21. Hukuk Dairesi
- Mahkeme
- ANKARA Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1775
- Karar No
- 2025/1811
- Karar Tarihi
- 19.12.2025
- Dava Türü
- Hukuk
- Hukuk Alanı
- Ticaret Hukuku
- Karar Sonucu
- KALDIRILMASINA
T. C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.
HUKUK DAİRESİ 2023/1775 Esas 2025/1811 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 07/07/2023
NUMARASI : 2022/383 Esas 2023/405 Karar
GEREKÇELİ KARARIN
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... plakalı aracının davalı sigorta şirketi nezdinde kasko sigortası ile sigortalandığını, 08/12/2021 tarihinde meydana gelen çift taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle aracın hasarlandığını, aracın onarımının yapılması ve hasar bedelinin tazmini için davalı şirkete müracaatta bulunulduğunu, eksper raporunda afaki tespitler yapıldığını, hasar bedelinin eksik ve hatalı belirlendiğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 193.340,18 TL hasar tazminat bedelinin temerrüt tarihi olan 25/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava istemiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin yerleşim adresinin Şişli/İstanbul olması nedeniyle yetki itirazlarının bulunduğunu, Sigortacılık Kanununda eksperler tarafından düzenlenen raporların delil niteliğinde olduğunun düzenlendiğini, müvekkiline yapılan başvuru neticesinde alınan eksper raporunda sürücü değişikliğinin yapıldığının yazılı olduğunu, poliçede yazılı tüm limitlerin ödeneceğinin düşünülemeyeceğini, dava konusu olayda talep edilecek faizin yasal faiz olması gerektiğini ve dava tarihinden itibaren talep edilebileceğini, KDV alacağının devlet alacağı olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece, 08/12/2021 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi düzenlenen davacıya ait ... plaka sayılı aracın hasar gördüğü, meydana gelen hasarın poliçe kapsamında teminat altına alındığı, davalının dava öncesinde yapılan başvuru sonucu ödeme yapılmadığı, davacının zararının giderilmediği, davacıya ait aracın iskontolu ve KDV dahil 193.340,18 TL hasar bedeli oluştuğundan, söz konusu zarar da sigorta teminatı kapsamında gerekçeleriyle davanın kabulü ile, ... plakalı çekici için 119.616,95-TL ile ... plakalı dorse için 280.000,00-TL olmak üzere toplam 399.616,95-TL hasar bedelinin temerrüt tarihi olan 28/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksper raporu ve kaza tespit tutanağı birlikte değerlendirildiğinde sürücü değişikliğinin incelenmemesinin hukuka aykırı olduğunu, tutanak tanıklarının dinlenmesi gerektiğini bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; trafik kazası nedeniyle sigortalı araçta oluşan hasar bedelinin kasko sigorta poliçesi kapsamında tazmini istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Kasko sigorta poliçesi ve hasar dosyası, kaza tespit tutanağı, tanık beyanları, trafik tescil kayıtları, ekspertiz raporu, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine ve Türkiye Noterler Birliğine yazılan müzekkerelere ilişkin cevabi yazılar ve vs deliller dosya arasında mevcuttur.
03/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; kaza nedeniyle sigortalı araçta iskontosuz ve KDV dahil olarak 270.159,25TL, iskontolu ve KDV dahil olarak 193.340,18TL hasar bulunduğu bildirilmiştir.
Davacı yan, davacı ait davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın 09/09/2021 tarihli kaza neticesinde oluşan hasar bedelinin tahsili istemiyle eldeki davayı açmış; davalı yan, sürücü değişikliği bulunduğundan hasarın teminat kapsamı dışında olduğunu savunmuş, mahkemece davalının sürücü değişikliğine ilişkin savunmaları yönünden herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halinde duruşma yapılmadan karar verileceği, düzenlemeleri yer almaktadır.
Dosya kapsamından 09/09/2021 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davalı sigorta şirketi tarafından kasko poliçesi düzenlenen davacıya ait ... plaka sayılı aracın hasar gördüğü, meydana gelen hasarın poliçe kapsamında teminat altına alındığı, kaza neticesinde mahkemece alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere sigortalı araçta iskontosuz ve KDV dahil olarak 270.159,25TL, iskontolu ve KDV dahil olarak 193.340,18TL hasar oluştuğu, davalının sürücü değişikliği bulunduğundan bahisle hasar bedelini ödemediği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlık, hasar miktarı ve davalının hasar miktarından sorumlu olup olmadığı, sürücü değişikliği bulunup bulunmadığı, var ise hasarın teminat kapsamında olup olmadığı hususlarına ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun "Sigortanın Kapsamı" başlıklı 1409. maddesinin 1. fıkrasında "Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumludur.";
2.fıkrasında ise "Sözleşmede öngörülen rizokolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığını ispat yükü sigortacıya aittir." denilmektedir.
Aynı yasanın 1427. maddesinin 2. fıkrasında "Sigorta tazminatı veya bedeli rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve riziko ile ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olur. Can sigortaları için bu süre on beş gündür. Sigortacıya yüklenemeyen bir kusurdan dolayı inceleme gecikmiş ise süre işlemez.";
4.fıkrasında ise "Borç muaccel olunca sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer." hükmünü haizdir.
Kasko Genel Şartlar A.5.10. maddesi “Zorunlu haller (tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeni ile uzaklaşma vb) hariç olmak üzere bu maddenin 5.4 ve 5.5 nolu bentlerindeki ihlaller nedeni ile sürücünün kimliğinin tespit edilmesini engellemek için kaza yerinden ayrılması” teminat dışı hal olarak düzenlenmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükmü gereğince rizikonun teminat dışında kaldığının sigortacı tarafından ispatlanması gerekmekte ise de, davalı sigortacının olayın ihbar olunan şekilde olmadığını somut delillerle kanıtlaması halinde ispat külfeti yer değiştirmekte ve sigorta ettiren davacı hasarı doğuran kazanın başka bir şekilde gerçekleştiğini ve hasarın teminat dahilinde olduğunu kanıtlama yükümlülüğündedir. Buna göre, sigortalı rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar mükellefiyetini kasten yerine getirmez veya iyi niyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içinde kalmış gibi ihbar edildiği somut delillerle kanıtlanırsa, ispat külfeti yer değiştirip sigortalıya geçer. Yukarıda anılan kanun ve sigorta genel şartları gereği, kural olarak zararın teminat dışı olduğunu ispat yükü, davalı sigortacıdadır. Davalı sigorta şirketi sürücü değişikliği bulunduğunu, dolayısıyla da sigortalı araçta oluşan hasarın teminat kapsamı dışında kaldığını savunmuştur.
Dosyada mevcut sigortalı araç maliki şirket ortağı ...'ın 09/09/2021 tarihli karakol ifadesinde, olay tarihinde sigortalı araca taş yüklendiğini, aracın kendi sevk ve idaresinde yola çıktıklarını, ... isimli şirkette servis şoförü olarak çalışan dava dışı ...'in yanında yolcu olarak bulunduğu sırada kazanın meydana geldiğini, ...'in yanında bulunma nedeninin gezme maksadıyla olduğunu beyan ettiği, kazadan sonra düzenlenen 09/09/2021 tarihli polis tutanağında ise, ... isimli şahsın " aracın sürücüsü olarak beni gösterin, aracın içerisindeki sürücünün sigortası yok, kaskodan paramı alamam, bana yardımcı olun" dediği, ... isimli şahsın da "aracın sürücüsü ben değildim, ... ağabey idi" dediği, sürücü şahsın kim olduğuna kanaat getiremedikleri için sürücü tespit edilememiş olarak kaza tespit tutanağı düzenlediklerinin yazılı olduğu anlaşılmaktadır.
Taraflar arasında güven ve iyiniyet esasına dayanan sigorta sözleşmelerinde, gerek sigortalının gerekse sigortacının haklarını kullanırken ve yükümlülüklerini yerine getirirken iyiniyetle hareket etmesi; rizikonun gerçekleşmesinden sonra doğru ihbar yükümlülüğü altında bulunan sigortalının, bu yükümlülüğüne uyup uymadığının saptanmasında da bu ilkenin göz önünde tutulması gerekir.
Hal böyle olunca mahkemece, davacı şirket ortağı ...'ın 09/09/2021 tarihli karakol ifadesi ile 09/09/2021 tarihli polis tutanağındaki açıklama ve beyanlar gözetilerek, gerekirse tutanak tanıkları dinlenerek sürücü değişikliği bulunup bulunmadığı ve ispat yükünün yer değiştirip değiştirmediğine ilişkin araştırma ve değerlendirme yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu anlamda bir tahkikat yapılmaması ve delillerin tartışılmaması HMK 353/1-a-6 anlamında esaslı delillerin toplanmaması ve değerlendirilmemesi anlamında olduğundan Dairemize bir değerlendirme yapılmamıştır. Bu eksiklik aynı zamanda tahkikate ilişkin iki dereceli yargılama hakkına ilişkindir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikteki delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/(1)-a.6 maddesi gereğince KABULÜNE,
2.Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/07/2023 tarih ve 2022/383 Esas 2023/405 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3.Davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
4.Davalı tarafından yatırılan 3.317,40 TL istinaf karar harcının talep halinde davalıya iadesine,
5.Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, +
6.İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/(1)-a.6.maddesi uyarıca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -