7. Hukuk Dairesi
7. Hukuk Dairesi 2025/3387 E. , 2025/4099 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırıkkale 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince 27.05.2025 tarihli ek karar ile temyiz dilekçesinin reddine karar verilmiştir. Ek karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 13 20... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan 4 numaralı bağımsız bölüme malik olduğunu, dava konusu taşınmazı kiraya vermek için emlak işiyle uğraşan ... ile görüştüğünü, bahsi geçen emlakçının da bir süre sonra müvekkile davalıdan bahsederek "kendisinin memur olduğunu ve iyi bir kiracı adayı olduğunu" söyleyerek evi kiralayabileceklerini belirttiğini, müvekkilinin de kiracı adayı davalı ile tanışmak ve sözleşme yapmak için 15.07.2023 tarihinde Kırıkkale'ye geldiğini; ancak davalının buluşmaya gelmediğini, bunun üzerine de müvekkilinin, evini kiralamaktan vazgeçerek İstanbul'a döndüğünü, aradan 3-4 gün geçtikten sonra davalının hesabından müvekkile para geldiğini ve davalının, müvekkili arayıp eve yerleştiğini söyleyerek abonelikleri başlatabilmek için DASK poliçesini göndermesini istediğini, bu durum karşısında adeta şoka uğrayan müvekkilinin de davalının IBAN numarası göndermesini ve parasını iade edeceğini, kendisinin orada oturmasını asla kabul etmediğini ve evine nasıl girdiğini sorduğunu, emlakçının, müvekkilin imzasını taklit ederek sahte kira sözleşmesi hazırlayarak davalıya verdiğini ve anahtarları teslim ettiğini, davalının haksız işgalci olduğunu, müvekkilinin rızasının bulunmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmaza vaki tecavüzden davalının men edilmesini ve el atmanın önlenmesini, davalının 20.07.2023 tarihinden bu yana gerçekleştirdiği ve gerçekleştireceği haksız kullanım nedeniyle dava sırasında hesaplanacak gerçek değer arttırılmak üzere şimdilik 100,00 TL ecrimisil bedelinin faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile verilmesini, davalının müvekkile yaşattığı sıkıntı ve üzüntü için 10.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkile verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediğini, polis memuru olarak Kırıkkale'ye tayininin çıkması sebebiyle emlak işiyle uğraşan ...’in dava konusu taşınmazı kiralaması için kendisine yardımcı olduğunu, davacı ev sahibi ile görüşerek davacının kira sözleşmesi kurulmasını uygun bulmasının akabinde davacının kendisinin gönderdiği IBAN numarasına kira ve depozito bedelini yatırdığını, ekte sunulan ... yazışmalarından davacı ev sahibinin kiracı olarak müvekkilini onayladığının açık bir şekilde anlaşıldığını; ancak daha sonra evi daha yüksek bedelle kiraya verebilmek adına müvekkilinin evden çıkmasını istediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın davacı adına kayıtlı olduğu, taşınmazın emlakçı aracılığı ile davalıya kiraya verildiği, davacının bundan haberdar olduğu, daha sonra davacı tarafından davalının evden çıkmasının talep edildiği ancak davalının kira ve depozito bedelini ödediğini, herhangi geçerli bir neden olmadığından evden çıkmayı reddettiğini, davacının ödenen kira bedelini davalıya iade ettiğini, müdahalenin men-i, ecrimisil ve manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de, dosyaya ibraz edilen banka havale dekontlarında davalı tarafından davacıya kira bedeli ve depozito bedelinin gönderildiği, davacı tarafından ödenen bedellerin iade edildiği ancak davalı tarafından tekrar paranın gönderildiği, davacının evin kiralanmasından haberdar olmadığı yönündeki beyanlarının da emlakçı ile aralarında geçen ve dosyaya sunulan Whatsapp konuşmaları incelendiğinde haberdar olduğunun anlaşıldığı, dava konusu taşınmazı kiraya veren ...’in tanık olarak dinlenildiği, evi kiraya verdiğini davacıya bildirdiğini, davacının kabul ettiğini, davalı tarafından kira ve depozito bedelinin gönderilip gönderilmediğini davacıya sorduğunu ve davacının da gönderildiğini söylediğini, davacının kendisine evin anahtarını değiştirmesini istediğini ancak kendisinin kabul etmediğini, davacının evi yüksek bir bedelle yeni bir kiracıya vermek istediğini söylediğini, davacı tarafından her ne kadar emlakçı ve davalı hakkında suç duyurusunda bulunulmuş ise de yapılan soruşturma kapsamında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, taraflar arasında hukuken geçerli bir kira ilişkisinin bulunduğu, sözleşme gereği kullanımının haksız el atma kapsamında olmayacağı, davalının taşınmaza haksız el atmadığı, kira sözleşmesine dayanarak kullanmaya devam ettiği, dolayısıyla taraflar arasında geçerli bir kira ilişkisi bulunduğu" gerekçesiyle davacının el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "davacının dava konusu taşınmazın davalıya kiraya verilmesine rıza gösterdiğinin anlaşıldığı, davalının haksız işgalci sayılamayacağı, bu sebeple ecrimisil alacağı da doğmayacağı, haksız eylem bulunmadığından manevi tazminat talebinde de bulunulmasının mümkün olmadığı, dava malvarlığına ilişkin olduğundan nispi vekalet ücretine karar verilmiş olmasında da bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
2.Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 27.05.2025 tarihli ek kararı ile davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen asıl ve 27.05.2025 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1.Tanık beyanlarına itibar edilemeyeceğini, eldeki davanın miktar itibarıyla tanıkla ispat olunamayacağını,
2.Taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığını, kira sözleşmesinin sahte imza ile emlakçı tarafından imzalandığını,
3.Nispi vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini,
4.Mahkeme gerekçesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu,
5.Miktar itibarıyla kararın temyize tâbi olduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, mülkiyet hakkına dayalı müdahalenin men'i, ecrimisil ve tazminat istemlerine ilişkindir.
Somut olayda, dava değeri 1.710.912,65 TL olarak belirlendiği ve harç bu değer üzerinden tamamlandığından dava değerinin temyiz kesinlik sınırının üstünde kaldığı açık olduğundan davacı vekilinin kararı temyiz etme hakkının bulunduğu tespit edilmekle Bölge Adliye Mahkemesince kararın ''kesin'' olması nedeniyle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kesinlik nedeniyle reddine ilişkin ek kararının hatalı olduğu anlaşılmıştır. Bu hâlde Bölge Adliye Mahkemesinin 27.05.2025 tarihli ek kararının ortadan kaldırılması gerekmektedir. Davanın esası hakkında yapılan temyiz itirazlarına gelince; Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Bölge Adliye Mahkemesince verilen 27.05.2025 tarihli ek kararın ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.