Esas No
E. 2023/20135
Karar No
K. 2025/9741
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

6. Ceza Dairesi         2023/20135 E.  ,  2025/9741 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2022/442 E., 2023/173 K.
SUÇLAR: Tehdit, hakaret
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düzelterek onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. Sanık Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, uyulan bozmaya, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz istemleri de yerinde görülmemiştir. Ancak; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108. maddesinin (4), (5) ve (6). fıkralarında, ‘" İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıvermeye ilişkin hükümler uygulanır. İnfaz hâkimi, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir." denilip 15.04.2020 gün ve 13000 sayılı Resmi gazete'de yayımlanarak yürürlüğü giren 7242 sayılı Yasada yapılan düzenlemeye göre denetim süresini belirleme ve gerektiğinde uzatma görevi, hükmü veren Mahkemeye değil, hükümlünün infaz aşamasındaki davranışlarını da değerlendirerek koşullu salıverme ile ilgili kararı verecek olan bu konudaki yetkili hakime aittir. Buna göre hükümlülük kararında mükerrir olan sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nun (5237 sayılı Kanun) 58/7. maddesi gereğince ‘mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına" karar verilmesiyle yetinilmesi gerekirken, denetimli serbestlik tedbirinin süresinin de belirlenmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un (1412 sayılı Kanun) 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından sanık hakkında denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin bölümden, "1 yıl süreyle” sözcüklerinin çıkartılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II. Sanık

Hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hükmün İncelemesine Gelince;

07.11.2024 gün ve 7531 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle değişik 5237 sayılı Kanun'un 75/6. maddesinin (a) bendinin (1) numaralı alt bendinden sonra gelmek üzere aynı Kanun'un 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile dördüncü fıkrasının önödeme kapsamına alınması ve bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 7531 sayılı Kanun'la eklenen geçici 7/2. maddesinde yer alan “soruşturma veya kovuşturma evresinde bulunan dosyalar bakımından” ibaresinin Anayasa Mahkemesinin 27.03.2025 tarihli ve 2024/197 Esas, 2025/86 Karar sayılı kararıyla Anayasanın 38. maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi ve bu düzenlenmenin 29.05.2025 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanması karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve suç tarihi itibariyle 5237 sayılı Kanun'un 75. maddesi kapsamına giren hakaret suçu yönünden Anayasanın 38. maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7. maddesi gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle, bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

18.11.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog