5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirkete ----- numaralı Nakliyat Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalı ------. tarafından brüt 16.474,40 kg ağırlığından atıştırmalık (bisküvi, kek vb.) gıda cinsi emtianın, ---’-- yerleşik --- - firmasına 49.181,30 USD bedelle satıldığını, söz konusu emtianın ----- karayolu taşımasının davalı şirket tarafından yapıldığını, emtianın 6.838 koli olacak şekilde ----- plakalı araca yüklenerek alıcıya sevk edildiğini, ancak alıcının tesislerinde tahliye öncesi yapılan kontrollerinde bir kısmının ıslanmak suretiyle hasar gördüğünün anlaşıldığını, hasara ilişkin taşıma senedine şerh düşüldüğünü, emtialar üzerinde yapılan araştırmada 435 Koli emtianın ıslanmak suretiyle hasar gördüğünün tespit edildiğini, meydana gelen hasarın 4.691,59 Euro olduğunun tespit edildiğini ve müvekkili şirketin poliçe payı olan %44’e isabet eden 2.064,30 Euronun müvekkili şirket tarafından sigortalısına ödendiğini, davalı şirketin CMR hükümlerine göre söz konusu zarardan sorumlu olduğunu; İleri sürerek davanın kabulüne, ----İcra Müdürlüğünün --- sayılı dosyasına vaki itirazın iptaline, takibin devamına, davalı-borçlu aleyhine %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı yana yüklenmesine karar verilmesini istemiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın esasının CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğunu, zamanaşımından sonra davanın açıldığını, emtianın yüklemesinin 18.05.2023 tarihinde yapıldığını, alıcı şirkete 27.05.2023 tarihinde teslim edildiğini, davanın ise 10.03.2025 tarihinde açıldığını, dolaysıyla bir yıldan fazla bir sürenin geçmesinden sonra açılan davanın zamanaşımına uğramış olduğunu (CMR m.32), davacının aktif husumet ehliyetini ve müvekkili şirketin pasif husumet ehliyetini ispat etmesi gerektiğini, dilekçe ekinde sundukları CMR belgesinden anlaşılacağı üzere emtianın tam ve sağlam olarak teslim edildiğini, hasara miktarının yüksek olduğunu ve ispat edilmesi gerektiğini, emtianın sovtaj değerinin hesaplanmadığını, hasarın nasıl hesaplandığının açıklanmadığını, emtianın ne kadarının kurtarıldığının anlaşılamadığını, dava konusu emtianın CIP teslim koşullu olarak teslim edildiğini, emtianın yüklemesini ve istiflenmesinin davacının sigortalısı tarafından yapıldığını, ambalaj, istif ve yükleme hatası kaynaklı hasarlardan davacının sigortalısının sorumlu olduğunu, karton yerine plastik kutulara yüklenmiş olması halinde ıslanmanın söz konusu olmayacağını, taşıma aracının yol çıkmadan önce bakımının yapıldığını ve hasarın taşıyıcının önlemesi mümkün olmayan bir durumdan meydana geldiğini, hasarın emtianın teslim edilmesinden sonra süresi usulüne uygun olarak bildirilmediğini ve CMR belgesinde hasar notunun bulunmadığını; Taşıyıcının sorumluluğunun CMR hükümlerine göre sınırlı sorumluluk olduğunu (CMR m.23), SOVTAJ bedelinin hasar miktarından muahsup edilmesi gerektiğini, faiz miktarının CMR m.27 gereğince yıllık %5 olduğunu ileri sürerek davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere bekleme ücretine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, nakliyat emtia sigorta abonman poliçesinden kaynaklanan alacağın rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.
Davacı, dava konusu emtianın ----- nakliyesi ve taşıması sırasında hasar meydana geldiğini, oluşan hasar sebebiyle dava dışı-sigortalısı olan ------.... şirketine tazminat ödendiğini,
TTK 1472 md gereğince halefiyete dayalı olarak davalıdan tazminat alacağının rücuen tahsili amacıyla icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, davacıdan hasar dosyası celp edilmiş, ---- İcra Müdürlüğü’nün ------ Esas sayılı İcra Dosyası UYAP üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, mersisten davalının ticari sicil kayıtları dosya arasına alınmış, 26.08.2025 tarihli bilirkişi heyeti raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen 26.08.2025 tarihli raporunda özetle, "...Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacı sigorta şirketi tarafından Nakliyat Blok Abonman sigorta poliçesi kapsamında dava dışı sigortalısına yapılan tazminat ödemesinin TTK m.1472 gereğince halefiyete dayalı olarak davalıdan rücuen tazminat talebine ilişkin olup, davacı tarafça talep edilen rücuen tazminat şartlarını oluşup oluşmadığı, davalının oluşan zarardan TBK, KTK ve sigorta poliçesi kapsamında sorumlu olup olmadığı, sorumlu ise miktarının tespiti noktalarında toplandığı; Davacının yürürlükte ve geçerli bir poliçe kapsamında olan sigortalısının eksper raporu ile tespit edilen zararının tazmin ettiği ve TTK m.1472’de düzenlenen halefiyet koşullarının somut olayda gerçekleştiğinden dolayı davacını aktif dava ehliyetinin bulunduğu; davalının davacının sigortalısı üzerine navlun faturası keşide etmesi ve CMR belgesi düzenlemesi nedeniyle taşıyıcı olarak huzurdaki davaya muhatap olabileceği; Araç şoförünün katılımı ile düzenlenen ve fotoğraflarla desteklenen tutanağa itibar edilerek CMR m.30 gereği emtianın alıcı tarafından CMR taşıma senedine hasar itirazı kaydı ile kabul edildiği ve hasarın taşıma süreci içinde meydana geldiğinin değerlendirildiği; Emtianın ambalajının benzer emtianın uluslararası taşınması standartlarına uygun olduğu, ambalaj, yükleme ve istif hatalarından değil ıslanma nedeniyle hasar gördüğü, ıslanmanın normal taşıma risklerinden olmadığı ve araç kurunun sorumluluktan kurtulma sebebi olarak ileri sürülemeyeceği (CMR m.17/2,3,4); taşıma sürecinde meydana gelen hasar nedeniyle davalı ------- şirketinin sorumlu olduğu (CMR m.17/1); Davacı şirketin ödemesi poliçe kapsamında ve gerçek zarar ilkesine uygun olduğuna kanaat getirilen 2.064,30 Euro (dava dışı sigortalısı ------ şirketine) ödemesinden dolayı davalı şirkete rücu etmesinin mümkün olduğunun değerlendirildiği; CMR m.27 uyarınca faiz oranın yıllık %5 olup, Yargıtay yabancı para üzerinden yapılan tazminat talepleri bakımından bu hükmü doğrudan uyguladığından dolayı takip tarihinden itibaren davacı lehine hüküm kurulan miktarı üzerinden bu oran üzerinde faiz işletilebileceği, ancak ödeme tarihi ile takip tarihi arasındaki işlemiş faiz talebinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğunun değerlendirildiği..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.
Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi).Eldeki dosya bakımından davacının, dava dışı-sigortalısı olan -----... şirketine yapmış olduğu ödeme sebebiyle TTK 1472 maddesi gereğince rücuen tazminat şartlarının ve davalıların oluşan zarardan taşıma hükümlerine göre sorumlu olduğunun yöntemince ispat edilmesi gerekmekte olup, ispat yükü davacı taraf üzerindedir.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu taşımanın Türkiye'den yurt dışına olması sebebiyle taraflar arasındaki uyuşmazlıkta CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile diğer bilgi ve belgeler dikkate alındığında dava konusu emtianın taşınması sırasında hasarın meydana geldiği ve davalı taşıyıcının oluşan zarardan sorumlu olduğu, alınan teknik bilirkişi raporu ve incelemesi dikkate alındığında hasara uğrayan emtianın tam ziyaı uğradığı, sovtaj bedelinin olmadığı, poliçe kapsamında davacı tarafça 2.064,30 Euro ödeme yapıldığı, halefiyet ilkesi gereğince davacı sigorta şirketinin bu bedeli davalı-taşıyıcıdan rücuen tazmini talep edebileceği, aksi yöndeki davalı itirazlarının dosya kapsamına sunulan belgelere ve bilirkişi raporuna uygun olmadığı anlaşılmış, davalı itirazlarına itibar eidlmemiştir.
