Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/1390
Karar No
K. 2024/1390
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
T. C. Ankara Batı 1 ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/1390 Esas - 2025/976

T.C.

ANKARA BATI

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR

TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO: 2024/1390 Esas
KARAR NO: 2025/976
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 28/11/2024
KARAR TARİHİ: 30/10/2025
K.YAZIM TARİHİ: 26/11/2025

Yukarıda tarafları yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili; müvekkili şirket ile davalı borçlu şirket arasında 2024 yılında aktedilen satış akitlerine istinaden davalı borçluya doypack ambalaj ve klişe satışı gerçekleştirildiğini ve satış aktine istinaden oluşan cari hesap alacağının 104.438,08TL bakiyesi ödenmediğinden davalı borçlu aleyhinde Kahramankazan İcra Dairesi ... Esas sayısından icra takibine girişildiğini ve borçluya Örnek 7 nolu ödeme emri 29/09/2024 tarihinde tebliğ edildiğini, ancak borçlu şirketin, aleyhindeki icra takibinin borcuna ve tüm fer'ilerine haksız şekilde itiraz etmek suretiyle icra takibinin durmasını sağladığını, yalnızca davalı borçlunun ticari defter kayıtları incelendiğinde bile itirazın haksız olduğunun ortaya çıkacağını, muterizin, borca itirazlarının iptali ile Kahramankazan İcra Dairesi ... E sayılı icra takibinin devamı ve davalı borçlunun alacak miktarının en az %20’si nisbetinde tazminat ödemeye mahkum edilmesi için işbu davayı açmak zorunluluğu hasıl olduğunu beyan ederek, fazlaya dair talep ve hakları mahfuz kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, davalı borçlunun Kahramankazan İcra Dairesi ... E sayılı icra takibine yaptığı suiniyetli itirazlarının iptali ile icra takibinin devamına, davalının, alacağın en az %20’si nispetinde icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacı şirket tarafından Kahramankazan İcra Dairesi’nin ... E. sayılı dosyası kapsamında müvekkili şirkete karşı icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin borcu bulunmadığından yasal süresi içinde borcun tamamına, ferilerine, faizine ve ödeme emrine itiraz ederek takibin durduğunu, müvekkili şirketin davacı tarafa herhangi bir borcu olmadığını, salt faturanın varlığı davacının alacaklı olduğunu göstermeyeceğini, taraflar arasındaki ilişki ispat edilemediğini, faturadan kaynaklı alacak iddiasında bulunulabilmek için öncelikle taraflar arasındaki ilişkinin ispatı gerektiğini, davacının, taraflar arasındaki işlemlere veya satışa konu mallara ilişkin herhangi bir belge, sözleşme vb. sunamadığını, faturaya konu malların müvekkiline teslim edilmediğini, davacı tarafından malların tesliminin gerçekleştirildiğine dair de herhangi bir delil sunulamadığını, fatura tarihinden önce müvekkilince davacı tarafa avans niteliğinden ön ödeme olarak 70.000,00TL ödeme yapıldığını, davacı tarafından buna rağmen müvekkiline mal teslimi yapılmadığını, dosya kapsamında bilirkişi raporu alındığını ve müvekkilinin İsraile ambargodan dolayı yaşadığı mağduriyetin raporda tespit edildiğini, bu halde mücbir sebep nedeniyle müvekkilinin ifa yükümlülüğü bulunmadığını beyan ederek, davanın reddine, davanın haksız ve kötü niyetle açılması nedeniyle dava konusunun %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Kahramankazan İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyası, tarafların ticaret sicil kayıtları, tarafların BA - BS formları, tarafların ticari defter ve kayıtları, 11/04/2025 tarihli bilirkişi raporu, 06/09/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.

Davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda, davacıya ait incelemesi yapılan 2024 yılının Yevmiye ve Defteri-i Kebir defterlerin E-Defter olarak tutulduğu, 1 sıra nolu E-Defter Genel Tebliğine Göre açılış tasdiklerinin usulüne uygun olarak süresinde GİB İntranetten yapıldığı, 2024 yılının Yevmiye ve Defter-i Kebir'in sistem üzerinden süresi içerisinde ...a yüklendiği, kayıtların TTK ve VUK hükümleri ve muhasebe usul ve esaslarına uygun tutulduğu, 2024 - 2025 yıllarının Envanter Defterinin sunulduğu, açılışlarının yasal süresinde yapıldığı, Ayrıca 2025 yılının Yevmiye- Defteri Kebir ve Envanter Defterlerinin E- Defter kapsamında tutalacağı, 2024 yılının davacı lehine delil olabileceği kanaatinde olduğumu, asıl takdirin yüce mahkemenizde olduğu, dava konusu uyuşmazlıkla ilgili davalı ... Şti. firması tarafında- davacı ... Şti. firmasına 06.06.2024 tarihinde Vakıfbank'tan T.İşbankası hesabına 70.000,00TL Eft gönderildiği, davacı ... Şti. tarafında 01.07.2024 tarih ve ... no ile fatura tanzim edildiği, fatura tutarının KDV dahil 174.438,08TL olduğu, fatura tutarında, gönderilen Eft düşülmesinde sonra davalı ... Şti.'nin 104.438.08TL borç bakiyesinin kaldığı tespit edildiği, ... Esas nosu ile 24.09.2024 tarihli takipli borcun asıl tutarının 104.438,08TL olduğu, rapor tarihi itibariyle (%24) yasal faizinin 13.665,65TL olduğu, takipli asıl borç ve yasal faizinin toplamının 118.103,73TL olduğunun tespit edildiği, ayrıca davacı firma yasal defter, bilgi ve belgeler yerinde yapılan incelerle tespit edildiği belirtmiştir.

Davalı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda, taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, davacı firmanın davalı firmaya aralarındaki ticari ilişki kapsamında mal satımında bulunduğu, uyuşmazlık konusu olarak dava dosyasına sunulan ve 2024 yılında davalı adına 01.07.2024 tarih ve ... sayılı, 174.438,08TL tutarlı fatura düzenlendiği, e-faturanın davacı ticari defterlerinde 11.04.2025 tarihli Ankara Batı ... Sulh Hukuk Mahkemesi'ne sunulmak üzere bilirkişi tespit raporu kayıt altına alındığı, davalının ön ödeme olarak 70.000,00TL tutarın davacı firmaya ödendiği, kalan borcun 174.438,08-70.000,00 = 104.438,08TL olduğu, davalının düzenlenen faturaya karşı, malın eksik alındığı, kusurlu olduğu, hiç teslim edilmediği yönünden davacıya karşı bir ihtarının, uyarının olmadığı ve buna ilişkin bir belgenin dava dosyasına sunulmadığı, düzenlenen faturaya karşı faturanın kabul edilmediği, yasal süresi içinde faturaya itiraz edilmediğine dair belgenin bulunmadığı, yine davalının Ba bildirimi ile davacının düzenlediği faturanın alındığı beyanın verilerek faturanın kabul edildiği, bu tespitlere göre, davalının davacıya; Ankara Kahramankazan İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyasında icra takip tarihi olan 24.09.2024 tarihi itibariyle 104.438,08TL borçlu olduğu belirtilmiştir.

GEREKÇE

Dava; taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi kapsamında faturaya dayalı bakiye cari hesap alacağının tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari iş ilişkisi nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 29/09/2024 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu 7 günlük yasal süresi içinde 30/09/2024 tarihinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.

Davacı yan davalı şirkete muhtelif tarihli faturalara konu malları satıp teslim ettiğini, bu faturalardan kaynaklı bakiye cari hesaba dayalı alacağının bulunduğunu iddia ederek bakiye alacağının tahsili amacıyla başlattığı takibe davalının vaki itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise, ön ödeme yapıldığını ancak faturalara konu malların tarafına teslim edilmediğini, davalı şirket yönünden mücbir sebebin bulunduğundan ifanın gerçekleştirilemediğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Uyuşmazlık, takibe konu edilen alacak yönünden davacının alacaklı olup olmadığına ilişkindir. Davalı yan zamanaşımı definde bulunmuşsa da TBK 146 uyarınca uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğu, dava konusu alacak yönünden bu sürenin dolmadığı anlaşılmakla yerinde olmayan defiye itibar edilmemiştir. 2024 yılı senetle ispat sınırı gözetildiğinde, dava değerine göre savunmanın yazılı delille ispatı gerektiğinden davalı yanın tanık dinletme talebinin reddine karar verilmiştir.

Tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerinden 2024 yılına ait BA-BS formları HMK m.221 uyarınca resen celp edilmiştir. İncelenmesinde; davacı tarafça davalı adına herhangi bir bildirimin bulunmadığı, davalı tarafça davacı adına 1 adet belge karşılığında KDV hariç 145.365,07TL tutarında mal/hizmet alışı bildiriminde bulunulduğu tespit edilmiştir.

