Esas No
E. 2021/41327
Karar No
K. 2025/12765
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
Aramaya Dön
YARGITAY

11. Ceza Dairesi

E. 2021/41327 K. 2025/12765 T.
Karar Sonucu ONANMASINA
Resmî Atıf Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/41327, K. 2025/12765, T. 08.10.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2021/41327
Karar No
2025/12765
Karar Tarihi
08.10.2025
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Dolandırıcılık
Karar Sonucu
ONANMASINA
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

11. Ceza Dairesi         2021/41327 E.  ,  2025/12765 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/1969 E., 2020/981 K.
SUÇ: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2013 tarihli ve 2012/404 Esas, 2013/477 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (son) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 3.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, Adana 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.11.2018 tarihli ve 2018/914 değişik iş sayılı kararı ile sanık müdafiinin söz konusu karara ilişkin itirazının reddine karar verilmekle hüküm 26.11.2018 tarihinde kesinleşmiştir.

2.Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/166 Esas, 2017/796 Karar, Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/48 Esas, 2018/95 Karar, Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/546 Esas, 2018/482 Karar sayılı dosyalarında sanığın denetim süresi içerisinde suç işlediğinden ve kararın kesinleştiğinden bahisle işbu dosyaya ihbarda bulunulmuştur.

3.Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2018 tarihli ve 2018/252 Esas, 2018/402 Karar sayılı kararı ile Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2013 tarihli ve 2012/404 Esas, 2013/477 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararı açıklanarak, sanığın kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) ve (son) bentleri, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 168 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis ve 3.100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

4.Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 09.10.2020 tarihli ve 2019/1969 Esas, 2020/981 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısının ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun dosya üzerinden yapılan incelemesi neticesinde sanık hakkında verilen mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine, hükmün bu şekilde aynı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilmek suretiyle esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyizi, eksik inceleme ile karar verildiğine, kurumun yaptığı işlemlerin mevzuat dahilinde olduğuna, herhangi bir hukuka aykırılık olmadığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü ....

Gıda Şirketinin yetkilisi ve sahibi olan sanık ...'nın iş yerinin iflas etmesi nedeniyle 30.04.2005 tarihinde kapatılmasına rağmen temyiz dışı sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...in bahsi geçen iş yerinde o tarihlerde fiilen çalışmadıkları halde çalıştıklarına dair iş bildirgelerinin düzenlenerek 2005 yılı Temmuz ayı-2006 yılı Aralık ayı arasında temyiz sanıkların sigortalı gösterildiği, sanık ... ile diğer temyiz dışı sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri, bu sigortalılık sonucu temyiz dışı sanık ...'ın 2005 yılında toplam 53,09 TL, temyiz dışı sanık ...'nın 2006 yılında toplam 93,63 TL, temyiz dışı sanık ...'un 2006 yılında toplam 208,45 TL katılan ...'nu zarara uğrattığı, temyiz dışı sanık ...'un verdiği zararın soruşturma aşamasında giderildiği, temyiz dışı sanıklar ... ve ...'nın verdiği zararların ise kovuşturma aşamasında giderildiği, diğer sanıklar ... ve ...'ın katılan kuruma karşı herhangi bir zararlarının bulunmadığı, katılan kurum aleyhine hileli yol ile menfaat temin edildiği ve bu suretle sanık ...'in kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Suça konu iş yerinin yasal mevzuata göre kurulmuş gerçek bir iş yeri olması, sanığın Sosyal Güvenlik Kurumunun denetim imkanını ortadan kaldıracak mahiyette hileli bir hareketinin bulunmaması, Sosyal Güvenlik Kurumunun kendisine bildirilen işyerlerini ve işe giriş bildirgelerini, belirtilen iş yerlerinde sigortalı çalışan olarak gösterilen kişilerin gerçekte bu iş yerlerinde çalışıp çalışmadığını, işyeri sahibinin bilgisi dahilinde olup olmadığını denetleme yetkisinin her zaman bulunması ve ayrıca oluşan kurum zararının sanıktan veya sigortalı görünen kişilerden tahsilinin mümkün olması, haksız yararlanılan sigortalılık süresi bulunması halinde iptalinin mümkün olması karşısında sanık hakkında Sosyal Güvenlik Kurumuna karşı işlediği iddia edilen dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat kararı verilmesi suretiyle sanığın istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Gerekçeli karar başlığında "22.12.2006" olması gereken suç tarihinin "2005" olarak hatalı gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.

1.Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.09.2018 tarihli ve 2018/252 Esas, 2018/402 Karar sayılı kararı ile Mersin 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/166 Esas, 2017/796 Karar, Adana 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/48 Esas, 2018/95 Karar, Adana 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/546 Esas, 2018/482 Karar sayılı dosyalarında yapılan ihbarlar üzerine Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.11.2013 tarihli ve 2012/404 Esas, 2013/477 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın açıklanmasına karar verilmiş ise de, söz konusu dosyalarda suç tarihlerinin sırası ile 14.02.2017, 18.12.2016, 23.12.2016 olduğu, dolayısı ile suçların, denetim süresi içerisinde değil, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşme tarihi olan 26.11.2018 tarihinden önce işlendikleri anlaşılmış ise de, sanığın adli sicil kaydı incelendiğinde Adana 37. Asliye Ceza Mahkemesinin 11.01.2024 tarihli ve 2022/289 Esas, 2024/74 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında Ruhsatsız Ateşli Silahlarla Mermileri Satın Alma veya Taşıma veya Bulundurma suçundan mahkûmiyet hükmü kurulduğu, dosyadaki suç tarihinin 06/12/2021 olduğu, kararın ise 28/06/2024 tarihinde kesinleştiği, bu haliyle sanığın adli sicil kaydında ihbara konu olabilecek başka bir ilamının bulunduğu ve hükmün açıklanması koşullarının oluştuğu anlaşılmakla bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.

2.Sanık hakkında beraat hükmü kuran Mahkemenin takdir ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

3.Toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 09.10.2020 tarihli ve 2019/1969 Esas, 2020/981 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 4. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,08.10.2025 tarihinde karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog