3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan ortaklıktan çıkarma davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili şirket aile şirketi olup, babadan evlatlara miras kaldığını, şirket hissedarlarından ...’nin aile içindeki uyuşmazlıktan dolayı kendi hisselerini kiracıları olan davalıya 2013 tarihinde devrettiğini, davalının bu şekilde şirketin % 33,33 hisse ile ortağı olduğunu, davalının her sene yapılan genel kurullara düzenli katıldığını, yöneticileri ve işletmeyi mali ve hukuki açıdan her seferinde ibra ettiğini, kar paylarının her sene bütün ortaklara hisseleri oranında dağıtıldığını, şirket yetkilisi ...’nin esnaflık tecrübesi ile şirkete katkıda bulunduğunu, yurt dışı ve yurt içi sipariş ve bağlantılarla şirketi büyüterek mevcut konumuna getirdiğini, bu süreçte şirketi borçlandırmadığını, borçları zamanında ve vadesinde ödediğini, mevcutların değer kaybına uğramadan korunmasını sağladığını, davalının ise son dönemlerde hiçbir gerekçe olmadan şirket yönetiminin çok pasif olduğunu, fırsatların değerlendirilmediğini iddia ederek şirket yönetimine talip olduğunu, ancak diğer ortakların gidişattan memnun olduklarını belirterek talebini reddettiklerini, bunun üzerine davalının sürekli ve fiili olarak fabrika içine müdahale etmeye, şirket ile çalışanlarının huzurunu bozmaya çalıştığını, piyasada davacı şirket aleyhine dedikodular yaparak şirkete siparişlerin gelmesini engellediğini, sigortalı işçileri farklı vaatlerle ikna edip kendi tarafına çektiğini, müşteri portföyündeki alıcı firmalarla temas kurup onları da olumsuz yönde etkilemeye çalıştığını, şirket yetkilisini sürekli olarak dolandırıcılık ve hırsızlık ile itham ettiğini, son olarak şirket içerisinden bazı üst düzey işçiler ile anlaşarak şirkete ait bilgi ve belgelerin çalınmasını sağladığını ve bu belgelerle savcılığa suç duyurusunda bulunduğu gibi, müvekkil şirket hakkında vergi incelemesi yapılmasına da sebebiyet verip müvekkil şirketin piyasadaki tanınırlığını zedelediğini, şirketin üst düzey yöneticileri arasındaki bu çekişmelerin şirkete ekonomik olarak zarar verdiğini, ortaklar arasındaki ikili ilişkileri çekilmez hale getirdiğini, tarafların şirket ile ilgili kararları almak üzere bir araya gelemez olduklarını, davalı dışında çoğunluk sahibi olan diğer ortakların davalıya hisselerini satması veya diğer hisseleri alması konusunda teklif sunduklarını, ancak davalının teklifi kabul etmediğini, 18/02/2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında ekseriyet sahibi olan ortakların davalının çıkarılma akçesinin verilerek ortaklıktan çıkarılması ve bu konuda dava açılması yönünde karar aldıklarını,
TTK 640.m. uyarınca ortaklıktan çıkarma davasının koşullarının bulunduğunu, ortağın şirketten çıkarılması için sebeplerin bulunduğunu ileri sürerek davalının davacı şirket ortaklığından çıkarılmasına, şirket esas sözleşmesinde yer verilmemiş ise bilanço değeri esas alınarak davalı şirket ortağının esas sermaye payının hesaplanarak hak kazanacağı ayrılma akçesinin tutarının tespitine, tespit edilen ayrılma akçesinin mahkeme kararının kesinleşmesiyle muaccel hale geleceğine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davacı şirket yetkilisi ...’nin temsil yetkisini kötüye kullanmakta olduğunu, şöyle ki, davacı şirkette müvekkili dışındaki tüm hissedarların yakın akraba olduklarını, ...’nin şirketin tek yetkilisi ve genel müdürü olup şirketteki tüm işlemlerin onun kararı ve onayıyla gerçekleşmekte olduğunu, müvekkilinin ise şirkette fiili olarak herhangi bir görevi veya yetkisi bulunmadığını, ... ve ailesini 2021 yılına kadar, "şirketin fazla kar elde etmediği, elde edilen karın da şirket kasasında kalmasının daha faydalı olacağı" gibi gerekçelerle yalnızca sembolik miktarda kar payı dağıttıklarını, müvekkili 2022 yılı Mart ayında gerçekleşen genel kurulda, mizan kayıtlarına göre kar payı dağıtılmasını talep etmişse de davalı şirket müdürünün direndiğini, böyle büyük miktarda bir paranın kasada kalmasını gerektirecek haklı bir gerekçe bulamayınca, kısmi de olsa kar payı dağıtmak zorunda kaldığını, ...’nin genel kuruldaki bu tavrının, adil ve dürüst yönetim konusunda müvekkili nezdinde tereddüt yarattığını, akabinde müvekkilinin, ... ve akrabalarının, şirkette faturasız veya düşük faturalı satışlar yaptıklarını, şirket kayıtlarına sahte veya gerçek dışı gider faturaları işlediklerini öğrendiğini, müvekkili bu konuda ... ile görüştüğünde ise işlerin iyi olmadığı ve yeni sipariş gelmediği bahanesiyle şirketi tasfiye edeceklerini söylediğini, oysa ki, ortada ne bir tasfiye gündemi ne de tasfiyeyi gerektirecek bir durum bulunmadığını, müvekkilinin ise şirketin kar ettiğini ve bundan sonra da kar edeceğini belirterek şirkette çalışmayı teklif ettiğini, ancak ...’nin müvekkiline güvenmediğini belirttiğini, müvekkilinin şirket kayıtlarını incelemek istediğini, ...’nin engellemesi üzerine müvekkilinin de hukuki ve cezai yollara başvurarak hak arama yoluna girdiğini, şirket hissedarlarının gerçekleştirdiği tüm bu usulsüzlüklerin ceza soruşturma dosyalarına intikal eden 17/11/2022 tarihli vergi denetim raporları ile de tespit edildiğini, bu şekilde şirketin büyük zarara uğratıldığını, akabinde müvekkilinin bu usulsüzlüklerle ilgili olarak ...
3.Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/ E. Sayılı dava ile şirket müdürünün azlini ve şirket yöneticisinin sorumluluğu uyarınca usulsüz işlemler sebebiyle oluşan zararların yöneticiden tahsiliyle şirkete ödenmesini talep ve dava ettiğini, davacı şirketin bu usulsüzlüklerin sonuçlarından kurtulmak için müvekkilini tehdit, şantaj ve baskı altına alarak şirket ortaklığından çıkarmaya çalışmakta olduğunu, müvekkilinin şahsına ait olan ... Tekstil Ltd. Şti.’nin aynı zamanda davacı şirketin kiracısı olduğunu, davacı şirketin öncelikle 25/10/2022 tarihinde haksız biçimde keşide ettiği ihtarnamede; ... firmasına, süzme saatle temin edilen elektriği kesmekle tehdit ettiğini, müvekkilinin ise cevabında, sözleşme uyarınca davacı şirketin elektriği teminle yükümlü olduğunu, elektriğin kesilmesi durumunda müvekkilinin oluşacak zararının tazmin edileceğini hatırlattığını, buna rağmen davacının elektrik kesme tehdidini 18/02/2023 tarihli genel kurul gündemine de aldığını ve bu durumu şantaj olarak kullanmaya kalktığını, davacının ayrıca 25/10/2022 tarihinde kira takibi başlattığını, herhangi bir borç bulunmadığından müvekkilince itiraz edildiğini, yine davacının sözleşme ve yasal mevzuat gereği fesih ve tahliye hakkı olmadığı halde, ...
10.Noterliği'nin ... yevmiyeli, 08/11/2022 tarihli ihtarnamesiyle mecurda tadilat yapılacağı bahanesiyle bahisle müvekkilini tahliye etmekle tehdit ettiğini, 18/02/2023 tarihli genel kurul toplantısında ise bu konunun çözümünün genel kurul kararıyla mümkün olamayacağı anlaşılınca istedikleri türden bir karar alamadığını, yine ... ve diğer hissedarların fabrika komşusu olan ...’yı müşteri olarak kullanarak bir yandan fabrika binasını satmaya çalıştıklarını, bunu başaramayınca ise müvekkilinin hissesini ...'nın almasını sağlamaya çalıştıklarını, genel kurul gündemine sözde "Hisse Satışını Kolaylaştırma" bahanesiyle esas sözleşmedeki hisse satışı onay nisabını %75'ten salt çoğunluğa (%50+1) düşürmeye çalıştıklarını, ancak başarılı olamadıklarını, müvekkilinin bu usulsüzlüklere karşı hukuki yollara başvurmasının akabinde davacı tarafın, 18/02/2023 tarihinde olağanüstü genel kurul düzenlediğini ve müvekkilinin ret oyuna rağmen ortaklıktan çıkarılmasına ilişkin karar alarak işbu haksız ve hukuka aykırı bu davayı açtığını, davacının bu davayı açmaktaki asıl maksadının ise, müvekkilini haklı davalardan ve şikayetlerden vazgeçirmek olduğunu, davacının 01/04/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında da yine usulsüzlüklerine ve müvekkilini ızrara devam ettiğini, müvekkilinin talebine rağmen ne gerçek anlamda bir kar payı dağıttığını ne de bilanço ve gelir tablosuna ilişkin herhangi bir açıklamada bulunduğunu, müvekkilinin ortaklıktan çıkartılmasını haklı kılabilecek hiçbir koşulun gerçekleşmediğini savunarak bu davanın müvekkilince açılan dava dile birleştirilmesini ve bu davanın reddini istemiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, TTK m.640 kapsamında haklı nedenlerle ortaklıktan çıkarma istemine ilişkindir. Davacı, şirket ortağı olan davalının sürekli ve fiili olarak işletmenin işleyişine müdahale ettiğini, davacı şirket aleyhine asılsız iddialarda bulunduğunu, itibarını ve müşteri çevresini olumsuz yönde etkilediğini, şirket yetkilisini dolandırıcılık ve hırsızlık ile itham ettiğini, savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu, şirket hakkında vergi incelemesi yapılmasına sebebiyet verdiğini, 18/02/2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul toplantısında ekseriyet sahibi olan ortakların davalının ortaklıktan çıkarılma yönünde karar alındığını belirterek davalının ortaklıktan çıkarılmasını istemiş, davalı ise, davacı şirket yetkilisi ...’nin temsil yetkisini kötüye kullandığını, şirkette faturasız veya düşük faturalı satışlar yaptıklarını, bu usulsüzlüklerin 17/11/2022 tarihli vergi denetim raporları ile de tespit edildiğini, bunun ilgili olarak ...
