11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2025/2371 E. , 2025/11128 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Cumhuriyet savcısının 06.11.2023 dilekçesi ile temyizden vazgeçtiği anlaşıldığından, sanık ... müdafii ve katılan vekilinin temyizine hasren yapılan incelemede;
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve sanık müdafinin duruşmalı inceleme isteminin, koşulları bulunmadığından, reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
Sanıklar ... ve ...'ın üzerine atılı “Güveni kötüye kullanma” 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı ve bu süreçte zamanaşımının durduğu belirlenmiştir.
Sanık ...'nün, 14.07.2012 tarihinde katılan şirket ile yaptığı kira sözleşmesi uyarınca katılan şirketten çelik iskele kiraladığı, iskeleyi teslim almasından sonra kira bedelinin ödenmemesi nedeniyle taraflar arasında ihtilaf çıktığı ve katılan şirketin sanıktan çelik iskelenin iadesini istediği, sanığın sözleşme gereği teslim aldığı eşyayı katılana iade etmeyerek mal edindiği iddia edilen olayda; sanık ...'ın, katılan şirketten söz konusu malları kira sözleşmesi karşılığında teslim almış olup katılan şirket ile aralarında hizmet veya ticari anlaşma bulunmaması nedeniyle eylemin sübutu halinde basit güveni kötüye kullanma suçunu oluşturacağı belirlenmiştir.
Sanıklara yüklenen 5237 sayılı TCK'nın 155/1. maddesinde düzenlenen "güveni kötüye kullanma" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, TCK’nin 66/1-e maddelerinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, sanıklar ... ve ... yönünden durma süresi de dikkate alınarak 10.09.2013 tarihli mahkûmiyet kararı ile sanık ... yönünden 13.12.2013 tarihli sorgu tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devamla mahkûmiyet ve beraat hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı, katılan şirket vekili, sanık ... müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oybirliğiyle DÜŞMESİNE,
10.09.2025 tarihinde karar verildi.