Aramaya Dön

Danıştay 5. Daire Başkanlığı

Esas No
E. 2023/23828
Karar No
K. 2024/16841
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İdare Hukuku

Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2023/23828 E.  ,  2024/16841 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y

BEŞİNCİ DAİRE

Esas No: 2023/23828
Karar No: 2024/16841
DAVACI: ...
VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: ...Kurulu / ...
VEKİLİ: Av. ...

İSTEMİN KONUSU : Kahramanmaraş'ta hakim olarak görev yapmakta iken Samsun Vezirköprü Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemdeki eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ve anılan kararın yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara yapılan itirazın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E..., K:...sayılı kararının iptali ile bu kararlar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının enflasyon farkıyla birlikte işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI: Hakimler ve Savcılar İkinci Dairesinin yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin kararın usulüne uygun olarak tebliğ edilmediği, buna rağmen kararı öğrenir öğrenmez itiraz isteminde bulunmasına rağmen Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu tarafından itirazı incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu, Samsun'da görev yaptığı dönemde Başsavcı Ş.A. ile aralarında husumet olduğu, mesleğini layığıyla yerine getirmek için gece gündüz çalıştığı, disiplin soruşturmasında iddia edilen üzerine atılı suçlamaları kesinlikle kabul etmediği, bu isnatlardan dolayı hakkında adli yargıda herhangi bir ceza verilmediği, meslekten çıkarma cezası verilmesine ilişkin şartların oluşmadığı, aılan cezanın verilmesinin son derece orantısız ve ağır olduğu iddia edilmiştir.

DAVALININ SAVUNMASI: Dava konusu kararları tesis etme yetkisinin Hakimler ve Savcılar Kuruluna ait olduğu, soruşturma dosyasında davacıyla ilgili iddiaların somut olarak ortaya koyulduğu, disiplin soruşturmasının usulüne uygun olarak yapıldığı ve dava konusu kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek davanın reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Davanın Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ve anılan kararın yeniden incelenmesi talebinin reddine dair aynı Dairenin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararlarının iptali istemi yönünden davanın süre aşımı nedeniyle reddi, Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Dava, Kahramanmaraş Hâkimi iken meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, Vezirköprü Cumhuriyet Savcısı iken gerçekleştirdiği eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:...sayılı kararına yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararına itirazının reddi yolundaki Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve E:..., K:... sayılı itirazın incelenmeksizin süre aşımı nedeniyle usulden reddine dair kararının iptali ve bu karar nedeniyle yoksun kaldığı tüm parasal ve özlük haklarının enflasyon farkıyla birlikte yasal faiziyle tazmini istemiyle açılmıştır.

T. C. Anayasasının 138.

maddesinde, "Hakimler, görevlerinde bağımsızdırlar; Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdanı kanaatlerine göre hüküm verirler. Hiçbir organ, makam, merci veya kişi, yargı yetkisinin kullanılmasında mahkemelere ve hakimlere emir ve talimat veremez; genelge gönderemez; tavsiye ve telkinde bulunamaz." hükmüne yer verilmiş, 139. maddesinde, "Hakimler ve savcılar azlolunamaz. Meslekten çıkarılmayı gerektiren bir suçtan dolayı hüküm giymiş olanlar, görevini sağlık bakımından yerine getiremeyeceği kesin olarak anlaşılanlar veya meslekte kalmalarının uygun olmadığına karar verilenler hakkında kanundaki istisnalar saklıdır." kuralı yer almıştır. "Hakimler ve Savcılar Kurulu" başlıklı 159. maddesinin 8. fıkrasında da, "Kurul, meslekte kalmaları uygun görülmeyenler hakkında karar verme, disiplin cezası verme, görevden uzaklaştırma işlemlerini yapar; Adalet Bakanlığının, bir mahkemenin kaldırılması veya yargı çevresinin değiştirilmesi konusundaki tekliflerini karara bağlar; ayrıca, Anayasa ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirir." hükmü getirilmiş, bu maddenin 10. fıkrasında ise, "Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz." hükmüne yer verilmiştir. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69.maddesinde ;"Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir. Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir.

Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir. "hükmüne yer verilmiştir.

Hâkimlik ve savcılık mesleğini ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerektiği, toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebinin, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan saygı ve güvenden de kaynaklandığı, yargı görevini yerine getiren kişilerin, adaleti gerçekleştirdikleri kadar bunu görüntü olarak da sağlamalarının icap ettiği, yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile doğru orantılı olduğu, hâkimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarları olduğu, bu mesleğin saygınlığı ve onuru hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik özel saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade ettiği, Hukuk Devletinin, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve saygınlığını korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumlu olduğu, bu nedenle, yasa koyucunun, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından, meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır.

Dosyanın incelenmesinden, davacının görevli olduğu dönemde görevde kayıtsızlık ve düzensizlik gösterdiği, hizmet içinde ve dışında, resmi sıfatının gerektirdiği saygınlık ve güven duygusunu sarsacak nitelikte davranışlarda bulunduğu, mesleğin gerekleriyle bağdaşmayan kazanç getirici faaliyetlerde bulunduğu, geçmişte ortağı bulunduğu şirketlerin faaliyetlerinden kopamadığı, hatır ve gönüle bakarak veya kişisel duygulara kapılarak görev yaptığı kanısını uyandırdığı gibi suçlardan hakkında başlatılan soruşturma sonucu eylemlerinin "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte"olduğundan ilgilinin 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

İncelenen soruşturma dosyasından, davacının soruşturmaya konu eylemlerin "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" olduğunun sabit olduğu görülmekle, davacı hakkında 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle davanın reddi gerektiği düşünülmektedir. taraflara

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, duruşma için taraflara önceden bildirilen 05/06/2024 tarihinde, davacı ve vekili Av. ... ile davalı idare vekili Av. ... ve Av. ...'nın geldiği, Danıştay Savcısının hazır olduğu görülmekle, açık duruşmaya başlandı, taraflara usulüne uygun olarak söz verilerek dinlendikten ve Danıştay Savcısının düşüncesi alındıktan sonra taraflara son kez söz verilip, duruşma tamamlandı, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE

İLGİLİ MEVZUAT: 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 1. fıkrasında, "... Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir.";

2.fıkrasında, "Birinci fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir."; son fıkrasında ise, "Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir. " hükmüne yer verilmiştir. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Yeniden İnceleme ve İtiraz" başlıklı 73. maddesinde: "Hakimler ve savcılar hakkında verilen disiplin cezalarına ilişkin kararın tebliğinden itibaren on gün içinde Adalet Bakanı veya ilgililer kararın bir defa daha incelenmesini isteyebilir. Bu halde Kurul, gerekli incelemeyi yaparak kararını verir. Kurulca yeniden incelenerek verilen karara karşı ilgililer tebliğ tarihinden itibaren on gün içinde itirazda bulunabilirler... " düzenlemelerine yer verilmiştir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dava açma süresi" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında; dava açma süresinin; özel kanunlarda ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün olduğu, ikinci fıkrasında bu sürelerin idari uyuşmazlıklarda; yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden başlayacağı, 14. maddesinde de dava dilekçelerinin bu maddenin 3. fıkrasında sayılı yönlerinden ilk incelemeye tabi tutulacağı belirtilmiş ve 15/1-b maddesinde, dilekçelerde 14. maddenin 3/c fıkrasında yer verilen “süre aşımı” yönünden kanuna aykırılık görüldüğü takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir. MADDİ OLAY:

Davacı, Kahramanmaraş'ta hakim olarak görev yapmakta iken Samsun Vezirköprü Cumhuriyet Savcısı olarak görev yaptığı dönemdeki eylemleri nedeniyle 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile meslekten çıkarma cezası ile cezaladırılmasına karar verilmiştir.

