ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 20.... Esas - 20....
T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu md. 297/1(c)'ye uygun şekilde, tarafların iddia ve savunmalarının özetini, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları, çekişmeli vakıalar hakkında toplanan delilleri, konuyla ilgili mevzuat hükümleri ve yargısal içtihatlar, sabit görülen vakıalarla bunlardan çıkarılan sonuç ve hukuki sebepleri içerir şekilde hüküm verilerek,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
I-) Tarafların İddia ve Savunmalarının Özeti
Davacı vekili dava dilekçesi ile özetle; ....., ......’e gelerek taşınmazını satma niyetlerinden bahsettiğini, ....İli ....İlçesi ....Mahallesi ...Ada ...Parsel 854m2 içinde arsa içinde ev olan taşınmazın satımı konulu emlak komisyon sözleşmesi taraflarca imzalandığını, sözleşmenin kurulması ile davacının alacak hakkı doğduğunu, davacı tarafından sözleşmede yer alan ve pazarlama faaliyetleri başlamasına rağmen, davalı satış sürecinde kusurlu ve tek taraflı eylemi ile davacının komisyon alacağına engel olmak için sözleşmeye aykırı olarak davacının haberi olmadan sözleşmeye konu yeri satıp devrettiğini, davalının komisyoncuyu devre dışı bırakması, borçlunun kötü niyetini en açık göstergesi olduğunu belirterek itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesi ve alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesi ile özetle; davacı tarafın davalı ile yapıldığını beyan ve iddia ettiği 23.10.2024 tarihli komisyon sözleşmesine, içeriğine davacı imzasına ve geçerliliğine itiraz ettiklerini, davacı davalıyı aynı köyden/mahalleden evlenmiş olması nedeni ile tanıdığını, davacı, davalı ve davacının ağabeyi olan ......’İN bulunduğu bir ortamda davacı ağabeyi ....’İN, söz konusu taşınmazın satışı ile ilgili "ben sana yardımcı olurum ama bir sözleşme yapalım sözleşmeden dolayı para talep etmeyeceğim, taşınmazı satarsam satıştan sonra alıcı ve satıcıdan % 2+2 komisyon alırım" şeklindeki beyanı üzerine komisyon sözleşmesi boş olarak davalı tarafından imzalandığını, bunun dışında davalı tarafından kendi el yazısı ile herhangi bir beyanda bulunulmadığını, komisyon sözleşmesi daha sonra davalının beyanı dışında ve kötü niyetli olarak boş olan kısımları davacı/ağabeyi tarafından ve davacının istediği şekilde davalının beyan ve rızası hilafına doldurulduğunu, bu sözleşmede yer alan davacı imzasına da açık bir şekilde itiraz ettiklerini, bu imzanın davacıya ait olmayıp .... ait olabileceğini, taşınmazda hissedar olan davalı ve diğer hissedarların kendi arasında hissedarlardan .....’in ölmesi, eşinin satışa konu taşınmaz üzerinde bulunan evden çıkmak istememesi, hissedar .....’İN hanımının ölmesi nedeni ile satıştan vazgeçmek durumunda kalındığını, bu durumun davalı tarafından davacıya iletildiğini ve davacının kendi adına taşınmaz üzerine koymuş olduğu satılık tabelasının kaldırılmasını talep ettiğini, davacının da kendisine ait satılık tabelasını taşınmaz üzerinden bizzat kendisi kaldırdığını, yine davacı davalı ve diğer hissedarlar arasında bir ihtilaf olduğunu ve bu ihtilaftan dolayı taşınmazın satılmayacağını bilmekte olduğunu, bu yüzden davacı taşınmaz üzerinden ilanı kaldırdıktan sonra başkaca hiçbir işlem yapmadığını, davacı taşınmaz üzerindeki kendine ait satılık tabelasını kaldırdıktan yaklaşık 3 ay sonra hissedarlardan davalı kardeşi ...., davalının bilgisi dışında ve haberi olmaksızın söz konusu taşınmazın satılması için girişimlerde bulunmduğunu, ....’in oğlunun da yardımı ile 3. Kişi olan bir müteahhide taşınmazın satışı yapıldığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
II-) Dava Türü ve Tarafların Anlaştıkları - Anlaşamadıkları Hususlar Dava; davacı tarafından davalı gerçek kişi aleyhine emlak komisyon sözleşmesinden kanyaklı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkindir.
Uyuşmazlık; mahkememizin görevli olup olmadığına ilişkindir. III-) Çekişmeli Vakıalar Hakkında Toplanan Deliller Dosya kapsamında tarafların gerçek kişi olduğu görülmüştür. Sakarya Esnaf ve Sanatkarlar Odasından, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odası'ndan, Pamukova Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden istenilen bilgi ve belgeler celp edilerek incelenmiş, tarafların tacir olmadığı anlaşılmıştır. IV-) Konuyla İlgili Mevzuat Hükümleri Ve Yargısal İçtihatlar 6502 sayılı Kanunun 2. maddesinde; "Bu Kanunun her türlü tüketici işleri ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar." denilmekte, aynı Kanunun 3. maddesinde "Tüketici işlemi; eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekalet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dahil olmak üzere kurulan her türlü sözleşme ve işlemi ifade kapsar." şeklinde yeniden tanımlanmıştır. 6502 sayılı Kanuna göre, davalı tüketici, taraflar arsında yapılan simsarlık (tellallık) sözleşmesi ise; kanunun tanımladığı anlamda tüketici işlemidir. 6502 sayılı Kanunun; tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamaların tüketici mahkemelerinde çözümünü öngören 73. maddesi hükmü ile, "Taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile diğer kanunlarda düzenleme olması bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun göreve ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceğini" düzenleyen 83/2. maddesinin açık hükmü nedeniyle somut uyuşmazlığa bakma görevi tüketici mahkemelerinin görev alanına girmiştir. V-) Sabit Görülen Vakıalar, Bunlardan Çıkarılan Sonuç ve Hukuki Sebepler Somut olayda, davacı, davalı ile aralarında emlak komisyonculuğu sözleşmesi imzalandığını iddia olunduğu, davacı, sözleşmede belirtilen ücreti hak etmesine rağmen davalının sözleşme bedelini ödemediğini ileri sürerek ödenmeyen komisyon ücret alacağının tahsilini talep etmiştir.
Dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3, 73/1 ve 83/2. maddeleri uyarınca taraflardan birinin tüketici olduğu, taraf beyanlarından da anlaşıldığı üzere sözleşmeye konu taşınmazın kullanım amaçlı hane/ev olduğu, davalı tarafın mesleki amaçla veya ticari gaye ile hareket etmediği dosya kapsamı ile sabittir. Dolayısıyla taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalmakta ve bu durumda da davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olacaktır.
Açıklanan nedenlerle; uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği nazara alınarak, göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2.m.uyarınca davanın usulden reddi ile kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde dosyanın görevli Sakarya Tüketici Mahkemesi'ne gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM (Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere):
1.Davanın göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE,
2.Davaya bakmaya Sakarya Nöbetçi Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna,
3.Kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin talep etmesi halinde dosyanın davaya bakmakla görevli Sakarya Nöbetçi Tüketici Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4.Taraflarca bu süre içinde istemde bulunulmaması halinde HMK 20/1-son ve 331/2 maddesi gereğince yapılacak işlemin mahkememizce DEĞERLENDİRİLMESİNE,
5.Dosyanın süresinde görevli mahkemeye aktarılması durumunda harç ve yargılama giderinin HMK'nun 331/2 maddesi uyarınca görevli mahkemece nazara alınmasına,
6.Davacı tarafın, adli yardım ve ihtiyati haciz taleplerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde tarafların yokluğunda verilen kararın, taraflara tebliğinden itibaren 2 (İki) Hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere tensiben karar verildi. 19/01/2026
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)