12. Ceza Dairesi
12. Ceza Dairesi 2022/855 E. , 2025/8117 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; sanık müdafii, katılan vekili ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 14... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık müdafiinin ve katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine duruşma açılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62/1 ve 53/6 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sürücü belgesinin 1 yıl süre ile geri alınmasına karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca katılan vekilinin temyiz istemlinin reddine, sanık müdafinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemlerinin kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; sanığın alkol oranının 0.50 promilden yüksek olamayacağına, sanığın arkadan gelen araç sebebiyle hızını artırmak zorunda kaldığına, havanın yağmurlu olmasının kazaya etken olduğuna, sanığın asli kusurlu olmadığına, ilişkindir.
Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz sebepleri; kaza anından 36 dakika sonra hastanede yapılan ölçüme göre sanığın 0,42 promil alkollü olduğu, numune alınma saati ve kandaki alkol oranının zamana bağlı olarak saatte ortalama 0.15 promil azaldığı nazara alındığında, sanığın kaza anında en fazla 0.51 promil alkollü olduğu, sanığın 0,51 promil alkollü olmasının tek başına kazanın oluşmasında etken olduğu hususunun kesin olarak kanıtlanamadığı, aracın hızı konusunda da herhangi bir tespitin de yapılamadığı, olayda bilinçli taksir koşulları oluşmadığı halde TCK'nun 22/3 maddesi uyarınca artırım yapılarak fazla ceza tayini yapıldığına, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 11.02.2016 tarihinde saat 01:49 sıralarında sanık ...'in sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile meskun mahalde, tek yönlü, 8 metre genişliğinde, parke kaplama, gece, yağmurlu, zeminin ıslak olduğu, azami hız sınırının 50 km/saat olduğu İzmir ili ... semti ... Caddesinde seyir halindeyken virajı alamayarak emniyet bariyerlerine çarpması sonucunda sağ ön koltukta yolcu olarak bulunan ...'nın öldüğü olayda; trafik kazası tespit tutanağına ve keşif sonucu alınan bilirkişi raporuna göre sanığın asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, ilk derece mahkemesince sanığın asli kusurlu olduğu kabul edilmiş, sanığın 0,51 promil alkollü olması nedeniyle sanığın öngördüğü neticeyi istememesine karşın neticenin meydana gelmesi nedeniyle olayda bilinçli taksir halinin bulunduğu kabul edilmiş, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesince, meydana gelen netice sebebiyle asli kusurlu olan sanık hakkında alt sınırdan daha fazla uzaklaşılması gerektiği gerekçeleriyle; sanık hakkında kurulan hükmün CMK’nin 280/2. maddesi uyarınca kaldırılarak sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE ve KARAR
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, katılan vekilinin tüm, sanık müdafiinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1.Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 100 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, bilinçli taksir hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabul edildiği ve Adli Tıp uygulamalarına göre kişiden kişiye farklılık göstermekle birlikte alkol oranının her saat ortalama 0,15 promil azaldığının kabulünün gerekeceği; sanığın kazadan yaklaşık 40 dakika sonra kan örneğinden alınan laboratuvar sonuçlarına göre 0.42 promil alkollü vaziyette olduğu dikkate alındığında, olay anında yaklaşık 0.53 promil alkollü olduğu anlaşılan sanığın savunmasının aksine, almış olduğu alkolün verdiği etki ile emniyetli bir şekilde araç kullanamayacak olmasına rağmen araç kullandığına dair dosyaya yansıyan ve itibar edilir nitelikte bir delil bulunmadığı dikkate alındığında bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı gözetilmeden sanık hakkında TCK'nın 22/3. maddesinin tatbiki suretiyle, fazla cezaya hükmolunması,
2.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 11.02.2016 olarak yazılması gerekirken 10.02.2016 olarak yazılması
Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı CMK'nın 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/2-b maddesi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.11.2025 tarihinde karar verildi.