3.Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/ E. sayılı davada şirket müdürünün azlinine şirket yöneticisinin sorumluluğuna dayalı tazminat davasının derdest olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Davacı şirkete ait sicil dosyası incelendiğinde davacı şirketin ortaklarının ..., ..., ..., ... ve ... olduğu, davacı şirketin 18.02.2023 tarihli genel kurulunda, davalı ortağın şirketten çıkarılmasına karar verildiği, ...
1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/ E-2024/ K. sayılı kararında genel kurulun söz konusu gündem maddesinin iptali istemin reddine karar verildiği, işbu dava şartının sağlandığı görülmüştür. Davacı şirket müdürü ... hakkında 213 Sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b maddesinde düzenlenen sahte evrak düzenleme ve bilerek sahte belge kullanma suçlarından dolayı ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/ sayılı soruşturma dosyasında iddianame tanzim edilerek kaçakçılık suçundan cezalandırılması istemli kamu davasının açıldığı, ceza yargılamasının halen ...
11.Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/... Esas sayılı dosyasında derdest olduğu, davacı şirket müdürü hakkında azil ve sorumluluk davalarına ilişkin mahkememizde görülen 2022/ E. Sayılı dosyada, azil davasında davanın kabulüne karar verildiği dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Ortaklıktan çıkarma davasını açma ehliyeti davacı şirkete ait olmakla birlikte ön koşul olan genel kurul kararının sağlandığı, davalının ortaklıktan çıkartılması için haklı neden bulunması gerektiği, haklı nedenin ne olduğunun yasa maddesinde açıklanmadığı, eldeki davada davalının yaptığı adli ve idari makamlara yapmış olduğu şikayetler gerekçe olarak gösterildiği, bu nedenle davalı ile diğer ortaklar arasındaki ilişkinin tamamen bozulduğu, güven ilişkisinin kalmadığı iddia edilerek davalının şirketten çıkarılmasını talep edildiği dosya kapsamından ihtilafsız olmakla; davalının hukuka aykırı olmayacak şekilde şikayet yoluna başvurarak yasal haklarını kullanmış olmasının, ortağı olduğu şirkete karşı yükümlülüklerini ihlal ettiği ve şirket ortaklığından çıkarılması için haklı sebebin doğduğu anlamına gelmeyeceği, nitekim ...
11.Hukuk Dairesinin 2015/ Esas- 2016/ Karar sayılı kararı ile benzer bir dava nedeni ile yerel mahkemenin, şirket ortağı tarafından, diğer ortaklar aleyhine cumhuriyet savcılığına verilen şikayet dilekçesinin, anayasal şikayet hakkının kullanılması kapsamında kaldığı gerekçesi ile davanın reddine dair vermiş olduğu kararın onandığı anlaşıldığı gibi, davacı şirket müdürü ve ortağı hakkında kaçakçılık suçundan açılan kamu davasının ...
11.Asliye Ceza Mahkemesinin 2023/... Esas sayılı dosyasında derdest olduğu, mahkememizin 2022/ E. Sayılı dosyasında görülmekte olan azil davasının kabulüne karar verildiği hep birlikte değerlendirildiğinde davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın REDDİNE,
2.Harçlar yasası gereği alınması gereken 615,40.-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 179,90.-TL harcın mahsubu ile bakiye 435,50.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA,
3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden; karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Asgari Avukatluk Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 45.000,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
4.Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA,
5.Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın hükmün kesinleşmesinden sonra 6100 Sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ... açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.24/12/2025 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)