3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı --------- Şti.'nin tek ortağı ---------, 31.05.2021 tarihinde vefat ettiğini, davalı şirketin tek ortağı -------- ölümü neticesinde, miras hukukunun kuralları çerçevesinde müteveffanın mirasçıları, miras payları oranında şirketin yeni ortakları olduklarını, --------- Sayılı dosyası ile alınan veraset ilamı ile görüleceği üzere, müvekkil müteveffanın eşi olduğunu, müvekkili dışında, murisin mirasçısı olarak -------- ve ---------- isimli müteveffanın iki çocuğu bulunmakta olduğunu, bu haliyle müvekkilinin, --------Şti.'nin %25 pay ile ortağı olduğunu, talep olarak özetle davalı şirketin 01/04/2021 tarihli 2021/02 sayılı genel kurul kararının yokluğunun tespitine karar verilmesine, ihtiyat-i tedbir taleplerinin kabulü ile dava süresince ve fesih esnasında şirketin ve müvekkilinin haklarını koruyacak bir kayyım atanmasına ayrıca şirket adına kayıtlı gayrimenkul ve menkul mallar üzerinde tedbir kararı verilmesine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davalı üzerine tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının iddialarının soyut ve dayanaktan yoksun olmakla birlikte davasının ve ihtiyati tedbir talebinin reddi gerektiğini, davacı, eşinin tedavisine ilişkin herhangi bir evrak dosyaya sunamadığını, söz konusu tarihte müteveffanın hastanede/yoğun bakımda olduğuna ilişkin resmi bir evrak olmasa dahi mesajlaşma vs. husus ile bu iddiasına dayanak bir evrak sunabilecekken davacı yalnızca soyut bir beyan ile bu iddiayı öne sürdüğünü, davacının imzaya ilişkin bu iddiası da soyut ve dayanaktan yoksundur. Bilindiği üzere hukuki uyuşmazlıklarda bir evrakta yer alan imzanın kimin elinin ürünü olduğunu tespit etmek için uzman bilirkişi tarafından inceleme yapılması gerektiğini belirterek özetle davacının haksız ve hukuka aykırı davasının reddini, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :Dava, davalı şirketin 01/04/2021 tarihli 2021/02 sayılı ortaklar genel kurulu kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti istemlidir.
Davacının şirket ortağı olduğu, bu davayı açmakta taraf sıfatı, hukuki yararı olduğu anlaşılmıştır. Yine, şirketin merkezi itibariyle davanın kesin yetki kuralına uygun şekilde açıldığı anlaşılmıştır. Yok hükmünde olduğunun tespiti istemli davada iptal davası gibi hak düşürücü süre bulunmamakta olup, açılan davanın iyi niyet ve dürüstlük kurallarına göre de makul sürede açıldığı anlaşılmıştır. Davacının iddiası, davalı şirketin 2021 yılında yetkilisi ve ortağı olan eşi -------, vefat ettiği, --------- kendisiyle birlikte iki çocuğunun mirasçı olduğu, hali hazırda davalı -------- Şti.'nin %25 pay sahibi olduğu, davalı şirkette 01.04.2021 tarihinde tek ortak müteveffa --------- tarafından 2021/02 sayılı genel kurulun yapıldığı, bu karar neticesinde ise müteveffanın diğer mirasçısı ---------; 01.04.2031 tarihine kadar "münferiden temsile yetkili müdür" olarak seçildiği, bu tarihlerde eşinin Covid 19 salgını sebebiyle hasta olduğu, yoğun bakımda/hastanede kaldığı ve genel kuruldaki imzanın kendisine ait olmasının mümkün olmadığıdır.
Davalının savunması, genel kurulun usulüne uygun yapıldığı, müteveffa ---------- tek başına müdür ve ortak olması sebebiyle sadece onun imzası ile toplantı yapıldığı, davacının haksız ve kötüniyetle bu davayı açtığıdır.
TTK.nun 620. maddesine göre limited şirket ortaklar genel kurulunda bir karar alınabilmesi için, ayrıca bir yasal düzenleme bulunmadığı ve şirket ana sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde genel kurul kararları toplantıda temsil edilenlerin oylarının salt çoğunluğu ile alınır. Farklı nisap aranan haller saklıdır.
TTK.nun 622. maddesine göre, anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümler kıyas yoluyla limited şirketlerde de uygulanacaktır.
TTK'nın 445. maddesinde ''446. maddede belirtilen kişiler, kanun ve esas sözleşme hükümlerine özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine karar tarihinden itibaren üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinde iptal davası açabilirler.'' hükmüne yer verilmiştir.
TTK'nın 447. maddesinde butlan düzenlenmesine yer verilmiştir. Anılan hüküm uyarınca, "Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır.". Görüldüğü üzere butlan, genel kurul kararlarının kurucu şekli unsurlarıyla değil, içeriğiyle ilgilidir.
Genel kurul kararlarının yokluğu hâli ise TTK'da özel olarak düzenlenmemiştir. Yokluk hâli, hukukun genel ilkelerine göre dikkate alınması gereken bir husustur. Genel kurul kararının oluşması için gerekli kanuni şekli unsurların bulunmaması, kararın yeterli nisapla alınmamış olması, genel kurula yetkisiz kişilerin katılması veya sahte imzalarla genel kurul yapılması gibi hâllerde, genel kurul toplantısında alınan kararların yokluğunun tespitinin talep edilmesi mümkündür. Diğer bir deyişle, kararın oluşması için gerekli kurucu kanuni unsurlar yoksa, somut olayda olduğu gibi sahte imzalarla imzalarla gerçekleştirilen bir toplantı söz konusu ise, ortada geçerli bir genel kurulun ve genel kurul kararının varlığından söz edilemez ve bu şekilde alınmış olan kararlar da yok hükmünde kabul edilir. Yokluğun tespiti, hukuki menfaati olanlar tarağından ve herhangi bir süreye bağlı olmaksızın her zaman ileri sürülebilir ve yokluk, mahkemece de resen dikkate alınır. HMK'nın 208.
211.ve 217. maddelerine göre imza incelemesi yapılması gerekmektedir. HMK'nın 211/a maddesine göre yapılan incelemeye rağmen hâkimde sahtelik konusunda kesin bir kanaat oluşmamış ise HMK'nın 266 ve devamı maddelerine göre çözümü özel veya teknik bilgi gerektirdiğinden bilirkişi incelemesine karar verilir.
Davaya konu genel kurul kararının aslı yargılamanın her aşamasında araştırılmış, davalı şirkete sunması için de defaten süre verilmiştir. Fotokopi üzerinden inceleme yapılamayacağına dair ATK raporu üzerine, nihayet davalı şirkete muhtıra çıkarılarak şirket karar defterinin aslını sunması için kesin süre verilerek, aksi halde imza inkarını kabul etmiş sayılacağnın ihtar edildiği; verilen kesin sürede davalının karar defteri aslını sunmadığı; sunduğu 15/09/2025 tarihli beyan dilekçesinde de defterin zayi olduğunu, gazetede ilan yaptırdıklarını,--------- Esas sayılı dosyada dava açtıklarını belirtmiştir.Mahkememizce yapılan araştırmada zayi davasının ---------- Esas sayılı dosyası olduğu, bu dosyada da mahkemenin mücbir bir sebebin varlığının ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verdiği, bu kararın --------- HD incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.Yerleşik Yargıtay uygulamasına ve istikrar bulan kararlarına göre, fotokopi üzerinden imza incelemesi yapılması mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece imza incelemesi yapılması elzemdir.
Mahkememizce miras bırakan --------- çok sayıda imza örnekleri toplanmış, dosyaya celp edilen fotokopi şeklindeki genel kurul toplantısındaki imza ile de uyumlu olmadığı görülmüştür. Ancak dava konusu ortaklar kurulu kararının aslı verilen eksin süreye rağmen dosyaya ibraz edilmediği için uzman marifetiyle teknik bilirkişi incelemesi yapılamamıştır.Bu nedenle ve olayın özelliği gereğince,
HMK'nın 211/2. maddesi kapsamında değerlendirme yapmak gerekmiş, dava konusu davalı şirket genel kurulunun müteveffa ----------- ait olmayan sahte imza kullanılarak gerçekleştirilmiş olduğu kanaatine varılarak, genel kurul toplantısının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmiştir.
1.Davanın KABULÜNE;
2.Davalı limited şirketin 01.04.2021 tarihLİ 2021/02 sayılı genel kurul kararının yok HÜKMÜNDE OLDUĞUNUN TESPİTİNE;
3.Alınması gerekli 615,40-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70-TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 534,70-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4.Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 80,70-TL. başvurma harcı, 80,70-TL peşin harcın toplamı olan 161,40 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından sarfedilen 550,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davalı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7.Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
8.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T.ye göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 05/11/2025