Esas No
E. 2022/355
Karar No
K. 2025/1648
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/355 Esas

KARAR NO: 2025/1648

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 30/11/2021

NUMARASI : 2017/848 Esas, 2021/1034 Karar

DAVA: İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 11/12/2025

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesi ile; taraflar arasında 26.12.2016 tarihinde Toplantı ve Konaklama Organizasyonu Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmede; müvekkilinin Pazartesi günleri hariç haftanın 6 günü otelin organizasyon alanlarını kullanması, davalının 180 kişilik yemeği garanti etmesi ve müvekkilinin de hizmete karşılık aylık 160.000,00 TL ödeme yapması hususlarının kararlaştırıldığını, ancak müvekkiline aylık 26 gün garanti edilmesine rağmen, davalıdan kaynaklı olarak, otelin diğer program ve organizasyonları nedeniyle, garanti edilen tüm günler için hizmet verilmediğini, bu nedenle ihtarname ile 24 gün bedelinin talep edildiğini, sonrasında kullanım izni verilmeyen gün sayısı 39 gün olup, bu sayıdaki eksik gün bedeli olarak 240.000,00 TL tutarında iade faturası düzenlediklerini, alacağın ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İstanbul 34. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattıklarını, ancak davalının takibe haksız itiraz ettiğini ileri sürerek eksik gün bedeli 240.000,00 TL'nin ödenmesi gerektiğine ve şimdilik 100,00 TL dava değeri üzerinden davalının takibe itirazının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevabında; davanın itirazın iptali ya da belirsiz alacak davası olup olmadığının belli olmadığını, her iki talebin aynı davaya konu edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, sözleşmede açıkça davacı şirkete tahsis edilen alanların değiştirilebileceği ve hatta gerekli görülürse tahsis etmeme yoluna gidilebileceği hükmünün yer aldığını, davacının 6 aylık süreçte müvekkili şirketin edimlerini eksik yerine getirdiğine dair hiçbir bildirimde bulunmadığını, davacının aylık 160.000,00 TL'yi 26 güne bölerek gün bedelini belirlediğini ve eksik günlerin ücretini talep ettiğini, oysa aylık ücretin sadece toplantı salonunun kullanımına ilişkin olmadığını, bu bedelin içerisinde konaklama, yemek, çay kahve sunum hizmetleri de bulunduğunu, davayı kabul etmemekle birlikte ücretin iade edilmesi halinde verilen bu hizmetlerin bedelinin düşülmesi ve sadece toplantı tahsis bedelinin belirlenmesi gerektiğini, davacının 31.12.2016 - 04.01.2017 tarihi arasında kendi isteği ile Kızılırmak Salonunu kullanmadığını, davacının anılan salonu kullanmadığı durumlarda dahi davacı şirkete başka salon tahsis edilerek, kahvaltı dahil konaklama hizmeti verildiğini ve sözleşmede yer almamasına rağmen akşam yemeği hizmeti verildiğini savunarak davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; ihtilafa konu 31.07.2017 tarih ve ... sayılı e-fatura dışında kalan ve davalı tarafından düzenlenen 7 adet hizmet faturasının her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olup, kayıtların karşılıklı uyumlu olduğu, davacının davalının düzenlediği faturalara itiraz etmeyerek, ödemelerini yerine getirdiği, fatura ve ödemeleri defterlerine kaydettiği, davacının düzenlediği 31.07.2017 tarih ve 240.000 TL bedelli faturanın alınmayan hizmetin peşin ödemesinin geri iadesine ilişkin olduğu, davalı tarafça düzenlenen faturalara itiraz etmeyip bedellerini ödeyen davacının, düzenlenen faturalara konu hizmetin eksik verildiği gerekçesi ile davalı adına düzenlediği ve bedelini talep ettiği 240.000,00 TL bedelli faturanın yasal ve sözleşmesel dayanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.

Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; hükme esas alınan bilirkişilerin iki kişiden oluşturulmasının hukuka aykırı olduğunu, raporu hazırlayan bir bilirkişi hukukçu olup, raporda HMK ve Bilirkişilik Kanuna aykırı olarak hukuki tespit ve değerlendirmelerin yer aldığını, müvekkili şirketin ödemelerini tam ve eksiksiz yerine getirmesine rağmen, davalının, otelinde diğer program ve organizasyonları gerekçe göstererek sözleşmeye aykırı şekilde müvekkili şirkete 39 günlük kullanım izni vermediğini, müvekkilinin hizmetin eksik verildiğini defalarca bildirdiğini ve eksik hizmete ilişkin 18.07.2017 tarihinde ihtarnamede gönderdiğini, müvekkilinin edimini eksiksiz yerine getirmesinin aleyhine yorumlanmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, ödemelerin tam ve eksiksiz yerine getirilmesinin eksik hizmetin kabul edilmesi anlamına gelmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME

Dava, fatura konusu alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamından; davacının İstanbul 34. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 240.000,00 TL asıl alacağın tahsili için davalı borçlu aleyhine takip başlattığı, davalının yasal süresinde takibe itiraz ettiği, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edildiğine dair icra dosyasında bilgi ve belge bulunmadığı, itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.1-Davacı vekili, ilk derece mahkemesinde bilirkişilerin sayısına ve oluşturulan heyete itiraz etmediğinden, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen bu hususların HMK'nın 357. maddesi gereği istinaf aşamasında dinlenmesi mümkün değildir.2-Davacı vekili, eksik hizmet verildiğini iddia ederek peşin ödedikleri hizmet bedelinden eksik hizmet bedelinin iadesini talep etmektedir.İlk derece mahkemesinde alınan bilirkişi raporunda; sözleşme hükümlerine göre taraflar arasında sözleşme sonuçlanıncaya kadar çekişme ortaya çıkmadığı, ihtilafa konu 31.07.2017 tarih ve 240.000,00 TL bedelli e-fatura dışında kalan davalı tarafından düzenlenen 7 adet hizmet faturasının her iki tarafın defterlerinde kayıtlı olup, kayıtların karşılıklı uyum arz ettiği, davacının, davalının düzenlediği faturalara itiraz etmeyerek ödemelerini yerine getirdiği ve düzenlenen fatura ve ödemeleri defterlerine kaydettiği, davacının düzenlediği 240.000,00 TL bedelli faturanın davalı defterlerinde kayıtlı olmadığı belirtilmiştir.Bilirkişiler ek raporda, kök rapordaki görüşünü tekrarlamıştır. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır.TTK'nın 21/2 fıkrası "Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır." hükmünü düzenlemektedir. Ticari işletmesi ile ilgili bir faturayı alan tacir, faturaya aldığı tarihten itibaren 8 gün içinde itirazda bulunmazsa o fatura münderacatını aynen kabul etmiş sayılır.YİBBGK'nın 27.06.2003 tarih ve 2001/1 E., 2003/1 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir.Yine Yargıtay 15. HD. 2017/1445 E. 2018/1438 K. sayılı ilamında; faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimsenin, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayıldığı ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerektiği belirtilmiştir.Somut olayda, davacı, davalının sözleşme süresince düzenlediği faturaları itiraz etmeden defterlerine kaydetmiş ve ihtirazi kayıtta bulunmadan fatura bedellerini ödemiştir.

Davacı sonradan hizmetin eksik verildiği iddiasıyla ödediği hizmet bedelinin bir kısmının iadesini talep etmişse de, eksik hizmet verildiğini yazılı veya kesin deliller ile ispat edememiştir. Buna göre Mahkemece aynı neden ile davanın reddine karar verilmesi yerindedir.Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1.İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/848 Esas, 2021/1034 Karar sayılı ve 30/11/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 361.1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta süre içerisinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/12/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.