Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/107
Karar No
K. 2025/836
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/107 Esas
KARAR NO: 2025/836
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))
DAVA TARİHİ: 12/02/2025
KARAR TARİHİ: 09/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili sunduğu dava dilekçesi ile; ... adresinde 25.03.2024 tarihinde davalı ... tarafından yürütelen iş kapsamında, ...'ye bağlı ekipler ve çalışanları tarafından yapılan kazı çalışmaları esnasında müvekkiline ait tesislerin hasara uğratıldığını, bu zarara ilişkin olarak ...

22.İcra Müdürlüğü’ nün ... E. sayılı dosyası üzerinden borçluya ödeme emri gönderildiğini ve ödeme emrinin borçluya tebliğ olduğunu, borçlu tarafından ödeme emrine itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’na eklenen 5/A maddesi gereğince arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, davalı tarafın İcra Müdürlüğüne yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, müvekkilinin altyapı ağında meydana gelen zararının yapılan kazı çalışması dışında bir sebepten kaynaklanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davalının ekiplerinin ve işçilerinin yürüttüğü kazı çalışması yapılırken kullanılan kepçenin dışarıdan bir müdahale ile müvekkiline ait kablo ve sair yapıya zarar verdiğini, müvekkilinin altyapı emtiası kusursuz çalışır ve müşterilerine hizmeti sorunsuz şekilde sağlarken davalı ... tarafından başlatılan kazı çalışması sonucu altyapı hizmetlerinin zarar gördüğünü, bu hasar sonucunda müvekkilinin hem hasarı gidererek maddi kayba uğradığını hem de bölgede hizmet alan vatandaşlara gerekli hizmeti sağlamaktan bir süre aciz kaldığını, müvekkilinin hasar gören yapıların onarımını kendisinin yapmak zorunda kaldığını, aksi halde kendi bağlı olduğu sözleşmelerindeki yükümlülükleri yerine getiremediğinden zararının artacağını ve asıl müsebbib olan ...'ye yansıtılacak olan tutarı da arttırmak durumunda kalacağını, ancak müvekkilinin hem kendi müşterilerinin mağduriyetini ve sözleşmesinin gereklerini yerine getirme hem de haksız fiil sonrasında talep edeceği zarar tutarını indirme çabalarına karşı davalının, gerekli ödemeyi yapmayarak müvekkilinin iyi niyetini suistimal ettiğini, müvekkili tarafından söz konusu hasarın 27.03.2024 tarihinde giderildiğini, zararın giderimi için toplam 141,73 TL tutarında malzeme, 5434,67 TL tutarında işçilik ücreti ödendiğini, toplam Şirket zararının 6728,31 TL (haksız fiil tarihinden itibaren işleyen gecikme faizi hariç) olduğunu bildirerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; davanın kabulüne, davalının ...

22.İcra Müdürlüğü’ nün ... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazlarının iptaline ve takibin devamına, %20´den aşağı olmamak üzere davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraflar üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili sunduğu cevap dilekçesinde; müvekkili idare ...'ye işbu davada husumet yöneltilemeyeceğini, dava ve hukuki menfaat şartının olmadığını, davacı tarafça açılan davanın, hukuki mesnetten yoksun olduğunu, eğer mevcut ise söz konusu zarara İdarelerinin neden olmadığını, zarar ile İdarelerinin eylem ve işlemleri arasında illiyet bağının olmadığını, davacının davasının usul hukuku ilkelerine göre reddedilmesi gerektiğini, İdare aleyhine açılan işbu davanın, haksız fiil/hizmet kusuru iddiasına dayalı bir zarar ve dolayısıyla oluşan bir alacak iddiası olduğunu, davacı tarafından huzurda açılan davanın, hasar bedelinin tazmini istemine dayandığını, müvekkili İdarenin olayda kusurlu olmadığını, gerçekleştiği iddia edilen hasar ile idarenin filleri arasında illiyet bağının kurulmasının da mümkün olmadığını, davacının davasını hasar iddiasına dayandırdığını ancak tazmini istenen zarar miktarı ve tazmin bedelinin dayandırılmış olduğu delillerin tek taraflı deliller olduğunu, ayrıca davacının fotoğraf ve sair deliller sunduğunu, ancak bu delillerin olayla bağlantısının henüz ispat edilmediğini bu nedenle davacı davasını ispat edecek nitelikte bilgi ve belge sunmadığın, davacının zarara uğradığı iddiasını, dava dosyasına sunmuş olduğu deliller ile ispat edemediğini, davacının zarara uğradığı iddiasını ve buna ilşikin yaptığı masraf ve ödeme var ise bunları ispat etmesi gerektiği gibi idarenin bu hasardan sorumluluğunu da ispat etmesi gerektiğini, oysa idarenin söz konusu hasardan sorumlu olmadığını, müvekkili İdare birimlerinden ... ile yapmış oldukları yazışmaya verilen cevabi yazıda: bahse konu ...adresinde...proje numaralı "... İlçeleri işi kapsamında İçme suyu ve işi kapsamında Atıksu Hatları Yapım, Bakım ve Onarım İşi (2)''Firması tarafından ... ‘...’ iş emri numarası ile 21.03.2024 tarihinde rabıt bağlantısı çalışması yapıldığının tespit edildiğini, bu nedenle müteahhit tarafından yapılan çalışmalar sırasında oluşacak hasardan dolayı müvekkili idarenin sorumlu tutulamayacağını, çünkü İdareleri ile yüklenici arasında imzalanan sözleşmenin ve ekli Özel Teknik Şartnamede müteahhitin yapım çalışmaları süresince üçüncü şahıslara verilecek zarar ve hasarı ödemeye mecburdur hükmünü amir olduğunu, müteahhit firma ile müvekkili idare arasındaki sözleşmenin “Yapım İşleri Genel Şartnamesi”nin ilgili maddeleri gereği işyeri ve çevresinde yeterli güvenlik önlemlerinin alınmaması sebebi ile meydana gelebilecek kazalardan, bu kazaların sebep olacağı can ve mal kaybından ve üçüncü kişilere verilecek her türlü zararlardan yüklenicinin doğrudan sorumlu tutulduğunu, bu sebeple söz konusu oluşan zarar ve ziyandan yüklenici firma sorumlu olduğundan, davanın husumet bakımından reddini talep ettiklerini, davaya konusu tesislerde meydana geldiği iddia edilen hasarın oluş şekli ile hasar bedeli arasında bariz bir fark görüldüğünü, bu nedenle talep edilen bedeli kabul etmediklerini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının hasarın oluşmasında kusuru olup olmadığının bilirkişi marifetiyle tespit edilerek, tazminata hükmedildiği takdirde Borçlar Kanunu ilgili maddesi uyarınca hasara uğrayanın kusuru oranında tazminatın tenkisi yoluna gidilmesi gerektiğini, alacak talebinin tek taraflı olarak tutulmuş tutanaklara dayandığını, tutanakları kabul etmediklerin, sorumluluğu kabul anlamına gelmemekle beraber, davacının hasar tarihinden itibaren faiz istemesinin mümkün olmadığını, çünkü faiz istenebilmesi için müvekkili idarenin temerrüde düşürülmesinin şart olduğunu, oysa müvekkili idarenin temerrüde düşürülmediğini bildirerek öncelikle yargı yolu ve görev itirazlarının kabulü ile görevsizlik kararı verilmesine, dava şartı yokluğundan davanın reddine, davanın usulden ve icra inkar tazminatı da dahil olmak üzere tüm talepleriyle birlikte esastan reddine,...Şti. + ... İnş.ne davanın ihbarına, müvekkili idare aleyhine kötü niyetli olarak icra takibine girişen ve yaptıkları itirazı haksız şekilde dava konusu eden davacı taraf aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, mahkeme giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Tarafların arasındaki uyuşmazlık; ... 22. İcra Müd.nün ... E sayılı dosyasına konu alacağa ilişkin olarak davalı tarafından davacıya ait enerji hattına zarar verilip verilmediği, zararın oluşup oluşmadığı, davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve zararın miktarının tespitine ilişkindir.

Mahkememiz dosyasına elektrik mühendisi bilirkişisi ... tarafından sunulan 03.11.2025 tarihli bilirkişi raporunda; "1. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının yer altı kablo tesisatında meydana gelen arızaların davalının sorumlusu olduğu bir kazı çalışmasından kaynaklanıp kaynaklanmadığının tespit edilmesi ile, hasara ilişkin yapılan onarım bedellerinin piyasa rayiçlerinde uygun bedeller olup olmadığının tespit edilmesi noktalarında toplandığı, 2. Dosyada bulunan bilgi ve belgelerle taraf beyanlarından elde edilen bulgulara göre, davacının yer altı iletişim kablosu ve tesisatında hasar meydana geldiğini beyan ettiği adreste davalı yüklenicisi ... Ltd. Şti. + ...A.Ş. İş Ortaklığı tarafından yürütülen bir alt yapı yenileme çalışması olduğu anlaşılmakla, oluşan hasarın da bu alt yapı yenileme çalışmasındaki kazı çalışmasından kaynaklandığı ve sorumluluğun da dava ihbar edilen bu şirketlerde olduğu, 3. Davalı ile dava ihbar edilen yüklenicisi şirket arasındaki anlaşma veya iş ilişkisinin taraf olmayan davacı yönünden bağlayıcı olup olmadığı konusundaki hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Yönünde görüş ve kanaate varılmıştır.

4.Yapılan hesaplamalar sonucunda, 25/03/2024 tarihli hasarın onarımına ilişkin talep edilebilir malzeme+ işçilik bedelinin 6.728,31.-TL, 20/08/2024 takip tarihi itibariyle alacak miktarı 8.093,83 TL olarak hesaplanmıştır." yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar sayılı kararında " Bu kapsamda ...'nün de 2560 sayılı Kanun kapsamında bir kamu kurumu olduğu ve kamu hizmeti yaptığı ancak, çalışmalarının özel hukuk hükümlerine bağlı bulunduğu ve tacir sıfatını taşıdığı kabul edilmelidir. Davalının haksız eylem teşkil eden faaliyetinden kaynaklanan bu uyuşmazlığın da yerleşik yargısal uygulamalarda görüldüğü gibi, adli yargı yerinde çözümlenmesi gerekir (HGK’nın ... gün ve ... sayılı kararları)." belirtilmiştir.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde, belirtilen adreste 25/03/2024 tarihinde davalı tarafça yapılan kazı esnasında davacıya ait dağıtım kablolarına zarar verdiğinin, bu zarar nedeniyle davaya konu icra takibinin başlatıldığının beyan edilerek bu davanın açıldığı, ...

22.İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine toplam 6.748,26-TL hasar bedeli ve 1.368 TL faiz olmak üzere toplam 8.116,31-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davacı vekilince dava dilekçesinin ekinde ve icra dosyasında takip dayanağı belge olarak sunulan hasar tespit tutanağı, hasara ilişkin fotoğraflar, cevap dilekçesindeki somut olaya konu adreste belirtilen tarihlerde yüklenici firma tarafından çalışma yapıldığına ilişkin beyan ve hasar tutanağında isim ve imzası bulunan dinlenen davacı tanığının beyanlarından davalı tarafça yapılan kazı çalışmaları neticesinde davacıya ait dağıtım kablosuna zarar verildiğinin anlaşıldığı, cevap dilekçesinde davalı kurum yönünden kazı işlemlerinin yapılan ihale neticesinde yüklenici şirketlerce yapıldığı belirtilerek husumet itirazında bulunulmuş ise de davalının işveren konumunda olarak yüklenicinin vereceği zararlardan sorumlu olacağı, kusur oranlarının ve zarar miktarının tespiti yönünden bilirkişiden rapor alındığı, alınan raporun mahkememizce denetime elverişli ve uygun olduğu, alınan rapor doğrultusunda davalı tarafça yapılan kazı neticesinde davacıya ait dağıtım kablolarına zarar verildiğinden davalının kusurlu olduğu zarardan sorumlu olacağı, zarar miktarının 5.434,67 TL işçilik, 1.293,64 TL malzeme bedeli olmak üzere toplam 6.728,31 TL olduğu, davacı tarafça dava dilekçesinin ekinde sunduğu fatura ve diğer delillerden davaya konu zararın onarımı için başka bir firmadan ayrıca hizmet aldığının anlaşıldığı bu nedenle işçilik bedelini talep edebileceği, davacının toplam zarar miktarı yönünden haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren avans faizi talep edilebileceği, işlemiş faiz yönünden bilirkişi raporunda hesaplama yapıldığı, talep edilebilecek işlemiş faizin 1.365,52 TL olduğu, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşıldığından davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı tarafından ...

22.İcra Müdürlüğü 'nün ... Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile 6.728,31-TL asıl alacak 1.365,52-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.093,83-TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabul edilen kısım yönünden davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin ve reddedilen kısım yönünden davalının kötü niyet tazminatı talebinin ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1.Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davalı tarafından ... 22. İcra Müdürlüğü 'nün ...Esas sayılı icra dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile 6.728,31-TL asıl alacak 1.365,52-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.093,83-TL üzerinden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2.Kabul edilen kısım yönünden davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin ve reddedilen kısım yönünden davalının kötü niyet tazminatı talebinin ayrı ayrı reddine,

3.Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,

4.Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı ile 615,40 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5.Kabul edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davacı lehine takdir olunan 8.093,83 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6.Red edilen dava değeri ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince davalı lehine takdir olunan 22,48 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

7.Davacı tarafından sarf edilen toplam 5.322,50 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 5.307,76 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,

8.Davalı tarafından sarf edilen toplam 45,00 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 0,12 TL'nin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı üzerinde bırakılmasına,

9.Dosyada artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,

10.Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk giderinin davanın kabul ve red oranı dikkate alınarak hesaplanan 3.590,00 TL'nin davalıdan, 10,00 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, Dair miktar yönünden kesin olarak taraf vekillerinin yüzlerine karşı karar verildi. 09/12/2025

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 7155 sayılı Kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog