21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin 11/09/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirket ile davalı şirket arasında ...--... nolu hatlar üzerinden Kurumsal hat abonelik sözleşmesi akdedildiğini, davalı ile akdedilmiş olan bu sözleşme kapsamında düzenlenmiş olan Aralık 2023 ve Ocak 2024 dönemine ait toplam 6771,90-TL tutarlı faturalara ödemenin yapılmadığını, işbu sebeple davacı şirket adına yıllık 9448 sözleşme faizi ile birlikte alacak davası açma zorunluluğunun hasıl olduğunu, ...A.Ş. adına açılacak olan alacak davasında Kurumsal Abonelik Sözleşmesi'nden doğan uyuşmazlığın söz konusu olması ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/a maddesi gereğince dava şartı yerine getirilerek arabuluculuk başvurusu yapıldığını, ancak arabuluculuk görüşmelerinde taraflar arasında olumlu bir anlaşmaya varılamadığını, açıklanan nedenlerle alacağın tahsilinin sağlanabilmesi adına huzurdaki davanın ikamesi zorunluluğunun doğduğunu, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, davalarının kabulü ile borçlunun kurumsal abonelik sözleşmesinden doğan borcun ifasına karar verilmesini talep ettiklerini, yukarıda arz ve izah edilen nedenlerle, haklı davanın kabulüne, asıl alacağın, fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile beraber ödenmesine, dava yargılama gideri ve sair tüm masrafların borçlu davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin 15/10/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, davacı tarafa herhangi bir borcunun bulunmadığını, söz konusu iddiaları kabul etmemekle birlikte, davacının var olduğunu iddia ettiği hak ve alacaklarının zamanaşımına uğradığını, bu sebeple davacı tarafın haksız ve kötü niyetli itirazının iptali gerektiğini, davacı şirket tarafından, davalı şirketlere sunulan hizmet karşılığında ilgili ödemelerin gerçekleştirildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacı ile davalı arasında akdedilen sözleşme uyarınca davacı tarafın, davalı şirkete hizmet sağlamışsa da davalı şirket tarafından abonelik sözleşmesi gereği her ay kararlaştırılan bedelin davacı tarafa ödendiğini, davalı şirket adına kayıtlı bulunan ... numaralı hatta ilişkin aynı gün içerisinde biri 3.370,70- TL değerinde diğeri ise 3.401,70-TL değerinde 2 adet fatura yansıtıldığının tespit edildiğini, işbu hattın davalı şirket tarafından daha evvel iptal ettirilmişse de davacı tarafından hatta ilişkin borç sistemde inmemesine rağmen işbu borç olarak ifade edilen rakamın ödenmesi hakkında davalı şirkete sms gönderildiğini, ilgili hattın taahhüt tarihinden itibaren iptal ettirilmiş olduğunu, kullanılmayan döneme ilişkin toplam yapılan abonelik sözleşmesi bedeli uyarınca davalı şirkete davacı tarafından ödeme yapılması gerekmişse de tespit edilemeyen nedenler ile davalı şirket adına kayıtlı hat aleyhine davacı tarafından borç yansıtıldığını, ayrıca davalı şirkete mail üzerinden ilgili hatta ilişkin herhangi bir şekilde borç listesi görünmediğinin ifade edildiğini, bunun üzerine davalı şirkete ilgili hatta ilişkin borç nedeniyle icra takibi başlatılacağı bu nedenle derhal davacı tarafla iletişim kurulmasının talep edildiği bir sms gönderildiğini, duruma ilişkin davacı tarafa mail gönderilmiş ise de yine davacı tarafından herhangi bir borç olmadığı bilgisinin iletildiğini, davalı şirket adına kayıtlı bulunan 2 hat özelinde kapatma işleminin gerçekleştirilmiş olduğunu, davacı tarafından işbu kapattırmalar nedeni ile davalı şirket aleyhine cezai işlem uygulandığını, davalı şirketin ise cezai işlem uygulanacağını bilse hatta ilişkin numarayı değiştirebileceğini, tarife gereği kullanılan aylara ilişkin faturaların ödendiği davacı yana bildirilmişse de ... numaralı hatta ilişkin iptal işlemleri nedeni ile 21/01/2024 dönemine ilişkin faturaya 2.193-TL cayma bedeli yansıdığı, 2 hat için toplam 4.386-TL cayma bedelinin davalı şirkete iadesinin yapılacağı, ilk dönem faturadan düşüleceği davacı tarafından davalı şirkete bildirildiğini, davaya konu ... İcra Müdürlüğü Merkezi Takip Sistemi 2024/... Mts. Sayılı dosyasında talep edilen takip çıkışı 6.771,90-TL davalı şirketin, ... danışmanı olan ... Hanım tarafından ödenerek kapatıldığını, konuya ilişkin davacı ile daha evvel yapılan yazılı ve sözlü tüm görüşmeler doğrultusunda davacı tarafından davalı şirkete söz konusu hatlara istinaden herhangi bir borç olmadığı bilgisinin paylaşıldığını, ancak huzurda ikame edilen dava sonrasında davacı şirket danışmanı ... hanım tarafından davalı şirkete mail gönderildiğini, davalı şirketin, davacı