Esas No
E. 2025/388
Karar No
K. 2025/11851
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

5. Hukuk Dairesi         2025/388 E.  ,  2025/11851 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2023/444 Esas, 2023/815 Karar
KARAR: Kabul

Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşürüldü:

I. DAVA Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle;

İstanbul ili, ...,.... Mahallesi 18 ada 17 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalılar ... vd. vekili cevap dilekçesinde özetle; taşınmazın yeri ve konumu itibarıyla değerli nitelikte taşınmaz olduğunu, özelliklerinin göz önünde tutularak bedelinin tespit edilmesi gerektiğini bildirmiştir.

2.Davalı ... Maden Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın değerli bir konumda ve yerde bulunduğunu gerçek bedelinin tespiti ile depo kararı verilmesine karar verilmesini istemiştir.

3.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı idare tarafından yapılan kıymet takdirinin düşük olduğunu, taşınmazın bulunduğu yer itibarıyla değerinin hızla arttığını, davanın öncelikle reddine, taşınmazın değerinin belirlenmesine, kamulaştırma bedelinin faizi ile depo edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI :

Mahkemenin 23.02.2016 tarihli ve 2015/67 Esas, 2016/68 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Birinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ile davalılar ... ve ... vd. ile ... San. ve Tic. A.Ş vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; hükme esas alınan bilirkişi raporunda emsal alınan taşınmaz, dava konusu taşınmaza 2883 metre uzak mesafede, eski tarihli ve başka mahalleden satış olduğundan bu taşınmazın emsal alınması doğru olmadığı belirtilerek yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi gerekçesiyle davacı idare ve davalılardan ile ... San. ve Tic. A.Ş vekillerinin temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.

3.Dairemizin bozma kararına karşı davalılar ... ve ... vd. ile davalı ... San ve Tic A.Ş vekilleri tarafından süresi içinde karar düzeltme talebinde bulunmuştur.

4.Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; Dairemiz bozma kararının ikinci paragrafında temyiz edenler davacı idare ve davalılar ... San ve Tic A.Ş vekilince temyiz edildiği yazılmış ise de davalılar ... ve ... vd.nin de hükmü temyiz ettiği anlaşılmakla, maddi hata sonucu bozma içeriğinin bu şekilde yazıldığı bu sefer yapılan incelemede anlaşıldığından adı geçen davalıların karar düzeltme isteklerinin kabulü ile Dairemizin 06.07.2018 tarihli ve 2018/840 Esas, 2018/14227 Karar sayılı bozma kararının kaldırılmasına karar verildikten sonra yapılan incelemede; alınan rapor hüküm kurmaya elverişli olmadığı emsal alınan taşınmaz dava konusu taşınmaza 2883 metre uzak mesafede, eski tarihli ve başka mahalleden satış olduğundan emsal alınamayacağı belirtilerek yeniden oluşturulacak bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde keşif yapılarak alınacak rapor sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinin düşünülmemesi gerekçesiyle davacı idare ile davalılar ... ve ... vd. ile ... San. ve Tic. A.Ş vekillerinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 06.04.2021 tarihli ve 2019/224 Esas, 2021/236 Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı

1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare, davalılar ... ve ... vd. ile davalı ... San. ve Tic. A.Ş vekillerince temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizce yapılan temyiz incelemesi sonucunda; Mahkemece verilen ilk kararın davalılar ..., ve ... tarafından temyiz edilmediği gözetildiğinde, ilk kararda tespit edilen bedelin bu davalılar yönünden davacı idare lehine usuli kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden; usulü kazanılmış hak ilkesi ihlal edilmek suretiyle hükmü temyiz etmeyen davalılar yönünden fazla bedele hükmedilmesi doğru görülmediğinden kararın bozulmasına karar verilmiştir.

D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; hükme esas alınan raporun gerçekçi ve denetime elverişli olmadığını, lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.

2.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 2021/11338 Esas, 2022/9496 Karar sayılı kararı ile "Mahkemece verilen ilk kararın davalılar ..., ve ... tarafından temyiz edilmediği gözetildiğinde, ilk kararda tespit edilen bedelin bu davalılar yönünden davacı idare lehine usulü kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeden; usulü kazanılmış hak ilkesi ihlal edilmek suretiyle hükmü temyiz etmeyen davalılar yönünden fazla bedele hükmedilmesi" gerekçesiyle bozulmasının taşınmazın gerçek karşılığın belirlenmesi, mülkiyet hakkı ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle kararın bozulmasını talep etmiştir.

3.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit edilen keşif sonucu belirlenecek olan bedel hakkında bir kesinleşme söz konusu olmadığından davacı lehine usuli müktesep hak oluşmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

4.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin düşük olduğunu, kamulaştırma fark bedeline uygulanması gereken faizin Anayasa'nın 46 ncı maddesinde belirtilen kamu alacakları için öngörülen en yüksek faiz olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ve resen göz önüne alınacak tüm nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

5.Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin düşük belirlendiğini davalılara verilmesi gereken bedelin kararda ayrı ayrı gösterilmesi gerektiğini, faiz tarihlerinin de ayrı ayrı gösterilmesi gerektiğini ve resen göz önüne alınacak tüm nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir.

6.Davalı ... Maden Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi vekili temyiz dilekçesinde özetle; bedelin düşük olduğunu, davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.

2.Değerlendirme

1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) Geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulu Muhakemeleri Kanunu'nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve 15/15 sayılı kararı ile “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, 2017/954 Karar sayılı kararları nazara alındığında fark kamulaştırma bedeline dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması yerindedir.

3.Temyizen incelenen Mahkeme kararında ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı ve bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

4.Tespit edilen kamulaştırma bedelinin ilk karar ile ödenmesine karar verilen kısmına ilk karar tarihine kadar, fark bedele ise ikinci karar tarihi olan 06.04.2021 tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerekirken infazı zorlaştırıcı şekilde faiz hükmü kurulması bozmayı gerektirir.

5.Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin 12055/17 numaralı başvuru sonucu verilen 23.10.2018 tarihli kararı ve Anayasa Mahkemesinin 2016/9364 başvuru numaralı, 01.06.2019 tarihli ve 30791 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan kararı da göz önüne alınarak davacı idare lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3 üncü maddesi gereği yürürlükte bulunan 1086 sayılı Kanun’un 438 inci maddesinin yedinci fıkrası hükmü uyarınca Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı idare vekilinin tüm, davalılar vekillerinin diğer, davalılar vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,

2.Davalılar vekillerinin Mahkeme kararına yönelik temyiz itirazının kısmen kabulü ile Mahkeme kararının hüküm fıkrasının,

a)) (2) numaralı bendinin hükümden çıkarılması, yerine "tespit edilen kamulaştırma bedelinin ilk karar ile ödenmesine karar verilen 41.925.000,00TL kısmına 21.06.2015 tarihinden ilk karar tarihi olan 23.02.2016 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, işleyecek faiz ile birlikte davalılara mükerrer ödemeye sebep olmaksızın ödenmesine, fark kamulaştırma olan 19.753125,00 TL bedele ise 21.06.2015 tarihinden ikinci karar tarihi olan 06.04.2021 tarihine kadar yasal faiz işletilmesine, işleyecek yasal faizi ile birlikte davacı idareden alınarak ilk kararı temyiz eden davalılara ödenmesine " ibaresinin yazılmasına,

b)) (9) numaralı bendinin tümüyle hükümden çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Davacı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, davalılardan peşin alınan temyiz harçlarının istenildiğinde iadesine,

24.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.