16. Hukuk Dairesi
T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
GEREKÇELİ KARAR
YAZIM TARİHİ:25/11/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili, müvekkili şirketin seyahat acentası olduğunu, davalı şirketin ... otellerinin sahibi ve işleticisi olduğunu, taraflar arasında 23/01/2020 tarihinde 2020 ve 2021 turizm sezonu için 2020 ve 2021 yaz sezonu kontenjan sözleşmesi ve eki protokolü akdedildiğini, sözleşmenin konusunun müvekkili şirketin, davalı şirketlere ait otelleri pazarlaması olduğunu, protokolün 3. maddesinde 2020 turizm sezonunda yapılacak pazarlama faaliyetinden elde edilecek ve davalıya ödenecek tutarlara mahsuben çekler verildiğini, turizm sezonunun geç başlaması ve otelin kapalı olması nedeniyle yakın vadeli çeklerin iade alınarak 31/07/2020, 31/08/2020, 30/09/2020 ve 31/10/2020 vadeli ve her biri 500.000,00 TL bedelli olan toplam 2.000.000,00 TL bedelli çeklerin davalıya teslim edildiğini, sonradan 31/07/2020 tarihli ve 500.000,00 TL bedelli çekin tutarının aynı kalmak kaydı ile 20/12/2020 tarihli çek ile değiştirildiğini, davalı şirketin sahip ve yetkilisi ...'e teslim edildiğini, protokolün 8. maddesinde peşin olarak verilen çeklerin teminatı olarak davalı şirketin sahibi ve yetkilisi ...'in avalini taşıyan 15/11/2020 vadeli, 2.000.000,00 TL bedelli çekin de müvekkili şirkete teslim edildiğini, ek protokolün 8. ve 9. maddelerinde; 2020 sezonu sonu olan 31/10/2020 tarihinde acenta tarafından davalıya verilen çeklerden bakiye kalması durumunda davalının 7 gün içerisinde acentaya bakiyeyi ödeyeceği, karşılıklı olarak tüm borçlar ödendikten sonra 2.000.000,00 TL bedelli çekin davalıya iade edileceğinin kararlaştırıldığını, 2020 yılı turizm sezonunun pandemi nedeniyle geç başladığını, davalının keşide ettiği Alanya 1. Noterliği'nin 13/07/2020 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı'nın talimatları çerçevesinde otelin bir hafta içerisinde açılacağının bildirildiğini, davalı şirketin 2020 turizm sezonuna güvenli turizm sertifikası alması sonrası başladığını ve sezon bitene kadar çalışıldığını, davalı şirketin sezon içerisinde kendisine verilen üç adet çeki muhatap bankaya ibraz ederek 1.500.000,00 TL tahsil edildiğini, vadesi gelmeyen 20/12/2020 tarih, 500.000,00 TL bedelli çekin davalının uhdesinde olduğunu, çeklerin düşüldükten sonra davalı tarafın müvekkili şirkete 187.649,31 TL borcunun bulunduğunu, 31/10/2020 tarihinde bakiye borcun ödenmesi ve dayanaksız kalan çekin iade etmesi için görüşmeler yapıldığını, davalı tarafın borcunu ödemediğini, dayanaksız kalan çekin ... Faktoring'e verildiğini, söz konusu çekin yerine ileri tarihli başka bir çek vermeyi teklif ettiğini, Antalya 1. Noterliği'nin 07/12/2020 tarih, ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalının fesih ihtarnamesine cevap verildiğini, ödenmeyen bakiye ile 20/12/2020 tarihli çekin iadesinin istendiğini, iade edilmeyen çekin tahsil edildiğini, çek tahsil edildikten sonra borcunun 687.649,31 TL'ye baliğ olduğunu, alacaklarının tahsili amacıyla Antalya Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takibe itiraz edilerek takibin durduğunu, davalı tarafın itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, alacağın likit olduğunu belirterek, davanın kabulü ile, itirazın iptaline, takibin devamına, haksız ve kötü niyetli olarak itiraz eden davalı tarafın %20'den aşağı olmamak kaydıyla inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davalı vekili, 2020 yılı turizm sezonunun geç başlaması sebebiyle avans olarak çek ile verilen bedelin bir kısmının sezon içerisinde ancak eritilebildiğini, 2020 yılı turizm sezonu sonlarında davacı şirket yetkilileri ile görüşüldüğünü, teminat olarak verilen ve büyük kısmının bedelsiz kalan 15/11/2020 keşide tarihli çek ile birlikte davacı şirket yetkililerine ait olan ve yaklaşık 2 yıldır ticari faaliyet sürdürülen ... Seramik A.Ş. isimli şirkete, davalı şirket tarafından borçlarının karşılığı olarak verilen henüz bankaya ibraz edilmemiş olan 15/11/2020 keşide tarihli çekin iade edilerek her ikisi için ileri tarihli çek vermeyi, bu şekilde hesapların kapatılmasının teklif edildiğini, müvekkili şirketin davacıdan zorla çek almasının mümkün olmadığını, grup şirketine verilen ve uzun süre bankaya ibraz edilmeyerek iade edileceği söylenen 1.000.000,00 TL bedelli çekin aslında takasa verildiğini, müvekkili şirketin hiçbir zaman yükümlülüklerinden kaçmadığını, davacı şirketin haksız ve kötü niyetli bir şekilde karşılığı olmayan bedelsiz yüksek miktarlı bir çeki müvekkilinden alarak müvekkili şirketi salgın hastalıktan önce akdedilen sözleşmeden kaynaklanan haklarını özellikle sözleşmenin 15. maddesindeki haklarını kullanmasını engelleme gayreti içerisine girdiğini, alacak miktarının ancak yargılama sonunda ortaya çıkacağını, müvekkili şirketin başından itibaren hesapların tetkik edilerek bakiye bedel konusunda mutabık kalınması halinde bedelsiz kalan çekin iade edilerek bakiye borcunu çek ile ödemeyi kabul ettiğini, taraflar arasında akdedilen sözleşmede vade ya da faiz oranı kararlaştırılmadığını, %16,75 oranında avans faiz oranı talep edilen ya da ortada temerrüt söz konusu değilken geçmiş günler faizi talep edildiğinin de belli olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"...takip konusu edilen 20/12/2020 tarih, 500.000,00 TL bedelli çek, 20/12/2020 tarihinde tahsil edilmiş olup, herhangi bir usulüne uygun temerrüt ihtarı bulunmadığından işlemiş faiz talebi yerinde görülmemiştir. Dava da taraflar tacir olup, delil olarak ticari defter ve kayıtlara dayanmışlar, her iki tarafın ticari defter ve kayıtları da yeminli mali müşavire inceletilerek rapor alınmış, alınan raporlarda davacı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, bunlara göre taraflar arasındaki kontenjan sözleşmesinden kaynaklı mal ve hizmet teslimi ve ödemeler mahsup edildiğinde davacının 698.050,63 TL alacaklı olduğu, davalı defterlerinin de usulüne uygun tutulmuş olup, bunlara göre davacıya borcunun 664.625,68 TL olduğu, aradaki farkın itiraz edilip kaydedilmeyen 26.616,29 TL'lik fatura ve 6.809,64 TL'lik 2020 öncesinden kalan davalı alacağı olduğu, davada ispat yükü üzerine düşen davacının alacağını kısmen bizzat davalı defterleri ile ispatladığı, davalı tarafça aksinin ispatlanamadığı" gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davalının Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 664.625,68 TL alacak üzerinden ve takip tarihinden ticari avansı faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; delil sözleşmesi ve usulüne uygun tutulan müvekkilinin ticari defterleriyle davanın ispatlandığını, mahkemece davalının defterlerini inceleyen bilirkişi raporunun nazara alınmasının hukuka aykırı olduğunu, davalının ticari defter ve kayıtlarını inceleyen bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu,
TTK'nın 21/2. maddesinde düzenlenen usule göre faturaya itiraz edilmemiş olması nedeniyle davalının fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağını, mahkemece usulüne uygun temerrüt ihtarı olmaması nedeniyle işlemiş faize yönelik itirazın iptal edilmediğini, takip talebinde talep edilen işlemiş faiz tutarının toplam 8.785,77 TL olduğunu, davalının cari hesap yönünden temerrüte düştüğü 07/11/2020 ile 11/01/2021 takip tarihi arasındaki işlemiş faizlerin toplam 10.559,18 TL olduğunu, talep edilen işlemiş faizin, olması gereken tutarın dahi altında olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece itirazın iptali davasının takibe sıkı sıkıya bağlı bir dava olduğu hususu dikkate alınmadan taraflar arasındaki tüm açık hesap ilişkisi gözetilerek karar verildiğini, takip talebinde davacı 187.649,31 TL cari hesap bakiyesi alacağını talep ettiğini, mahkemece taleple bağlılık kuralına aykırı olarak talepten fazlasına 664.625,68 TL alacağa hükmedildiğini, davacının icra takibine dayanak belge dışında açık hesap ilişkisinden kaynaklanan başka alacakları varsa onlar için ayrıca icra takibi yapması veya alacak davası açmasının gerekeceğini, müvekkilinin, takip talebinde tahsili talep edilen çek bedelinden dolayı davacı tarafa ayrıca herhangi bir borcunun bulunmadığını, cari hesaptan kaynaklanan alacak miktarı taraflar arasında uyuşmazlık konusu olup, likit olmadığını, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,
HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, her ne kadar taraflar arasında akdedilen kontenjan sözleşmesinin 17. maddesinde davacı şirket ticari defter ve kayıtlarının münhasır delil olarak kararlaştırıldığına dair hüküm var ise de diğer tarafın ispat hakkını ortadan kaldıran veya önemli ölçüde güçleştiren delil sözleşmesinin, 6100 sayılı Kanun'un 193. maddesine göre geçerli kabul edilemeyeceği, bu nedenle taraf ticari defterlerinin karşılıklı incelenmesinin 6100 sayılı Kanun'un 222. maddesine uygun olmasına (Aynı yönde içtihat için bakınız: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2021/5386 Esas - 2023/49 Karar sayılı ilamı), davalının incelenen defterlerine göre davacıya 664.625,68 TL borçlu olduğunun sabit olmasına, davacının defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davalının defterlerinde kayıtlı olmayan fatura konusu bakiye alacağın davacı tarafça ispat edilememesine, davacı taraf takip talebinde hem cari hesap alacağına hem de çek bedeline dayandığından takibe sıkı sıkıya bağlılık kuralına aykırılık bulunmamasına, alacak likit olduğundan davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; taraf vekillerinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Taraf vekillerinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davacı taraftan alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
3.492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince davalı taraftan alınması gerekli 45.400,58 TL nispi istinaf karar harcından peşin olarak yatırılan 11.351,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 34.049,58 TL istinaf karar harcının davalı taraftan tahsili ile Hazine'ye GELİR KAYDINA,
4.Tarafların istinaf başvuruları nedeniyle yaptıkları yargılama masraflarının kendi üzerilerinde BIRAKILMASINA,
5.Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE,
6.İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
7.Kararın Dairemiz tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. ...