Davacı tarafından takip öncesi işlemiş faiz talebinde bulunulduğu görülmüştür. CMR Konvansiyonunun 27. maddesi uyarınca, bu konvansiyona tabi taşımalarla ilgili tazminat taleplerine uygulanacak faiz oranının yıllık %5 olarak kabul edilmiş olup davacı sigorta şirketi ödeme tarihi itibariyle faiz talebinde bulunması mümkündür. Her ne kadar bilirkişi heyeti tarafından işlemiş faiz talebi yönünden hesap yapılmamış ise de anılan hesabın basit nitelikte olması sebebiyle mahkememizce yapılabileceği değerlendirilmiştir.
Faiz İşletilen Süre: 3 ay Faiz İşletilen Tutar: 2.064,30 Euro Faiz Oranı: %1,25 Faiz Tutarı: 25,80 Euro Ödenecek Toplam Tutar: 2.090,10 Euro 08/12/2023 ve 13/03/2024 arasında yıllık %5 faiz uygulanmak suretiyle 25.80 Euro işlemiş faiz hesaplanmış olup taleple bağlılık dikkate alınarak davanın kabulüne, davalının-----İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 2.064,30-Euro asıl alacak, 25,54 Euro işlemiş faiz ve takip talebinde belirtilen cins ve oran üzerinden işleyecek faizi üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
Davalı tarafça zamanaşımı itirazında bulunulmuştur. CMR’nin 32/1. maddesinde, sözleşme kapsamındaki taşımalardan kaynaklanan davalar bakımından zamanaşımı süresi 1 yıl olarak kabul edilmiş, taşımacının bilerek kötü hareket olarak kabul edilecek kusurlarının söz konusu olması halinde ise 3 yıl olarak belirlenmiştir. Davalı taşıyıcının hasarın oluşmasına “bilerek kötü hareketinin” neden olduğunun iddia edilmemesi karşısında zamanaşımı süresinin 1 yıl olarak kabulü gerekir. CMR’nin 32/1. maddesinin (a) ve (b) bentlerinde zamanaşımı süresinin emtiadaki hasarın niteliğine göre ve en erken teslim tarihinden olmak üzere belirleneceği ifade edilmektedir. Öte yandan, CMR’nin 32/3. maddesi gereğince, zamanaşımının kesilmesi ve durması hususları ile ilgili olarak davanın açıldığı mahkemenin hukuku uygulanacak olup, bu durumda TBK'nun 146 ve devamı maddelerinin uygulanması gerekecektir. Dosya kapsamı uyarınca emtianın hasarlı dahi olsa 27/05/2023 tarihinde alıcısına teslim edildiği sabittir.
Davacı tarafından icra takibi bir yıllık süre içinde 13/03/2024 tarihinde başlatılmış olup bu tarihte zamanaşımı kesilmiştir.
TBK'nun 154/2.maddesi uyarınca icra takibiyle kesilen 1 yıllık zamanaşımı süresinin yeniden ne zaman başlayacağı hususu üzerinde durulmalıdır.
TBK’nun 157/2. maddesi, zamanaşımının icra takibiyle kesilmesi halinde takibe ilişkin her işlemden sonra yeni bir sürenin başlayacağı hükmünü haizdir. Başlayacak yeni sürenin, asıl zamanaşımı süresi kadar olup bir diğer söyleyişle 1 yıldır. Dosyada mevcut icra takip dosyasının incelenmesinde, ödeme emrinin 21.03.2024 tarihinde davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu vekili tarafından 21.03.2024 tarihinde borca itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulduğu bu durumda 10/03/2025 tarihinde açılan davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığı anlaşılmış, aksi yöndeki davalı itirazlarına itibar edilmemiştir.(---- BAm -----. HD. ----Esas ----- Karar sayılı ilamı)İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. ------ Dosyaya konu alacağın taşıma sırasında emtiada oluşan hasar sebebiyle rücuen tazminat talebine ilişkin olması sebebiyle alacağın yargılamayı gerektirdiği ve likit olmadığı anlaşıldığından davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (---- BAM ----. HD. ----- Esas ----- Karar sayılı ilamı)
1.Davanın KABULÜNE,
-Davalının -----. İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, 2.064,30-Euro asıl alacak, 25,54 Euro işlemiş faiz ve takip talebinde belirtilen cins ve oran üzerinden işleyecek faizi üzerinden takibin DEVAMINA,
2.Davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin REDDİNE,
3.Alınması gerekli karar harcı 5.640,33-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.043,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.596,83-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafça yatırılan 1.043,50-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5.Davacı tarafından yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 87,50-TL vekalet harcı, 11.803,50-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.506,40-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6.TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7.Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
8.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.