Esas No
E. 2023/414
Karar No
K. 2025/883
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

İSTANBUL

ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ

DOSYA NO : 2023/414

KARAR NO: 2025/883
DAVA: TAZMİNAT (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 14.06.2023
KARAR TARİHİ: 15.12.2025

Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen TAZMİNAT davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA;

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.04.2022 günü ...'in, sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... Sokak üzerinden .... Sokak (sanayi girişi) istikametine seyir halindeyken, sürücü ...'ın hakimiyetindeki ... plakalı araç ile ... Caddesi kavşağına gelindiği esnada kusurlu olarak çarpması sonucunda yaralandığını, davalı sigorta şirketine 25.11.2022 tarihinde yazılı başvuru yapıldığını, 20.03.2023 tarihinde 199.817 TL, ödeme yapmayı teklif ettiğini, daha sonra olay nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... Nolu dosyasında açılan soruşturmada müvekkilinin uzlaşmış oldukları gerekçesi ile tazminat ödemesi yapmayı reddettiğini, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, uzlaştırmacının müvekkilini yeterince aydınlatmadığını, dava dışı sigortalı ... tarafından, ...'ın (anne) hesabına 15.000,00 TL'lik bir ödeme yapıldığını, bu ödeme nedeniyle yapılan uzlaşmanın sigortanın sorumluluğunu ortadan kaldıracağını bilmediklerini (Emsal; Yargıtay 21. HD.nin ... E. ... K. 11/02/2019 T.ile aynı dairenin ...E....K. 03/04/2018 T.ile Ankara BAM 22. HD.nin...E. ...K. 19.12.2017 T.ile İstanbul BAM.

8.HD.nin ... E. ... K. 19.12.2019 T.aynı dairenin ... E. ...K. 28.01.2021 T.), sigorta şirketinin sorumluluğunun devam ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla tedavi gideri 300 TL, bakıcı gideri 300 TL, efor tazminatı (sürekli iş göremezlik) 400 TL olmak üzere şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminatın (HMK 107 md. Kapsamında belirsiz alacak) kaza tarihi olan 16.04.2022'den itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının huzurda açılan dava gereği dayandığı tüm delil ve belgeleri tebliğ ettirmesi gerektiğini, cevap haklarını saklı tuttuklarını, arabuluculuk konusu ile dava dilekçesindeki talepler uyuşmadığından davanın dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, kaza sonucunda müvekkili şirket sigortalısı ile ... arasında uzlaşma sağlanmış olduğundan uzlaşma tutanağı içeriğine uygun olarak müvekkili şirketin poliçeden kaynaklı sorumluluğu kalmadığını (Emsal; Yargıtay 17. HD.nin ... E. ...

K. İle aynı dairenin ...

E. ... K.), kaldı ki dava konusu trafik kazası 16.04.2022 tarihinde meydana gelmiş olup SGK iç tüzüğü gereği maluliyet tespiti için kaza tarihi üzerinden 1 yıl geçmesi gerektiğini, müvekkili şirkete 1 yıl geçmeden başvuru yapılarak şirkete başvuru şartlarının da sağlanmadığını (Emsal: ... BAM 4. HD ...E....K.), SGK tarafından karşılanması beklenen bakıcı, tedavi giderlerinden sorumluluklarının bulunmadığını, aksi kabulde dahi kusur ve malüliyet raporlarının alınması gerektiğini, müterafik kusur sebeplerinin araştırılarak varlığı halinde Yargıtay içtihatları gereği %20'den az olmayacak şekilde indirim yapılması gerektiğini, müvekkilinin teminat limiti ile sınırlı sorumluluğu bulunduğunu, temerrüde düşürülmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; trafik kazasından kaynaklanan maddi zararların giderilmesi talebine ilişkin tazminat davasıdır. Taraflar arasında kazanın varlığı, davacının olay nedeniyle yaralanması ve sigorta poliçesi hususlarında tartışma bulunmamaktadır. Çözümlenmesi gereken sorun,; kazadaki kusur durumu ve tazminat miktarı konusunda toplanmaktadır.

Savcılık aşamasındaki uzlaştırmanın davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna etkisinin Anayasa Mahkemesi'nin ... tarih ve ... sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 26/7/2023 tarih ve ...E. ... K.sayılı kararı ile ... tarihli ve ... sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 6/12/2006 tarihli ve 5560 sayılı Kanun’un 24. maddesiyle değiştirilen 253. maddesinin (19) numaralı fıkrasının beşinci cümlesinin “Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;…” bölümünün Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi karşısında, iptal kararları derdest davaları da etkilediğinden bu yöndeki iddia ve savunmaların tartışma dışı olduğu kabul edilmiştir. Olaya ilişkin hasar dosyası, trafik kazasının oluşumuna ilişkin soruşturma evrakları, tedavi belgeleri, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarına ilişkin kolluk araştırma sonuçları ve alınan bilirkişi raporları, toplanan sair deliller, yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre;

Davacının ekonomik ve sosyal durumları araştırılmış, davacı ...'ın (D:24.10.2017) kaza tarihi (16.04.2022) itibariyle 5 yaşında olduğu, 20.07.2023 tarihi itibariyle yapılan kolluk araştırmasına göre davacının annesi ...'ın ... adresinde 5.000,00.-TL kira ödeyerek ikamet ettiği, hamile olduğundan çalışamadığı, sosyal yardımlaşma kurumundan aile destek parası olarak 1.200,00.-TL aldığı, aynı evde oğlu (davacı) ile birlikte yaşadığı, eşi ...'ın Ankara ilinde çalıştığı, taşınır ve taşınmaz malvarlığının bulunmadığı tespit edilmiştir.

Olay nedeniyle, tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulundan malüliyet hususunda rapor alınmıştır. Bu rapora istinaden dosya kusur ve tazminat bilirkişisine verilmiştir

Mahkememizce alınan 18.08.2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle;

Kusur Yönünden; Dava konusu trafik kazası nedeniyle ... plaka numaralı kamyonetin sürücüsü ...’in %75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu, ... plaka numaralı motosikletin sürücüsü ...’ın %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu, ... plaka numaralı motosiklet yolcusu 5 yaşındaki ...’a kazanın meydana gelmesinde, yaralanması ile sonuçlanmasında bilinçsiz ve kontrolsüz davranış faktörünün söz konusu olmadığı, atfı kabil kusur, müterafik (birlikte)-ortak kusur bulunmadığı, hadisenin meydana gelmesinde, yaralanma ile sonuçlanmasında, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında başkaca etkili faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı, Tedavi Giderleri Zararı yönünden; Davacı ...’ın 16/04/2022 tarihinde geçirdiği trafik kazasında yaralanması sonrasında, yapılan tedavinin dava konusu kazayla illiyetinin bulunduğu, belgeli tedavi giderinin ve davacı yanın bu yönde bir iddiasının bulunmadığı, tedavinin gerçekleştiği ... Devlet Hastanesinin Sağlık Bakanlığı’na ait olduğu, hastanenin tedavi bedelini ...’ya fatura ederek GSS kapsamında tahsil etmiş olduğunun anlaşıldığı, davacının geçirdiği operasyondan sonra 350,00.-TL pansuman giderine, tedavisini sürdürdüğü hastaneye giderken takdiren 750,00 -TL yol giderine katlanmak zorunda kaldığı ve geçici süre canadien tipte koltuk değneği kullanmak zorunda kaldığı, kaza tarihinde bu tip koltuk değneklerinin ortalama 900,00 -TL’ye temin edilebildiği, bu durumda davacıların dava konusu kaza sonrasında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan maddi zararının 2.000,00.-TL olabileceğinin hesaplandığı, davacı ...’a atfedilen %25 kusur indiriminden sonra davacının talep edebileceği nihai tedavi gideri maddi zararının 1.500,00 -TL olabileceği, Maddi Zarar; yönünden ise Hesap / Rapor tarihi itibariyle, Davacı ...’ın 16/04/2022 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası % 3 maluliyet oranı dahilinde sürekli maluliyet zararının kaza tarihinde henüz 5 yaşında olan davacı küçük yolcunun kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 535.973,68 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün % 75 kusuru dahilinde mahkeme tarafından karar verilmesi durumunda, davalı sigorta şirketinden talep edebileceği sürekli maluliyet zararının 401.980,26 TL olabileceği, davalı sigorta şirketinin 500.000,00 TL azami teminat limiti ile işbu zarardan sorumlu olduğu, 1 ay süre ile Geçici Bakıcı Giderleri zararının-kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığının kabulü ile 5.639,70 TL olduğu, davalı sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün % 75 kusuru dahilinde mahkeme tarafından karar verilmesi durumunda, davalı sigorta şirketinden talep edebileceği geçici bakıcı giderleri zararının 4.229,78 TL olabileceği, sağlık giderleri / tedavi giderleri teminatından karşılanabileceği, 14/06/2023 dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte (araç kamyonet- ticaridir) talep edilebileceğinin hukuki takdirinin mahkemeye ait olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.

Davacı vekili belirsiz alacak (tazminat) davası açtığından bu miktarlar üzerinden 12.09.2025 tarihinde, talep sonucunu bu miktarlara göre tamamlayarak; 401.980,26 TL sürekli iş göremezlik, 4.229,78 TL bakıcı gideri, 1.500,00 TL tedavi giderinin kaza tarihi olan 16/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizden aşağı olmamak üzere en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesini istemiştir. Dava adli yardımlı olduğundan tamamlama harcı alınmamıştır. Yukarıdaki açıklamalardan sonra somut olaya gelince;

Dava konusu kaza nedeniyle davacı vekili fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla tedavi gideri için 300 TL, bakıcı gideri için 300 TL, efor tazminatı (sürekli iş göremezlik) için 400 TL olmak üzere şimdilik kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın (HMK 107 md. Kapsamında belirsiz alacak) kaza tarihi olan 16.04.2022'den itibaren mevduata uygulanacak en yüksek faizi ile davalıdan tahsili ile müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Malüliyet Yönünden;

Davacı ... (24.10.2017 D.lu) 16.04.2022 kaza tarihinde 5,5 yaşında (çocuk) olduğu, ancak çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerekmektedir (Emsal; Yargıtay 4.HD.nin ... E. ... K. - aynı dairenin 10.12.2024 tarih ve ...E. ... K. - Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 11/03/2021 tarih ve... E.... K.). Olay nedeniyle, tarihli İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 2.İhtisas Kurulunun 20.09.2024 tarihli raporuna göre; "1-Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %3 (yüzdeüç) olduğu,

2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği,

3.Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği,

4.Söz konusu engel oranı ... tarihli ... sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğinin EK-3 kısmında bulunan ...’in mevzuatla uyumu arandığında kullanılacak tablo dikkate alındığında, Küçüğün Özel Gereksinimi bulunmadığı," bildirilmiştir. Rapora itibar etmemek için bir neden görülmediğinden hükme esas alınmıştır. Kusur Yönünden;

Dava konusu olayda sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı kamyonet ile seyir halinde olduğu tali yol vasfındaki 1067. sokak takiben düz seyir halinde iken olay mahalli olan (+) tipi dört yönlü kavşak kesiminde karşısında bulunan 2009. sokak yoluna doğru geçmek için bölünmüş-ana yol vasfındaki ... Caddesi yoluna çıkmadan önce aksine davranarak ilerlemeden önce fren tedbiri ile tamamen durup yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, cadde yolunu takiben düz seyirle sağ tarafından emniyetle duramayacak mesafede yaklaşmış durumdaki motosikleti, konumunu, hız ve mesafesini dikkate almayan, tehlikeleri ön görmeyen, geçişini beklemeyerek ilk geçiş hakkını engelleyen, çıkış için uygun anı ve tehlikesiz şartların oluşmasını beklemeyen, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürüp trafikte tehlikeli ve engel yaratan durumu ortaya çıkararak kazaya zemin hazırlayan, kontrolsüz düz ilerlemesine devam ettiği esnada da kamyonetin sağ yan kesimleri ile önünü ve seyir şeridini kapattığı motosiklet sürücüsünün devrilerek ön kesimleri ile sadmesine maruz kaldığı anlaşılan, dalgın, kontrolsüz, dikkatsiz, özensiz ve tedbirsiz davrandığı mütalaa edilen davalı sigorta şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç sürücüsü ...’in önlenebilir nitelikteki trafik kazasının meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında %75 (yüzde yetmişbeş) oranında asli kusurlu olduğu, taşınamayacağı (K.T.K. Mad. 66), olayda aksine davranarak tek yolcu koltuk kapasiteli olmasına rağmen sevk ve idaresindeki ... plaka numaralı motosiklete eşi ve 5 yaşındaki oğlu olmak üzere iki kişi bulunmasına izin veren, bölünmüş ana yol vasfındaki ... Caddesi yolunu takiben Manavgat istikametinden Emniyet Ek Hizmet Binası istikametine düz seyir halinde iken olay mahalli olan (+) tipi dört yönlü kavşak kesiminde sol tarafında kalan tali yol vasfındaki sokak yolundan önüne ve şeridine çıkan diğer kamyonet sürücüsüne nazaran kavşak kesiminde ilk geçiş hakkına sahip olmasına rağmen bu hakkını kullanırken tehlikeleri ön görmeyen, ortak kavşak alanına meskun mahal şartlarının azami hız sınırlarına uygun olsa dahi mevcut hızını koruyarak zamanında yavaşlamadan yaklaşan, solundan çıkarak cadde yolunun ortasına kadar ilerlemiş kamyoneti, konumunu, hız ve mesafesini dikkate almayan, işitsel ve görsel korna ve selektör donanımını kullanarak diğer sürücüyü varlığı hususunda uyarmayan, zamanında fren ve tehlike bölgesinden uzaklaşacak manevra tedbiri uygulayamayan, uyguladığı anda ise hız, süre ve mesafe nedeniyle etkisiz kalan, tedbirsiz ilerlemesine devam ettiği esnada da kontrolünü ve hakimiyetini kaybederek devrilip ön kesimleri ile kamyonetin sağ yan kesimlerine çarpmak durumunda kaldığı anlaşılan, kısmen özensiz, tedbirsiz ve kontrolsüz davrandığı mütalaa edilen sürücü ...’ın önlenebilir nitelikteki trafik kazasının meydana gelmesinde, oğlunun yaralanması ile sonuçlanmasında, dava konusu zararın doğmasında ve artmasında %25 (yüzde yirmibeş) oranında tali kusurlu olduğu, maluliyetine neden olan vücudunun sol bacak bölgesinden kırık şeklinde yaralanması ile sonuçlanan olay esnasında 5 yaşında olmasına rağmen motosiklet sürücüsü konumunda olan babası ... ile yolcu konumunda olan annesi ...’ın arasında ebeveyn denetimi ve gözetiminde ... plaka numaralı motosikletin arka koltuğunda seyahat etmesine izin verilen, emniyetsiz şekilde taşınmasına göz yumulan, farik ve mümeyyiz olmayan, çevresindeki ve trafiğin barındırdığı tehlikeleri ön görüp yukarıda belirtilen kuralları bilmesi, uygun, bilinçli, müteyakkız, tedbirli ve emniyetli davranması, olaylara vakıf olması, tehlikelere karşı önlem alması, kendini sakınması, kendi can güvenliği ve sağlığına azami dikkat ve özeni göstermesi beklenmeyen, ebeveynlerince sağlanan ortam ve şartlarda sürücülerin neden olduğu çarpışmada alabileceği herhangi bir tedbir bulunmadığı mütalaa edilen 2017 doğumlu davacı kazazede çocuk ...’ın bilinçsiz ve kontrolsüz davranış faktörü bulunmadığı, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararın doğmasında veya artmasında etkili başkaca faktör, kusurlu kişi, kurum, kuruluş bulunmadığı yönündeki bilirkişi görüşü dosya kapsamına ve oluşa uygun bulunmuş, bu nedenle hükme esas alınmıştır.

