Esas No
E. 2025/441
Karar No
K. 2025/780
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2025/441 K. 2025/780 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2025/441, K. 2025/780, T. 13.11.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2025/441
Karar No
2025/780
Karar Tarihi
13.11.2025
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C.

İSTANBUL

19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/441 Esas
KARAR NO: 2025/780
DAVA: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ: 26/06/2025
KARAR TARİHİ: 13/11/2025

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından, müvekkili tarafından ... aleyhine davacının 1997/03 – 1999/03 dönemleri arasında ... Matbaacılık ve Tanıtım Hizmetleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti’nde aralıksız ve kesintisiz çalıştığı sürelerin tespiti ve davacının hizmetlerinin iptaline yönelik davalı kurumun iptal işleminin kaldırılması talebiyle dava açıldığını, şirketin Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7.maddesi uyarınca resen terkin yoluyla terkin edildiğinin ve kaydının kapatıldığının öğrenildiğini, davalı şirkete karşı derdest olan davaya devam edilebilmesi bakımından, ticaret sicil kaydı kapanmış bulunan ... Şirketi'nin ihyası ve ticaret siciline yeniden tescili için işbu davayı açmak gerektiğini beyan ederek; İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu'na ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı olan ... Matbaacılık ve Tanıtım Hizmetleri Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin Türk Ticaret Kanunu’nun geçici 7.maddesinin 15. fıkrası gereğince ihyası ile ticaret siciline yeniden tesciline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde; Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün, Ticaret Sicili’ne tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğinin ve sonuca bağladığını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verdiğini, aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddettiğini, Ticaret Sicili Müdürlüğüne ... ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ... Şirketi'nin dosyasında yapılan incelemede, şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile 30.12.2012 tarihli ve 28513 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi kapsamında; "Şirketin sermayesinin yasal tutar altında kalması" “5174 sayılı Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği İle Odalar ve Borsalar Kanunu’nun 10’uncu maddesine göre adreslerinin ve durumlarının tespit edilememesi nedeniyle oda kaydının silinmiş olması” gerekçesiyle resen terkin kapsamına alındığını, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 31.07.2013 tarihinde sicil kaydının resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu' nun Geçici 7’nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicili Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicil Müdürlüğüne vermesi gerektiğini, müvekkilince söz konusu şirkete, belirtilen süre içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldıran işlemlerin yerine getirildiğinin ispatlayıcı belgelerle birlikte bildirilmemesi ya da tasfiye memurunun bildirilmemesi halinde söz konusu şirketin unvanının ticaret sicilinden silineceği, şirkete ait malvarlığının kaydın silinme tarihinden itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu ihtarında bulunduğunu, ancak şirketin bu ihtara rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediğini, ayrıca işbu ihtarın ulaşmadığı durumlarda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici madde 7/f.4-a’da, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat hükümleri yerine geçtiği hükme bağlandığından; müvekkili tarafından davaya konu şirkete yapılan ihtarın, dava konusu şirketin eline ulaşmadığı bir an için kabul edilse dahi, müvekkilinin re’sen terkine ilişkin prosedürde bir eksik işlem yaptığından bahsedilemeyeceğini, ilanın bulunması karşısında, müvekkilinin eksik bir işleminden bahsedilemeyeceğini, dava konusu şirketin ticaret sicilinden re'sen terkin edildiği sırada hakkında derdest bir davası bulunsa dahi bu hususun, başlı başına müvekkilinin kusurlu olduğundan ve davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden bahsedilmesine sebep olmayacağını, dava konusu şirketin sicil dosyasında yapılan incelemede; bu hususta herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, müvekkili Müdürlüğün re'sen terkin kapsamında yer alan şirketlerden hangisinin derdest davası veya icra takibi bulunduğunu saptayacak sistemle entegrasyonu bulunmadığından bu hususu tespit etmenin hukuken ve fiilen mümkün olmadığını, bu nedenle müvekkili Müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, kaldı ki kabul edilmemekle birlikte, huzurdaki davanın sebebi olan dava dosyasının da şirket re'sen terk edildikten sonra açıldığını, müvekkilinin, davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, Yargıtay içtihatları gereğince sermaye artırımı yükümlülüğünü yerine getirmediği için ticaret sicilinden resen terkin edilen şirketin, tekrar ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde ihyasına karar verilmesi mümkün olmadığından; taleple bağlı kalınarak sınırlı olarak dava konusu şirketin ihyasına karar verilebileceğini ve tasfiye memuru atanması gerektiğini beyan ederek; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE: ...'ne yazılan yazıya verilen cevapta ... Şirketi'nin tüm sicil dosyasının gönderildiği, şirketin 31.07.2013 tarihinde resen terkin edildiğinin ve kayıtlı son adresinin Şişli / İstanbul olduğunun bildirildiği anlaşılmıştır. .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden gönderildiği, dosyanın tetkikinde; davacı ... tarafından davalı ... Başkanlığı aleyhine davacının 1997/03 – 1999/03 dönemleri arasında ... Matbaacılık ve Tanıtım Hizmetleri Sanayi Ticaret Ltd. Şti’nde aralıksız ve kesintisiz çalıştığı sürelerin tespiti, davalı kurumun iptal işleminin kaldırılması ve davacının hizmet sürelerinin kurum kayıtlarına yeniden eklenmesi / tescili talebiyle dava açıldığı, davanın 04/02/2025 tarihli celsesinde, "Davacı vekiline dava dışı şirketi davaya dahil etmek üzere 2 haftalık süre verilmesine, ara karar yerine getirildiğinde dahili davalı şirketin ticaret kayıtlarından terkin edildiği anlaşıldığında davacı vekiline ilgili ticaret mahkemesinde ihya davası açmak üzere 1 aylık süre ve yetki verilmesine," dair karar verildiği, anlaşıldı. Dava, TTK'nın geçici 7. maddesi gereğince şirketin ihyası istemine ilişkindir.

Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Örneğin şirkete ait bir malvarlığının bulunması veya devam eden bir dava bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.

TTK'nın Geçici 7maddesine bakıldığında ise şirketlerin hangi şartlarda ve usullerle sicilden resen terkin edileceği düzenlenmiştir. Aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi ile Ticaret Sicili Müdürlüklerince; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11.02.1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, 4/c bendine göre terkin sebepleri bulunan şirketlerin faaliyetlerini devam ettirme isteğinde bulunmaları halinde, münfesih olma nedenini verilen süre içinde ortadan kaldırıp ticaret siciline bildirmelerinin ihtar edileceği, aynı maddenin 11. bendi uyarınca, ihtara rağmen süresinde işlem yapmayan şirketin unvanının ticaret sicilden re'sen silineceği düzenlemeleri yer almaktadır. Somut olayda; İhyası istenen şirketin dava tarihi itibariyle Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunan şirket merkezinin Şişli / İstanbul olduğu ve mahkememizin yargı yetkisi içinde bulunduğu anlaşılmıştır.

Uyuşmazlığın çözümünde T.T.K.nun 547/1. maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir. Derdest .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası nedeniyle tüzel kişiliğinin ihyası için haklı nedenle dava açıldığı anlaşılmakla davanın kabulü ile ... Şirketi'nin .... İş Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının dava tarihi, şirketin tasfiye tarihinden sonra olmakla birlikte terkin işleminin usulsüzlüğüne dair iddia ve delil de ileri sürülmediğinden; yasal hasım konumunda olan davalının davanın açılmasına sebebiyet vermediği anlaşılmaktadır. Davacının sadece şirketin ihyasını talep ettiği, herhangi bir Yasa hükmüne dayanmadığı dikkate alındığında ve Geçici 7. maddede gösterilen şartlar gerçekleşmeden şirketin terkin edildiğini ileri sürmediğine göre davalı aleyhine yargılama giderine hükmedilmemiştir.(Yargıtay 11. HD'nın 2020/2299 E- 2020/4113 K sayılı, 14.10.2020 Tarihli kararı ile 04.12.2023 tarih ve 2023/6083 Esas, 2023/7021 Karar).

HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;

1.İhyası Talep Olunan İhyası Talep Olunan ... Şirketi'nin (TİCARET SİCİL NO: ...-0) .... İş Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA,

2.Tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına,

3.Şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin karar kesinleştiğinde ticaret sicilde tescil ve ilanına,

4.Tasfiye memuruna ücret atanmasına yer olmadığına,

5.Karar kesinleştiğinde Tasfiye Memurunun göreve başlamasına,

6.Yeterince harç alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,

7.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

8.Davalı ...'nün yargılama gideri, vekalet ücreti ve harçtan sorumlu tutulmamasına,

9.Yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıranlara iadesine, Dair, tarafların yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025 Başkan ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Üye ...

(e-imzalıdır)

Katip ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog