8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2024/18298 E. , 2025/8557 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün, temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece Mahkemesi Kararı ...
6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.11.2023 tarihli ve 2023/409 Esas, 2023/415 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 4-a,b maddesi ile 53. maddesi uyarınca 15 yıl hapis cezası, 30.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı ...
Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 15.02.2024 tarihli ve 2024/497 Esas, 2024/469 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükmüne yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Sanığın ikrarının delillerle uyuşmadığı, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 190/1-a maddesinde gösterilen suçu oluşturduğu, uyuşturucu maddenin kullanma sınırında olduğu, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçelerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyasının kapsamına göre; devriye görevini yerine getiren polis memurlarınca sanık ile tanığın buluştuklarının tanığın sanığa para verdiğinin sanığında tanığa uyuşturucu kullanmak için kullanılan payp verdiğinin görülmesi üzerine polislerin tarafların yanına gittiğinde sanığın üzerindeki satışa hazır halde paketlenmiş kişisel kullanım sınırının üzerindeki metamfetamini rızaen teslim ettiği olayda sanığın uyuşturucu madde ticareti yapma suçunu işlediği iddiasına ilişkin olarak;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın ikrarı, sanığın üzerinden satışa hazır halde paketlenmiş parçalar halinde uyuşturucuların ele geçirilmesi, tutanak mümzii beyanı ile dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde sanığın uyuşturucu madde ticareti yaptığına dair kabulde, delillerin değerlendirilmesine ilişkin takdirinde, sanığın kendisinin veya bir başka suç ortağının suçunun ortaya çıkarılmasında yardım niteliğinde bir eylemi bulunmadığından sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında bir hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 16. Ceza Dairesinin, 15.02.2024 tarihli ve 2024/497 Esas, 2024/469 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanık hakkındaki salıverilme talebinin REDDİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca ... 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi16. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.11.2025 tarihinde karar verildi.