1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.04.2024 tarihinde davacı müvekkil ---- içerisinde yolcu olarak bulunduğu dava dışı sürücü ---- sevk ve idaresindek--- plaka sayılı araç ile ---- istikametinden ----- istikametine seyir halinde iken, başvuru dışı sürücü ------ sevk ve idaresindeki---- plaka sayılı aracın önünde aynı istikamette seyir halinde olan dava dışı sürücü ---- sevk ve idaresindeki ------ plaka sayılı kamyonetin akaryakıt istasyonuna dönmek için aniden ve sinyal vermeksizin şerit değiştirerek sola manevra yapması üzerine bahsi geçen iki aracın birlikte yol kenarındaki kaldırıma çarpmaları neticesinde davaya konu yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, 14.04.2024 tarihinde meydana gelen yaralamalı trafik kazası sonucunda müvekkil ------ dava konusu kazada yaralanarak kalıcı ve geçici işgöremezliğe uğraması ile geçici bakıcı ihtiyacı doğması nedeniyle; HMK madde 107/2 uyarınca başlangıçta belirttikleri talepleri artırım hakları saklı olmak üzere, şimdilik, Kalıcı iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 199.800,-TL, Geçici iş göremezlik bedeli olarak şimdilik, 100,-TL, Geçici bakıcı gideri tazminatı olarak şimdilik, 100,-TL, olmak üzere toplam 200.000-TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalı ----- (teminat limiti ile sorumlu olmak üzere) tahsili ile müvekkil davacıya ödenmesini talep ettiklerini beyan etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı taraf müvekkil şirkete yapmış olduğu başvuruda eksik evrak ile başvuru yapmış olduğundan KTK madde 97 uyarınca işbu davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, geçici iş görmezlik tazminatı poliçe kapsamında olmadığından müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, davacının geçici bakıcı gideri taleplerinin reddine karar verilmesini talep ettiklerini, müterafik kusur indirimi ve hatır taşıması indirimi yapılmasını talep ettiklerini, dava konusu olay, haksız fiilden kaynaklandığını, belirtilen nedenle, davacı yanın değişen oranlarda avans faizi talebinin reddine karar verilmesini ve kabul anlamına gelmemek üzere, faizin dava tarihinden itibaren işletilmesi ve yasal faiz olması gerektiğini beyan ve talep etmişlerdir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle açılmış maddi tazminat davasıdır.
TBK'nun 49. maddesine göre; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlâka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür."
14.04.2024 tarihinde ----- plakalı araçta yolcu olan ---- davalının ZMMS sigortacısı olduğu---- plakalı araç arasında trafik kazası meydana geldiği ve kaza sonucunda davacının yaralandığı anlaşılmıştır.------ plakalı aracın ZMMS sigorta poliçesi dosya arasına alınmıştır.
Davacının tedavi belgeleri, hasar dosyası, aracın trafik kayıtları, olay yeri tespit tutanakları celp ve ibraz edilmiştir.Yargıtay ----Hukuk Dairesinin ------ sayılı kararında ; "... Her ne kadar Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şarları A.2 maddesinin (i) fıkrasında Kurul Raporu: Usulüne uygun olarak tanzim edilen, 20/2/2019 tarihli ve ---- sayılı ----- Gazete’de yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğe göre düzenlenen, sakatlık oranını, geçici iş göremezlik süresini ve bakıcı ihtiyacını gösterir kurul raporunu ifade ettiği belirtilmiş olsa da Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik incelendiğinde yönetmeliğin amacının terör, kaza ve yaralanmaya bağlı olarak çocuklar ile ilgili özel gereksinim alanlarının belirlenmesine yönelik raporun hazırlanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemek olduğu anlaşılmaktadır. Yönetmeliğin 4. maddesinin (n) fıkrasında ise “Özel gereksinim” çocuğun toplumsal yaşama eşit katılabilmesi için bedensel ya da gelişimsel işlev kısıtlılığı olmayan bireylerden farklı sağlık, eğitim, rehabilitasyon, cihaz, ortez, protez, çevresel düzenlemeler ve diğer sosyal ve ekonomik haklara ve hizmetlere gereksiniminin olmasını ifade ettiği belirtilmiştir.Yönetmeliğin 8. maddesinin (f) fıkrasında açıkça raporda engel oranının yazılmayacağının ifade edilmesi aynı zamanda yönetmeliğin EK.3 de bulunan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) Mevzuatla Uyum Arandığında Kullanılacak Tablo incelendiğinde engel oranı olarak %20 nin altındaki oranların gösterilmediği, Yönetmeliğin amacının engellilik oranları arasında çocukların özel gereksiniminin olup olmadığı ile ilgili olduğu oysa TBK 54. maddesi gereği kişinin bedensel zararının belirlenmesi için “Çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar” belirlenerek küçüğün sürekli iş gücü kaybı oranının belirlenerek buna bağlı olarak bedensel zararları tespit edilmesi gerektiği anlaşıldığından çocukların trafik kazası sonucu sürekli sakatlık oranlarının tespitinde Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin uygulanma imkanın olmadığı ve Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik ve eklerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır." açıklamasına göre Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğin somut uyuşmazlıkta uygulanma imkanı bulunmamaktadır.Davacıya ait bütün tedavi evrakları mahmemizce dosya arasına getirtilerek dosya Adli Tıp Kurumu İkinci İhtisas Kurulu'na gönderilmiş ve kaza tarihi olan 14.04.2024 tarihinde yürürlükte olan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri gereğince tanzim olunan 31.10.2025 tarihli rapor sonucunda davacının, davaya konu kaza nedeniyle tüm vücut engellilik oranın %0 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya uzayabileceği, başka birisinin geçici bakımına muhtaç olmadığı, mezkur raporun soruşturma aşamasında alınan rapor ile uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
Somut olayda davacının maluliyet olmadığından sürekli iş göremezlik tazminatına hak kazanmadığı ve başkasının bakımına muhtaç olmadığından bakıcı gideri tazminatına hak kazanmadığı, davacı ----- kaza tarihi itibariyle 6 yaşında olduğu, bedeni ve fikri çalışma yaşının altında kaldığı, bu sebeple geçici iş göremezlik zararının bulunmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın reddine,
2.Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 48,90-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde ------- Arabuluculuk Bürosu'nun dosyasında takdir edilen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6.Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.