tarafa, taraflar arasında akdedilen sözleşme uyarınca davacı yan tarafından alınan hizmet karşılığında bütün ödemeler yapılmış olup, ödemesi yapılan bir borç için icra takibinin açılmış olması davacı yanın kötü niyetinin göstergesi olduğunu, davacı tarafın, davalı şirketten herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını, yukarıda açıklanan ve resen göz önüne alınacak sebeplerden dolayı, her türlü hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle, e huzurda ikame edilen dava dilekçesi ve ekleri ile tensip zaptı ve ilgili usuli işlemlerin tebliğinin davalı şirketi vekaleten tarafımıza tebliğ edilmeyerek asile tebliğ edilmiş olmasından sebeple davanın usul yönünden reddine karar verilmesini, esasa ilişkin yargılama neticesinde davanın esastan reddine, davacı aleyhine kötü niyet tazminatına ve %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilerek, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
-Mali Müşavir ...'in sunduğu 04/02/2025 tarihli bilirkişi kök raporu ve 24/09/2025 tarihli bilirkişi ek raporu, -Mali Müşavir ..., ... Mühendisi ... ve Nitelikli Hesap uzmanı ...'ın sunduğu 24/09/2025 tarihli bilirkişi raporu, -... İcra Müdürlüğünün 2024/... MTS sayılı dosyasının UYAP kayıtları,
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, sözleşmeden kaynaklı davacının fatura alacağı talebine ilişkindir. Her ne kadar davacı tarafından ... İcra Müdürlüğünün 2024/... MTS sayılı dosyası ile takip başlatılmış ise de; itiraza uğrayan bu takibe devam edilmemiş ve davacı fatura alacağı talebini iş bu dava üzerinden devam etmiştir.
Taraflar arasında imzalanan "gsm aboneliği" sözleşmesi ile taraflar arasında ticari ilişkinin başladığı, davalı şirketin davacı operatörden ... ve ... numaralı telefon hatlarını kullandığı, bu hatların iki ay kullanım sonrasında iptal ederek yeni hatlar kullanmaya başladığı, yeni hatlara ait fatura ödemelerinin yapıldığı görülmüştür. Davalı ile davacı şirket çağrı merkezi ile yapılan mailleşmede 10.05.2024 tarihinde davalıya gönderilen mailde; “ sizinle yapmış olduğumuz görüşmeye istinaden ... ve ... hatlarınızın iptal olması sebebiyle, 21.01.2024 dönem faturalarınıza 2193 cayma bedeli yansıdığını belirtmek isterim. 2 hattınız için 4386 TL toplam yansıyan cayma bedelinin tarafınıza iadesi yapılarak, ilk çıkacak dönem faturanızdan düşülecektir” şeklinde mail gönderildiği anlaşılmaktadır. Bunun yanında Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği ve Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği’ne göre, Abonelik iptali, başka operatöre geçiş gibi fesih durumlarında uygulanan indirimlerin “cayma bedeli” olarak geri alınması yerindedir. Başka bir ifadeyle, davacının cayma bedeli faturası düzenlemesi mevzuata uygun olup, kesilen fatura bedelinin somut olaya uygun olup olmadığı ihtilaf konusudur.
İhtilafa konu fatura bedelinin hesabı için mahkememizce re'sen görevlendirilen Mali Müşavir ..., ... Mühendisi ... ve Nitelikli Hesap uzmanı ... tarafından hazırlanan 24/09/2025 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle "...Taraflar arasında 21.03.2023 tarihinde abonelik sözleşmesi imzalandığı, davalı şirket imza sirkülerinin de eklendiği, bunlarda ...nın şirket müdürü olarak görüldüğü, sözleşmelerin taraflarca imzalandığı ve/veya kaşelendiği görülmüştür. Abonelik belgelerinde sözleşme tarihi 21.03.2023 görülmekle birlikte, faturalarda Abonelik Tarihi 17.10.2023 görülmektedir. Doldurulan formlardan sonra online işlemler veya Müşteri temsilcisi aracılığıyla yeni paket aboneliği yapılmış olabilir. Faturalar detaylı incelendiğinde her iki numara için de 540,86 TL tarife ücretinin faturaya eklendiği ancak daha sonra indirim olarak fatura bedelinden düşüldüğü, sadece telsiz ruhsatı takdisi ücretlendirildiği görülmektedir. Hatta dava konusu faturalardan önceki ekim- kasım dönemi faturalarında da benzer ücretlendirme yapıldığı defter incelemesinden anlaşılmaktadır. Dosyada bu konuda detay bilgi olmamakla birlikte, toplu şirket hattı aboneliklerinde ilave indirim yapılabilmektedir. Her iki hatta yansıyan 1687,48 TL “İndirim İptali” bedelinin de detayı verilmemekle birlikte, defter incelemesinde görülen ekim-kasım-aralık faturalarında uygulanan 3 adet tarife indirimi toplamına yakın bir değer olduğu görülmektedir. Abonelik iptali , başka operatöre geçiş gibi fesih durumlarında uygulanan indirimlerin “cayma bedeli” olarak geri alınması, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliği ve Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliği'ne uygundur.
Davalı taraf savunmasında da hatların davalı şirket tarafından iptal edildiği ifade edilmektedir. Ancak dosyada fesihin gerekçesi, haklı bir gerekçeye dayanıp dayanmadığını: dair bir açıklama veya fesih sebebi görülmemiştir. Örneğin bazı kampanyalarda 12 ay taahhüt 349 ay şeklinde verilip, 3 ay sonra cayma bedelsiz tahahüt iptali yapılabilir, ancak detay görülmediğinden müşteri hizmetleri ile yapılan görüşme veya yazışmalara göre değerlendirme yapılmıştır. Mail yazışmalarında Vodafon temsilcisinin şubat ayında davalının borcunun olmadığını belirttiği, mayıs ayında, faturaya yansıyan cayma bedelinin iadesinin yapılacağını veya bu bedel düşüldükten sonraki ksımın ödenebileceği yönünde bilgi verdiği, haziran ayında önce davalının borcu görülmediğini aktardığı ancak davalıya gelen yasal takip konulu mesajlar üzerine daha önce görülmeyen borç görüldüğünü, faiz ve dosya masrafı da yansıdığı için avukat ile görüşülmesini istediği görülmektedir. GSM şirketleri milyonlarca abonenin fatura tahakkuk bilgilerini neredeyse online güncellemektedirler ve abone talebi durumunda son 48 saat hariç güncel fatura bilgisİ aboneye iletebilmektedirler. Ülke çapında 3 büyük GSM operatöründen biri olan dava operatörün, sistemde aylarca aboneya ait borç bilgisi görmeyip daha sonra aboneye borç çıkarması, GSM sektöründe kabul edilebilir bir durum olmadığı değerlendirilmiştir. Zaten Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Tüketici Hakları Yönetmeliğinde belirli bir tutarın altında ücretlendirme oluşmamışsa, sözleşmede de aksi belirtilmemişse faturalandırma döneminin | ay olduğu, Abonelik Sözleşmeleri Yönetmeliğinde de her bir tüketim dönemi sonunda ödeme bildirimi yani fatura düzenlenmesi gerektiği görülmektedir. Bu bilgi ve değerlendirmeler ışığında faturalara yansıyan 4386 TL (iki hatta yansıyan 1687,48 TL “İndirim İptali” toplamına ilaveten %20 KDV ve %10 ÖİV vergi toplamı) bedelin dayanağının görülmediği veya faturaya haksız eklendiği, davalı tarafından ödendiyse davalıya iadesi gerektiği, veya bir başka deyişle davalının davacıya borcunun, faturalar toplamı 6771,90 TL yerine 4386 TL düşüldüğünde 2385,9 TL olduğu değerlendirilmiştir. .." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış, davacı tarafından sözleşme devam ederken faturalara yansıttığı 1.687,48TL(vergi hariç) indirim iptali faturası düzenlemesi gerektiği, bu faturaya yansıtılan vergilerden sonra toplam alacağın 2.385,90TL olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.)Davanın KISMEN KABULÜ, KISMEN REDDİ ile;
2.385,90TL fatura alacağının son ödeme tarihi olan 11/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2.)Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcının mahsubu ile bakiye 187,80TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3.)Davacı tarafça yapılan 427,60TL başvurma harcı, 427,60TL peşin harç, 15.000,00TL bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafından oluşan 305,00TL olmak üzere toplam 16.160,20TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre hesaplanan 5.693,61TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6100 sayılı HMK.nun 326/2 maddesi gereğince bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.)Davacı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 2.385,90TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.)Davalı lehine hüküm tarihindeki AAÜT uyarınca hesaplanan 4.386,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.)Arabuluculuk ücreti olan 3.600,00TL nin kabul red oranına göre, 2.331,72TL'nin davacıdan, 1.268,28TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
7.)6100 sayılı HMK.nun 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/12/2025 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)