6. Hukuk Dairesi
6. Hukuk Dairesi 2025/1649 E. , 2025/3586 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; üyesi oldukları dava dışı ....Turizm Geliştirme Kooperatifi'nin 26.05.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan 8. no.lu karar ile yönetim kurulu üyesi seçildiklerini, genel kurulda alınan bu kararın tescili isteminin davalı sicil müdürlüğü tarafından toplantı ve karar nisabının sağlanamadığı gerekçesi ile reddedildiğini, red kararına karşı açtıkları davada İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08.08.2024 tarihli 2024/386 Esas, 2024/531 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile genel kurul kararının tesciline karar verildiğini, mahkeme kararına dayalı olarak yaptıkları tescil başvurusunu davalı müdürlük tarafından bu kez İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının kesinleşmediği gerekçesi ile reddedildiğini, son olarak sicil müdürlüğüne TTK'nın 32/4 maddesine dayalı şekilde anılan genel kurul kararının geçici tescilinin yapılması talebi ile başvurduklarını, davalı tarafça 29.08.2024 tarihli yazı ile bu istemlerinin de reddettiğini ileri sürerek geçici tescil isteminin reddi kararına itirazın kabulü ve genel kurul kararının geçici tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu tescil talebinin reddine dair verilmiş bir red kararı bulunmadığını, yalnızca evrakın iade edildiğini, mevzuata uygun bir red kararı bulunmadığından davanın usulden reddi gerektiğini,
TTK'nın 32/4. maddesi gereğince dava konusu genel kurulunun tescili talebinin toplantı nisabının oluşup oluşmadığı noktasında oluşan belirsizlik ve haziruna ilişkin yapılan tek sayım doğrultusunda karar nisabının bulunmaması nedeniyle mevzuata uygun olarak iade edildiğini, söz konusu tescil başvurusunun tescil edilemeyeceği/mevzuata aykırı olduğu hususunda kat'i bir kanaat oluştuğundan iade edilen tescil başvurusunun geçici olarak tescilinin de mümkün olmadığını,
TTK'nın 32/4 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 40. maddelerine göre mahkemeye başvurulduğu takdirde ancak kesinleşmiş olan hükmün sonucuna göre işlem tesis edilebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilince mevzuata uygun bir red kararı olmadığını savunmuşsa da davalı kurumun 29.08.2024 tarihli yazısında geçici tescil talebinin yerine getirilmesinin mümkün olmadığı belirtildiğinden bu yazı red kararı niteliğinde olup tebliğ edilmediği anlaşıldığından davanın süresinde açıldığının kabulü gerektiği, 26.05.2024 tarihli genel kurul kararının ticaret siciline kaydı isteminin davalı tarafça reddi sonrasında davacı tarafın geçici tescil talep ederek, red kararına karşı mahkemeye gitmesi ve TTK'nın 32/4. maddesinde belirtilen prosedüre uygun hareket etmesi gerekirken geçici tescil talebinde bulunmadan doğrudan doğruya İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/386 E. dosyasında "ticaret sicil memurunun kararına itiraz" davası açarak genel kurul kararının tescilini talep ettiği, mahkemece davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinaf aşamasında olup kesinleşmediği anlaşıldığından davacıların kesin tescilden daha azını içeren geçici tescil davası açmakta hukuki yararlarının bulunmadığı gerekçesiyle davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacılar tarafından genel kurul kararının tescili için yapılan ilk başvurunun reddi sonrası geçici tescil talep edilmemiş olması ve doğrudan mahkemeye başvurulmuş olması karşısında davalı sicil müdürlüğünce, genel kurul kararının tescili için İstanbul 20 Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan davada verilen kararın kesinleşmesinin beklenmesi gerektiği, hukukumuzda kesinleşmeden icra edilemeyecek kararların ihtiyati tedbir yoluyla icrasını sağlayacak bir hukuki yol düzenlenmediği, TTK'nın 32/4. maddesindeki geçici tescile ise sadece sicil müdürlüğü karar verebileceğinden geçici tescil kararının mahkemenin verebileceği bir geçici hukuki koruma kararı olarak değerlendirilemeyeceği, aynı zamanda davacılar tarafından sicil müdürlüğünün kesin tescil talebinin reddine yönelik kararına karşı açılan davada istemin kabulüne karar verilmiş olması karşısında bir başka mahkemeden geçici tescil talep edilmesinde hukuki yarar da bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; genel kurul kararının kesin tescili için açılan davada temyiz incelemesinin uzun süreceğini, genel kuruldan sonra çok uzun bir süre geçmiş olmasına rağmen tescilin sürüncemede kaldığını, kooperatifin organsız kaldığını ve yönetilemediğini, hukuki yararın olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün geçici tescil isteminin reddine yönelik kararına itiraz istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA,
Alınması gereken temyiz harcı peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.