40. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/431
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 23/11/2021
NUMARASI : 2018/543 (E) - 2021/903 (K)
DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı... AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) poliçesiyle sigortalı araçla, dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki otobüsün çarpışması sonucu yolcu konumunda bulunan müvekkilinin yaralanıp malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50 TL kalıcı sakatlık tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş; 24/09/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talep ettiği geçici iş göremezlik tazminatını 10.793,75 TL, kalıcı sakatlık tazminatını 131.129,70 TL olmak üzere toplam 141.923,45 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; bakıcı giderlerine yönelik talep yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, sürekli ve geçici iş göremezlik talebi yönünden davanın kabulü ile 131.129,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 10.793,75 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 141.923,45 TL'nin temerrüt tarihi olan 27/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı... AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu taleplerin davanın açıldığı tarihte zamanaşımına uğradığını, davacının başvurusu üzerine müvekkili şirket tarafından ödeme yapıldığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte yapılan ödemenin güncellenerek mahsup edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezliğe ilişkin taleplerin teminat dışı olduğunu, davacının yasal faiz oranını aşan her türlü talebinin reddi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir.
Trafik kazası 03/03/2016 tarihinde gerçekleşmiş; dava ise 29/05/2018 tarihinde açılmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 89. maddesinde düzenlenen ve somut olayda eyleme uyan taksirle yaralama suçunun ceza zamanaşımı süresi aynı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıl olduğundan açılan dava 8 yıllık dava zamanaşımı süresine tabidir. Davanın açıldığı tarih itibariyle 8 yıllık zamanaşımı dolmadığından istinaf talebi yerinde görülmemiştir.Yeni Genel Şartların A.5.b. maddesinde tedavi süresine ilişkin geçici bakıcı gideri ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamında olduğu ve bu teminatın da Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de 6111 sayılı Yasa ile değişik KTK'nin 98. maddesinde SGK tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı sayılmamıştır. Bu durumda SGK'nin sorumluluğu alt norm düzeyindeki genel şartlar ile genişletilemiyeceğinden, sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda sigorta şirketlerinin/Güvence Hesabı'nın geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararından sorumluluğu devam etmektedir. Dolayısıyla, bu yöne ilişkin mahkemenin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesine, tazminat miktarının usul ve yasaya uygun hesaplanmasına, yapılan ödemenin güncellenerek tenzil edilmesinin yerinde olmasına göre Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Ancak kazaya sebebiyet veren, davalının sigortalısı olan aracın ticari nitelikte olmadığı dosya kapsamından anlaşılmakla yasal faiz yerine avans faize hükmedilmesi doğru olmamıştır. Bu nedenle bu hususa değinen davalı vekilinin istinaf talebi yerindedir.
A-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile,
Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre:
1.Bakıcı giderlerine yönelik talep yönünden davanın feragat nedeniyle reddine,
2.Sürekli ve geçici iş göremezlik talebi yönünden davanın kabulü ile 131.129,70 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 10.793,75 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 141.923,45 TL'nin temerrüt tarihi olan 27/01/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 9.694,79 TL ilam harcından peşin alınan 35,90 TL ile 646,48 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 9.012,41 TL'nin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
4.Davacı tarafından sarf edilen 1.200 TL bilirkişi ücreti, 276,75 TL posta masrafı, 35,90 TL başvuru harcı, 35,90 TL peşin harç, 646,48 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.195,03 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine (AAÜT) göre hesaplanan 17.432,72 TL vekâlet ücretinin davalıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davacıya verilmesine,
6.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 50 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,
7.HMK’nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, B-İstinaf İncelemesi Bakımından:
1.Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,
2.İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan 92,35 TL posta ve tebligat gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
3.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4.İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 02/12/2025