Aramaya Dön

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/566
Karar No
K. 2025/1006
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/566 Esas
KARAR NO: 2025/1006
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 14/08/2024
KARAR TARİHİ: 18/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalıya verilen icra takibi ekinde sunular faturalarda muhteviyatı belirtilen ürünler nedeni

ile doğmuş bakiye alacak ve işlemiş ticari faizin tahsili için ---

Esas sayılı dosyası nezdinde başlatılan icra takibine, davalı tarafından yapılan itiraz sonucu takibin durduğu, dava şartı gereği, arabuluculuk başvurularının anlaşamama şeklinde sonuçlandığı, davalı icra takibine yapmış olduğu itirazında haksız ve kötü niyetli olduğu beyan edilmekle, davalı kendisi tarafından bilinen bir borca itiraz etmiş olduğunu ileri sürerek, davalının ----Esas sayılı dosyasında icra takibine yaptığı itirazın iptaline, alacağın ticari faizi ile birlikte tahsiline, haksız itiraz nedeni ile %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.

SAVUNMA

Davalı Şirket vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile müvekkili arasında ----sayılı dosyasına dayanak teşkil ettiği söylenilen şekilde herhangi bir cari hesap ilişkisi bulunmadığı, davalı müvekkili şirketin davacı şirkete cari hesap ilişkisinden, sözde cari hesap ekstresinde zikredilen herhangi bir fatura ilişkisinden doğan herhangi bir borcu bulunmayıp, ne takip dayanağı C/H Ekstresi ne de ekstreye konu faturalar müvekkili şirkete ne icra takibi öncesi ne icra takibi ile ne de iş bu huzurdaki dava ile tebliğ edilmiş olmadıkları, dava konusu takiple talep edilen yersiz ve mesnetsiz asıl alacağa işletilen ve işletilmek istenen yıllık ticari avans faiz oranı da fahiş olduğu ve takip öncesi herhangi bir temerrüt söz konusu olmadığından işletilen ve işletilmek istenen faiz ve faiz oranının da kabulünün mümkün olmadığını belirterek, yersiz ve mesnetsiz iddiaların dayanak oluşturduğu haksız ve kötü niyetli davanın reddine, kötü niyetli dava ve takipten ötürü müvekkil lehine alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niye tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini beyan etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle,------sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.

b)Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.

c)Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ------sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. İcra dosyanın celp edilip incelenmesiyle, davacı şirket, davalı Şirket aleyhine, --------- işlemiş faiz olmak üzere toplam 78.998,21 TL alacağının, takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek TTK.1530 temerrüt faiziyle birlikte tahsili için ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatığı, ödeme emrini tebellüğ eden takip borçlusu davalı şirketin vekilleri aracılığıyla sundukları 25/07/2024 tarihli borca itiraz dilekçesiyle, davalıların takip alacaklısına herhangi bir borcu bulunmamakta olduğunu takibinin durdurulmasını talep ettikleri görülmüştür.Bilirkişinin 17/07/2025 tarihli raporunda değerlendirme kısmında özetle; Tarafların tacir olduğu işbu dosya kapsamı ve davacı şirketin usul ve yasaya uygun tutulduğu tespit olunan ticari defter ve kayıtları ile dayanak belgeleri üzerinde yapılan incelemeler sonucunda; davacı şirketle davalı şirket arasında 2023 yılı öncesinden süre gelen ve 2023-2024 yıllarında sürdürüldüğü görülen ticari ilişki kapsamında, davacı şirketçe davalı şirket adına muhtelif tarih ve tutarlarda yapılan mal satışları karşılığında, içeriğinde takip dayanağı yapılan ------tutarlı faturanın da yer aldığı e-faturaların düzenlenerek elektronik ortamda davalı şirkete tebliğ edildikleri ve davacı şirketin usul ve yasaya uygun tutulmuş ticari defterlerinde davalı şirket adına açılmış bulunan ---- nolu cari hesabına borç kaydedilmiş olduğu, davacı Şirketin incelenen ve yukarıda listelenen ticari defterlerinden görüleceği üzere, davalı şirketin davacı şirketçe adlarına düzenlenen işbu satış faturalarına karşılık, muhtelif tarih ve tutarlarda olmak üzere, banka aracılığıyla nakit ve çekler keşide/ciro etmek suretiyle ödemeler gerçekleştirildiği, davalı şirketçe gerçekleştirildiği görülen bu ödemelerin, davacı şirketin ticari defterlerinde davalı şirketin fatura borçlarından mahsup edilmek suretiyle kayıt altına alındıkları ve yapılan bu kayıtlar sonrasında, davacı şirketin ticari defter kayıtları sonucunda; davacı şirketin davalı şirketten 62.193,25 TL asıl alacak bakiyesinin mevcut bulunduğu ve bu alacağın davanın dayandığı takibe ve huzurdaki davaya konu edilerek talep edilmekte olduğu görülmüştür. Bunun yanında; Davalı Şirket ibraz edilmesi gereken ticari defter ve kayıtları ile ilgili ekstre ve dayanak belgelerini, herhangi bir mazaret bildiriminde bulunmaksızın bilirkişi incelemesine sunmayarak davacı şirket ticari defter kayıtlarında takip dayanağı yapılan fatura bakiyesine dayalı olarak takip/dava tarihi itibarıyla yer alan 62.193,25 tl borç mevcudiyetinin aksini kanıtlayamadıkları, bu durumda, davacı şirketin usul ve yasaya uygun tutulmuş delil niteliğine haiz ticari defterlerinde takip dayanağı mal satış faturalarından açık c/h bakiyesinden oluşan borcunun aksini ticari defterlerini ve/veya hukuki nitelikli ödeme belgelerini ibraz etmeyerek kanıtlayamayan davalı firma karşısında, 7251 sayılı kanun’la değişik hmk.’ nın 222 maddesi gereği yasal niteliğe ve delil olabilme gücüne haiz ticari defterlerini ibraz eden davacı şirket ticari defter ve kayıtlarının aleyhine delil sayılıp, sayılamayacağı belirtilmiştir, raporun sonuç kısmında; davacı Şirketin 62.193,25 TL asıl alacağı ve ve 16.804,96 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 78.998,21 alacağı bulunduğu mütala edilmiştir. Somut olayda davalı tarafın, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan62.193,25 TL asıl alacağı ve ve 16.804,96 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 78.998,21 alacağı olduğu,

HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi -------yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. ---- Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.Davacı Şirketin, davanın dayandığı takipte, takip öncesine ilişkin olarak takip dayanağı ----- Nolu Faturadan Bakiye---Asıl Alacağına, TTK.1530 Md. hükmü kapsamında 16.804,96 TL Temerrüt Faizi talep ettiği ve bu talebini harçlandırmak suretiyle huzurdaki davaya konu ettiği, Takip dayanağı fatura incelendiğinde, Faturada, Fatura Vadesinin 26.12.2023 Tarihi olarak belirtilmiş olduğu, Davacı Şirketin 62.193,25 TL ASIL Alacağına, TTK.1530 Md. Hükmü kapsamında, 26/12/2023 Tarihinden başlamak üzere, 24/07/2024 Takip Tarihine kadar yapılan Faiz hesaplamasında, İşlemiş Faizin; ANAPARA Başlama Tarihi Bitiş Tarihi Gün Sayısı Oran (%) FAİZİ ----toplam 16.886,75 TL olarak hesaplandığı, Talebin 16.804,96 TL olması nedeniyle, taleple bağlı kalınarak bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. ------- uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KABULÜNE,

1.Davalının ------------ esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline takibin aynen devamına,

2.Alacak likit olmakla hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Davalının Kötüniyet Tazminatı talebinin reddine,

4.Karar harcı 5.396,36 -TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 954,11 -TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 4.442,65-TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

5.Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 954,11 TL peşin nispi harç olmak üzere toplam 1.381,71-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan 117,00 -TL tebligat ve müzekkere gideri, 6.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 6.617,00-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

7.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

8.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9.Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

10.Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca -------- bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, Dair davacı vekilinin yüzüne ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---------Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. 18/12/2025

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 7251 sayılı kanun’la değişik hmk.’ nın 222 maddesi gereği yasal niteliğe ve delil olabilme gücüne haiz ticari defterlerini ibraz eden davacı şirket ticari defter ve kayıtlarının aleyhine delil sayılıp, sayılamayacağı belirtilmiştir, raporun sonuç kısmında; davacı Şirketin 62.193,25 TL asıl alacağı ve ve 16.804,96 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 78.998,21 alacağı bulunduğu mütala edilmiştir. Somut olayda davalı tarafın, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan62.193,25 TL asıl alacağı ve ve 16.804,96 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 78.998,21 alacağı olduğu, HMK 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi -------yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. ---- Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.Davacı Şirketin, davanın dayandığı takipte, takip öncesine ilişkin olarak takip dayanağı ----- Nolu Faturadan Bakiye---Asıl Alacağına, TTK.1530 Md. hükmü kapsamında 16.804,96 TL Temerrüt Faizi talep ettiği ve bu talebini harçlandırmak suretiyle huzurdaki davaya konu ettiği, Takip dayanağı fatura incelendiğinde, Faturada, Fatura Vadesinin 26.12.2023 Tarihi olarak belirtilmiş olduğu, Davacı Şirketin 62.193,25 TL ASIL Alacağına, TTK.1530 Md. Hükmü kapsamında, 26/12/2023 Tarihinden başlamak üzere, 24/07/2024 Takip Tarihine kadar yapılan Faiz hesaplamasında, İşlemiş Faizin; ANAPARA Başlama Tarihi Bitiş Tarihi Gün Sayısı Oran (%) FAİZİ ----toplam 16.886,75 TL olarak hesaplandığı, Talebin 16.804,96 TL olması nedeniyle, taleple bağlı kalınarak bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. İcra ve İflas Kanunu HMK md.222/3 İİK md.67 K7251 md.222
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.