Müterafik kusur yönünden ise her ne kadar davacı çocukta kask veya dizlik gibi koruyucu ekipmanlar bulunmasa da yaralanmaya neden olan yerlerin kafa ve diz kısımlarında olmadığı gözlendiğinden bu ekipmanların kullanılmaması müterafik kusur olarak değerlendirilmese de iki kişilik istiap haddi olan motosiklete 3 kişi binmek suretiyle zararın artmasına yol açıldığından bu durum müterafik kusur olarak kabul edilmiştir. Her ne kadar davacının yaşı küçük ise de müterafik kusur olarak tazminat bedelinden % 20 oranında indirim yapmak gerekmiştir (Emsal; İzmir BAM 20.HD.nin ... E. ... K. - Ankara BAM 26.HD.nin... E.... K. - Erzurum BAM 3.HD.nin ... E. ... K.). Tazminat Yönünden;

Davacı çocuk ...’ın 16/04/2022 tarihinde geçirmiş olduğun trafik kazası sonrası % 3 maluliyet oranı dahilinde, kaza tarihinde henüz 5 yaşında olan davacı küçük yolcunun kazanın oluşumunda kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından sürekli maluliyet zararının 535.973,68 TL, 1 ay süre ile Geçici Bakıcı Giderleri zararının 5.639,70 TL, davacıların dava konusu kaza sonrasında Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanmayan maddi zararının 2.000,00.-TL olmak üzere toplam zararının 543.613,38.-TL olduğu, % 20 müterafik kusur indirimi (108.722,67.-TL) yapıldığında nihai toplam zararın 434.890,71.-TL olduğu, bu miktarın tamamından davalının 500.000,00.-TL poliçe limiti dahilinde sorumlu olduğu (Emsal; Konya BAM 3.HD.nin ... E....K.) kabul edilmiştir. Davacının talebi 407.710,04.-TL olduğundan taleple bağlı kalınarak bu miktar hüküm altına alınmıştır. Davalı sigorta şirketine başvuru yapılarak 01.09.2022 tarihinde hasar dosyası açıldığından davalı sigorta şirketinin 14.09.2022 tarihinde temerrüt halinde olduğu kabil edilerek, hükmedilen tazminata bu tarih itibariyle yasal faiz uygulanmasına karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Davanın KABULÜNE,

14.09.2022 tarihinden geçerli yasal faizi ile birlikte ve taleple bağlı kalınarak 407.710,04.-TL maddi tazminatın davalı sigorta şirketinden alınarak DAVACIYA VERİLMESİNE, Fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına,

1.Alınması gereken karar ve ilam harcı 27.850,67-TL olup, peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 27.580,82-TL harcın DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

2.Suç üstü ödeneğinden karşılanan posta ve tebligat masrafı 244,00-TL, bilirkişi ücreti 27.000,00-TL'den oluşan 27.244,00-TL yargılama giderinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

3.Davacı tarafından sarf edilen ve dosyaya yansıyan 252,25 TL posta-tebligat giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı ile 269,85 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

4.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 65.233,61-TL vekalet ücretinin DAVALIDAN TAHSİLİ İLE DAVACIYA VERİLMESİNE,

5.Taraflarca yatırılan gider avansından yargılama sırasında yapılan masraflar ile karar tebliğ giderlerinden geriye kalan avansın karar kesinleştiğinde ilgili tarafa İADESİNE,

6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından hüküm kurulmasına yer olmadığına,

7.Dava şartı arabuluculuk sürecinde Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin, 6183 sayılı Kanuna göre davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,

Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda, tarafların gerekçeli kararı tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize verecekleri bir dilekçe ile veya bulundukları yerdeki başka bir mahkeme aracılığıyla mahkememize gönderecekleri dilekçe ile HMK.

341.maddesi uyarınca İstanbul BAM. nezdinde İSTİNAF yoluna başvurma hakları bulunduğu hatırlatılmak suretiyle verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/12/2025 KATİP - HAKİM -

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.