Esas No
E. 2024/12634
Karar No
K. 2025/8435
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

5. Hukuk Dairesi         2024/12634 E.  ,  2025/8435 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2024/1931 Esas, 2024/1600 Karar
DAVA TARİHİ: 24.06.2014
KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2023/313 Esas, 2024/117 Karar

Taraflar arasındaki yargılamanın iadesi davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin murisinin malik olduğu İstanbul ili, .... ilçesi, ...Mahallesi 11 19... ve 26 parsel sayılı taşınmazlar için davalı idare tarafından 221 sayılı Kanun'a istinaden hasımsız bir dava açıldığını ve hasımsız olarak görülen bu dava neticesinde iş bu kök parsel ifraz edilerek oluşturulan İstanbul ili, ... ilçesi, ... Mahallesi 11 19... parsel ve 11 19... parsel sayılı taşınmazların davalı idare adına hükmen tescil edildiğini, işbu taşınmazlara yapılan bu hukuka aykırı kamulaştırmasız el atma işleminin tazmini amacıyla İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/19 Esas, 2018/63 Karar sayılı dosyası ile ikame edilen davanın 221 sayılı Kanun doğrultusunda hak düşürücü süre nedeniyle reddedildiğini ve dosyanın kesinleştiğini, gerekçeli kararda yer alan ret gerekçesinin “Hükmüne uyulan bozma ilamı gereğince; davacının hissedarı bulunduğu taşınmaza 1956 yılından önce el atıldığı kabul edilerek, 221 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi gereğince 12.01.1961 tarihinden itibaren 2 yıl içinde dava açılması gerektiği, davacının bu süreyi geçirmiş bulunduğu nedeniyle hak düşürücü süre geçmiş kabul edilerek davanın reddine ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur. ’’ olduğunu, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2021/19 Esas, 2022/46 Karar sayılı kararı ile 221 sayılı Kanun'un iptal edildiğini belirterek, İstanbul Anadolu 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/19 Esas, 2018/63 Karar sayılı kararın kaldırılarak yargılamanın iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; yargılamanın iadesi talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; her ne kadar İstanbul 17. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/19 Esas, 2018/63 Karar sayılı dosyasında, 221 sayılı Kanun doğrultusunda dava açma hakkı sona erdiğinden bahisle dava reddedilmiş olsa da Anayasa Mahkemesince 221 sayılı Kanun'un iptaline karar verildiğini, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 375 inci maddesinde kanun koyucu tarafından yargılamanın iadesine başvuru hakkının nedenlerinin sıralandığını, buna göre 6100 sayılı Kanun'un 375 inci maddesi'nin (ğ) bendinde karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması yargılamanın iadesi nedeni olarak kabul edildiğini, huzurdaki dava ile aynı nevinde 221 sayılı Kanun dayanak gösterilerek kamulaştırmasız el etma işlemi yapılmış başka bir taşınmaz için açmış oldukları dava için düzenlenen istinaf ilamında, “...... iptallerine karar verilmiş olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin 221 sayılı Kanun gereğince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddi yönündeki istinaf nedenine itibar edilmemiştir. " denilmiş olup, bahse konu iptal işlemi işbu dava açısından da hüküm doğurmakta olup, tüm bu nedenlerle 221 sayılı Kanun iptal edildiğinden 6100 sayılı Kanun'un 3 74... inci maddeleri uyarınca yargılamanın iadesi talebinde bulunduklarını ileri sürmüştür.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı taraf "Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması" şeklinde belirtilen yargılamanın yenilenmesi sebebinin somut olayda uygulanması gerektiğini ileri sürmüş ise de Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararının anılan neden kapsamında değerlendirilemeyeceği, 221 sayılı Kanun esas alınarak uyuşmazlığın çözümlendiği ve hükmün kesinleştiği, hükmün kesinleşmesinden sonra Anayasa Mahkemesi tarafından 221 sayılı Kanun yönünden iptal kararı verilerek iptal kararının yürürlüğü hususunda da karar verildiği dikkate alındığında, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal kararının maddi anlamda kesinleşmiş ve sonuçlarını doğurmuş uyuşmazlıklara uygulanamayacağı ve yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilemeyeceğinden davanın usulden reddine ilişkin İlk Derece Mahkemesi kararı yerinde olduğundan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, taraflar arasında görülüp kesinleşen kamulaştırmasız el atılan taşınmaz bedelinin tahsiline ilişkin davada, yargılamanın iadesi istemine ilişkindir.

2.Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Davacıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

27.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog