Esas No
E. 2025/88
Karar No
K. 2025/88
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku
Aramaya Dön
ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2025/88 K. 2025/88 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2025/88, K. 2025/88, T. 04.12.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Ankara Batı 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2025/88
Karar No
2025/88
Karar Tarihi
04.12.2025
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Trafik Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan
T. C. Ankara Batı 2.

ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2025/88 Esas - 2025/229

T.C.

Ankara Batı

2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR

TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO: 2025/88 Esas
KARAR NO: 2025/229
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 06/09/2024

BİRLEŞEN DAVA

(Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ....E.-....K. Sayılı Dosyası)

DAVACILAR: ,
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 13/03/2025
KARAR TARİHİ: 04/12/2025
K. YAZIM TARİHİ: 29/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Asıl Davada Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 23.02.2023 tarihinde davalılardan ...'in ....Sigorta A.Ş'ye ... no'lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı ... plakalı araç ile yapmış olduğu tek taraflı trafik kazası sonucu, araç içerisinde yolcu konumunda bulunan müvekkillerinin desteği ...'ın hayatını kaybettiğini, kazanın oluşumunda araç sürücüsü ...'in asli ve tamamen kusurlu bulunduğunu, müvekkillerinin desteği ve murisi ...ın ise herhangi bir kusurunun olmadığını, davalı sigorta şirketi tarafından müvekkillerine destekten yoksun kalmaları sebebiyle 750.000,00 TL ve 86.500,00 TL olmak üzere toplam 906.500,00 TL ödeme yapıldığını, ancak sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin eksik olduğunu, daha fazla ödeme yapılması gerektiğini, eksik ödeme nedeniyle oluşan maddi zararın karşılanması için 14.08.2024 tarihinde davalı ... Sigorta A.Ş'ye başvuruda bulunulduğunu ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını, taleplerini karşılar bir cevap verilmediğini, arabuluculuk görüşmelerinde de anlaşma sağlanamadığını, müteveffanın kaza tarihinde... A.Ş bünyesinde ambar sorumlusu olarak görev yaptığını, yaklaşık 30.000,00 TL ücret ile çalıştığını, ölümüyle birlikte yaşadığı annesi ... ile kız kardeşi ...'ın destekten yoksun kaldıklarını, manevi olarak da büyük üzüntü duyduklarını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla annesi ... için 100,00 TL, kız kardeşi ... için 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte her iki davalıdan, annesi .... için 20.000,00 TL, kız kardeşi ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Birleşen Davada davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 23/02/2023 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası nedeniyle ... plakalı araç içerisinde yolcu konumunda bulunan müteveffa ...'ın vefatı nedeniyle desteğinden yoksun kalan davacılardan kız kardeşi ... için 100,00 TL, kız kardeşi ... için 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte her iki davalıdan, kız kardeşi ... için 30.000,00 TL, kız kardeşi ... için 30.000,00 TL olmak üzere toplamda 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'ten tahsiline, davanın Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ... sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davacı vekili 19/09/2025 tarihli bedel arttırım dilekçesi ile; Davacı ... yönünden talep edilen 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı talebini 283.99,62 TL arttırarak 284.099,62 TL'ye yükseltmiştir.

CEVAP

Davalı ...Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde; davacı yanın taleplerinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, müvekkili şirket tarafından 16.07.2024 tarihinde doğru veriler çerçevesinde davacı anne ....'a 915.900,38 TL ödeme yapıldığını, yapılan bu ödeme ile davacı tarafın zararının karşılandığını, üzerlerine düşen tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, başkaca sorumluluklarının söz konusu olmadığını, dava dilekçesinde bahsi geçen ...plakalı aracın müvekkili şirkete 29.04.2022 — 29.04.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere .... no'lu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının ölüm/sakatlık halinde bakiye 284.099,62 TL ile sınırlı olduğunu, dava konusu kazanın oluşumunda sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, müteveffa ...'ın sigortalı araçta hatır için taşındığını, davacılar lehine hesaplanacak tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, müteveffanın araçta yolcu konumunda olması nedeniyle emniyet kemerinin takılı olup olmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken vergilendirilmiş kazancın esas alınacağını, müteveffanın davacılara gerçekten destek olduğunun ispatının gerektiğini, davacılara SGK tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığı konusunda SGK İl Müdürlüğüne müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, kabul anlamına gelmemek üzere asıl alacağa ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz hükmedilebileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; diğer davalı ... Sigorta A.Ş tarafından davacı anne ....'a 915.900,38 TL ödeme gerçekleştirdiğini, davacının zararının karşıladığını, bu nedenle huzurdaki davanın reddini talep ettiklerini, maddi zararlardan sigorta poliçesi gereğince diğer davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu, müvekkili ...'in maddi zarardan sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin kazanın oluşumunda herhangi bir kusurunun olmadığını, kusur durumunun tespiti için Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, müteveffanın emniyet kemeri takmadığının sabit olduğunu, bu sebeple kendi vefatına sebep olduğunu, en az %20 oranında müterafik kusur, %20 oranında da hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasını talep ettiklerini, davacılardan ...'ın müteveffanın kardeşi olduğunu, kardeşler doğal destek olmadıkları için desteklik ilişkisinin mutlaka somut delillerle kanıtlanması gerektiğini, mahkemece davacılara SGK tarafından maaş bağlanıp bağlanmadığını ya da ödeme yapılıp yapılmadığını ilgili kurumdan sorulmasını talep ettiklerini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER

Ankara Batı.... Ağır Ceza Mahkemesinin .... esas sayılı dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, SGK kayıtları, sosyal ve ekonomik durum araştırma raporları, müteveffaya ait maaş bordroları, ödeme belgeleri, kusur ve tazminat hesabına ilişkin 06/03/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu, 19/08/2025 tarihli aktüer ek raporu ile tüm dosya kapsamı.

GEREKÇE

Dava, trafik kazası nedeniyle davacıların desteğinin ölümünden kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “İşletenlerin, bu kanunun 85/1 maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”; Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1. maddesinde de, “Sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.

Açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu, böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd).

Davacılar tarafından, yukarıda açıklandığı üzere ölenin yolcu olarak seyahat ettiği aracın ZMMS poliçesi ile sigortalayan sigorta şirketinden ve işleten/sürücüden talepte bulunulmuştur. Adli trafik uzmanı ve aktüerya uzmanından oluşan heyetten alınan 06/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Kusur yönünden;... plakalı aracın sürücüsü ....' in kazanın yaşanmasında %100 oranında asli kusurlu olduğu, yolcu ...'ın kazanın yaşanmasında kusursuz olduğu ;

Tazminat yönünden; 23.02.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu ölen ve kusursuz olduğu tespit edilen ...'ın desteğinden yoksun kalan annesi .... için sigorta ödeme tarihi ile hesap tarihi verilerine göre ayrı ayrı tazminat hesabı yapılmış, sigorta ödemesiyle zararının ödeme tarihinde karşılanmadığı tespit edilmiş, hesap tarihi itibariyle 1.189.338,97 TL bakiye destekten yoksun kalma tazminatı belirlenmiştir. Kardeşin kardeşe destek olması için yasa da öngörülen bazı özel koşulların bulunması ve bunun kanıtlanması gerekir. Bunlardan başlıcaları, destek tazminatı isteyen kardeşin özel bakımı gerektirecek derecede sakat veya iyileşmeyen bir hastalığa yakalanmış olması, akıl yada sinir hastası olması yada çok yoksulluk içinde bulunması, buna karşın desteklik edecek kardeşin gerek parasal yönden gerekse yaşam koşulları içerisinde bakım gücünün ve olanaklarını bulunması, refah içinde olmasıdır. Dosya içerisinde yer alan belgelerden; davacı kardeş ...'ın Sağlık Bakanlığında memur olduğu, tıbbi sekreter olarak çalıştığı, aylık 55.000,00 TL civarı gelir elde ettiği anlaşılmaktadır. Davacı çok yoksul veya bakıma muhtaç değildir. Müteveffanın ise kardeşine sürekli ve düzenli olarak destekte bulunduğunu, ileride de bulunacağını gösterir bir bilgide yoktur. Açıklanan sebeplerle davacı kardeş ... yönünden destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmamıştır. Davalılardan .... kaza yapan ... plakalı hususi otomobilin sürücüsü ve işletenidir. Araç kaza tarihi itibariyle davalılardan .... Sigorta A.Ş'ye 29.04.2022 —29.04.2023 tarihleri arasında .... no'lu Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalıdır. Poliçe kaza tarihinde ölüm halinde kişi başına azami 1.200.000,00 TL teminat sağlamaktadır. Davacı..'ın, davalı... Sigorta A.Ş'den bakiye poliçe teminat limiti dahilinde talep edebileceği destekten yoksun kalma tazminatı tutarı 284.099,62 TL ile sınırlıdır. Mahkemece hükmedilecek tazminata; davalılardan ... bakımından kaza tarihi itibariyle, Davalılardan ... Sigorta A.Ş'ye ise poliçe teminatının ödenmesi konusunda davacı tarafından davadan önce 16.08.2024 tarihinde başvuruda bulunulmuş, ödeme yapılmamıştır. Mahkemece gerekli belgelerle başvuruda bulunulduğunun tespiti halinde, Karayolları Trafik Kanunun 99. maddesi uyarınca başvuruyu takip eden 8 iş günü sonunda davalının temerrüde düşürüldüğü kabul edilerek, hükmedilecek tazminata 29.08.2024 tarihi itibariyle yasal faiz takdir edilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir..." şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.

Davacı vekilince iş bu rapora itiraz edilmesi üzerine, rapora itirazların karşılanması ile asıl ve birleşen dosyada talep edilen tazminatların, yapılan ödemeler ve poliçe limitleri de gözetilerek yeniden hesaplanması bakımından dosya yeniden aktüerya uzmanına tevdii edilmiştir. Düzenlenen 19/08/2025 tarihli ek rapor itirazların karşınması ile tüm davacılar yönünden maddi tazminatın değerlendirilmesi nedenleriyle hükme esas alınmıştır.

Davalı vekili cevap dilekçesinde de hatır taşıması nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirtmiştir.

Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; soruşturma dosyası ve davacı vekilinin 18/12/2024 tarihli açıklama dilekçesi gözetildiğinde aracı olmayan müteveffanın her hafta bir iş arkadaşının aracıyla işe gidip geldiği bunun karşılığında da haftalık 1.000,00 TL verdiği, bu itibarla davacılar murisinin davalının aracında hatır değil menfaat amacıyla taşındığı anlaşıldığından olayda hatır taşımasının bulunmadığının kabulü gerekmiştir.

Davalı vekili davacının emniyet kemeri takmadığından kazada müterafik kusurlu olduğunu ve tazminattan indirim yapılması gerektiğini savunmuştur.

Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur, Borçlar Kanunu'nun 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun, zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması sözkonusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılması da gerekebilecektir. Kaza tespit tutanağında davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının tespit edilemediği, davacının araçtan fırladığına ilişkin bir tespitin dosya kapsamında bulunmadığı, kaldı ki, soruşturma evraklarının ve dosya kapsamında bulunan kaza anına ilişkin videonun incelenmesinde, aracın duvara şiddetli bir şekilde çarpması karşısında müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmasının hayati açıdan bir önemi bulunmadığından ve davalı sürücünün alkollü olduğuna dair bir tespite de rastlanılmadığından müterafik kusur indirimi yapılmamıştır.

Davacı vekili mahkememize sunduğu 19/09/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi ile, asıl dava davacısı .... yönünden 100,00TL olan maddi (destekten yoksun kalma) tazminat talebini 284.099,62 TL ye yükseltmiştir.

Buna göre, davacı ...'ın annesi olan ....'ın desteğinin ölümü ile sonuçlanan kaza nedeniyle davacı ... lehine hesaplanan maddi tazminattan davalının kaza tarihini kapsayan ZMMS poliçesi limiti ile sorumlu olduğu anlaşıldığından tespit edilen maddi (destekten yoksun kalma) tazminatın bedel artırım dilekçesi gözetilerek davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ....'a verilmesine karar verilmiş, sigorta şirketinin temerrütünün kısmi ödeme tarihi olan 16/07/2024 tarihinde, diğer davalı yönünden ise olay tarihi olan 23/02/2023 tarihinde oluştuğunun kabulü ile hükmedilen maddi tazminata bu tarihten itibaren yasal faiz (kazaya sebebiyet veren araç ticari olmadığından) işletilmesine karar verilmiştir.

Asıl davada kardeş ...n, birleşen davada kardeşler ... ve... yönünden talep edilen destekten yoksun kalma tazminatı talepleri yönünden ise;

Destekten yoksun kalma tazminatının belirleyici unsuru , destek unsurudur. Destek unsuru, yüksek yargı kararlarında; "Kural olarak, destekten yoksunluk tazminatının amacı,desteğini yitiren kimsenin ölümle sonuçlanan olaydan önceki sosyal ve ekonomik yaşam düzeyinin devamını sağlayacak bir paranın ödettirilmesidir. Bu hak ölüm nedeniyle onun desteğinden yoksun kalanlara tanınan bir haktır. Diğer bir anlatımla, doğrudan doğruya desteğini yitirenlerin bu yüzden malvarlıklarında yoksun kaldıkları eksilmenin karşılığıdır. Mirasçılık sıfatına da bağlı değildir. Öte yandan destek kavramı hukuki değil, eylemli bir ilişkiyi ifade ettiğinden önemli olan bir başka kişiye herhangi bir karşılık beklenmeksizin ( eşya, para hizmet yoluyla) bakma ve ölüm gerçekleşmemiş olsa idi bu bakımdan devam edegeleceğinin kuvvetle muhtemel olması gerektiğidir." şeklinde tanımlanmıştır. Destekten yoksun kalma tazminatının yasal dayağını oluşturan BK 45/2. maddesinde; “Ölüm neticesi olarak diğer kimseler müteveffanın yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek lazım gelir. düzenlemesi getirilmiş olup, 6098 sayılı TBK'nın 53/3. maddesinde; ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıplar, ölüm halinde uğranılan zararlar arasında düzenlenmiştir. İlgili yasal düzenlemelerde de belirtildiği üzere, destek kavramı hukuki bir ilişkiyi değil, eylemli bir durumu içermektedir.

Asıl davanın davacısı ... ile Birleşen dosyanın davacıları ... ile... müteveffa ...'ın kardeşleridir.... 29/07/1983 doğumlu olup kaza tarihinde 39 yıl 7 aylık olup, Sağlık Bakanlığında tıbbi sekreter olarak çalıştığı görülmektedir. .. 17.05.1974 doğumlu olup kaza tarihinde 48 yıl 9 aylık, ... ise 01.05.1982 doğumlu olup kaza tarihinde 40 yıl 9 aylıktır. Her üçü de evlidir. Kardeşin kardeşe destek olması için yasa da öngörülen bazı özel koşulların bulunması ve bunun kanıtlanması gerekir. Dosya içerisinde davacı kardeşler ..., ... ile...'ün özel bakımı gerektirecek derecede sakat veya iyileşmeyen bir hastalığa yakalanmış olduklarını, akıl yada sinir hastası olduklarını yada çok yoksulluk içinde bulunduklarını bu sebeple de müteveffanın kardeşlerine sürekli ve düzenli olarak destekte bulunduğunu, ileride de bulunacağını gösterir herhangi bir bilgi yada belge yoktur.

Davacılar vekili tarafından da bu yönde bir delil dosyaya sunulmamıştır. Açıklanan sebeplerle asıl ve birleşen dosyanın davacıları kardeşler ..., .... ile ... yönünden de destekten yoksun kalma tazminatı hesaplanmamıştır. Dosya içerisinde yer alan belgeler ile makbuz örneklerinden, davalılardan ... Sigorta A.Ş tarafından sadece davacı anne .... için davadan önce ödeme yapıldığı, davacı kardeşler için herhangi bir ödeme yapılmadığı anlaşıldığından bu husus da göz önünde bulundurularak hesaplama yapılmıştır. Açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada diğer davacıların maddi tazminat istemlerinin ölen destekleri olmadığından dolayı reddine karar verilmiştir. Davacılar ...., ..., ... ile ... asıl ve birleşen davada manevi tazminat isteminde de bulunmuşlardır.

Yukarıda açıklandığı biçimde, davalı ...'in'ın %100 kusurlu eylemi sonucu meydana gelen trafik kazasında, davacıların oğlu ve kardeşi müteveffa ...'ın ölümü neticesinde, davacılarda meydana gelen çaresizlik ve acı nedeni ile ruh sağlığındaki bozulma ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22/06/1966 tarih, 1996/70 sayılı içtihadı ile belirlenen manevi tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin ilkeler ve Hukuk Genel Kurulunun 26/06/2004 tarihli ve 2004/370 karar sayılı içtihadı ile belirlediği caydırıcılık ilkesi gözetilerek, ihlal sonucu davacıların uğradığı manevi zararın giderimi amacı ile paranın satın alma gücü itibari ile belirlediği bir meblağın, -manevi tazminata hükmedilmesi için desteklik şartı bulunmadığı, mavi acının yeterli olduğu da gözetilerek- davalı ....'ten alınarak, davacılara verilmesi sureti ile zedelenen yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özlenir kılmama, davalının ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin, daha dikkatli ve özenli olmaya sevketmek hedeflenerek günün ekonomik koşullarına göre takdiren davacı anne için 20.000,00 TL, davacı kardeşler için 10.000'er TL manevi tazminat olmak üzere toplam 50.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 23/02/2023'den itibaren işletilecek yasal faiziyle (kazaya karışan araç ticari olmadığından) birlikte davalı ... tahsili ile davacılara verilmesine karar vermek gerekmekle aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur.

Açıklanan nedenlerle maddi ve manevi tazminat istemleri yönünden aşağıdaki şekilde hüküm tesisi cihetine gidilmiştir.

Davacılar vekili Anayasa Mahkemesinin 25/12/2024 tarihli ve 2024/29 esas, 2024/226 karar sayılı ilamı gereğince reddedilen manevi tazminat tutarları yönünden aleyhlerine vekalet ücretine hükmedilmemesi talebinde bulunmuş ise de, iptal hükmünün söz konusu kararın yayımı tarihinden itibaren 9 ay sonra yürürlüğe gireceğinin kararda açıkça belirtildiği, kararın 14/3/2025 tarihli 32841 sayılı Resmi Gazetede yayımlandığı, bu itibarla söz konusu iptal hükmünün 14/12/2025 tarihinde yürürlüğe gireceği, kararımızın verildiği 04/12/2025 tarihinde 12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesinin (2) numaralı fıkrasının “manevi tazminat davaları” yönünden iptal edilmediği ve ayakta olduğu, hukuki güvenlik ve kanunilik ilkeleri gereğince kararların verildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükmüyle hâkimin bağlı olduğu, karar tarihinde söz konusu hükmün iptalinin yürürlüğe girmediği/geçerli olmadığı anlaşıldığından davacılar vekilinin talebinin reddi ile karar tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri gereğince hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Asıl davanın KISMEN KABULÜNE;

a)Davacı ...'ın maddi tazminat davasının KABULÜNE; Davacı .... için oğlu ...'ın vefatından dolayı 284.099,62 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, Hüküm altına alınan miktarlara davalı .... yönünden olay tarihi olan 23/02/2023'den itibaren; davalı .. Sigorta A.Ş şirketi yönünden ise kısmi ödeme tarihi olan 16/07/2024 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, Davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun (maddi tazminat istemleri yönünden) düzenlediği poliçe limitinden bakiye kalan 284.099,62-TL ile sınırlı tutulmasına,

b)Davacı ...'ın maddi tazminat davasının REDDİNE,

c)Davacıların manevi tazminat davasının KABULÜNE; Davacı .... için 20.000,00 TL, .... için 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 23/02/2023'den itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ten tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine,

2.Birleşen davanın -Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası- KISMEN KABULÜNE;

a)Davacılar ... ve ...'ün maddi tazminat davasının ayrı ayrı REDDİNE,

b)Davacıların manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜNE, Davacı ... için 10.000,00 TL, ... için 10.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 23/02/2023'den itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'ten tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, Fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin REDDİNE,

3.Asıl Dava Yönünden;

A)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 21.456,15 TL karar ve ilam harcından peşin ve ıslahla alınan 1.398,60 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 20.057,55 TL harcın, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 18.141,83 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına, Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT'nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 4.000,00 TL'nin takdiren tamamının davalı ... Sigorta A.Ş'den tahsili ile hazineye irat kaydına,

Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin harç, 971,00 TL ıslah harcı, 427,60 TL başvuru harcı, 60,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.887,00 TL harcın, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 1.706,77 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,

Davacı tarafından sarf edilen 11.000,00 TL bilirkişi ücreti, 1.192,50 TL tebligat ve posta gideri olmak üzere toplam 12.192,50 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre takdir edilen 12.188,62 TL'sinin davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 11.024,47 TL ile sınırlı olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, B) Maddi Tazminat Yönünden;

a)Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen 45.455,94 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak adı geçen davacıya ödenmesine,

b)Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 100,00 TL avukatlık ücretinin davacı ...'dan alınarak davalılara ödenmesine, C)Manevi Tazminat Yönünden;

a)Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen, davacı ... için 20.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL avukatlık ücretinin davalı ....'ten alınarak adı geçen davacılara ödenmesine,

4.Birleşen Dava Yönünden; A)Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 615,40 TL başvuru harcı, 1.366,20 TL karar ve ilam harcı olmak üzere toplam 1.981,60 TL harcın davalı ....'ten alınarak hazineye gelir kaydına, B) Maddi Tazminat Yönünden;

a)Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/2 maddesi gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 100,00 TL avukatlık ücretinin davacı ...'den, 100,00 TL avukatlık ücretinin davacı ...'den alınarak davalılara ödenmesine, C)Manevi Tazminat Yönünden;

a)Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davanın kabul oranına göre takdir ve hesap edilen, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı .... için 10.000,00 TL avukatlık ücretinin davalı ....'ten alınarak adı geçen davacılara ödenmesine,

b)Davalı .... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 maddesi gereğince takdir ve hesap edilen 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den, 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak adı geçen davalıya ödenmesine,

Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 04/12/2025 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog