Esas No
E. 2012/4759
Karar No
K. 2012/18796
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

9. Hukuk Dairesi         2012/4759 E.  ,  2012/18796 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

DAVA: Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde duruşmalı olarak davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı işçi, davalı şirkete ait mağaza iş yerinde satış danışmanı olarak çalıştığını, 44 kişinin çalıştığı işyerinde 11 kişinin satıştaki ürünleri bir koli içine gizlediğinin ileri sürüldüğünü, görüşme odasına tek tek çağrılarak psikolojik baskı ile belge imzalatılmaya çalışıldığını, koli içine kimin ne amaçla ürün koyduğunun belirlenemediğini, yapılan işlemin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu beyanla kıdem tazminatı, ihbar tazminatının faizleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı işveren, kadın ve erkek bölümünde satışta olması gereken, 70 ürünün gizlenmiş bir şekilde işyerinde bulunduğunu, satışta olması gereken ürünlerin gizlenmesinin güveni sarstığını, çalışanlardan bazılarının suçlarını ikrar ettiğini ve koli içinde ürünleri olan diğer çalışanları bildirdiklerini, iş sözleşmesinin haklı sebeplerle feshedildiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davacı ile aynı şekilde çalışan arkadaşlarının ... alışveriş merkezindeki ...Giyim Mağazasında bayan bölümünde çalışmakta iken 16.01.2011 tarihinde iş yerinde içinde ürün bulunan bir kolinin depoda tespit edildiği, bu ürünlerin açıldığında içeride satışa sunulan ürünlerin yer aldığı, bunun üzerine bu ürünlerin kimler tarafından konulduğunun tespiti çalışmalarının yapıldığı, tespit edilen davacılar ile başkalarının işverence görüşmeye çağrılarak belgeler imzalatılmaya çalışıldığı, bunların imzalanmaması üzerine psikolojik baskı kurularak savunmalarının alındığı, bunun üzerine hizmet akdinin şirketi ile olan güven ilişkisinin sarsıldığı gerekçe gösterilerek işverence sonlandırıldığı, tanık beyanlarına göre çalışanların sezon ürünlerinde ve indirim dönemlerindeki ürünlerde etiket üzerinden % 15 daha indirimli olarak satışa sunulan mallardan alma haklarının bulunduğu, davacı tanıklarına göre bunların bunun dışında ayrılmasının söz konusu olmadığı, davalı tanıklarına göre tutulan tutanaklara göre satışta olması gerektiği halde davacılar tarafından bir kısım ürünlerin satıştan kaçırılarak indirimde satışa sunulması için kolilerde saklandığı, bu ürünlerin tespit edilmesi üzerine tarafların savunmalarının alındığı beyan edilmiş işveren güven ilişkisi sarsıldığı gerekçe gösterilerek hizmet akdini feshetmiş ise de hizmet akdi feshedilen işçilerin ilk defa bu işi yapmış olmaları, bu işi yaptıklarına dair baskı altında alınmış ifadelerinin dışında her hangi bir delil ve belge bulunmayışı, alınan savunmalara istinaden çalışanların uyarılıp hizmet akdi feshi yerine daha makul yaptırımlar uygulanması yerine işverence fesih yoluna gidilmesinin iyiniyetli olmadığı gerekçesiyle isteklerin kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz: Kararı, yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: İş sözleşmesinin, işçinin doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir.

Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır.

Somut olayda, dosya içinde bulunan CD görüntüleri ve yazılı ifadelerden, giyim satış mağazası olan işyerinde satışta olması gereken ürünlerin bir kısmının koliler içinde gizlenmiş olarak tespit edildiği anlaşılmaktadır. Tespit üzerine başlatılan soruşturmada, işçilerin bir kısmı ürünleri kendilerinin ilerde satın almak için ayırdıklarını, avans alınması veya kredi kartının hesap kesim tarihinin geçmesi sonrasında satın alacaklarını açıkladıkları görülmektedir. Aynı zamanda yazılı olarak ifade veren ..., ......, ... adlı işçiler, koli içinde ürün gizleyen diğer çalışanların isimlerini de bildirmişlerdir.

İşyerinde çalışan işçilerin indirim döneminde veya indirimsiz satışlarda % 15 iskontolu olarak satış haklarının olduğu her iki taraf tanıklarınca ifade edilmiştir.

Bu durumda satışta olan bir ürünlerin işçiler tarafından satın alınmasında bir usulsüzlük yoktur. Temel sorun mağaza çalışanlarının, indirime girmesini beklemek için, ürünün satılarak tükenmemesi için, satışı, avans alınca yapmak veya kredi kartının hesap kesim tarihinin geçmesi ile ödemeyi bir sonraki ekstreye aktarmak gibi nedenlerle satıştaki ürünün mağaza içinde gizlenmesi olayıdır. Bu noktada işçinin menfaatinin az olup olmamasının veya ilk defa bu yola gitmiş olmasının bir önemi yoktur. Satış mağazasında satışta olması gereken ürünün her ne maksatla olursa olsun işyeri yetkilisi bilgisi ve izni dışında gizlenmesi doğruluk ve bağlılığa aykırılığı oluşturur. Ürünlerin, depo içerisinde üzeri askılık veya kartonlarla gizlenmiş kolilerde saklanması dahi işverenin bilgisi haricinde ve menfaat teminine yönelik bir davranışı ortaya koymaktadır.

Davacı işçi, olayla ilgili olarak savunmasında koli içinde kendisine ait ürünlerin olmadığını beyan etmişse de, aynı durumdaki işçilerin yazılı savunmalarında davacı işçinin ismine de yer verilmiş ve koli içinde davacıya ait ayrılmış ürünlerin olduğu açıklanmıştır. Bu konuda ifadesi alınan işçilere baskı uygulandığı da yöntemince kanıtlanamamıştır. Davacı tanıklarının olay tarihinde davalı işyerinde çalışmaları olmadığından uyuşmazlık konusu olaya dair somut bilgileri yoktur. Buna karşın, davalı tanıkları olayın ayrıntılarını net biçimde açıklamışlardır.

Öte yandan yazılı ifadeleri ile ürün gizlediklerini kabullenen bazı işçiler, açık biçimde avans alınca satın alma işlemi yapılmak üzere ayırdığını veya kullandığı kredi kartını belirterek hesap kesim tarihinin geçmesinin ardından satın almak için ayırdığını açıklamış olmakla, bu şekilde ayrıntılı beyanlar da işverence baskı yapılmadığının göstergesidir.

Yapılan açıklamalara göre davacının doğruluk bağlılığa aykırı eylemi kanıtlanmış olup ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddine karar verilmelidir. Mahkemece iddiaların kanıtlanamadığı veya daha makul yaptırımlar yerine feshin haksız olduğu şeklinde gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 29.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
BOZULMASINA YARGITAYKARARI CEZA Ceza Hukuku 4857 sayılı İş Kanunu
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog