1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA/
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Dava dışı sigortalıları ...’a ait aracın, ... nolu kasko poliçesi ile müvekkili sigorta şirketine kasko poliçesi sigortalı olduğunu, Sigortalılarına ait araçta 24.07.2017 günü motor tesisatının tutuşması ve alev alması neticesinde aracın yanmasına bağlı çok ciddi bir hasar oluştuğunu, Mevcut vasıtanın yanması ile hasara uğradığının tespit edildiğini, Bu konuda araçta çıkan yangın ve meydana gelen hasarın ardından ...Belediyesi İtfaiye Yangın ve Acil Müdahale Şube Müdürlüğü tarafından düzenlenen ekte sunmakta oldukları yangın raporunda da aynen “…yangın yerinde yapılan tetkikte yangın başlangıcının ... plakalı aracın motor bölümünde olduğu görülmüş olup, yapılan araştırma ve soruşturmada motor bölümünde elektrik kablolarında herhangi bir nedenden dolayı meydana gelen elektrik kısa devre sonucu yangın çıktığı ve aracın otomatik şanzımanın ve fren sisteminin boşa çıkarak aracın kontrolden çıkıp yol kenarındaki kaldırıma çarparak durduğu kanaatine varılmıştır.” yönünde rapor düzenlendiğini, davaya konu kazanın sigortalılarının hasar ihbarı üzerine müvekkili sigorta şirketince açılan hasar dosyası kapsamında toplanan delil ve belgelerin ardından düzenlenen yasal delil değeri taşıyan Sigortacılık Kanunu 22. Maddesi uyarınca düzenlenen ekspertiz raporunda da hasarın oluş şekli, kaynağı, sebebi, sigortalı araçta oluşan hasar ve miktarı ile rücu durumu tüm detaylarıyla ortaya konulduğunu, Buna göre mevcut poliçeleri kapsamında sigortalılarına ödenmesi gereken gerçek zarar bedelinin toplam 67.850,00 TL olarak belirlendiğini ve bu rakamın 11.07.2017 tarihinde müvekkili sigorta şirketi tarafından ödenerek müvekkili sigorta şirketinin mevcut poliçesi kapsamında üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, Şirketlerinin hasar bedelini ödediğini, davaya konu hasarın ve araçta çıkan yangının üretim hatasından kaynaklı olduğu, dolayısıyla üretici firma olarak davalı şirketin davaya konu araçta oluşan hasardan, uğranılan zarardan dolayı kusur ve sorumluğunun sabit olduğunu, Tüm bu nedenlerle sigortalılarının haklarına halef olarak, sigortalılarına ödediği hasar bedelinin rücuen tazmini amacıyla, zarara sebebiyet veren ve zarardan sorumlu olan taraf olarak davalı borçlu şirket aleyhine önce ...
8.İcra Müdürlüğü’nün ... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, daha sonra yetki itirazı üzerine dosya yetki itirazında belirtildiği üzere yetkili İstanbul İcra Dairesine gönderilerek dosya ....
14.İcra Müdürlüğü’nün ...E. numarası aldığını, bu dosya üzerinden gönderilen ödeme emrine karşı da borçlu tarafın borca itirazı üzerine takibin durduğunu, Karşı taraf davalı yanca borca yapılan itirazın her yönden haksız, yersiz, usul ve yasaya aykırı olup, iptalinin gerektiğini, borca itiraz edildiğinin taraflarınca öğrenilmesi üzerine, öğrenmeyle birlikte hukuk uyuşmazlıklarında dava açmadan evvel zorunlu arabuluculuk başvurusu kapsamında arabuluculuğa da başvurulduğunu, sürecin anlaşamama ile sonuçlandığını, buna ilişkin hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk son oturum tutanağını da ekte ibraz ettiklerini, Sonuç itibariyle, tüm bu açıklamalarımız ve toplanacak delillerimiz gösterecektir ki; davalı borçlu yanın itirazı yerinde değildir ve bu haksız, yersiz, usul ve yasaya aykırı itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi için Sayın Mahkemenize başvurma zorunluluğu hasıl olduğunu, tüm bu nedenlerle, davalı-borçlu tarafça icra takip dosyasına haksız ve kötü niyetli olarak yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, davalının alacak miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı taraf davalı yana yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA/
Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu araçta üretimden kaynaklı herhangi bir hata bulunmadığını, daha önce benzer bir davada mahkemenin lehlerine vermiş olduğu red kararının kesinleştiğini, icra inkar tazminatı talebinin kabul edilemeyeceğini, ödeme emrine konu alacağın yargılamayı gerektirir nitelikte olduğunu, dava konusu araçta üretimden kaynaklanan ayıp bulunduğuna ilişkin kesin bir tespitin bulunmadığını, Tüm bu nedenlerle davacının davasının reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava konusu uyuşmazlığın,Rücuen tazminata ilişkin davacı sigorta şirketi tarafından ... 14 İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı şirket tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür.
Mahkememizin 21/11/2023 tarihli duruşmasının 2 nolu ara kararı ile Dosyanın mahkememizce resen seçilecek üniversitelerin Makine mühendisliği bölümünde otomotiv ana bilim dalında uzman bir öğretim üyesi, bir sigorta uzamanı bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları sunulan deliller bir arada değerlendirilerek dava konusu araçta meydana elen yangının çıkış sebebinin ne olduğu, üretimden kaynaklı bir kaza sonucu meydana gelip gelmediği, kaza tarihindeki aracın hasarsız değeri ve hurda değerinin tespiti ile davacının takip talebinde haklı olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi .... ile ...'na tevdi edilmiş, bilirkişiler tarafından müştereken hazırlanan 02/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Dava dosyasında yapılan inceleme sonucu aşağıdaki sonuçlara ulaşılmıştır. Davacının 21.11.2016 tarihinde düzenlendiği ... numaralı kasko poliçesinin, sigorta süresinin ... (365 gün), sigorta konusunun... plaka sayılı zarar gören araç, 24.07.2017 hasar tarihinin sigorta süresi dahilinde olduğu, Çarpma-çarpışma ve yanma risklerinin temin edildiği, sigortacının buna istinaden hasar tazminatı ödemiş olduğu, Davacı Sigorta Şirketinin, teminat kapsamı dâhilinde ödemiş olduğu hasar ile ilgili olarak, Sigortalısının haklarına halef olduğu tutarca, hasarın oluşumunda sorumluğu / kusuru bulunan HMI. Şahıslara rücu kabiliyeti bulunduğu, bu hakkın kullanılabilmesi için, tazminatın geçerli bir Sigorta Sözleşmesinin şartlarına bağlı olarak ödenmiş olması ve tazminatın ödendiğine dair belgelerin bulunması gerektiği, Araçta meydana gelen toplam hasar bedelinin 57.500,00TL olduğu, hasarlı parçaların hurda olarakta mutlaka bir değeri olacağından, burada 2.500,00 TL hasarlı parçaların sovtaj bedeli olacağı, böylece araçta meydana gelen zararın: -57.500,00TL (Hasar bedeli)-2.500,00TL/(Sovtaj Bedeli) =55.000,00TL olduğu, Araçta meydana gelen yangının çıkış sebebinin, dava dosyasındaki mevcut bilgi ve tespitlerle kesin olarak belirlenmesinin mümkün olamayacağı ve bu nedenle yangının aracın üretiminden kaynaklı bir problemi ile ilişkili olduğunun söylenmeyeceği," yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
Mahkememizin 18/02/2025 tarihli duruşmasının 4 nolu ara kararı ile ... Yetkili Servisi'ne yazılan müzekkere cevabı dosyaya geldikten sonra ek rapor için yeniden bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş ve mahkememiz dosyası yeniden bilirkişilere tevdi edilmiş ve bilirkişiler tarafından müştereken düzenlenen 02/07/2025 tarihli ek raporda özetle: "Mahkeme verilen görev çerçevesinde, tarafların beyan ve itiraz hususları tekrar incelenmiş olup kök rapor sonuçlarımızı değiştirecek bir sonuca varılmamıştır. Görüş ve kanaatimize ait raporumuzu hukuki takdir ve nihai karar Sayın Mahkemenize ait olmak üzere saygılarımızla arz ederiz." yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür.
TBK 49. Maddesinde "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Söz konusu borç doğrudan doğruya kanundan doğmaktadır. Haksız fiili düzenleyen kurallar 'sorumluluk hukuku'nun konusunu oluşturmaktadır. TBK kapsamında haksız fiilden sorumluluk kusurlu ve kusursuz sorumluluk olarak ikiye ayrılabiliyor olsa da, genel anlamda sorumluluk denildiğinde akla kusur sorumluluğu gelmektedir. Somut olayda da bir tazmin sorumluluğu doğmuş ise bu kusura dayanan bir sorumluluk olacaktır zira kusursuz sorumluğa neden olabilecek durumlar kanunla sınırlandırılmış istisnai sorumluluk biçimleridir( numerus clausus ) . Açıklandığı üzre tazminat yükümlülüğü yalnızca kusur sonucu doğmadığından kanundan doğan bu borç doğurucu ilişkiye haksız fiilden doğan borçlar denilmektedir. Sorumluluk hukukunun hukuk mahkemelerinde görünümü ise tazminattır diyebilmekteyiz. Kusur sorumluluğunda sorumluluğun en önemli unsuru kusurdur. Yine TBK m.50 "Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." hükmü amirdir. Buna göre zarar gören zararını ispat etmedikçe davalı aleyhine tazminata hükmedilemeyecektir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Halefiyet başlıklı 1472. Maddesinin 1. Fıkrası gereği ''Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder. Sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacı, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilir''. Kanunun amir hükmü gereği, dava dilekçesinde sunulan belgelerden de anlaşılacağı üzere davacı sigorta şirketinin bu kanuni düzenlemelere dayanarak davalıya rücu hakkı doğduğu açıktır.
Dava, sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalıdan rücuen tahsili davası olup, davacı sigorta şirketinin sigortalısına hasar bedelini ödemek suretiyle TTK 1472. maddesi uyarınca, sigortalısının haklarına halef olduğu ve buna dayalı olarak iş bu davayı açtığı anlaşıldığından aktif husumet ehliyetine sahip olduğu anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nın 1472. maddesinde halefiyet düzenlenmiştir. Maddede, sigortacının sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçeceği, sigortalının gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği ifade edilmiştir. Sigortalının tazminat alacağının hukuki temelinin haksız eylemden, kanundan veya sözleşmeden kaynaklanmış olması arasında hiçbir fark yoktur.
TTK 1472. maddeden kaynaklanan halefiyet hakkı sigortacıya, zarar sorumlusundan, sigortalısına ödediği sigorta bedeli kadar talep hakkı ve bunun doğal sonucu olarak da zarar sorumlusuna karşı dava hakkını sağlamaktadır. Bu dava türüne doktrin ve uygulamada sigortacının rücu davası adı verilmektedir. Her tazminat davasında olduğu gibi, sigortacının açtığı rücu davasında da davalının kusurunu ve zararı ispat etmek davacı sigortacıya düşer. Halefiyete dayalı sigorta rücu davasında sigortacı halefiyet hukuki ilişkisi sebebiyle ancak selefinin sahip olduğu haklara sahip olur. Sigortacı halefiyete dayanarak rücu davasını zarar sorumlusu aleyhine yönelttiğine göre, sigortalının zarar sorumlusuna karşı açacağı tazminat davasında sigortalı neyi ispat etmesi gerekiyorsa, sigortacıda bu davada onu ispat etmekle yükümlüdür.
Mahkememizce tüm dosya kapsamı ile alınan bilirkişi raporu ve bilirkişi ek raporları ile birlikte değerlendirildiğinde, davacı sigorta şirketi ile davadışı sigortalısı arasında kurulu sigorta sözleşmesine istinaden düzenlenen 21.11.2016 tarihli ... numaralı kasko poliçesinin, sigorta süresinin 21/11/2016- 21/10/20117 tarihlerini kapsadığı, sigorta konusunun... plaka sayılı zarar gören aracın 24.07.2017 hasar tarihinin sigorta süresi dahilinde olduğu, davacı Sigorta Şirketinin, teminat kapsamı dâhilinde ödemiş olduğu hasar ile ilgili olarak, Sigortalısının haklarına halef olduğu tutarca, hasarın oluşumunda sorumluğu / kusuru bulunan üçüncü şahıslara rücu hakkının bulunduğu, davacı tarafından dava dışı sigortalıya hasar bedelinin ödendiği, ... İtfaiyesinin 24.07.2027 tarihli Raporunda Yangın yerinde yapılan tetkikte yangın başlangıcının ... plakalı 2013 model ... marka çekici aracın motor bölümünde görülmüş olup, yapılan araştırma ve soruşturmada motor bölümündeki elektrik kablolarında herhangi bir nedenden dolayı meydana gelen elektrik kısa devre sonucu yangın çıktığı ve aracın otomatik şanzıman ve fren sisteminin boşa çıkarak aracın kontrolden çıkıp yol kenarındaki kaldırıma çarparak durduğu kanaatini bildirir rapor tanzim edildiği, davacı sigorta şirketi tarafından görevlendirilen ... Şirketinin 27.07.2017 tarihli raporunda ise, yangın çıkışının, sigortalı araçtaki meydana gelen hasarın yapılan inceleme neticesinde motor tesisatının tutuşması neticesinde meydana geldiği, ...tip araçlarda motor elektrik tesisatının kabin önünden şase arakasına kadara yekpare olduğu, tesisatın hemen motor bloğu yan kısımlarından geçtiği görülmüş, zaman ile motor yağının keçelerden/contalardan sızması ve tesisat bölümüne sirayet etmesi neticesinde hasar tarihinde havaların sıcak oluşu, aracın ticari olması nedeniyle sürekli çalışması ve buna bağlı kabloların ısınması nedeni ile tutuşup yanmış olabileceği kanaatini bildirir rapor tanzim edildiği, her iki raporda da yangının motor bölümünde çıktığı üzerine ortak bir değerlendirmede bulunulmuş ise de, yangın çıkış sebebinin farklı olarak değerlendirildiği, İtfaiye raporunda yangının elektrik kablolarında nedeni belli olmayan bir kısa devre sonucu meydana geldiği değerlendirmesi yapılırken, eksper raporunda ise zaman ile motor yağının keçelerden/contalardan sızması ve tesisat bölümüne sirayet etmesi neticesinde hasar tarihinde havaların sıcak oluşu, aracın ticari olması nedeniyle sürekli çalışması ve buna bağlı kabloların ısınması nedeni ile tutuşup yanmış olacağı şeklinde görüş bildirildiği, mahkememizce hükme esas alınan 02/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda, motordan, kablonun tutuşmasını gerçekleştirecek kadar yağ sızıntısı olması, motorun güvenli çalışması için müsaade edilmeyecek bir durum olduğu, bu şekilde yağ sızıntısı olduğunda motorun kısa sürede yağ eksiltilmiş olacağı ve yağ göstergesinde alarm verileceği, buna rağmen araç kullanılmaya devam edildiğinde silindir ve piston mekanizmasında yağ eksikliği sebebiyle oluşan mekanik sürtünmeler sonucu kısa sürede motor arızası meydana geleceği, yangın tarihinde aracın yaklaşık 4 yaşında olduğu, motorun bu şekilde olan yağ sızıntısının yetkili servis tarafından yapılan periyodik bakımlarda görülmesi ve onarılması gerekeceğinden davacı sigorta şirketi tarafından görevlendirilen eksper raporunun somut olaya uygun düşmediği tespit edilmiştir.
Mahkememizce davacı tarafa yangın tarihinden önceki yıllara ait aracın periyodik bakım ve onarımına ait servis kayıtlarını dosyaya sunulması yönünde süre verilmiş olup, ... Yetkili Servisi'nden gelen Servis İşlem Raporlarının bilirkişi heyeti tarafından incelenmesi neticesinde motor yağ sızıntısı ile ilgili herhangi bir onarım işlemi yapılmadığı, dolayısı ile eksper raporunda belirtilen motor yağ sızıntısı ile yangının çıkış nedeni arasında illiyet bağı kurulamadığına dair mahkememize sunulan 02/07/2025 tarihli ek rapor bir arada değerlendirildiğinde, dosya içine celp edilen yangın raporu, eksper raporu ve mahkememizce alınan bilirkişi raporlarından elektrik kısa devresinin oluşma nedeninin, aracın üretiminden kaynaklındığı yönünde kesin teknik bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı dolayısıyla yangının çıkış sebebinin tespit edilemediği,, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu Madde 190’a göre ("İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.), somut olayda davacı taraf; yangının çıkış nedeni, kusurun kime ait olduğu, davalı ile zarar arasında uygun illiyet bağının bulunduğu ve davalının hukuken sorumlu tutulabileceği vakıalarını ispatla yükümlü olup, davalı eylemleri ile davacı sigortalısının zararı arasında uygun illiyet bağı bulunduğunun davacı tarafından ispat edilemediği anlaşılmakla sübut bulmayan davanın reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.) Davanın REDDİNE,
2.)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 615,40-TL karar harcının peşin yatırılan 1.355,26-TL harçtan mahsubu ile bakiye 739,86-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
3.)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
4.)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 680,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
5.)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
6.)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/12/2025
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)