8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2025/4563 E. , 2025/6263 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı ...
1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.09.2019 tarihli kararının Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 15.12.2020 tarihli kararı ile "oluşa ve dosya kapsamına göre, sanığın kolluk kuvvetlerine suça konu vehamet arz etmeyen ... marka 9 mm çapındaki silahın kendisine ait olduğunu beyan ederek teslim ettiği, Yargıtay 1. Ceza Dairesinin ilamıyla sanığın kanıtlanan eyleminin 6136 sayılı Kanunun 13/1 maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğundan bahisle hükmün bozulduğu ve bozmaya uyulduğu halde bozma doğrultusunda hüküm kurulmayarak yazılı şekilde beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı bulunduğu" gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci ...
1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2024 tarihli ve 2024/7 Esas, 2024/60 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının sanığın denetim süresinde yeniden kasıtlı suç işlemesi nedeniyle açıklanmasına, sanığın 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'un (6136 sayılı Kanun) 13/1. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 62, 53. maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ve 500,00 -TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık müdafiinin temyiz istemi; Suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, yeterli delil bulunmadığından sanık hakkında beraat kararı verilmesinin gerektiğine, savunma haklarının ihlal edildiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava konusu olay, temyiz dışı başka bir dava konusu fiil ile ilgili olarak olay yerinde yapılan aramada sanık ...'a ait ot yığınları arasında, olayda kullanılmayan ... marka uzun namlulu tüfek ile tüfeğe ait 23 adet merminin ve yine sanık ...'ın kolluk görevlilerine bizzat kendisinin teslim ettiği ... marka şarjörlü tabanca ile 6 adet merminin ele geçirildiği ve bu şekilde sanığın 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a (6136 sayılı Kanun) muhalefet ettiği iddiasına ilişkindir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanığın savunmaları, kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar, ekspertiz raporu, bozma ilamları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde sanığın 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz ateşli silahı bulundurduğu şeklindeki kabulün isabetli olduğu anlaşılmakla sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, kararda aşağıda belirtilen nedenler dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
1.Anayasa Mahkemesinin, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250. maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı'na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunması,
2.İncelenen dava dosyasında; sanık müdafiiinin duruşma gününü bildirir davetiyenin usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, sanık müdafiinin sağlık mazereti nedeniyle 13.02.2024 tarihli duruşmaya katılamayacağına, esasa ilişkin cevap vermek üzere taraflarına süre verilmesine dair mazaret dilekçesini sunduğu görülmekle, sanık müdafiinin geçerli bir nedene dayanan mazeret dilekçesinin kabulü gerekirken, reddi ile sanık hakkında aynı oturumda hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3.... Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emaneti'nin 2012/331 sırasında kayıtlı 1 adet 9 mm çapında ... seri no'lu ... marka şarjörlü tabancanın ve şarjörün içindeki mermilerin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hususları hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 13.02.2024 tarihli ve 2024/7 Esas, 2024/60 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 321. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.09.2025 tarihinde karar verildi.