1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA/Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı ... A.Ş., davacı şirketten bilgi teknolojisi alanında hizmet alma talebinde bulunduğu ve taraflarca 28/03/2016 tarihinde "..." akdedildiği; davalının/borçlunun sözleşmede taahhüt ettiği bedel ödeme borcunu yerine getirmemesi üzerine davalı şirket tarafından kendisine borç bildirimini içeren bir ihtarname gönderildiği ve borcun ödenmemesi halinde hukuki olarak işlemlere başlanacağı ifade edildiği; borçlu tarafça herhangi bir ödeme yapılmadığından borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığı ve haksız itiraz sonucu takibin durduğu; şirket vermiş olduğu hizmetten dolayı alacaklı konumunda olduğu; davalı sözleşme ile taahhüt altına girdiği bedel ödeme borcunu ifa etmediği; 28/03/2016 tarihinde "... Sözleşmesi" akdettiği; sözleşme ile davacı şirketin davalı/borçlu ...A.Ş.'ye sağlayacağı hizmetin kapsamına ilişkin şekil ve şartlar ile tarafların hak ve yükümlülükleri hüküm altına alındığı; sözleşmeden doğan hizmet sağlama borcunu eksiksiz olarak yerine getirdiği buna karşın davalı/borçlu, sözleşme ile taahhüt altına girmiş olduğu bedel ödeme borcunu yerine getirmediği,davacı Şirketçe borçluya sair kere şifahi ve yazılı olarak başvurulmasına rağmen hizmet bedelini ödememekte direttiği şirket maddi ve manevi zarara uğradığı; davalının borca ve ferilerine itirazı haksız olup ilgili sözleşme maddesi uyarınca davalı şirketin hizmete ilişkin ödeme yapılmaması halinde uygulanacak faiz açıkça belirtildiği; vadesi geldiği halde tamamı veya bir kısmı İş Net'e ödenmeyen meblağlar, vade tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar, faize tabi olacağı; alacak likit olduğundan davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği neticeten davanın kabulüne, davalı/borçlunun Merkezi Takip Sistemi ...Esas sayılı dosyasında dosyasına vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalı tarafça haksız ve kötü niyetle yapılmış olan itiraza karşılık davalı aleyhine % 20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı/borçlu üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ettiği anlatılmıştır. SAVUNMA/Davalı tarafa dava dilekçesi ve ekleri, tensip tutanağı ekli duruşma gün ve saatini bildirir usule uygun tebligat yapıldığı halde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır.
Dava konusu uyuşmazlığın, davacının Merkezi Takip Sistemi ... Esas sayılı dosyası kapsamında davalıdan alacaklı olup olmadığı; alacaklı ise alacak miktarının tespitine ilişkin olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Ancak alacak miktarının tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür.
Mahkememizin 18/12/2024 tarihli duruşma ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek mali müşavir bilirkişiye tevdi ile uyuşmazlık konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir. Taraf ticari defterlerinin yerinde incelemesine karar verildiğinden davalı vekilinin ticari defter kayıtlarının ...'de olması nedeniyle bu kapsamda ...
2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Talimat dosyasında mali müşavir bilirkişi ...'dan alınan 23/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davalı ... A.Ş.'nin 2023 yılı e-defteri dava konusu Merkezi Takip Sistemi ...E. İle takibe konu faturalar itibariyle incelenmiş olup; davalı ...Tic. A.Ş.'nin 2023/07-11.aylar aylık e-defterlerini Gelir İdaresi Başkanlığı'na yasal süresinden sonra yüklediği;2023/Ocak ayı GİB Onaylı Beratı yasal süresinden sonra oluşturulduğundan defter açılış tasdikinin yasal sürede olmadığı, 2023/Aralık ayı GİB Onaylı Beratı yasal süresi içinde oluşturulduğu için kapanış onayı bulunduğu, kapanış onayı ile defterin davalı lehine delil teşkil ettiği, davacı ...A.Ş.'nin davalı ... A.Ş.'nden 21.443,90 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Mahkememizin 17/10/2025 tarihli ara kararı ile dosyanın mali müşavir bilirkişi ...'e tevdi ile talimat raporu ile karşılaştırmalı olarak davacı ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılarak uyuşmazlık konusunda rapor alınmasına karar verilmiştir.
Bu kapsamda mali müşavir bilirkişi ...'den alınan 21/11/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davacı ... A. Ş.’nin dava konusu 2023 yılı ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yukarıda ifade edildiği gibi usulüne uygun olarak yapılmış olduğu, defter kayıtlarının dayanağı belgelerle uyumlu olduğu, defterlerin birbirini teyit ettiği, belirtilen sebeplerle davacı şirketin dava konusu 2023 yılına ait ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğunu ortaya koyan işlemlerin (Fatura ve Ödeme belgelerinin) yasal defter kayıtlarında yer aldığı, Merkezi Takip Sistemi ve dava tarihleri itibariyle davacının kayıtlarına göre davalıdan toplam 21.433,90 TL alacağı olduğu, davacının defter kayıtlarının, davalı adına düzenlenen Talimat Raporundaki defter kayıtlarla aynı olduğu tespit edilmiştir.
Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede taraflar arasında 28/03/2016 tarihinde imzalanan "İşnet Kurumsal ... ve İnternet Erişimi Hizmeti Sözleşmesi" imzalandığı; davacı tarafından davalıya internet erişim hizmeti sağlandığı, hizmet süresinin 24 ay olarak belirlendiği ve sözleşmenin süre sonundan 30 gün önce fesih bildiriminde bulunulmadığı takdirde 1 yıllık süre ile otomatik uzayacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.
Davacı tarafından davalı aleyhine ... Esas sayılı dosyası kapsamında 01.07.2023 ile 01.12.2023 tarihleri dahil olmak üzere iş bu tarihler arasındaki fatura bedellerinin tahsili amacıyla takip başlatıldığı; davalının borca itiraz etmesi üzerine iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı taraf ticari defterlerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda davalı tarafın ticari defter kayıtlarında 2023 yılı açılış ve kapanış onaylarının bulunduğu, yasal süre içerisinde açılış onayının yapılmadığı ancak kapanış onayının yasal süresi içerisinde yapılması nedeniyle lehine delil vasfına haiz olduğu davalı taraf ticari defterlerinde davacının davalıdan takibe konu faturalar yönünden 21.443,90 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir.
Davacı taraf ticari defterlerinde yapılan incelemede de takibe konu faturaların davacı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davacı taraf ticari defterlerinin usule uygun şekilde tutulduğu anlaşılmıştır.
Yargıtay (kapatılan) 19. HD ... Esas ... Karar sayılı ilamında"...Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 28.03.2012 tarih ve... Esas, ... Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; 6100 sayılı HMK'nın 219. (1086 sayılı HUMK’nın 326.) maddesine göre her iki taraf kendi ellerindeki vesikaları (belgeleri) mahkemeye ibraz etmek zorundadır. Bir davada ispat yükü kendisine ait olan tarafın, başka delillerle birlikte karşı tarafın ticari defterlerine de dayandığı, diğer anlatımla, delillerini karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği, dolayısıyla da, uyuşmazlığa 6100 sayılı HMK'nın 222/5. (6762 sayılı TTK’nın 83/2.) maddesindeki özel hükmün uygulanamayacağı durumlarda; karşı tarafın kendi defterlerini mahkemeye ibraz etmesi ya da bundan kaçınmasına bağlanması gereken hukuksal sonuçlar, HMK'nın m. 220 (HUMK'nın 330.) maddesindeki genel düzenlemelere tabidir. HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesi, bir tarafın, mahkemece kendisine verilen süre içerisinde ilgili belgeyi ibraz etmemesi halinde, mahkemenin, o tarafın maksadını gözeterek, diğer tarafın o belgeye ilişkin açıklamasını kabul edebileceğini öngörmektedir. Önemle vurgulanmalıdır ki; HMK'nın 220. (HUMK'nın 332.) maddesindeki bu hüküm, taraflardan birinin delillerini salt karşı tarafın ticari defterlerine hasretmediği hallerde, ticari defterlerin mahkemeye sunulması bakımından da uygulanır. Diğer anlatımla, belirtilen bu durumda ticari defterler de, HMK m.
220.madde (HUMK'nın 330 ve sonraki maddeleri) anlamında “vesika” niteliğindedir. Öte yandan, ticari defterlerin ispat kuvvetini düzenleyen HMK'nın 222. (6762 sayılı TTK'nın 82.) maddesindeki hüküm, “I Kati delil” şeklindeki kenar başlığı ile birlikte değerlendirildiğinde ve aynı Kanun’un 1474. maddesi uyarınca kenar başlıklarının metne dahil bulunduğu da gözetildiğinde; ticari işlerden dolayı tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda ticari defterlerin (maddede gösterilen koşulların mevcut olması kaydıyla), kesin delil niteliğinde bulunduğunu öngörmektedir. 6762 sayılı TTK'nın 69. vd. (6102 sayılı TTK'nın 64.) maddeleri uyarınca da defterlerini yöntemince tasdik ettirmeyen tacirin bu gibi defterleri lehine delil olamaz. Ancak kanuna uygun olarak veya olmayarak tutulmuş olan ticari defterlerin münderecatı, sahibi ve halefleri aleyhinde delil sayılır. (HMK. m. 222/4, 6762 sayılı TTK'nın 84,85)
Öte yandan, YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve... E.,... K. sayılı ilamında açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK md. 23/2). Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
TTK'nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir. Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan yasanın 23. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın münderecatından söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK.m.230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı taktirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.) Faturanın karşı tarafa usulüne uygun tebliğ edildiğini kanıtlama yükümlülüğü faturayı gönderen tarafta olup, faturayı gönderenin bu hususu kanıtlaması halinde, bu kez,
TTK'nın 23/2. maddesinde yazılı 8 günlük yasal süre içerisinde faturaya itiraz ve iade ettiğini kanıtlama yükümlülüğü ise, karşı tarafa aittir.
TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını HMK'nın 222. maddesi (TTK'nın 84. ve 85. maddeleri) uyarınca ispatlamış olur.
Faturaların tebliğ edildiğinin ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraza uğramadığının tespiti halinde, fatura içeriklerini taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğunun kabulü gerekli olup; bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının kanıt yükünün bu kez davalıya geçtiği kabul edilmelidir. Faturaların tebliğ edildiğinin davacı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da iade edildiğinin davalı tarafça kanıtlanması halinde davalı tarafça davacının hizmet vermediği savunulduğuna göre, faturaya konu hizmetin verildiğinin davacı tarafça kanıtlanması; davalının faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın davalı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı davalının (faturayı defterine kaydetmemek ve sözleşme ilişkisini inkâr etmek suretiyle), kabul etmemesi halinde hizmetin verildiğini davacının kanıtlaması gerekeceği gözetilmelidir." dikkate alındığında davacının takibe konu fatura kapsamında sözleşme ilişkisi uyarınca internet hizmetini verdiği buna dair düzenlenen faturaların davalı tarafından ticari defterlerine kaydedildiği; iade edilmediği davacının faturalar kapsamına edim ve yükümlülüklerini yerine getirdiği anlaşılmakla takip kapsamında alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle davacının davasının kabulüne, Davalının ... Merkezi Takip Sistemi ...Esas sayılı dosyası kapsamında itirazının 21.433,90 TL üzerinden iptaline, takibin iş bu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla devamına karar vermek gerekmiştir.
Davalı taraf ticari defterlerinde kayıtlı olup iade edilmeyen faturalara ilişkin alacak likit olduğundan 21.433,90 TL’nin %20'si olan 4.286,78 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davacının davasının kabulüne,
Davalının ... Merkezi Takip Sistemi ... Esas sayılı dosyası kapsamında itirazının 21.433,90 TL üzerinden iptaline, takibin iş bu miktar üzerinden takip talepnamesindeki şartlarla devamına, Alacak likit olduğundan 21.433,90 TL’nin %20'si olan 4.286,78 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 1.464,15 TL nispi karar harcından peşin yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile noksan 1.036,55 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3.Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 21.433,90 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
4.Davacı tarafından yatırılan 10.537,00 TL yargılama gideri ile 427,60 TL peşin harç 427,60 TL başvurma harcı toplamı 11.392,20 TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5.Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine,
6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, dair davacı vekilinin yüzüne karşı verilen miktar itibarıyla KESİN nitelikteki karar açıkça okunup anlatıldı. 03/12/2025 KATİP
(e-imzalıdır)
HAKİM
(e-imzalıdır)