Esas No
E. 2025/1470
Karar No
K. 2025/4553
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

3. Hukuk Dairesi         2025/1470 E.  ,  2025/4553 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/110 E., 2024/217 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Tüketici Mahkemesi

SAYISI: 2016/673 E., 2021/1047 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili; müvekkilinin 18.02.2013 tarihinde her iki kalçada ağrı ve topallama şikayeti ile davalı hastanede davalı doktora müracaat ettiğini, yapılan tetkikler neticesinde müvekkilinin sol kalçasına davalı doktor ... tarafından platin takılarak 20.02.2013 tarihinde taburcu edildiğini, ameliyat sonrasında müvekkilinin şikayetlerinin daha da artması ve ameliyat olduğu sol kalçasında şişlik olması nedeniyle 20.05.2013 tarihinde davalı hastaneye yeniden müracaat ettiğini, yapılan kontrolde ameliyat yerinin iltihaplandığının tespit edilmesi nedeniyle ameliyat yeri açılıp temizlenerek yaranın kapatıldığını, müvekkilinin şikayetlerinin devamı nedeniyle 01.08.2013, 08.11.2013, 07.01.2014, 10.11.2014, 26.01.2015 tarihlerinde de tekrar başvurduğunu, aynı işlemin tekrar edilip taburcu edildiğini, en son 11.11.2015 tarihli aynı şikayetlerle yaptığı başvuruda enfeksiyona neden olan protezin çıkarıldığını, müvekkilinin halen ağrıları olduğunu, sol kalçada şişlik şikayetinin devam ettiğini, müvekkilinin başkalarının desteği olmadan yürüyemediğini, bu duruma yanlış tedavi ve orijinal olmayan protezin takılmasının sebep olduğunu belirterek, şimdilik 1.000,00 TL tedavi giderleri ve iş göremezlik tazminatı ile 125.000,00 TL manevi tazminatın ilk ameliyat tarihi olan 18.02.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili, davacının doğuştan iki taraflı kalça çıkığı olduğunu, bu kalça çıkığına bağlı sol kalçasında kireçlenme sebebiyle ağrılarının olduğunu, hastaya müvekkili tarafından her iki kalçasına total protez konulması önerildiğini, fakat iki kalçayı aynı anda ameliyat etmek mümkün olmadığı için önce şikayetlerinin çok olduğu sol kalçaya hastanın da isteği üzerine total protez uygulandığını, dava konusu ameliyatın tıbbi kurallara uygun olduğunu, belirli bir süre geçtikten sonra enfeksiyonun nüks etmesi üzerine tekrar hastanın hasteneye geldiğini, hastaya daha üst bir merkeze başvurusunun önerildiğini, müvekkili Şirket hastanesinde enfeksiyonun birkaç defa temizlenip, drene edilerek, uygun antibiyotik tedavisi verildiğini, düzelme olmadığı için protezin çıkarılmak istenildiğini, protez kemiğe çok sağlam tutunduğu için çıkarılamadığını, zaman içerisinde protezin enfeksiyon nedeniyle gevşemesi üzerine protezi çıkartıldığını, davacının tedavi edildiğini ve enfeksiyonunun kuruduğunu, enfeksiyonu kuruduktan sonra tekrar yatırıp kalçasına tekrar protez konulduğunu, kontrollere gelmek üzere davacının taburcu edildiğini, gelişen durumun komplikasyon olduğunu, müvekkillerine isnat edilecek bir kusur olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... 13.01.2023 tarihinde vefat etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; her operasyon öncesinde aydınlatılmış yazılı onam formu ile davacıdan onam alındığı, enfeksiyon riskinin bildirildiği, gelişen durumun her türlü özene rağmen ortaya çıkabilecek herhangi bir tıbbi kusur ya da ihmal izafe edilemeyen "komplikasyon" olarak nitelendirildiği, oluşan komplikasyonların yönetiminin tıp bilimince genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, davalılara atfı kabil kusur tespit edilmediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili istinaf isteminde bulunmuştur.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıya; alınan raporlar doğrultusunda, kalça protezi ameliyatlarında ameliyat sahasında enfeksiyon gelişebildiğinin tıbben bilindiği, operasyon öncesinde aydınlatılmış yazılı onam formu ile hastadan onam alındığı, gelişen durumun her türlü özene rağmen ortaya çıkabilecek herhangi bir tıbbi kusur ya da ihmal izafe edilemeyen "komplikasyon" olarak nitelendirildiği, oluşan komplikasyonların yönetiminin tıp biliminin genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, dolayısıyla ilgili sağlık kuruluşuna ve ilgili hekime atfı-kabil kusur tespit edilemediği, Mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili; eksik inceleme ile karar verildiğini, bilirkişi raporlarının denetime elverişli olmadığını, müvekkiline takılan protezin çıkarılması için gerekli müdahalede geç kalındığını, takılan protezin gerekli şartları taşımadığına dair alınan bilirkişi raporunda değerlendirme yapılmadığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir.

B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, davalı özel sağlık kuruluşu il davalı doktorun vekalet ilişkisinden kaynaklı özen borcuna aykırı davranıldığı iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Temyiz olunan karardaki gerekçeye ve özellikle hem Adli Tıp Kurumundan hem de diğer bilirkişi heyetinden alınan raporlar birlikte değerlendirildiğinde, her ameliyat sahasında enfeksiyon gelişebildiğinin tıbben bilinen bir durum olduğu, davacıdan her operasyon öncesi ayrı ayrı aydınlatılmış onam formu ile onam alındığı, davacıya uygulanan kalça protezi ameliyatı sonrası oluşan davaya konu durumun her türlü özene rağmen oluşabilen, herhangi bir tıbbi kusur ya da ihmal izafe edilemeyen "komplikasyon" olarak nitelendirildiği, oluşan komplikasyonların yönetiminin tıp bilimince genel kabul görmüş ilke ve kurallarına uygun olduğu, dolayısıyla davalı sağlık kuruluşu ve davalı hekime atfı-kabil kusur tespit edilmediğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.10.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog