Aramaya Dön

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/429
Karar No
K. 2026/11
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/429 Esas
KARAR NO: 2026/11
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 18/10/2023
KARAR TARİHİ: 08/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA :

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı taraf arasındaki ticari ilişki doğrultusunda "lazer tarama" ve "rölöve" hizmeti konusunda anlaştıklarını, müvekkili şirketin, davalı tarafa karşı yüklendiği edimi yerine getirdiğini, yüklendiği edime ilişkin 13.12.2022, 18.04.2023 ve 28.07.2023 tarihli faturalar tanzim ederek davalı tarafa sunduklarını, faturalar ve faturalar ile uyumlu cari hesaptan görüleceği üzere davalı tarafın müvekkili şirkete 555.988,44-TL borcu bulunduğunu, davalı tarafın; satışa konu hizmetlere ilişkin fatura bedellerini ödemekten imtina ettiğini, bu sebeple taraflarınca .... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı icra dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun adı geçen takibe 01.09.2023 tarihinde itiraz ettiğini, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, taraflarınca itirazın iptali davası açabilmek için 04.09.2023 tarihinde ticari dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, davalı şirketçe takip tarihinden sonra arabuluculuk görüşmeleri süresinde müvekkili şirketin hesabına;15.09.2023 tarihinde 156.000,00-TL, 18.09.2023 tarihinde 200.000,00-TL, 27.09.2023 tarihinde 200.000,00-TL ihtirazi kayıtsız ödeme yapıldığını ancak icra vekalet ücreti, faiz ve yargılama giderlerinin ödenmesinden imtina edildiğini, davalının itirazının haksız olduğunu, takibi sürüncemede bırakmak, asıl alacağa bağlı feri alacakları, yargılama giderlerini ve icra vekalet ücretini ödememek amacıyla yapıldığını, dolayısıyla itirazların kötü niyetli olduğunu ayrıca davalının müvekkili şirketten mal kaçırma olasılığının olduğunu, davacı müvekkili şirketin mevcut icra dosyasında yer alan bakiye alacağa ve davalı şirket ile olan ticari ilişkilerin doğan ancak henüz muaccel olmamış alacaklarına ulaşmasının imkansızlığı tehlikesi bulunduğundan Mahkemeden ihtiyati haciz talebinde bulunma zaruretinin doğduğunu, bu sebeple, öncelikle teminatsız olarak Mahkeme aksi kanaatte ise teminat karşılığında borçlu aleyhine borcu karşılayacak miktarda ihtiyati haciz kararı verilmesini, takibe konu olan borcun her iki tarafı da tacir olan şirketlerin ticari faaliyetleri neticesinde gerçekleşen bir ticari işten kaynaklandığını, bu sebeple takibin yapıldığı tarihten itibaren başlatılmak üzere avans faizine hükmedilmesine, yukarıda arz ve izah olunan nedenler ve resen dikkate alınacak hususlar dikkate alınarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, öncelikle ve ivedi olarak davacı müvekkili lehine borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine alacak miktarı kadar ihtiyati haciz konulmasını; davanın kabulünü, davalı borçlunun .... İcra Müdürlüğü 2023/... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptalini, icra takibine devam edilmesini, davalı aleyhine alacağın %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödenmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava tarafça müvekkili tarafından borca itiraz edildiği, takip tarihinden sonra davacı şirket hesabına toplamda 556.000,00-TL ödeme yapıldığı, icra vekalet ücreti, faiz ve yargılama giderlerinin ise ödenmediği, itirazın haksız olduğu, takibi sürüncemede bırakmak ve yargılama giderlerini ödememek amacıyla takibe kötüniyetli olarak itiraz edildiği iddia edilerek davacının muaccel olmayan alacaklarına ulaşamama tehlikesi bulunduğundan bahisle ihtiyati haciz talebinde bulunulduğunu ve itirazın iptaline karar verilmesi talep edildiğini, davacı yanın tüm taleplerinin hukuki mesnetten yoksun olduğunu, haksız ve kötüniyetli davanın reddine karar verilmesini, müvekkili şirketin ... Belediyesinden ihale ile "... Merkez Kentsel Sit Alanı İçerisinde Bulunan Korunması Gerekli Sokakların Cephelerinin Sağlıklaştırma" projesini aldığını, davacı şirket ile projenin hazırlanmasına ilişkin olarak sözleşme imzalandığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 13'üncü maddesinde "İşbu sözleşmeden doğan uyuşmazlıklarda İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir" hükmünün yer aldığını,

HMK 17 uyarınca huzurdaki davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, öncelikle Mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, bu kapsamda yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini, davacı tarafça .... İcra Müdürlüğünün 2023/... esas sayılı dosyası kapsamında başlatılan ilamsız icra takibinin cari hesap alacağı olduğu görüleceğini, Hukukumuzda cari hesap, Türk Ticaret Kanununun (TTK) 89'uncu maddesinde tanımlandığını, Yasanın açık hükmü uyarınca cari hesap sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılmasının zorunlu olduğunu, davacı yanın icra takibinde cari hesap alacağına dayanmış ise de taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunmadığından, icra takibinde cari hesap alacağının talep edilmesi, takibe dayanak gösterilmesinin mümkün olmadığını, itirazın iptali davasının da ilamsız icra takibine yapılan itirazın iptaline münhasır açılan ve takiple sıkı sıkıya bağlı olan bir dava türü olduğunu, Yargıtay'ın müstekar hale gelmiş içtihatları ile sabit olduğu üzere, takip talebine dayanak gösterilen alacak sebebinden farklı bir nedenle itirazın iptali talep edilmesinin mümkün olmadığını, davacı yanın dilekçesinde müvekkil ile yapılan anlaşma uyarınca düzenlenen ve toplam 555.988,44-TL bedelli üç adet faturanın ödenmemesi sebebiyle icra takibi başlatıldığını beyan ettiğini, fatura borcunun ödenmemesi sebebiyle başlatılan takibe haksız ve kötüniyetli olarak itiraz edildiğini iddia ettiğini, söz konusu iddianın haksız ve hukuki mesnetten yoksun olduğunu, davacı tarafça müvekkili aleyhine icra takibi yapıldığı tarihte müvekkilinin davacıya ödemesi gereken muaccel bir borcu bulunmadığını, 156.000,00-TL'lik ödemenin sözleşme metninde açıkça belirtildiği üzere, idare tarafından yatırılan hak edişlerden %10'luk kesinti yapılarak alt yükleniciye ödeme yapılacak olduğunu, bakiye %10, kesin kabul ile birlikte ödeneceğini, bu hususun sözleşmede "İş bitiminde yüklenici ile idare tarafından yapılacak kabullerden sonra alt yükleniciye ait kesintilerin ödemesi masraflar kesilerek yüklenici tarafından yapılacaktır" şeklinde açıkça düzenlendiğini, taraflarınca davacıdan (e-posta yoluyla) ve davacının icra takibi sonrası idareden, kesin kabul yapılıp yapılmadığı hususunda bilgi talep edildiğini, sonuç olarak 22.03.2023 tarihli Hizmet İşleri Muayene Kabul Tutanağı ile kesin kabul işleminin yapıldığının anlaşıldığını ancak bu noktada taraflarınca anlaşılamayan hususun söz konusu belgede yer alan müvekkili şirkete ait kaşe ve imzanın kim tarafından atıldığı hususu konusunda suç duyurusunda bulunma hakları saklı kalmak kaydıyla kesin kabul tutanağında yer alan kaşe ve imza müvekkile ait olmadığını, müvekkili şirketin, idare tarafından kesin kabul işleminin yapıldığını 22.03.2023 tarihinde değil Eylül 2023 tarihinde öğrendiğini, akabinde %10'luk kesinti miktarından bakiye kısmı davacıya gönderdiğini, tüm bu sebeplerle, fazlaya ilişkin her türlü dava, talep ve şikayet hakları saklı kalmak kaydıyla; haksız ve hukuka aykırı davanıni, davacının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesini, yargılama masrafları ile ücreti vekaletin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava dilekçesi, cevap dilekçesi ve sair tüm evraklar hep birlikte incelenmiştir. Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67. maddesi gereğince itirazın iptali davasıdır.

Dosyamıza getirtilen ... İcra Müdürlüğünün 2023/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 555.988,44-TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, buna göre davanın, İİK.67.maddesinde yazılı 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. İddia, savunma, toplanan deliller ve tarafların ilişki dönemlerine ait davacı taraf ticari defter ve kayıtları üzerinde ve talimat cevabı da değerlendirilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş ve bilirkişi sunmuş olduğu 20/10/2025 tarihli raporunda özetle; "5.1 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine 17.08.2023 tarihinde .... İcra Dairesi 2023/... E. sayılı dosyası ile; 555.988,44 TL tutarlı toplam alacağı için icra takibi başlatıldığı, davalı şirket tarafından davacı tarafa 15.09.2023 tarihinde 156.000,00 TL, 18.09.2023 tarihinde 200.000,00 TL ve 27.09.2023 tarihinde 200.000,00 TL’si olmak üzere toplam 556.000,00 TL’yi takip tarihi olan 17.08.2023 tarihi sonrasında yaptığı, Davacı yanın 555.988,44 TL tutarlı alacağına takip tarihi olan 17.08.2023 tarihinden son ödeme tarihi olan 27.09.2023 tarihine kadar 14.421,43 TL İşlemiş faiz talep edebileceği hesap edildiği, Neticeten; Davacının davalıdan işlemiş faiz yönünden 14.421,43 TL alacaklı olduğu, diğer taleplerinin ise infaz aşamasında yerine getirilebileceği ve bununda yine takdir ve kararının tamamen Sayın Mahkemeye ait olduğu" şeklinde görüş bildirilmiştir.

Dava ve cevap dilekçesi, bilirkişi raporu, icra dosyası, cevabi yazılar, ihale dosyası, faturalar ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde, davanın taraflar arasında ... Merkez Sit alanı içerisinde bulunan korunması gerekli sokakların cephelerinin sağlamlaştırılması projesinin hazırlanması ve işinin yapılması amacıyla düzenlenen sözleşme uyarınca yapılan iş bedellerine ilişkin düzenlenen faturaların tahsiline ilişkin icra takibi sonrası davalının fatura bedellerini ödeyip icra harç veya masrafları ile vekalet ücreti ve faize ilişkin ödeme yapmayarak yapmış olduğu itirazın iptali davası olduğu, taraflar arasında ... Merkez Sit alanı içerisinde bulunan korunması gerekli sokakların cephelerinin sağlamlaştırılması projesinin hazırlanması ve işinin yapılması amacıyla tarihsiz alt yüklenici sözleşmesinin düzenlendiği, bu sözleşme uyarınca davacının alt yüklenici olarak işi yaptığı ve faturalar düzenleyerek davalıya gönderdiği, aşamalarda davacının 17/08/2023 tarihinde icra takibine başladığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın alacağın muaccel hale gelip gelmediği ile imzalanan sözleşmenin 4. Maddesinde ödemeler başlığı altında belirlenen koşulun davacı tarafça sağlanıp sağlanmadığı noktasında toplandığı, taraflar arasında düzenlenen sözleşmenin 4. Maddesinde ödemeler başlığı altında ''... Düzenlenen hakedişe ait ödemenin idare tarafından ana yükleniciye ödenmesini takiben 1 hafta içerisinde ; alt yüklenici lehine doğacak hakedişlerden %10 kesinti yapılarak fatura karşılığı ödenecektir...'' şeklinde anlaşma sağlandığı, taraflar arasında düzenlenen bu açık hüküm karşısında hakedişlerden kaynaklı davacı alacağının hakediş bedelinin(ana yükleniciye yapılan ödeme) ana yükleniciye ödenmesi sonrası %10 kesinti yapılması sonucu 1 hafta sonra muaccel-istenebilir hale geleceği, ana yüklenici davalının hakediş alacaklarını 12/09/2023 ve 21/09/2023 tarihinde ihaleye veren kurumdan aldığı ve her iki hakedişi anlaşma uyarınca kesinti yaptıktan sonra 1 hafta içerisinde davacıya gönderdiği, tarafların anlaşmaları uyarınca alacağın istenebilir hale gelmesinin bu tarihlerden sonra başladığı ancak davacı alt yüklenicinin bu tarihleri beklemeden 17/08/2023 tarihinde icra takibine başladığı, böylece muaccel olmayan alacağa ilişkin takipte bulunduğu anlaşıldığından davalının sadece borçlu olduğu fatura bedellerini ödeyip icra takibine konu diğer alacakları ödememesinin doğru olduğu anlaşıldığından davacının davasının reddedildiği ancak davacının açıkça kötü niyetli olmadığı görüldüğünden davalının kötü niyet tazminat talebinin ise reddedildiği anlaşıldığından aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere;

1.Davacının davasının reddine,

2.Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

3.Alınması gereken 732,00-TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.431,75 TL harcın mahsubu ile fazla alınan 699,75 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde davacı tarafa iadesine,

4.Yargılama giderlerinin davacının üzerinde bırakılmasına,

5.Karar kesinleşinceye kadar yapılacak giderlerin davacının yatırmış olduğu gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye avansın davacıya iadesine,

6.Davalı kendini vekille temsil ettirdiğinden lehine Asgari Ücret Tarifesi gereği 45.000,00-TL ücret takdirine, bunun davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine

7.3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,

Dair,

HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/01/2026 Katip ... Hakim ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.