8. Ceza Dairesi
8. Ceza Dairesi 2025/8142 E. , 2025/8592 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında Yargıtay bozma ilamı üzerine verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ
A. Yargıtay Bozma İlâmı
Çerkezköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.10.2020 tarihli ve 2018/125 Esas, 2020/129 Karar sayılı kararının Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf edilmesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin, 17.02.2022 tarihli ve 2021/672 Esas, 2022/161 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği; akabinde, bu kararın da Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 8. Ceza Dairesinin, 06.01.2025 tarihli ve 2022/5571 Esas, 2025/21 Karar sayılı kararı ile; özetle, unsurları yönünden oluşan suçtan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiği şeklindeki gerekçeyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Yargıtay Bozma İlâmından Sonraki Yargılama Süreci
Bozma üzerine, Çerkezköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2025 tarihli ve 2025/126 Esas, 2025/537 Karar sayılı kararı ile sanığın suçu ve suçluyu övme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 215/1, 218/1, 43/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 6 ay 22 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Suçun unsurları yönünden oluşmadığına ve kararın Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kararlarına göre hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava dosyası kapsamına göre, sanığın ... isimli sosyal medya hesabından hain darbe girişiminin yapıldığı günden bir gün sonra 16.07.2016 tarihinde saat 08:38'de " TSK : Ülke yönetimine bütünüyle el konulmuştur. Askerimize güveniyor ve destekliyorum İHTİLALE SONUNA KADAR DEVAM ETMELERİNİ İSTİYORUZ... " şeklinde; 17.07.2016 tarihinde saat 02:05'te " İhtilal kısmen başlamış ve bölgesel aralıklar ile devam edecektir asker er yada geç ülke yönetimini devir alacaktır hepimize ve Ülkemiz adına kutlu olsun. İHTİLALİ bir kez daha destekliyorum... " şeklinde; 17.07.2016 tarihinde saat 10:47'de " Öncelik ile beni çok katı olmak ile evvelce eleştiri yağmuruna tuttular. Evet ülkemiz'in temizlenmesi bakımından 1980 ihtilali bir benzeri olması gerekmektedir Ayrıca insanları nasılda kandırılıyor DARBE bu darbe değil Bunun adı İHTİLAL'dir Türk milletinin varlığı ve bekası için asker gerekirse ölür ama siyasiler gibi ben koltuğu bıraktığımda yargılanacağım korkusuna kapılıp düşünce yaratmaz... Yaşasın Vatan Yaşasın Türk Milleti, ASKERDEN TARAFIM VE İHTİLAL'DEN YANAYIM ülkemizin varlığı ve bekası için İHTİLALİ tekrarla destekliyorum..." şeklinde paylaşımlar yaptığı iddiasına ilişkin olarak; Hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanık hakkında hak yoksunlukları tedbirinin hüküm açıklanmadıkça uygulanamayacağı hususunun her aşamada gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanaatin dosya içindeki belge, bilgilerle ve açık kaynak araştırma raporu ile uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmıştır. Oluş, dosya kapsamı, açık kaynak araştırma raporları ve sanığın yargılamaya konu edilen paylaşımları kendisinin yaptığına dair kabulü birlikte değerlendirildiğinde, paylaşımların sanık tarafından yapıldığı saptanmıştır. Bozma ilamında da açıklandığı üzere, sanığın paylaşımlarıyla fetö/pdy terör örgütünün yaptığı girişimi övdüğü ve paylaşımların örgütün örgütsel faaliyetlerinin ortaya çıkmasından sonra kamu düzeni bakımından açık ve yakın tehlikenin devam ettiği süreçte yapıldığı anlaşıldığından suç vasfına dair mahkemenin kabulünde ve uygulamada isabetsizlik bulunmamıştır. Açıklanan nedenlerle, sanık müdafinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Çerkezköy 4. Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.05.2025 tarihli ve 2025/126 Esas, 2025/537 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak ve oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Çerkezköy 4. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.11.2025 tarihinde karar verildi.