Esas No
E. 2023/681
Karar No
K. 2025/1247
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2023/681 K. 2025/1247 T.
Karar Sonucu KABULÜNE
Resmî Atıf BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2023/681, K. 2025/1247, T. 19.11.2025
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2023/681
Karar No
2025/1247
Karar Tarihi
19.11.2025
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
KABULÜNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/681 Esas
KARAR NO: 2025/1247
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 13/07/2023
KARAR TARİHİ: 19/11/2025

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 26/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ... ile davalı ... arasında Tekirdağ İli, ... Mah. ... Ada .... Parsel numarasında kayıtlı arsada inşa edilen ... Projesinin mekanik tesisat işlerinin malzemeli olarak yapılmasına ilişkin yüklenicilik sözleşmesi imzalandığını, imzalanan sözleşme gereğince müvekkili şirket ile davalı arasında cari hesap ilişkisi kurulduğunu fakat sözleşme konusu işin taahhüt edildiği şekilde ve taahhüt edildiği sürede yapılmadığını, yapılacak olan iş kapsamında davalıya sürekli olarak avans ödemeleri yapıldığını ve cari hesap nedeniyle müvekkili şirketin davalıdan alacaklı konumda olduğunu, son olarak bir kısım acil işin tamamlanması gerektiğinden müvekkili şirket tarafından güven ilişkisi kapsamında davalıya 20.07.2023 vadeli ... seri nolu 90.000 TL bedelli ve 20.07.2023 vadeli ... seri nolu 310.000 TL bedelli çeklerin avans olarak verildiğini, müvekkili şirketin tüm taleplerine rağmen dava konusu işin yine tamamlanmadığını, avans niteliğinde verilen çekler nedeniyle müvekkili şirketin oldukça alacaklı olduğu cari hesap ilişkisinde bir kez daha yapılmamış bir işin bedelini ödeme durumu ile karşı karşıya kaldığını iddia ederek; fazlaya ilişkin ve cari hesaba ilişkin alacak hakları saklı kalmak kaydı ile davanın kabulüne, müvekkili şirketin davalı lehine düzenlenen 20.07.2023 vadeli ... seri nolu 90.000 TL bedelli ve 20.07.2023 vadeli ... seri nolu 310.000 TL bedelli çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, söz konusu çeklerin yargılama sürecinde ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir kararı verilerek ilgili bankaya müzekkere yazılmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Dava dilekçesi davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, davalı tarafından davaya karşı yazılı cevap dilekçesi ibraz edilmemiş, davalı sözlü beyanları ile davanın reddi yönünde savunma yapmıştır.

YARGILAMANIN ÖZETİ, DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; 20/07/2023 keşide tarihli ... seri nolu 90.000,00 TL bedelli ve 20/07/2023 keşide tarihli ... seri nolu 310.000,00 TL bedelli çeklere dayalı menfi tespit ve istirdat istemlerine ilişkindir.

Mahkememizce taraflara usulüne uygun davetiye tebliğleri yapılarak taraf teşkili sağlanmış ve davanın esasına başlanmıştır.

Uyuşmazlığın, 20.07.2023 vadeli ... seri nolu 90.000 TL bedelli çek ile 20.07.2023 vadeli ... seri nolu 310.000 TL bedelli çekten dolayı davacının davalıya borçlu olup olmadığı hususlarından kaynaklandığı tespit edilmiştir.

Mahkememizce davaya konu ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait, ... tarafından keşide edilen, 20/07/2023 keşide tarihli .... seri numaralı 90.000,00-TL bedelli ve ... seri numaralı 310.000,00-TL bedelli çeklerin ibraz edilip edilmediği hususunda ... bank Anonim Şirketi .... müzekkere yazıldığı, 26/09/2023 tarihli yazı cevabı ile; 20/07/2023 keşide tarihli ... seri nolu 310.000,00-TL bedelli çekin 24/07/2023 tarihinde ... Bankası ... Şubesi tarafından elektronik takas aracılığıyla sorulup ödendiği; diğer çekin ise 20/07/2023 tarihinde ... bank .... Şubesi tarafından elektronik takas aracılığıyla sorulduğu ancak Mahkeme yazısı gereği ödenmediği hususlarının bildirilmiş olduğu görülmüştür. Namık Kemal ve Kocasinan Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; tarafların 2022 ve 2023 yıllarına ait karşılaştırmalı BA-BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.

İstanbul Ticaret Sicili ile Kocasinan Vergi Dairesi Müdürlüklerine müzekkere yazılarak; davalının gerçek kişi ya da şahıs firması olarak tacir kaydının bulunup bulunmadığı, vergi mükellefi olup olmadığı, hangi defterleri tuttuğu, işletme hesabına göre mi bilanço usulüne göre mi defter tuttuğu, Vergi Usul Kanunu'nun 176-177.maddeleri kapsamında esnaf mı yoksa tacir mi olduğu hususlarının araştırılarak mahkememize bu hususla ilgili bilgi verilmesi istenmiş, cevabi yazılar ve ekleri dosyaya kazandırılmıştır.

İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının ... Doğalgaz Isıtma Soğutma ve Havalandırma Sistemleri ünvanı altında gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunduğu hususunun bildirildiği görülmüştür.

Kocasinan Vergi Dairesi Müdürlüğüne yazılan müzekkereye verilen cevapta; davalının 18/09/2012 tarihi itibariyle mükellefiyet kaydının yapıldığı ve faaliyet kodunun son olarak Bina Veya Diğer İnşaat Projelerinde Isıtma, Havalandırma, Soğutma ve İklimlendirme Sistemlerinin Bakım ve Onarımı şeklinde olduğu, bilanço hesabı esasına göre defter tuttuğu dolayısıyla 1. Sınıf tüccar olduğu hususlarının bildirildiği görülmüştür. İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası UYAP Bilişim Sistemi üzerinden celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.

Mahkememiz dosyası, davacının iddiaları, savunma (İnkar), sunulan ve toplanan deliller, BA/BS formları, dosya kapsamındaki belgeler ve tüm dosya kapsamına göre TARAFLARIN TİCARİ DEFTERLERİ İNCELENEREK; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığı, lehlerine delil niteliğinde olup olmadığı, defter kayıtlarının birbirini doğrulayıp doğrulamadığı, tarafların ticari ilişkiyi hangi hesaplarla izlediği, defterler arasında fark bulunması halinde farkın sebebi, davaya konu çeklerin taraf ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, kayıtlı ise ne şekilde olduğu, taraflar arasındaki uyuşmazlık kapsamında menfi tespit istemlerinin yerinde olup olmadığı hususlarında rapor düzenlenmek üzere SMMM bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından 27/06/2024 tarihli rapor tanzim edilerek mahkememiz dosyasına ibraz edilmiş;

27/06/2024 tarihli bilirkişi raporunun incelenmesinde özetle;"... Dava konusunun, davacının davalı yana dava konusu çek tutarları kadar borcunun bulunmadığının menfi tespiti talebinden ibaret olduğu, davacının 2021 ve 2022 yılları ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, 2023 yılı ticari defterlerinin ise lehine delil niteliğinin bulunmadığı, davacının ticari defterlerine göre; dava konusu çeklerin davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, davacı yanın dava tarihi itibariyle davalı yandan 6.182.324,92 TL alacaklı olduğu, davacı yan taraflar arasındaki Mekanik Tesisat İşlerine İlişkin Yüklenicilik Sözleşmesine istinaden davalı yana avans olarak vermiş olduğu 20.07.2023 tarihli ... no.lu 90.000,00 TL tutarlı ve 20.07.2023 tarihli ... no.lu 310.000,00 TL tutarlı çek tutarları kadar borcunun bulunmadığının menfi tespiti talebinde bulunduğu, dosyaya mübrez taraf BA-BS formlarında yapılan incelemede davalı yanın 2022 yılında davacı yana toplam 2.986.794,78 TL(KDV hariç) tutarında 20 fatura düzenlemiş olduğu, davacı yanın ise toplam 91.809,63 TL(KDV hariç)tutarında 8 adet fatura düzenlemiş olduğu hususunda taraf BA-BS formlarının uyumlu olduğu, davacı yanın dava konusu çekler kadar davalı yana borcunun bulunup bulunmadığı hususunda; davacı yanın ticari defter ve belgeleri ve tarafların dosyaya mübrez 2022 yılı BA-BS formları üzerinde yapılan inceleme neticesinde mevcut belgeler ile tarafların 2021 ve 2023 yılların cari ilişkisine ilişkin yeterli değerlendirme yapılamadığı, tarafların 2021 ve 2023 yılları BA- BS formlarının celbi halinde davacı yanın düzenlemiş olduğu faturalardan hangilerinin davalı yanın kabulünde olduğu, BA-BS sınırı altında kalan faturalar için ise davacı yanın faturalara ait sevk irsaliyelerini sunması gerektiği, neticeten, davacı yanın dava konusu 20.07.2023 tarihli ... no.lu 90.000,00 TL tutarlı ve 20.07.2023 tarihli ... no.lu 310.000,00 TLtutarlı çek tutarları kadar borcunun bulunmadığı hususunun davacı yanın ispatına muhtaç olduğu" değerlendirme ve tespitlerinin yapıldığı anlaşılmıştır.

Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından rapora karşı beyan ve itirazlarını içerir dilekçe sunulmuştur. Merter, Namık Kemal ve Kocasinan Vergi Dairesi Müdürlüklerinden; tarafların 2021 yılına ait karşılaştırmalı BA-BS formları celp edilerek dosya kapsamına kazandırılmıştır.

Mahkememiz dosyası;

23/10/2024 tarihli celse ara kararı ile; davacı vekilinin itirazları doğrultusunda ve sunduğu deliller de incelenmek suretiyle; her bir itirazı karşılayacak şekilde gerekçeli, hükme ve denetime elverişli ek rapor düzenlenmek üzere bilirkişiye tevdi edilmiş;

29/08/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; ''...Davacının 2023 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, davacı şirket ticari defterleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme kapsamında davacı şirket tarafından davalı tarafa 2021 yılında 11 Adet toplamda 75.869,66 TL fatura düzenlendiği, 2022 yılında 14 Adet toplamda 117.045,34 TL fatura düzenlendiği, 2023 yılında ise 22 Adet toplamda 725.659,87 TL fatura düzenlendiği, davalı tarafından davacı şirkete 2021 yılında 1 Adet toplamda 45.000,00 TL fatura düzenlendiği, 2022 yılında 8 Adet toplamda 875.121,36 TL fatura düzenlendiği, davacı şirket tarafından düzenlenen BA/BS sınırı altında kalan ve BA/BS formlarında yer almayan faturaların davacı şirket ispatına muhtaç olduğu, her iki taraf BA-BS formlarında davalı tarafından davacı şirkete 21 adet toplamda 3.024.930,37 TL (KDV Hariç) fatura düzenlendiği bildirilmesine rağmen, davacı şirket tarafından 9 adet toplamda 920.121,36 TL (KDV Dahil) fatura kaydedildiği görülmekle, davacı şirketin davalı şirket tarafından düzenlenen faturaların tümünü BA-BS de bildirdiği ancak ticari defterlerine eksik kaydettiği, davacı şirket tarafından davalı şirkete muhtelif tarihlerde toplamda 6.773.931,00 TL ödeme yapıldığı, kök raporda dava konusu mezkur çeklerin davacı şirket ticari defter ve kayıtlarında bulunmadığı denilmişse de söz konusu değerlendirme sehven yapılmış olup dava konusu 20.07.2023 tarihli ... no.lu 90.000,00 TL tutarlı ve 20.07.2023 tarihli ... no.lu 310.000,00 TL tutarlı çeklerin davacı şirket ticari defterlerinde 18.04.2023 tarihinde kayıtlı olduğu, davacı şirket ticari defterlerinde; dava konusu çeklerden 20.07.2023 tarihli .... no.lu 90.000,00 TL tutarlı çekin davalı tarafından 05.09.2023 tarihinde iade edildiğine ilişkin kayıt bulunmakla birlikte ilgili kayda ilişkin dayanak belge bulunmadığından mezkur çeke istinaden iade kaydının ispata muhtaç olduğu, dava konusu çekler harici davacı şirketin muhtelif tarihlerde toplamda 6.373.931,00 TL (düzenlenen faturalar toplamının üstünde) ödeme yapıldığı, bankadan gönderilen ödemelerin dekontlarında "CH Mahsuben" açıklamasının bulunduğu, çek ile yapılan ödemelerde ise davalı tarafından Çek/Nakit Tahsilat Makbuzu düzenlendiği, davalı tarafından davacı tarafa düzenlenen faturalar toplamının 3.024.930,37 TL (KDV Hariç) olduğu, davacı şirket her ne kadar faturaları ticari defterlerinde eksik kaydetmişse de BA/BS formlarında mezkur faturaları bildirdiği ve kabulünde olduğu anlaşıldığından, davacı tarafından yapılan ödemelerin davalı şirket tarafından düzenlenen tüm faturalardan mahsubunun gerekeceği, bu itibarla davacı şirketin davalı şirkete 3.204.513,16 TL (3.569.417,84 TL %18 KDV Dahil davalı fatura toplamı - 6.773.931,00 TL davacı ödemeler toplamı) fazla ödeme yaptığı, bu itibarla; davacı şirketin dava konusu çekler kapsamında borcunun bulunmadığı'' görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi ek raporu usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından rapora karşı beyanlarını içerir dilekçe ibraz edilmiştir. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 72. maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir.

İİK'nın 72/6. maddesi hükmüne göre borçlu, dava konusu borcu ödemek zorunda kalmış olursa, menfi tespit davası yasa gereği kendiliğinden istirdat davasına dönüşür ve davaya istirdat davası olarak devam edilir. 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir.

Davalı tarafça, verilen kesin süre içerisinde uyuşmazlık dönemine ilişkin ticari defter ve kayıtları Mahkememize sunulmamış, defter ve kayıtların nerede olduklarına dair beyanda bulunulmamıştır.

Mahkememizce yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi kök ve ek raporları, sunulan ve toplanan deliller kapsamında; tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; Çek alacağın varlığını ispatlayan kesin delil niteliğinde olduğundan işbu davada ispat yükünün davacıda olduğu, davacının davaya konu çeklerin keşidecisi olduğu, davacı tarafça çeklerin davalıya ... İli, .... Mah. ... Ada .... Parsel numarasında kayıtlı arsada inşa edilen ... Projesinin mekanik tesisat işlerinin malzemeli olarak yapılmasına ilişkin yüklenicilik sözleşmesi kapsamında avans olarak verildiği, ancak davalının sözleşme konusu işi taahhüt edildiği şekilde ve taahhüt edildiği sürede yapmadığı iddiası ile iş bu menfi tespit istemli davanın açıldığı, davacı vekili tarafından iddianın ispatı için ticari defter ve kayıtlarının delil olarak gösterildiği, ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatının mümkün olduğu, davaya konu çeklerin keşideci olan davacı tarafından lehdar davalıya verildiği ve kişisel defilerin (çekin avans olarak verildiği, bedelsiz kaldığı) davalıya karşı ileri sürülebilmesinin mümkün olduğu da gözetildiğinde TTK'nun 83 ile 85 ve HMK'nun 222'nci maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi kök ve ek raporlarında; dava konusu çekler harici davacı şirket tarafından muhtelif tarihlerde toplamda 6.373.931,00 TL (düzenlenen faturalar toplamının üstünde) ödeme yapıldığı, bankadan gönderilen ödemelerin dekontlarında "CH Mahsuben" açıklamasının bulunduğu, çek ile yapılan ödemelerde ise davalı tarafından Çek/Nakit Tahsilat Makbuzu düzenlendiği, davalı tarafından davacı tarafa düzenlenen faturalar toplamının 3.024.930,37 TL (KDV Hariç) olduğu, davacı şirket her ne kadar faturaları ticari defterlerinde eksik kaydetmişse de BA/BS formlarında mezkur faturaları bildirdiği ve kabulünde olduğu anlaşıldığından, davacı tarafından yapılan ödemelerin davalı şirket tarafından düzenlenen tüm faturalardan mahsubunun gerekeceği, bu itibarla davacı şirketin davalıya 3.204.513,16 TL (3.569.417,84 TL %18 KDV Dahil davalı fatura toplamı - 6.773.931,00 TL davacı ödemeler toplamı) fazla ödeme yaptığı, bu itibarla; davacı şirketin dava konusu çekler kapsamında borcunun bulunmadığı hususlarının tespit edildiği, davalı tarafça ihtara rağmen ticari defter ve kayıtların Mahkemeye sunulmadığı ve yerinin de bildirilmediği, davalının ticari defterlerini sunmayarak davacının ticari defter kayıtlarının HMK'nın 222/3. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığının tam olarak incelenebilmesine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 2. maddesi ile 6100 sayılı HMK' nın 29. maddesi kapsamında dürüstlük-hakkaniyet ilkesine aykırı bir şekilde engel olduğu anlaşılmakla; denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi kök ve ek raporları dikkate alınarak davacının ticari defter kayıtları ve BA/BS formları ile taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının ispatlandığı, davacı şirketin davalıya 3.204.513,16 TL fazla ödeme yaptığı sonuç ve vicdani kanaatine varılmış; diğer yandan dava konusu edilen çeklerden ... Bankası A.Ş. ... Şubesine ait, ... tarafından keşide edilen, 20/07/2023 keşide tarihli .... seri numaralı 310.000,00-TL bedelli çekin banka hesabından ödendiği, ... seri numaralı 90.000,00-TL bedelli çekin ise İstanbul .... İcra Müdürlüğünün .... Esas sayılı dosyasında 18/08/2023 tarihinde davacı tarafından 79.500,00-TL olarak ödenmesi nedeniyle İİK'nın 72/son hükmü uyarınca dava istirdat davasına dönüştüğünden; istirdat davası niteliğiyle davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde tüm hususları içerir hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

Davanın KABULÜ ile;

1.Dava konusu yapılan; ... BANK ... Şubesine ait; 20/07/2023 tarihli ... nolu "90.000,00-TL" bedelli ve 20/07/2023 tarihli ... nolu "310.000,00-TL" bedelli çekler bakımından davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, davacı tarafından icra dosyasına ödenen 79.500,00-TL ile banka hesabından ödenen 310.000,00-TL olmak üzere toplam 389.500,00-TL'nin davalıdan İSTİRDATINA.

2.Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 27.324,00-TL harçtan peşin alınan 6.831,00-TL peşin harcın mahsubu ile noksan kalan 20.493,00-TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,

3.Davacı tarafça yatırılan 6.831,00-TL peşin harç ve 269,85-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 7.100,85-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4.Davacı tarafça yapılan ve ayrıntıları UYAP'ta kayıtlı bulunan posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan toplam 4.254,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 64.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacı tarafa İADESİNE,

7.HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine,

Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin e duruşma sistemi ile davalı asilin huzurda yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2025 Katip ... Hakim ...

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog