raporu ile de belirlendiği üzere sanıkların dikkat ve özen yükümlülüğüne uymaksızın ihmal göstererek atılı suçu işledikleri anlaşılarak sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

2.Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 11/11/2019 tarihli raporda kazada kullanılan iş makinesinin operatörü konumunda olan sanık ...'ın iş makinesini kullanma konusunda yeterli sürücü belgesine sahip olmadığı, yeterli eğitimi almadığı, kepçenin hareket alanı içerisinde tehlikeli alanda kimse bulunmadığından emin olmadan manevra yaptığı ve kepçenin ön kovasının ağzını tehlikeli bir şekilde hareket ettirerek ...'a çarpmasına neden olması nedeniyle asli kusurlu olduğu, kepçenin önündeki kamyon şoförü olan ...'ın kamyon lastik izleri incelendiğinde olay yerinden hareket etmediği ve sabit kaldığı görüldüğünden kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun bulunmadığı rapor edilmiş, raporun önceki raporlardaki çelişkili hususları aydınlattığı, bilimsel veriler ışığında, yasal mevzuat kapsamında hazırlandığı görülerek, raporda tespit edilen gerekçeler hükme esas alınmış, sanık ... hakkında cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, anılan sanığın kamyon şoförü olduğu ve lastik izlerinden olay yerinden hareket etmediği ve sabit kaldığı anlaşıldığından kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurunun bulunmadığı tespit edilmekle beraatine, olayda kullanılan iş makinesi operatörü sanık ...'ın iş makinesini kullanma sürücü belgesinin bulunmaması, gerekli eğitimi almaması, operatör yeterlilik belgesine sahip olmamasına rağmen, olaya karışan kepçeyi kullanması, hareket alanında kimsenin bulunmadığından emin olmadan manevra yapması nedeniyle asli kusurlu olduğu anlaşılarak, kusur durumu nazara alınarak cezalandırılması gerektiği anlaşılarak sanığın taksirle öldürme suçundan mahkumiyetine ve sanığın ölen ...'a ait mısır küspesi taşıyan kamyonun çamura batması nedeniyle kamyonu çıkartmak ve yardım etmek için olay yerine gelmesi, suçun taksirli suç olması, sanığın 1940 doğumlu oluşu bir bütün olarak değerlendirilerek, suçun işleniş şekli sanığın şahsi halleri nazara alınarak verilen hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

1.Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmü Yönünden:

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 02.10.2024 tarihli ve 2021/228 Esas, 2024/281 Karar nolu kararı gereğince; UYAP sisteminden temin edilen nüfus kayıt örneğinde sanık ...'ın 16.07.2021 tarihinde temyiz aşamasında öldüğünün tespit edilmiş olması karşısında, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 64/1. maddesi uyarınca düşmesine karar verilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 64/1. ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık hakkındaki kamu davasının DÜŞMESİNE,

2.Sanık ... Hakkında Kurulan Beraat Hükmü Yönünden:

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, sanığa yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığının dava dosyası içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılındığı anlaşılmakla, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanunun 304/1. maddesi uyarınca Çatalca 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.10.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.