3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2018/655 Esas - 2022/902
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
...
...
... -
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 30.06.2015 tarihinde sürücü konumunda bulunduğu ... plakalı aracın ... ... ilçesi bölgesinde karşı taraf sigortalısı ... plakalı araçla çarpışarak çift taraflı kaza yaptığını, müvekkilinin malul kaldığını, kazaya ilişkin ceza davasının ... ASCM 2016/...
E. Sayılı dosyasında görüldüğünü, bu nedenle 50 TL sürekli, 50 TL geçici iş gücü kaybı tazminatının davalı ...
sigortadan temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiziyle tahsilini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul manasına gelmemek üzere; kusur ve kaza ile illiyet bağını gösterir maluliyet raporu alınması gerektiğini, tedavi gideri ve geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadıklarını, temerrüde düşmediklerinden dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu tutulabilecekleri iddiasıyla davanın reddini talep etmiştir.
YARGILAMA USULÜ :
15.03.2018 tarihinde 7101 sayılı yasa ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak, "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmiştir .Kanun hükmünce her ne kadar 100.000 TL altındaki ticari davaların basit yargılama hükümlerine göre yürütüleceği kuralı getirilmiş ise de işbu sınır miktarının yargılama aşamasında geçebilecek nitelikte olması, dava bedeli yönünden geleceği tartışmalı bulunan bir davada daha kısıtlı iddia ve savunma yapmasına olanak kılan basit yargılama yöntemini uygulamanın, “hukuki dinlenilme hakkının” ve “eşit yargılanma hakkının” ihlali niteliğinde görülmesi sebebiyle dava her ne kadar yazılı yargılama usulüne göre başlatılmış olsa da;
22/07/2020 tarihli ve 7251 sayılı Kanunun 58 inci maddesiyle 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4’üncü maddesinin ikinci fıkrasında değişiklik yapılarak "Ticari davalarda da deliller ile bunların sunulması 12/01/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine tabidir; miktar veya değeri beş yüz bin Türk lirasını geçmeyen ticari davalarda basit yargılama usulü uygulanır" hükmü getirilmesi sebebiyle, dava miktarının poliçe üst limiti gereğince 500.000,00 TL'yi aşmayacağına kanaat getirilerek mahkememizde açılan dava basit yargılama usulüne göre karara çıkartılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE :
Taraflar arasındaki ihtilafın; trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İhtilaf kazada kusurun kimde olduğu, oranının ne olduğu, meydana gelen zarar, cismani zararın kapsamı, maluliyet oranı, iş göremezlik durumu, iş göremezliğin geçici ve/veya kalıcı olup olmadığı, oranı ve zarar miktarı noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Mahkememiz, dava açılışından sonra tensip kararı ile birlikte, gerekli gördüğü bilgi ve evrakları dosya arasına celp edilmesi için ilgili mercilere müzekkereler yazmış, dava dilekçesi ve ekleri davalı tarafa tebliğe çıkarılarak, her iki taraf içinde yargılama usul ve esaslarına dair gerekli ihtaratlar yapılmıştır. Kazaya karışan aracın tescil kayıtları, sigorta poliçesi ve hasar dosyası, kaza nedeniyle başlatılan soruşturmaya ilişkin dosya getirtilmiştir. 30/06/2015 tarihinde davacı sürücü ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı çift kaza sonucu davacının yaralandığı anlaşılmaktadır.
Olaya ilişkin kusur oranlarının tespiti için bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Kusur bilirkişisi ... bilirkişi raporunda özetle; ... plakalı araç sürücüsü olan davacının kaza mahali olan kavşakta tali yoldan gelmesine rağmen ana yoldan gelen araca yol vermeyerek kazaya sebebiyet vermesinden ötürü %75, ... plakalı araç sürücüsünün ise kavşağa yaklaşırken hızını azaltmaması sebebiyle %25 kusurlu olduğunu, davacının kaza sonrası araç dışına fırlaması sebebiyle emniyet kemerinin takılıp takılmadığına yönelik takdir ile müterafik kusur takdirinin mahkemede olduğunu rapor etmiştir.
Davacı vekili kusur raporuna itiraz dilekçesinde; kusur raporunu kabul etmediklerini, bilirkişinin ceza dosyasındaki gibi bir rapor hazırladığını, bu nedenle ATK'dan yeniden rapor alınmasını talep etmiştir.
... heyeti 29/05/2019 tarihli raporunda; davacı ... plakalı araç sürücüsünün tali yoldan ana yola geçerken solda araç yoksa kavşağa girmesi gerekirken bu kuralı ihlal ederek kazaya sebebiyet vermesinden ötürü %75, ... plakalı araç sürücüsünün ise kavşağa girerken hızını düşürmemesi sebebiyle %25 kusurlu bulmuştur.
Kusur raporunun alınmasından sonra dosya maluliyet incelemesi için ATK'ya gönderilmiştir. ... ATK 2. İhtisas Dairesinin 18/09/2020 tarihli raporuna göre; davacının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları hakkında yönetmelik ölçütlerine göre % 27 kalıcı iş göremezliğinin bulunduğunu, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı ancak iyileşme süresi içerisinde 1 ay süreyle başka birisinin yardımına ihtiyaç duyulabileceğin rapor etmiştir.
Davacı vekili maluliyet raporuna itiraz etmiş ve ... Hastanesi 10/07/2017 tarihli maluliyet raporu ile ATK 2. İhtisas Kurulunun 13/05/2020 tarihli rapor arasındaki çelişkinin giderilmesini talep etmiştir.
Davacı vekilinin talebi kabul edilmiş; her iki maluliyet raporu arasındaki çelişkinin giderilmesi için ATK'dan yeniden rapor alınmıştır. Adli Tıp Kurulu 18/08/2021 tarihli raporunda özetle; davacı yaralanmasının Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik kapsamında kişinin tüm vücut engellilik oranının %27 olduğunu, iyileşme ( iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 9 aya kadar uzaya bileceğini, dava konusu olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığını, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 ay süreyle başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğini rapor etmiştir.
Dosya aktüer hesabı için hesap bilirkişisine tevdii edilmiştir. Nitelikle Hesaplama uzmanı bilirkişi ... 04/10/2021 tarihli raporunda özetle; davacının 2.243,30 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 24.753,00 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının olduğunu, 30/06/2015 kaza tarihi itibariyle poliçe limiti 290.000,00TL olup, tavan tazminat tutarının poliçe limiti dahilinde olduğunu, dava konusu olayda sigorta şirketine 31/03/2016 tarihinde başvuru yapıldığı, 8 iş günü sonunun 13/04/2016 tarihine denk geldiğini, ... plakalı aracın hususi kullanıma mahsus olduğunu rapor etmiştir.
Davacı vekili ATK Üst Kurulu maluliyet raporuna karşı itiraz etmiş ve Çalışma gücü ve Meslekte kazanma gücü kaybı oranları tespit işlemleri yönetmeliği uygulanması gerekirken ATK raporunda Özlülük Ölçütü yönetmeliğine göre hesaplandığını beyan etmiştir.
Davacı vekilinin talebi kabul edilmiş; yanlış yönetmeliğe göre tespit yapıldığından Maluliyet tespiti işlemleri yönetmeliğine göre yapılması için ATK'dan yeniden rapor alınmıştır. Adli Tıp Kurulu 09/03/2022 tarihli raporunda özetle; kişinin tüm vücut engellilik oranının %27 olduğunu, özürlülük kavramıyla meslekte kazanma gücü kaybı, çalışma gücü kaybı kavramlarının farklı kavramlar olduklarını, farklı tüzük ve yönetmeliklerin, farklı bölümlerinde değerlendirildikleri, aralarında bağlantı bulunmadığı, aralarında çelişkiden bahsedilemeyeceğini, iyileşme süresinin olay nedeniyle başka birinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde bir ay süreyle başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceğini rapor etmiştir.