Dosya arasına alınan Ankara Batı ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.iş sayılı dosyasında alınan 16/10/2024 tanzim tarihli bilirkişi raporunda; tespit isteyen davalı şirketin ambargo nedeni ile ihracat ve ithalatın durması neticesinde, yurtiçi ödemelerini gerçekleştirememesi sonucu icra takibine muhatap olduğu rapor edilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 136. maddesinde düzenlenen imkânsızlık hâli sözleşmenin kurulmasından sonra ancak ifasından önce meydana gelen imkânsızlıktır. İmkânsızlık hukukî veya fiili sebeplerden kaynaklanabilir. Yani sonraki imkânsızlık, maddi olaylar sebebiyle ortaya çıkabileceği gibi hukukî sebeplerden de doğabilir. Bu açıdan imkânsızlık, maddi imkânsızlık ve hukukî imkânsızlık olarak ikiye ayrılır. Sözleşmenin ifasının maddi bir engel dolayısıyla hiç kimse tarafından yerine getirilememesi durumunda maddi imkânsızlığın varlığından söz edilebilir. Bu durum sözleşmenin hayatın olağan akışı içerisinde, piyasa koşullarında, dürüstlük kuralları çerçevesinde veya eşyanın tabiatı gereği borçlu dâhil hiçbir kimse tarafından ifasının mümkün olmamasıdır. Hukukî imkânsızlık ise; sözleşme gereği ortaya çıkacak olan borcun ifasının hukuk kurallarıyla yasaklanmış yahut bu tür bir kuralın uygulanması nedeniyle ifa edilebilirliğinin mümkün olmaması olarak tanımlanabilecek olup buradaki imkânsızlık hukukî bir nedenden kaynaklanır. Mücbir sebep de sonraki ifa imkansızlığı olarak nitelendirilir. Somut olay bakımından davalı yan ambargo sebebiyle mücbir sebep savunmasında bulunmuşsa da ifa tarihi gözetilerek ambargo savunmasının hukuki bir imkansızlık olarak değerlendirilemeyeceği zira hukuki bir engelin varlığından söz edilemeyeceği değerlendirilmekle savunmaya itibar edilmemiştir.

Tarafların ticari defter ve kayıtları ile mahkememiz dosyası üzerinde bilirkişi incelemeleri yaptırılmıştır.

Yapılan inceleme sonucunda düzenlenen bilirkişi raporlarından, davacı defter ve kayıtlarında davalının 70.000,00TL ödemesinin ve uyuşmazlık konusu KDV dahil 174.438,08TL faturanın kayıtlı olduğu, davacının kayıtlarına göre davacının davalıdan 104.438,08TL alacaklı olduğu, davalının defter ve kayıtlarını incelemeye esas olmak üzere sunmadığından davalı defterleri yönünden bir tespit yapılamadığı anlaşılmıştır. Düzenlenen raporların gerekçeli ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmekle itirazlar yerinde görülmeyerek rapor hükme esas alınmıştır. Dava konusu alacak faturadan kaynaklanan bakiye cari hesap alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda malın teslim edildiğini/hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır.

Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.

Davalı yana verilen kesin süreye rağmen defter ve kayıtlar sunulmadığından ve bildirilen adreste incelemeye hazır hale getirilmediğinden yapılan ihtar uyarınca davacı defterlerinin usulüne uygun tutulmuş olması ve davacı lehine delil olma vasfına haiz olması hususları gözetilerek davacı defter ve kayıtları HMK madde 222/3 (Değişik:22/07/2020 - 7251/23.m.) uyarınca davacı lehine delil olarak kabul edilmiştir.

İddia ve savunma, sunulan ve mahkememizce toplanan deliller, alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında gerek incelenen davacı defter ve kayıtlarından gerekse davalı tarafça vergi dairesine yapılan bildirimden anlaşıldığı üzere muhtelif tarihli faturalara konu malların alım - satımından kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafça davalı adına tanzim edilen 1 adet faturanın ve davalı tarafça yapılan ön ödemenin davacı tarafça defterlere işlendiği, davalı tarafça da 1 adet faturanın vergi dairesine bildiriminin yapıldığı, ancak defterlerin incelemeye sunulmaması sebebiyle davalı kayıtlarının tespitinin yapılamadığı anlaşılmıştır. Davalı yan savunmasında hem faturaya konu malların teslim edilmediğini, hem de mücbir sebeple ifa imkansızlığına dayanmıştır. Davalının tacir olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu, bu sebeple teslim almadığı mala ilişkin vergi dairesine bildirimde bulunmaması gerektiği, ancak aksine davranışla bildirimde bulunarak taraflar arasında iddia olunan şekilde ticari ilişkinin varlığını sübuta erdirdiği, faturaya süresi içinde itiraz da edilmediği, davalı yanın mücbir sebep savunmasının da yukarıda açıklanan gerekçelerle yerinde olmadığı, ticari defter ve kayıtlarını da incelemeye esas olarak sunmadığından davacı defterlerinin davacı lehine delil olarak değerlendirildiği, davacı yanın tespit edilen bakiye alacağına göre davalı yanın ispatlanmış bir ödeme savunmasının bulunmadığı, bu kapsamda davalının takibe vaki itirazının haksız olduğu ve iptali gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. Tüm bu sebeplerle davacının davasının kabulüne, Kahramankazan İcra Dairesinin ... esas sayılı takip doyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit(bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 20.887,61TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.DAVANIN KABULÜ İLE, Kahramankazan İcra Dairesinin ... esas sayılı takip doyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptali ile takibin devamına,

2.Asıl alacak likit olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 20.887,61TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

3.Alınması gereken 7.134,16TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.261,36TL harcın mahsubu ile bakiye 5.872,80TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 3.600,00TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

Davacı tarafından yatırılan 1.261,36TL peşin harç, 427,60TL başvuru harcı, 60,80TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.749,76TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafından sarf edilen 161,00TL tebligat ve posta gideri ile 10.000,00TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 10.161,00TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

5.Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/10/2025

Katip Hakim

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.