3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; ... A.Ş.de Müdür yardımcısı olarak çalışan ... tarafından kandırılarak verilen logolu ve imzalı hazine bonolarının sahte olduklarının anlaşıldığını, bunun için ... 8.Asliye Ticaret Mahkemesinde ...
E. Sayılı dosyası ile alacak davası açtığını, davanın sonuçlandığını ve kararın kesinleştiğini, davalı şirketin %75 kusurlu olduğunun belirlendiğini, yapılan icra takibi neticesinde davalının kusur oranına göre tahsilatın yapıldığını, munzam zarar yönünden BK.nun 105.nci maddesine göre istemin dinlenmesi yönünden gerekli koşulların oluşmadığı gerekçesi ile ret edildiğini, bu koşulun da oluştuğunu, munzam zararın temerrüt faizi ile karşılanamayan kısmın oluşturduğunu, yapılan tahsilatın 19.08.2010 tarihinde tahsil edilen faiz ile karşılanmasının mümkün olmadığını, konu olan 5.687.62-TL.nin verildiği tarihteki faiz, döviz alımı veya altın alımında kullanılması durumunda tahsil edilen faizle oluşacak bedelin karşılanmasının mümkün olamayacağını, bundan ötürü oluşan munzam zararın fazlaya dair hakkını saklı tutarak 30.000.00 TL.nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 02/05/2012 tarihli ıslah dilekçesi ile talebini 366.759,17-TL olarak arttırmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında özetle; davacının munzam zararını hangi kriterlere göre belirlediğini açıklamadığını, davanın 10 yıllık zamnaaşımına uğradığını, davanın açıldığı tarihten geriye doğru 10 yıllık süre dışında kalan bölümün talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacının munzam zararını somut vakılarla kanıtlaması gerektiğini, bunun yerine getirilmediğini, davacının elde edeceği gelirinin tahsil ettiği temerrüt faizinden çok yüksek olacağını bildirdiğini, olayda davacının tahsil ettiği temerrüt faizinin olması gereken değerden yüksek veya aşağıda olup olmadığına bağlı bulunduğunu, davacının para alacağını zamanında alması halinde ne şekilde kullanacağını ispat etmesi gerektiğini, ileri sürülen enflasyon ve paranın satın alma gücü, döviz kurlarındaki artış, devlet tahvili faiz oranları gibi faktörler genel, afaki ve doğrudan davacının zararını ifade etmeyen olgular olduğunu, bundan ötürü de BK.nun 105.nci maddesinde sözü edilen munzam zararın tazminini gerektirmeyeceğini, davacının uğradığını bildirdiği munzam zararını somut olaylarla kanıtlaması gerektiğini, davada davacı lehine hükmedilen avans faizi oranındaki temerrüt faizinin davacının zararını karşıladığını, müvekkilinin davacının alacağını geç tahsil etmesinde kusurlu bulunmadığını, davanın 12 yıl süreden sonra sonuçlandığını, davacının alacağını tahsil ettiğini bundan ötürü açılan davanın haksız olduğunu, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Mahkememizce, ...
8.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E. ,... K. sayılı dosya örneği getirtilmiş, incelenmesinde; davacı ... tarafından davalı ...Ş. (.. A.Ş. ) ile davalı ... aleyhine 03.01.2003 tarihinde alacak talebi ile ... esas sırasında dava açıldığı, bu davanın aynı mahkemenin...esas sayılı dava dosyası ile birleştiği, aynı davalılar aleyhine aynı mahiyette açılan bir kısım davaların da ... esas sayılı dava ile birleştiği, davacı ...'e ait birleşen ..esas sayılı dava yönünden "...Davanın, davacının takdiren % 25 müterafik kusuru bulunduğunun kabulüne dayalı olarak talep edilen tazminat alacağı yönünden kısmen kabulü ile 5.687,62.-Tl.nin 30.10.1997 tarihinden itibaren 31.12.1999 tarihine kadar değişken oranda talebi aşmamak kaydı ile reeskont faizi, 1.1.2000 tarihinden itibaren de değişken oranda avans faizi yürütülmek suretiyle davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı yanın munzam zarar tazminatı isteminin bu aşamada dinlenme koşulları bulunmadığından reddine..." dair 03.06.2008 tarihinde karar verildiği, anılan kararın Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 20.07.2010 tarihi ile onandığı, alacağın tahsiline yönelik davacı tarafından ...
8.İcra Müdürlüğünün... E.sayılı icra dosyasında icra takibi yapıldığı ve 10.8.2010 tarihinde icra dosyasından davacıya toplam 44.565,45.-Tl. Ödeme yapıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce verilen...E.K. sayılı 07/03/2019 tarihli karar ile davanın reddine karar verilmiş, kararın temyizi neticesinde Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...E.K. sayılı ilamı ile 16.09.2021 tarihli ilamı ile "...1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, munzam zarar istemine ilişkin olup mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek “davacının talep edebileceği 58,92 TL tutarında munzam zarar alacağı kalmadığı” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ne var ki, mahkemece itibar edilen raporda davacının 58,92 TL tutarında munzam zarar alacağı oluştuğu kanaati ifade edilmiştir. Bu durumda mahkemece bu rapora itibar edildiği belirtildiği halde davacının alacağı kalmadığı gerekçesiyle davanın tamamen reddi doğru olmamıştır.
3.Ayrıca, Dairemizin bozma ilamına uyularak zamanaşımına uğramayan son on yıl için munzam zarar hesabı yapılmış ise de davacının bu on yıl için aldığı temerrüt faizinin hesaplanan munzam zarardan mahsubu gerekirken, davacının bu süreden daha uzun süre için almış olduğu temerrüt faizinin tamamının zarardan düşülmesi doğru olmamış, mahkeme kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA..." karar verilmiş, yargılamaya mahkememizin 2022/356 esas sayılı dosyası üzerinden devam edilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07/04/2022 tarih ve ... E.K. sayılı bozma ilamı uyarınca bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 12.09.2023 tarihli bilirkişi heyeti raporunun sonuç kısmında "...Bilirkişi raporunun hazırlanabilmesi için ... 8. İcra Müdürlüğü ...e. Sayılı dosyasının dosyaya eklenmesi neticesinde davalı tarafından davacıya yapılan ödeme tutarlarının tespit edilebileceği, - Yapılan hesaplama neticesinde, hesaplama başlangıcı olarak 24.09.2000 tarihi kabul edilirse, 24.09.2010 tarihi itibariyle toplam munzam zarar tutarının 36.864,61 TL olduğu, - Yapılan hesaplama neticesinde hesaplama başlangıcı olarak 02.05.2012 tarihi kabul edilirse, 02.05.2012 tarihi itibariyle toplam munzam zarar tutarının 21.896,34 TL olduğu hesaplanmıştır. - ... 8. İcra Dairesi...dosya no, 19/08/2008 hesap tarihli dosya hesabında 40.487,02 TL Takipte kesinleşen miktar olarak hesaplanmış ve sayın davacıya ödendiği, - ... 8. İcra Dairesi ... dosyasından sayın davacıya yapılan temerrüt faizsiz anapara tutarının yapılan her iki hesaplama tutarının da üzerinde olduğu, - T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi ... E. ...K. Sayılı İlamında yer alan bozma şartlarına göre yapılan hesaplama neticesinde alacaklı davacı için yapılan munzam zarar tutarlarının davalı borçlu tarafından davalıya yapılan faizsiz anapara ödeme tutarının altında olduğu..." yönünde görüş belirtilmiştir. Tarafların rapora karşı beyan ve itirazlarının değerlendirilmesi için ek rapor alınmasına karar verilmiştir. 07.04.2025 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunun sonuç kısmında "...Bilirkişi raporunun hazırlanabilmesi için ... 8. İcra Müdürlüğü ...e. Sayılı dosyasının dosyaya eklenmesi neticesinde davalı tarafından davacıya yapılan ödeme tutarlarının tespit edilebileceği, Yapılan hesaplama neticesinde, hesaplama başlangıcı olarak 24.09.2000 tarihi kabul edilirse, 24.09.2010 tarihi itibariyle toplam munzam zarar tutarının 36.864,61 TL olduğu, Yapılan hesaplama neticesinde hesaplama başlangıcı olarak 02.05.2012 tarihi kabul edilirse, 02.05.2012 tarihi itibariyle toplam munzam zarar tutarının 21.896,34 TL olduğu hesaplanmıştır. ... 8. İcra Dairesi ...dosya no, 19/08/2008 hesap tarihli dosya hesabında 40.486,88 TL Takipte kesinleşen miktar olarak hesaplanmış ve sayın davacıya ödendiği, ..... 8. İcra Dairesi ... dosyasından sayın davacıya yapılan temerrüt faizsiz anapara tutarının yapılan her iki hesaplama tutarının da üzerinde olduğu, T.C. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi... E. ... K. Sayılı İlamında yer alan bozma şartlarına göre yapılan hesaplama neticesinde alacaklı davacı için yapılan munzam zarar tutarlarının davalı borçlu tarafından davalıya yapılan faizsiz anapara ödeme tutarının altında olduğu..." şeklinde görüş belirtilmiştir. Dava, BK.105/1 (eski) madde gereğince alacağın geç tahsil edilmesi nedeni ile geçmiş günler faizi ile karşılanmadığı iddia olunan munzam zararın tahsili talebine ilişkindir. Munzam zarar, davanın dayanağı olan ... 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.K. sayılı davası ve bu davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 105 maddesi ile 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nun 122/1 maddesinde düzenlenmiştir. BK 105/1 maddesinde "Munzam Zarar" başlığı ile "Alacaklının düçar olduğu zarar geçmiş günler faizinden fazla olduğu surette borçlu kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bu zararı dahi tazmin ile mükelleftir." hükmü yer almakta olup, TBK'nun 122/1 maddesinde "Aşkın Zarar" başlığı ile "Alacaklı, temerrüt faizini aşan bir zarara uğramış olursa borçlu kendisinin hiçbir kusurunun bulunmadığını ispat etmedikçe bu zararı da gidermekle yükümlüdür." hükmü yer almaktadır. Somut olayda değerlendirmenin dava tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nun 105/1 maddesine göre yapılması gerekmekte olup, bu alacağa BK'nun 125 maddesindeki 10 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerekmektedir. Yukarıda yazılı Yargıtay İlamı'nda belirtildiği üzere somut olayda 8 ATM'nin ... E.K. sayılı ilamı ile 5.687,62-TL'nin 30/10/1997 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiştir. Asıl davanın açılması iş bu davadaki munzam zarar talebi yönünden zamanaşımını kesmeyeceğine göre munzam zarar davasının açıldığı ve davanın ıslah edildiği tarihlerden geriye doğru 10 yıllık süre içerisinde gerçekleşen zarar bölümünün talep edilmesi mümkün olup bu süre dışında kalan zarar bölümünün ise zamanaşımına uğradığının kabulü gerekmektedir. BK 105/1 maddesine göre munzam zarar borçlu temerrüde düşmeden borcunu ödemiş olsa idi alacaklının mal varlığının kazanacağı durum ile temerrüt sonucunda ortaya çıkan ve oluşan durum arasındaki farktır. Ülkemizde yaşanan "Enflasyon" nedeni ile alacaklının zararının temerrüt faizi ile karşılanmasının mümkün olmayacağı, gecikme halinde faiz ile karşılanmayan zararın varlığı karine kabul edilip bu karinenin aksi davalı borçlu tarafından ileri sürülüp kanıtlanmadığından Yüksek Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereği bedelin ödeme tarihinden itibaren ekonomik etkenler nedeni ile azalan alım gücünün enflasyon, (TEFE, TÜFE-ÜFE) tüketici/eşya fiyat endeksi, döviz kurları, devlet tahvil faiz oranları, banka mevduat faiz oranları, yatırım aracı olan altın, memur maaşı ve işçi ücretlerindeki artışlar ve benzeri unsurların ortalamaları alınmak sureti ile dava tarihine kadar ulaşacak alım gücünün saptanmasının gerektiği anlaşılmakla yerleşik Yargıtay uygulamasına göre düzenlenen ve mahkememizce benimsenen ve bir önceki paragrafta yer verilen bilirkişi heyeti raporunda tespit edildiği üzere davacı tarafından tahsil edilen temerrüt faizi miktarının hesaplanan munzam zarar bedelinin üstünde olduğu ve tahsil kabiliyeti mümkün bir alacak bulunmadığı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerektiği kanaatine varılmıştır. HÜKÜM / Ayrıntısı ve gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davanın reddine,
2.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin alınan 445,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 169,90-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından yapılan 600,00-TL bilirkişi ücreti ve 400,00-TL tebligat posta gideri olmak üzere toplam 1.000,00-TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
5.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca reddedilen dava değeri üzerinden davalı vekili lehine hesaplanan 27.955,55-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6.Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde HMK 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine, Dair; taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Yargıtay yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/12/2025 Başkan ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Üye ...
(e-imzalıdır)
Katip ...
(e-imzalıdır)