Davalı vekili ATK Üst Kurulu maluliyet raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuş; mevcut rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir.
Dosya yeniden aktüer hesabı için hesap bilirkişisine tevdii edilmiştir. Nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi ...
04/07/2022 tarihli raporunda özetle; 30/06/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde işletinin %25 kusur durumuna ve %43 engel oranına binaen davacı ...'ın sürekli iş göremezlik tazminat tutarının 64.299,61 TL olduğunu, geçici iş göremezlik tazminat tutarının 4.944,43 TL olduğunu, kaza tarihi olan 30/06/2015 tarihi için Hazine Müsteşarlığı tarafından belirlenen poliçe teminat limiti kişi başına 290.000,00 TL olduğunu, davacı için hesaplanan toplam tazminat tutarının poliçe teminat limitini aşmadığını, hasar dosya içeriğinde davacı başvuru dilekçesinin 31/03/2016 tarihinde işleme alındığını, sonrasındaki 9. iş gününün 13/04/2016 olduğunu, sigortalı ... plakalı aracın kullanım amacının hususi olduğunu rapor etmiştir.
Davalı vekili hesap raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuştur; ilgili rapor hükme ve denetime elverişli görüldüğünden itirazların reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesi sunmuş ve kalıcı iş göremezlik zararı taleplerini 64.299,61 TL, geçici iş göremezlik zararı taleplerini 4.944,43 TL olarak arttırdıklarını beyan etmiştir.
Dava konusu olayda hukuki problem, Kazada zarar gören davacının bu zararını kimden talep edebileceği ve kazanın meydana gelmesindeki kusurun kimde olduğunun tespiti bu aşamadan sonra davacının vücut bütünlüğünde meydana gelen maluliyet oranının tespiti ve sonrasında davacının uğradığı zarar miktarının parasal karşılığının tespiti konusundadır.
Borçlar kanunun 49. Maddesi Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Kuralını içermektedir. Bu durumda davacının kazada bir zararı var ise, bunu zarar veren kişi karşılamak zorundadır. Karayolları Trafik kanunun 85/1 maddesinde aynı doğrultuda bir düzenleme bulunmaktadır. Buna göre bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, işleten sayılan kişi (veya kişiler) bu zarardan sorumlu olacaktır. Davalı kurum kazaya karışan 34 İS 4242 plaka sayılı aracın ZMS Sigortasını yapan şirkettir. ZMSS yapan şirket, aracın kaza ile üçüncü kişilere verdikleri zararı kusur oranına göre ve poliçe miktarı ile sınırlı olmak üzere teminat altına almaktadır. Bu şartlarda davalı sigorta şirketinin hukuki sorumluluğunun tespiti için ilk önce kazada kusur oranının belirlenmesi gerekmektedir. Eğer davalı şirket tarafından sigortalanan ... plaka sayılı araç şoförünün kusuru yoksa, davalı şirketin de sorumluluğu bulunmayacaktır. Kazaya iki araç karışmıştır. Davacı kazada zarar gören kişidir. Kusur Bilirkişisi ... ... plakalı araç sürücüsüne % 25kusur izafe etmiştir. Bu rapora yönelen itirazlar sonucu ... heyetinden vbilirkişi raporunda ... plaka sayılı aracın % 25 oranında kusurlu olduğu belirtilmiştir.
Bu raporlar denetime elverişle ve gerekçe ihtiva eden raporlardır. Her iki rapor aynı doğrultuda olup, bu raporlara göre davacının kazanın oluşumunda % 75 kusurlu davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan aracın ise % 25 kusurlu olduğuna karar verilmiştir.
Bu durumda davalı şirket, sigortaladığı aracın kusuru oranında davacının zararını karşılamak zorundadır.
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Dairesi 18.09.2020 tarihli raporunda davacının % 27 kalıcı işgörmezliğinin bulunduğunu ve iyileşme süresi içerisinde 1 ay bir başkasının yardımına ihtiyaç olduğunu belirtmiştir. Bu rapora yönelen itiraz sonucunda Adli Tıp Kurumu 18.08.2021 günlü raporunda aynı tespitlere yer vermiştir. Davacının itirazları üzerine yeniden rapor alınmış ise de, yukarıda belirtildiği şekilde Adli Tıp Kurumu 09.03.2022 günlü raporunda vücut engellilik oranın % 27 olduğunu belirtmiştir. Yine ATK ikinci üst kurulu tarafından düzenlenen 24.2.2022 gün ve 504 sayılı raporda ...ın % 43 oranında meslekte kazanma gücü kaybı olduğu belirtilmiştir.
Borçlar kanunun 54. Maddesi, Bedensel zararlar özellikle şunlardır:
1.Tedavi giderleri.
2.Kazanç kaybı.
3.Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar.
4.Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar.” Hükmüne yer vermiştir.
Kusur ve engellilik oranı tespitinden sonda bu kaza sebebiyle uğranılan zararın tespiti için dosya hesap bilirkişisine verilmiştir. Talep edilen tazminatlar BK m. 54 te yer alan geçici ve kalıcı iş görmezlik tazminatlarıdır. Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 04.10.2021 tarihli raporda 2.243,30 TL geçici iş görmezlik tazminatı, 24.753,00 TL kaçıcı işgörmezlik tazminatı olduğunu belirtmiştir. Davacı 05.10.2021 tarihinde bedel artırım dilekçesi vermiştir. Daha sonra Bilirkişi ... 04.07.2022 tarihli raporunda 64.229,61 TL sürekli iş görmezlik tazminatı olduğunu, 4.944,43 TL geçici iş görmezlik tazminatı olduğunu belirtmiştir. Rapor hüküm vermeye elverişle durumdadır. Zarar gören olayın gerçekleştiği tarihten itibaren zarar miktarını faizi ile birlikte isteme hakkına sahiptir. Ancak sigorta şirketi yönünden ise, şirkete yapılmış bir başvurunun olması şarttır. Davacı sigorta şirketine 31.03.2016 tarihinde başvurmuştur. Sigorta şirketi bu başvuruya 8 gün içinde cevap vermek ve ödeme yapmak zorundadır. Bu şartlarda 13.04.2016 tarihinden itibaren avans faizinin ödenmesine karar verilmiştir.
Davacı davasını HMK m. 107 ye göre belirsiz alacak davası olarak ikame etmiştir. Bu halde, hesaplanan alacakların tamamına 13.04.2016 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerekmiştir. Bu şartlarda davacının davasının kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR
1.Davanın KABULÜ ile; 64.299,61 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı ile 4.944,43 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 69.244,04 TL tazminatın 13/04/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Alınması gereken 4.730,06 TL karar ve ilam harcından, 35,90 TL peşin harç ve 237,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 272,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.457,16 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 11.079,05 vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4.Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 35,90 TL peşin harç ve 237,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 308,80 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından harcaması yapılan 27 tebligat gideri 370,20 TL, 10 müzekkere gideri 68,80 TL, talimat masrafı 1.239,00 TL ( dosya gönderme gideri 39,00 TL ve 3 bilirkişi ücreti 1.200,00 TL), ATK posta gideri masrafı 142,60 TL, ATK fatura ücreti 3.715,00 TL ( 3 fatura), 3 bilirkişi ücreti 1.900,00 TL olmak üzere toplam 7.435,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.HMK'nun 297/ç bendi uyarınca artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili yüzüne karşı davalının yokluğunda kararın tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içinde Adana Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)
(e-imzalıdır)