1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2024/3020 E. , 2025/7658 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.10.2023 tarihli ve 2023/116 Esas, 2023/369 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mağdura yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82/1-e, 35, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 9 yıl 4 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.01.2024 tarihli ve 2023/3952 Esas, 2024/98 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfına, meşru savunmaya, teşebbüsün derecesine, ilişkindir. III. GEREKÇE
1.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, meşru savunma koşullarının bulunmadığı anlaşıldığından sanık müdafinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde bozma nedenleri dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Dosya kapsamına göre; sanığın çok sayıda kişinin dahil olduğu kavganın hareketli ortamında hedef gözetme imkanının ve mağdur ile arasında öldürmeyi gerektirecek düzeyde bir husumetinin bulunmadığı, mağdura bıçakla bir kez vurduğu, engel bir durum bulunmamasına rağmen eylemine kendiliğinden son verdiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın öldürme kastı ile hareket ettiğinin şüpheli kaldığı ve bu itibarla kastının yaralamaya yönelik olduğu anlaşılan olayda silahla kasten yaralama suçundan, mağdurun yaralanmasının niteliği tüm tedavi evrakları temin edilip adli tıp kurumundan detaylı rapor aldırılarak tespit edildikten sonra 5237 sayılı Kanun'un 3. ve 61. maddesindeki ilkeler uyarınca temel ceza belirlenerek silahla kasten yaralama suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suçun niteliğinde hataya düşülerek, yazılı şekilde nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan karar verilmek suretiyle fazla ceza tayini, hukuka aykırı bulunmuştur.
3.Kabule göre de; mağdurun yaralanmasına ilişkin dosyada mevcut ... Araştırma Hastanesince düzenlenen raporda, mağdurun aldığı bıçak darbesinin batına nafiz olup olmadığı, hangi organ yaralanması bulunduğu veya hangi nedenle hayati tehlike oluşturduğu tespit edilmeksizin eksik inceleme ile teşebbüsün derecesinin belirlendiği anlaşılmış ise de; kabule ve dayanak olan bu rapora göre, mağdurun hayati tehlike geçirecek biçimde yaralanmış olması sebebiyle, sanık hakkında teşebbüs nedeniyle 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte gözetilerek makul bir ceza tayini yerine yazılı şekilde makule yakın cezaya hükmolunması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı paragraflarında açıklanan nedenlerle sanık müdafinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 11.01.2024 tarihli ve 2023/3952 Esas, 2024/98 Karar sayılı kararının "suç vasfı ve eksik inceleme" yönlerinden 5271 sayılı Kanun’un 302/2.maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Uşak 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.11.2025 tarihinde karar verildi.