Meslekten çıkarma cezasının yeniden incelenmesi talebi Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin ...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilmiştir. Bu karara karşı yapılan itiraz başvurusunun da Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile süre aşımı nedeniyle reddedilmesi üzerine bakılan dava açılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

1.Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına ilişkin kısım yönünden; 2802 sayılı Kanun'un 69. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilenlerin, öncelikle anılan kararın kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren 10 gün içerisinde Hakimler ve Savcılar Kurulu'na yeniden inceleme talebinde bulunabilecekleri gibi 60 gün içinde İlk Derece Mahkemesi olarak görev yapan Danıştay nezdinde dava açabilecekleri, yine aynı şekilde yeniden inceleme talepleri reddolunduğu takdirde, anılan kararın kendilerine tebliğinden itibaren 60 gün içinde İlk Derece Mahkemesi olarak görev yapan Danıştay nezdinde dava açabilecekleri, tebliğden itibaren on gün içinde Hakimler ve Savcılar Kurulu nezdinde itiraz talebinde bulunabilecekleri yukarıda yer verilen düzenlemelerden anlaşılmıştır. Yukarıda anılan Kanun hükümlerine göre, idari davaların yazılı bildirimin yapıldığı tarihi izleyen günden itibaren Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış gün içerisinde açılması ve belirtilen sürelerde açılmayan davaların süreaşımı nedeniyle reddedilmesi gerekmektedir.

Dava dosyasının incelenmesinden; davaya konu edilen Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 15/12/2022 tarihinde davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, anılan karara karşı 10 gün içerisinde yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının Tebligat Kanunu 21. maddesinin 2. fıkrasına uygun biçimde 27/01/2023 tarihinde davacıya tebliğ edildiği görülmüştür.

Bunun üzerine itiraz talebinde bulunma süresinin son gününün 06/02/2023 tarihine denk geldiği, anılan tarihte ülkemizin güney doğusunda 11 ilimizde deprem yaşandığı, davacının adresinin de Kahramanmaraş Onikişubat ilçesi olduğu, 120, 139 ve 141 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnameleri uyarınca yaşanan deprem nedeniyle davacının itiraz süresinin 01/05/2023 tarihine kadar durduğu, bu süre geçirildikten sonra itiraz dilekçesinin 10/05/2023 tarihinde verilmesi nedeniyle Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu... Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kesinleştiği anlaşılmıştır.

Anılan kararların itiraz süresinin son günü olan 01/05/2023 tarihi itibarıyla kesinleştiği göz önüne alındığında, bu tarihten itibaren (60) gün içerisinde, en son 01/07/2023 tarihine kadar dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra, 22/12/2023 tarihinde Adana Bölge İdare Mahkemesi Vezne ve Önbürosu kayıtlarına giren dilekçe ile açılan davanın bu kısmının süreaşımı nedeniyle incelenmesine imkan bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

2.Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararına ilişkin kısım yönünden;

Dava dosyasının incelenmesinden; Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararlarının yukarıda da belirtildiği üzere davacıya usulüne uygun olarak tebliğ edildiği anlaşılmıştır.

Her ne kadar; davacı tarafından Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararının usulüne uygun tebliğ edilmediği iddialarında bulunulmuş ise de, UYAP üzerinden davacıya yönelik yapılan adres araştırmalarının incelenmesinden tebligatların doğru adreslere çıkarıldığı ve usulüne uygun olarak tebliğ edildiği değerlendirilmiştir.

Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararına karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 27/01/2023 tarihinde davacıya tebliğ edildikten sonra, 120, 139 ve 141 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnameleri uyarınca uzatılan sürenin son günü olan 01/05/2023 tarihine kadar itiraz talebinde bulunulması gerekirken davacı tarafından 10/05/2023 tarihinde itiraz talebinde bulunulması nedeniyle yapılan itiraz başvurusunun Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile süre aşımı nedeniyle reddedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle,

1.Davanın Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin...tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile bu karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ...Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali istemi yönünden SÜRE AŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,

2.Davanın Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ...tarih ve E:..., K:...sayılı itiraz başvurusunun süre aşımı nedeniyle reddi kararının iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,

3.Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

4.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen ... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,

5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 04/11/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.