19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı ... plakalı aracın, 04.04.2023 tarihinde müvekkiline ait ... plakalı araca çarparak hasarlanmasına neden olduğunu, bu kazanın oluşumunda ... plakalı araç sürücüsü %100 kusurlu olduğunu, müvekkilinin uyuşmazlık konusu kaza nedeniyle uğradığı değer kaybı zararının tazmin edilmesi amacıyla başvurma zorunluluğunun doğduğunu, meydana gelen hasara bağlı olarak müvekkiline ait araçta değer kaybı oluştuğunu, müvekkiline ait ... plakalı araç 2018 model ... marka araç olduğunu, kaza tarihindeki ikinci el bedeli oldukça yüksek olduğunu, bu nedenle Mahkemece davaya konu ... plakalı araçta gerçekleşen değer kaybı bedelinin tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmasını talep ettiğini, müvekkilinin aracı hakkında davalı tarafından düzenlettirilen ekspertiz raporunda müvekkiline ait araçta 21.163,63-TL hasar bedelinin oluştuğunun belirtildiğini, ancak oluşan hasar bedelinin daha yüksek olduğunu düşündüğünü, hasara bağlı olarak müvekkilinin aracında değer kaybı oluştuğunu, bağımsız eksperden alınan raporda ise müvekkilinin aracında 40.000,00-TL değer kaybı oluştuğunun belirlendiğini, müvekkilinin aracında meydana gelen hasarın niteliği, kaza sonrası aracın fotoğrafları ve diğer belgelerden müvekkilinin aracında oluşan değer kaybının belirlenenden yüksek olduğunu düşündüğünü, davalı sigorta şirketinin Karayolları Trafik Kanunu 85 ve devamı maddeleri ile Türk Borçlar Kanunu Md. 49 ve devamı maddeleri gereğince müvekkilinin, ... plakalı aracının değer kaybetmesi nedeni ile uğramış olduğu zararları tazmin etmesi gerektiğini, Yüksek Mahkeme kararları uyarınca da değer kaybı ZMMS poliçesi kapsamında olup poliçe limitleri dâhilinde ödenmesi gerektiğini, davalıya oluşan zararı gidermesi için dava öncesinde başvurulduğunu, ancak müvekkiline oluşan zararı giderecek ödeme yapılmadığını, talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla HMK 107/1. madde gereğince belirsiz alacak davanın kabulü ile;
04.04.2023 tarihli kaza neticesinde ... plakalı aracının uğramış olduğu değer kaybı bedelinin bilirkişi atanarak belirlenmesine karar verilmesini, şimdilik 100,00-TL değer kaybı bedeli tazminatın davalının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi birlikte tahsiline karar verilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket nezdinde sigortalı ... plakalı motosiklet, 04.04.2023 tarihinde ... plakalı araç ile çarpışarak maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, davacı tarafın, işbu dava ile aracın hasarlanması sebebiyle şimdilik değer kaybı tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, müvekkilinin ... A.Ş. tarafından ... plakalı araç için 05.01.2023 - 05.01.2024 tarihleri arasında geçerli olmak üzere .../0 Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi düzenlediğini, müvekkili şirketin sorumluluğu ise asla kabul anlamına gelmemekle birlikte sigortalının kusuru oranında poliçe teminat limiti ile sınırlı olduğuun, kaza tarihi itibariyle poliçe teminat limiti 120.000,00-TL olduğunu, bakiye teminat limitinin bildirilmesi asla davayı kabul anlamına gelmediğini, konu dosyada 26.07.2023 Tarihinde ... Sigorta A.Ş'ye 10.843,18-TL kasko rücu ödemesi yapıldığını, yapılan ödeme akabinde 109.156,82-TL bakiye limiti mevcut olduğunu,
davacı tarafın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacı taraf dava dilekçesinde, değer kaybı bedeline ilişkin taleplerini belirsiz alacak davası olarak ikame etmiş olduğunu belirttiğini, oysa HMK 107/1 maddesine göre, davanın açıldığı tarihte alacağın miktarının belirlenmesinin davacıdan beklenemeyecek veya miktarın belirlenmesinin imkânsız olduğu hallerde belirsiz alacak davası açabileceği açıkça hüküm altına alındığını, araçta meydana gelen değer kaybının davadan önce ekspertiz ya da hesap raporu alınmak suretiyle tespit edilebilir olduğundan davacının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından davanın usulden reddinin gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için olayın meydana geldiği tarihten itibaren 2 yıl içinde başvuruda bulunulması gerektiğini, işbu huzurdaki davanın olayın meydana geldiği tarihten itibaren 2 yıl içinde zamanaşımına uğradığından başvurun davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle beraber davacının aracında meydana gelen değer kaybı değerinin belirlenebilmesi için Yargıtay kriterlerine uygun bilirkişi raporu tanzimi gerektiğini, konu dosyada kaza tarihi (05.01.2023) itibariyle 2 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu, kusur yönünden belirsizlik mevcut polis tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında da sabit olduğu üzere taraflara kusur dağılımı yapılamamış olduğunu, dosya üzerinden yapılan incelemeler neticesinde mevcut verilerden kazanın oluşumunda kazaya sebebiyet veren araç için kusur izafesi yapılıp yapılmadığı dosyadaki verilerden anlaşılamıyor olup çelişkili ve muğlak kusur durumunun düzeltilmesi gerektiğini, dosyanın kusur incelemesi için Adli Tıp Kurumu Trafik ihtisas Dairesi’ne gönderilmesini talep ettiğini, asla kabul anlamına gelmemekle beraber, davacının faizin kaza tarihinden itibaren işletilmesine yönelik talebinin hukuki dayanaktan yoksun olup reddinin gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili sigorta şirketi ancak yasal faizden sorumlu tutulabileceğini, davanın öncelikle usulden reddine karar verilmesini, müvekkili sigorta şirketinin ihbar olunan konumunda olması ve müvekkili şirkete yapılan bir başvuru bulunmaması nedeniyle aleyhine hüküm kurulmamasına karar verilmesini, ret talebinin kabul edilmemesi durumunda müvekkili şirketin sorumluluğunun açıkladığı çerçevede değerlendirilmesine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
... A.Ş Genel Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ... plakalı araç ile 04.04.2023 tarihinde mahkememiz davacısı ... (T.C.:...)'a ait ... plakalı araç arasında meydana gelen kazaya ilişkin, hasar dosyasının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi Müdürlüğüne müzekkere yazılarak, ... plakalı araç ile 04.04.2023 tarihinde mahkememiz davacısı ... (T.C.:...)'a ait ... plakalı araç arasında meydana gelen kazaya ilişkin, ... plakalı aracın kaza, hasar, tazminat ve TRAMER kayıtlarının çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
Esenyurt Trafik Tescil Büro Amirliğine müzekkere yazılarak, ... plakalı araç ile 04.04.2023 tarihinde mahkememiz davacısı ... (T.C.:...)'a ait ... plakalı araç arasında meydana gelen kazaya ilişkin, kaza tespit tutanağı ile, kazaya ilişkin fotoğrafları ile ilgili tüm evrakların çıkartılarak, gönderilmesi istenilmiş ve yazı cevabı dosyamız arasına alınmıştır.
GEREKÇE
Dava, trafik kazası sebebiyle değer kaybı istemine ilişkindir. Trafik kazaları nedeniyle maddi ve manevi tazminat talepleri asıl olarak haksız fiil sorumluluğuna dayanır. TBK md. 49’a göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören karşı tarafın kusurunu ve zarara uğradığını ispat yükü altındadır.
KTK md. 85 ve 88 uyarınca trafik kazası sonucu meydana gelen kazadan aracın işleteni veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi de müştereken ve müteselsilen sorumludur. İşleten veya aracın bağlı bulunduğu işletmenin sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusursuz olması ve kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmemesi şartıyla, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya 3. kişinin ağır kusurundan kaynaklandığını ispat ederek sorumluluktan kurtulur. Hem TBK md. 52 hem de KTK md.86/2 uyarınca kazada zarar görenin de kusurunun bulunması halinde tazminat miktarından indirim yapılması gerekir.
Trafik kazası sonucu zarar görenin aracında meydana gelen değer kaybı zararından zarar veren sorumludur. Yerleşik yüksek mahkeme içtihatları uyarınca değer kaybı, aracın kaza tarihi itibariyle serbest piyasa koşullarına göre hasarsız haldeki ikinci el değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre tespit edilir. Trafik kazasından doğan tazminat davalarında 2 ve 10 yıllık zamanaşımı süreleri uygulanır. Ancak fiilin cezayı gerektirmesi durumunda, ceza kanununda daha uzun bir zamanaşımı süresinin öngörülmesi şartıyla, bu süre uygulanır.
Dava konusu kaza 04/04/2023 tarihinde davacının maliki olduğu ... ile davalı nezdinde sigortalı olan ... plakalı araçlar arasında meydana gelmiştir.
Davalı taraf usûle uygun olarak zamanaşımı itirazında bulunduğundan mahkememizce öncelikle zamanaşımı hususu incelenmiştir. Uyuşmazlıkta uygulanması gereken zamanaşımı süresi 2 yıldır. Zira eylem herhangi bir suç teşkil etmediği için uzamış zamanaşımı bulunmamaktadır. Dava dilekçesinin ekinde bulunan eksper raporunda zararın ve kusur durumunun tespit edildiği gözetildiğinde, davacının zararının ve zarar vereni en geç eksper raporu tarihinde öğrendiği mahkememizce kabul edilmiştir. 04/05/2023 tarihli eksper raporuna göre zamanaşımı süresi 04/05/2025 tarihinde dolmuştur.
Davacı tarafın 11/08/2025 tarihinde arabuluculuğa başvurduğu görüldüğünden, zamanaşımına eklenecek bir süre bulunmadığı değerlendirilmiştir.
Yukarıda açıklanan sebeplerle, kazanın 04/04/2023 tarihinde gerçekleştiği, davacının zararı ve zarar vereni en geç 04/05/2023 tarihli eksper raporu ile öğrendiği, arabuluculuğa 11/08/2025 tarihinde başvurulduğu ve davanın 20/10/2025 tarihinde açıldığı anlaşıldığından TBK md. 72 uyarınca 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu kanaatiyle davanın zamanaşımı süresinden sonra açılması sebebiyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın zamanaşımı sebebiyle REDDİNE,
2.Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 116,60-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 4.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6.Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/01/2026 Katip ... ¸ Hakim ... ¸