Esas No
E. 2023/7071
Karar No
K. 2025/12946
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Gayrimenkul Hukuku

4. Hukuk Dairesi         2023/7071 E.  ,  2025/12946 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/655 -2023/645

İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 17. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/282 E.-2022/489 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin maliki olduğu Bornova ilçesi ... mahallesi 7418 parselde kayıtlı taşınmazın, davalının yapmış olduğu hafriyat işlemleri nedeniyle zarar gördüğünü ve üzerine konut yapma olanağının kalmadığını, söz konusu parsel 1/25000 ölçekli ... Büyükşehir bütünü çevre düzenleme planına göre jeolojik sakıncalı alan olarak tespit edilmiş ve kesin olarak davalının vermiş olduğu zarar nedeniyle inşaat izni yasağı getirildiğini, bu nedenle müvekkilinin parselinin kullanılmasına yapmış olduğu işler nedeniyle engel olan davalıdan taşınmazın eski hale dönüştürülmesi mümkün olmadığından 10.000,00 TL tazminatın fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydı ile tahsilini, ayrıca müvekkil adına olan tapunun ödeme gerçekleştiğinde iptali ile davalı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle husumet ve görev yönünden reddine karar verilmesini, esasa girilmesi durumunda da davacı tarafın vermiş olduğu bilgilerin yanıltıcı olduğunu, müvekkilinin davacının taşınmazına hiçbir zaman el atmadığını, söz konusu bölge 2006 yılında jeolojik-jeoteknik etüt raporu ile yerleşime uygun olmayan alan olarak tespit edildiğini, bunun müsebbibinin müvekkili olmadığını, bu hususta başka mahkemelerde açılan ve müvekkili lehine sonuçlanmış pek çok dava bulunduğunu, müvekkilinin almış olduğu yasal izin ve ruhsatlar çerçevesinde faaliyetine devam etmekte olduğunu ve müvekkilinin iyi niyetli olduğunu, ayrıca davacının Gecekondu Kanunu kapsamında dava konusu yere malik olduğunu, 2 yıllık süre içerisinde söz konusu bina yapmadığı için mülkiyet hakkının düştüğünü ve tapunun tekrar o zamanki Gecekondu Kanununa göre işlem yapan ... Belediyesine geri dönmesi gerektiğini, davacının bu manada aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, ayrıca davacının, davasına mesnet olarak gösterdiği sorunların çözüm yerinin idari yargı olduğunu belirterek yargı yolu yönünden davanın reddine karar verilmesi, esasa girilmesi durumunda esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Bayındırlık ve İskan Bakanlığının 2006 tarihli raporuna göre dava konusu yerin yapılan etüt sonucu yerleşime uygun olmayan alan olarak değerlendirildiği, söz konusu parselde davalı şirket tarafından fiili el atmanın bulunmadığı gibi zarar da verilmediğinin 24.10.2022 havale tarihli bilirkişi raporu ile sabit olduğu yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı gerekçesiyle davacının davasının reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacıya ait parselin herhangi bir yapılaşma hakkı bulunmamakta olup kısıtlı durumda olduğunu, bu kısıtlılık hali doğal bir hale dayanmamakta olup davalının kusuru nedeni ile gerçekleşmiş olduğundan davalının tazminat yükümlülüğü olduğunu, hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun karara esas alındığını, mahkemece karar duruşmasında taraflarının rapora itirazları doğrultusunda yeniden rapor alınmasına ilişkin beyanlarının alınması sonrasında bu yöndeki talep ve itirazı hususunda ara karar verilmeksizin ve sonrasında davanın esasına ilişkin söyleyecekleri sorulmaksızın doğrudan karar verilmiş olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğunu b eyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının tapuda adına kayıtlı taşınmazına davalının haksız olarak el attığı iddiasıyla tazminat istemine ilişkindir.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dava konusu taşınmazın 1/1000 ölçekli uygulama imar planı kapsamına alınmadığı, taşınmazın bulunduğu alanın mülga Bayındırlık ve İskan Bakanlığı Afet İşleri Genel Müdürlüğünce 12.06.2006 tarihinde onaylanan "... (İzmir) 3 Ayrı Yerleşimin İmar Planına Esas Jeolojik Etüt Raporu"na göre yerleşime uygun olmayan alan sınırlarında kaldığı için hukuki el atma kapsamında değerlendirilemeyeceğinin, taşınmazın konut veya ticari kullanıma alınmasının jeolojik yapısı nedeniyle mümkün olmadığının, kısıtlılık halinin imar planındaki özgülenme durumundan kaynaklanmadığının anlaşılmış olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

24.09.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Gayrimenkul Hukuku 6100 sayılı Kanun
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog