Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.

KAYSERİ

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: ...
KARAR NO: ...
DAVACI: 1- ...

2....

VEKİLİ: Av. ...
DAVALI: 1- ...
VEKİLİ: Av...
DAVALI: 2-...

3....

DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: ...
KARAR TARİHİ: ...
KARAR YAZIM TARİHİ: ...

Mahkememize açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan yargılaması sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA :

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; "... plaka araç ile müvekkil ...'a ait araç, müvekkil ...'ın sevk ve idaresinde Niğde'den Kayseri istikametine seyrederken davalı ... adına tescilli olup kaza tarihi olan 15/11/2022 tarihinde ... sevk ve idaresinde olan ... plakalı çekici ve ... plakalı römorkun çarpışması sonucu maddi hasarlı ve yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, kaza, sürücü ...'ın çekici ve römork ile Niğde - Kayseri yolunda aynı istikamette kanal ile ayrılan sağ yan yoldan ana yola kontrolsüz ve dikkatsiz bir şekilde aniden çıkıp sola dönüş yapmaya çalıştığı esnada müvekkilin, römorkun sol yan kısmına çarpması ile gerçekleştiğini, davalı sürücü ...'ın %100 asli kusurlu olduğunu, kazadan dolayı aracı işleten ve bağlı olduğu teşebbüssün sahibininde sorumlu olduğunu yani kazada davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduklarını, kazaya konu davalı tarafın aracının davalı sigorta şirketinde sigortalanmış olup, sigorta şirketi de meydana gelen zarardan halefiyet prensibi gereği sorumlu olduğunu, kaza nedeniyle müvekkilde sternum kırığı, göğsüne aldığı darbe sonucu solunum zorluğu ve göğüs ağrısı oluştuğunu, baş ve göğüs bölgesinde kırıklar olduğu, hayati tehlike atlattığı, görme yetisinde zayıflama olduğu, kaburga kırılığı nedeniyle hareket kabiliyetini kaybettiğini, halen tedavisinin devam ettiğini, tedavi gideri yönünde de zararının bulunduğunu, müvekkilin halen çalışamaz durumda olduğu kazanç kaybının bulunduğunu ve geçici iş göremezlik tazminatı taleplerinin olduğunu, yaşamış olduğu kaza neticesinde ve devam eden etkileri sebebiyle güç efor gerektiren bir işi göremeyecek ve işe giremeyeceğini, iş görme gücünün yüksek oranda kalıcı olarak azaldığını bu nedenle sürekli iş göremezlik tazminat talebi de bulunduğunu, müvekkilin hareket etme alanında yaşadığı zorluğun hayat kalitesini ciddi ölçüde düşürdüğünü, kaşının yarısını kaybetmiş olması ve gözünde yaşadığı görme kaybı kalıcı maluliyete neden olduğu, ruhsal ve yaşamsal bozukluklar gözetildiğinde müvekkil lehine manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğini, müvekkilin mesleği çiftçilik olup emsal ücret tespiti için ücret araştırması yapılması gerektiğini, arabuluculuk aşamasının anlaşamama ile sonuçlandığını, açıklanan nedenlerle şimdilik 100,00-TL tedavi masrafı, 100,00-TL geçici iş göremezlik, 100,00-TL sürekli iş göremezlik tazminat talebinin davalılardan müştereken müteselsilen olmak üzere, 250.000,00-TL manevi tazminat talebinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerine bırakılmasına karar verilmesini " talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ... Sigorta Şirketi vekili dosyaya sunduğu cevap dilekçesinde özetle; " davacı tarafın sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile hasar aşamasında müracaat etmediğini, kazaya karıştığı belirtilen ... plakalı aracın Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusur tespitinin yapılabilmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesi gerektiğini, maddi tazminat istemine esas alınacak maluliyet raporu 20/02/2019 tarihinde yürürlüğe giren Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun şekilde rapor alınması gerektiğini, tazminat hesaplamasının aktüer sıfatına sahip bilirkişiler tarafından ZMMS genel şartlarına çerçevesinde yapılması gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılırken ulusal doğum ve ölüm istatistikleri kullanılarak hazırlanan TRH 2010 Mortalite Tablosu ve %1,65 teknik faiz kullanılması gerektiğini, şayet bir sorumluluğumuz doğacak ise 2918 sayılı Kanun’un 90. Madde hükmü uyarınca TRH tablosunun kullanılması ve azami faiz oranı aşılmamak kaydıyla teknik faizin uygulanması gerektiğini, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu, hakkaniyete uygun olmadığını, faizin hatalı talep edildiğini, müvekkil sigorta şirketi temerrüde düşmediğini, açıklanan nedenlerle davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini " talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... ve ... davaya karşı cevap dilekçesi sunmamıştır.

DELİLLER

Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.

Niğde Ömer Halis Demir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'ne, Kayseri Şehir Hastanesi'ne, Nevşehir Devlet Hastanesine, Özel Niğde Hayat Hastasine müzekkere yazılarak 15/11/2022 tarihinde trafik kazası nedeniyle davacının yaralanmasından dolayı bu hastanede gördüğü tedavilere ilişkin tedavi evrakları celp edilmiştir. Niğde İlçe Tarım Müdürlüğüne müzekkere yazılarak davacıların çiftçi kayıt belgesinin celp edildiği görüldü. Niğde CBS...soruşturma sayılı dosyasının UYAP sistemi üzerinden celp edildiği görüldü.

Niğde İl Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak 15/11/2022 kaza tarihli, ... plakalı römork, ...plakalı çekici ve ... plaka sayılı araçlar arasında yaşanan kazaya ilişkin; görüntü, fotoğraf, mobese kamerası kaydı, trafik kaza tespit tutanağı vs. tüm belgelerin gönderilmesi istenilmiş, gelen yazı cevabı ile, fotoğrafların ve görüntü CD'sinin gönderildiği görülmüştür. Alaca Polis Merkez Amirliğine, Niğde İl Emniyet Müdürlüğüne, Niğde İlçe Jandarma Komutanlığına, Kayseri Vergi Dairesine, Niğde Vergi Dairesine, Kayseri Ziraat Odası Başkanlığına yazılan müzekkerelere cevap verildiği görüldü.

SGK Niğde İl Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak davacının 15/11/2022 tarihinde trafik kazası geçirmesi nedeniyle yaralanmasından dolayı SGK tarafından davacılara rücua tabi maaş veya gelir bağlanıp bağlanmadığı sorulmuş, gelen yazı cevabıyla, davacılara geçici iş göremezlik ve sürekli iş göremezlik adı altında herhangi bir ödeme yapılmadığı görülmüştür. Davacı ... Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına sevk edilmiş, 16/08/2024 tarihli raporda özetle;

Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetinelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde, ...'ın 15.11.2022 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen kemik (plak vida ile tespitli sağ ulna ve imn ile tespitli, minimal kallus formasyonu içeren, kırık hatlarının seçildiği sağ femur, 1. kot) kırıkları ve sağ göz temporal kornea perforasyonu nedeniyle;

1.Altı (6) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı tıbbi şifa süresinin 6 (altı) ay olduğu,

2.Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının % 15 (yüzdeonbeş) olduğu kanaatini bildirir raporunu sunduğu görülmüştür. Adli Tıp Raporunun usule uygun olarak taraflara tebliğ edildiği görülmüştür. Davacı ... Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığına sevk edilmiş, 16/08/2024 tarihli raporda özetle; Tıbbi evrak tetkiki ile muayenesinden elde edilerek yukarıda kaydedilen bilgi ve bulgular Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde, ...'ın 15.11.2022 tarihli trafik kazası sonucu meydana geler kemik (sternum deplase) kırığı nedeniyle;

1.Bir (1) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı tıbbi şifa süresinin 1 (bir) ay olduğunu,

2.Tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranınmı %0 (yüzdesıfır) olduğu kanaatini bildirir raporunu sunduğu görülmüştür. Adli Tıp Raporunun usule uygun olarak taraflara tebliğ edildiği görülmüştür.

Mahkememizce yazılan talimat doğrultusunda Niğde 3. Asliye Hukuk Mahkemesince 19/02/2025 tarihinde tanık Talha Demirel ve tanık ...'ın beyanlarının alındığı,

Tanık ... beyanında: Ben kaza anında arabanın içerisindeydim. Biz Niğdeden çıkıp köye gidiyorduk. Sabah 06.00 sularıydı. Hava daha aydınlanmamıştı. Emniyet şeridinde 3 tane tır duruyordu. Tırların herhangi bir işareti, levhası, ışığı yoktu. Tırlar zaten ters tarafa bakıyordu. Biz tırları fark edince sol şeride geçtik. En öndeki tırda U dönüşü yasak olan yerden dönmeye çalışınca lambalarını da biz görmediğimiz için mazot deposunun oraya biz vurmuş olduk. Ben kaza sonrasında ayağımdan yaralandım. Hüseyin'in gözünde sorun meydana geldi. Babam olan Mustafa'nın ise göğsünde kırık vardı, başından da yaralanmıştı. Kaza sonrasında davalı tarafça herhangi bir ödeme yapılmamıştır. Şuan davacılar çalışamıyorlardır. Bilgim ve görgüm bunlardan ibarettir dedi.Şeklinde beyanda bulunmuştur.

Tanık ... beyanında: Ben kaza esnasında orada değildim. Kaza sonrasında olay mahalline gittim. 3 tane tır vardı. İkisi sağ emniyet şeridinde park halindeydi. En öndeki tır ise sol tarafa U dönüşü olmayan yerde dönüş yapmaya çalışır bir halde idi. Davacının aracı da tam mazot deposunun oradan vurmuştu. Kaza sonrasındaki bedensel hasarları noktasında ayrıntılı bir bilgim yoktur. Ama davacılardan biri gözünde sorun olduğunu söylüyordu. dedi.Tanıklık ücret talebim yoktur dedi. Şeklinde beyanda bulunmuştur.

Mahkememizce kusur hususunda dosyanın Ankara Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine kararı verildiği, Ankara Adli Tıp Kurumunun 04/04/2024 tarihli raporunda özetle; - Sürücü ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, - Sürücü ...’ın ise kusursuz olduğu, kanaatini bildirir müşterek rapordur. Adli Tıp Raporunun usule uygun olarak taraflara tebliğ edildiği görülmüştür. -Mahkememizce dosyamızdan alınan kusur raporu ve trafik kazası tespit tutanağı arasında çelişki olması nedeni ile dosyanın bilirkişiye verilmesine dair ara karar kurulduğu, davalı tarafın masrafı yatırmadığı dosyanın bilirkişiye verilemediği görüldü. Tüm deliller toplandıktan sonra bir aktüerya ve adli tıp uzmanı bilirkişiye incelemesi yaptırılmış, adli tıp uzmanı bilirkişi Uz. Dr. Hasan Din ve aktüerya bilirkişi...'ün 27/02/2025 tarihli raporunda özetle;

1.Davacı ...'ın - Geçici iş göremezlik zararının 46.440,93 TL (Talep 100,00 TL) - Tedavi gideri zararının 12.104,00 TL (Talep 100,00 TL) Toplam (geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri) zararının 58.544,93 TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık/tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.000.000,00 TL) kapsamında kaldığı, - Sürekli iş göremezlik zararının 1.273.274,66 TL (Talep 100,00 TL) olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sakatlık/ölüm teminat limitini (kaza tarihi itibariyle 1.000.000,00 TL) aştığı, İMMS sigortacısı davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçe limitlerini aşan kısmından sorumlu olduğu, Il. Davacı .../ın -Sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı (Talep 100,00 TL) - Geçici iş göremezlik zararının 5.500,35 TL (Talep 100,00 TL) - Tedavi gideri zararının 6.532,00 TL (Talep 100,00 TL)

Toplam (geçici iş göremezlik ve tedavi giderleri) zararının 12.032,35 TL olduğu, söz konusu zararın davalı sigorta şirketi tarafından temin edilen Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi sağlık'tedavi giderleri teminat limiti (kaza tarihi itibariyle 1.000.000,00 TL) kapsamında kaldığına dair kanaatini bildirir raporunu sunmuştur. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacılar vekilinin beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.

Mahkememizce bilirkişi heyetine bir veteriner ve ziraat mühendisi bilirkişi eklenerek yeniden rapor alınasına karar verildiği, adli tıp uzmanı bilirkişi Uz. Dr. ...ve aktüerya bilirkişi ... ve Ziraat Mühendisi ...'nin 15/09/2025 tarihli raporunda özetle;

Veteriner hekim bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve analiz sonucu, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacıların hayvancılık faaliyeti tespit edilemediğinden dolayı, yaşanan trafik kazası sonrasında iş göremezlik durumunda bu faaliyetlerinden dolayı uğradıkları zarar ve kazanç kayıpları hesaplanamamıştır.

Ziraat bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve analiz sonucu, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacıların tarımsal faaliyeti sonucunda ayrı ayrı 2022 yılı için 47770,668 TL ve 62605 TL toplamda 110.375,668 TL zarara uğramışlardır. Bu durum günüz şartlarına 2025 yılına çevrildiğinde ise 208044 TL ve 26005,50 TL toplamda 234.049,50 TL zarara uğrayacağı anlaşılmıştır.

Aktüer bilirkişi tarafından yapılan inceleme ve analizi sonucu, veteriner hekim bilirkişi ve ziraat bilirkişi tarafından yapılan tespit ve hesaplamalarda davacıların tarımsal faaliyetlerini yürütürken kişisel yetenek ve emeği ile gelire sağladığı katkının asgari ücretin üzerinde olacağına dair bir tespite rastlanılmadığından asgari ücret üzerinden yapılan kök raporumuzdaki tespit ve hesaplamalarımızda bir değişikliğe gidilmemiştir. Rapordan birer suretin taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacılar vekilinin beyan/itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.

Davacı vekilinin 22/07/2025 tarihli dilekçe ekinde sulh sözleşmesini sunduğu görülmüştür.

Davacı vekilinin 30/10/2025 tarihli dava değeri artırım dilekçesi sunduğu harcını tamamladığı, dilekçeden bir örneğin davalı tarafa tebliğ edildiği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE

Dava, trafik kazası nedeniyle geçici, sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri zararı ile manevi tazminat istemlerine ilişkindir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanun'un 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir. Zira dava ZMMS poliçesini düzenleyen sigorta şirketine ve araç sürücüsüne karşı açılmıştır. 6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca dava değeri itibarı ile dava, tek hakim tarafından sonuçlandırılmıştır.

Dava dilekçesinde 15/11/2022 tarihinde davalı ... sevk ve idaresinde , davalı ...'a ait , davalı ...sigorta nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı çekili ve ... plakalı römorkun davacı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu, kazada davacıların yaralanması nedeniyle davacılar lehine ayrı ayrı sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, tedavi gideri ve manevi tazminat talep edilmiştir.

Davacı vekilinin sunmuş olduğu 27/10/2025 tarihli Dilekçesinde davacı ... yönünden tüm alacak kalemleri için sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığı kararı verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi talebinde bulunduğu anlaşılmakla bu davacı yönünden sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Davacı ... yönünden yapılan değerlendirmede: KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;

Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Dosya içesindeki bilgi ve belgelerden davacı tarafın dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvurduğu anlaşılmıştır. Kusur durumunun değerlendirmesinde; Mahkememiz olayla ilgili soruşturma/ceza dosyasının bir örneğini dosyamız arasına almıştır. Olaya ilişkin Niğde Cumhuriyet Başsavcılığı .... Sor. Sayılı dosyası, kaza tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre dava konusu kazanın meydana gelmesinde Ankara Adli Tıp Kurumunun 04/04/2024 tarihli raporunda özetle; - Sürücü ...’ın %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, - Sürücü ...’ın ise kusursuz olduğunun kabul edildiği anlaşılmıştır.

Dosyada bulunan kaza tespit tutanağı ve Ankara ATK raporu arasında çelişki olması nedeniyle Karayolları Fen Heyetinde görevli 3 kişilik heyetten rapor alınması yönünde ara karar kurulmuş olsa da dosyada eksik delil avansının tamamlanması iöin davalı vekiline verilen kesin süre içinde masrafın yatırılmamış olması nedeniyle davalı taraf kusur raporuna itirazından vazgeçmiş sayılmış ve Ankara ATK raporu tarafından belirlenen kusur oranları mahkememice hükme esas alınmıştır. -Davalı ... Sigorta Aş. sorumluluğuna dair değerlendirmede; Kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı ... Sigorta nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğu görülmüştür.

Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür. - Mahkememizce maluliyet ait değerlendirmesinde;

Davacı ...'in sürekli maluliyetinin oluşup oluşmadığı, iyileşme süresinin ve bakıcı ihtiyacının tespiti için dosyanın ERÜ ATK'ya gönderildiği, 16/08/2024 tarihli raporda Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında birlikte değerlendirildiğinde, Muhammed Ali'nin 30.06.2023 tarihli trafik kazası sonucu meydana gelen yaralanması nedeniyle, bir (1) ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı (tıbbi şifa süresinin 1 (bir) ay olduğu),, tüm vücut fonksiyon kaybı oranının ve/veya engel oranının % 0 (yüzdesifir) olduğunun tespit edildiği, anlaşılmıştır. Bu raporun, dosya kapsamındaki delillerle örtüştüğü, hüküm vermeye ve denetime elverişli olduğu değerlendirilmiş ve bu rapor mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır. - Manevi tazminata dair değerlendirmede;

Duyulan acı, çekilen ızdırap manevi zarar değil, onun görüntüsü olarak ortaya çıkabilir. Hakim, manevi tazminatın tutarını belirlerken, saldırı oluşturan eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır. Tutarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşulların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde nesnel (objektif) olarak göstermelidir. Çünkü yasanın takdir hakkı verdiği durumlarda hakimin, hukuk ve adalete uygun karar vereceği TMK'nun 4. maddesinde belirtilmiştir.

Takdir edilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. Somut olayda, ekonomik ve sosyal durum araştırması, kazanın oluş şekli, davalı tarafın kusuru, çekilen ızdırap, davacının maluliyet durumu ve iyileşme süresi ve yukarıda açıklanan kıstaslar çerçevesinde davacı için 40.000,00TL manevi tazminatın uygun olduğu değerlendirilmiştir. -Aktüerya hesabına ve kaçınılmaz tedavi giderine ilişkin dair değerlendirmede;

HMK’nun 273/1. maddesi gereği mahkememizce toplanan tüm deliller ve tüm dosya kapsamı incelenmek suretiyle; TRH 2010 yaşam tablosu ve Yargıtay içtihatlarında kabul edilen progresif rant usulü (%10 arttırma-iskonto formülü ile) ile davacıların aktüer zarar hesabının yapılması hususunda açıklamalı rapor alınmasına karar verilmiştir. Alınan raporun değerlendirilmesinde; davacının geçici iş göremezlik zararının5.500,35 TL, ve tedavi gideri zararının6.352,00 TL olduğu, sürekli iş göremezlik zararının bulunmadığı tespit edilmiştir.

Bilirkişi raporu ile yapılan tespit ve değerlendirmeler mahkememizce hüküm kurmaya elverişli bulunmuş tur.

Davacı vekili ıslah dilekçesinin neticei talep kısmında geçici iş göremezlik tazminatı yönünden 6.532,00 TL talep ettiği anlaşılmakla tedavi gideri talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. - Mahkememizin geçici iş göremezlik zararının ve tedavi giderinin teminat kapsamı dışında olup olmadığına dair değerlendirmesinde; 2918 sayılı Kanun’un 98.maddesinde değişiklik yapan 6111 sayılı Kanun’un 59. maddesinde, “Trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın genel sağlık sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmeti geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı", kanunun geçici 1.maddesi ile de "Bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları nedeniyle sunulan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı, sözkonusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59’uncu maddesine göre belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın üç yıl süreyle ayrıca aktarılmasıyla anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve Güvence Hesabının yükümlülüklerinin sona ereceği" öngörülmüştür.

Sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün kanundan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır. 2918 sayılı Kanun’un 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'na geçtiğinin kabulü gerekir. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir.

01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Zorunlu Sigorta Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5 maddesinin "Sağlık Giderleri teminatı" başlıklı (b) maddesinde " Kaza nedeniyle mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamındadır. Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve Güvence Hesabının sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesi ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar tedavi süresince ortaya çıkanı bakıcı giderleri, tedaviyle ilgili diğer giderler ile trafik kazası nedeniyle çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık gideri teminatı kapsamında saymıştır. Bir başka ifade ile mağdurun tedavisine başlanmasından itibaren mağdurun sürekli sakatlık raporu alana kadar,

1.Tedavi süresince ortaya çıkan bakıcı giderleri,

2.Tedaviyle ilgili diğer giderler,

3.Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler, Sağlık giderleri kapsamında sayılarak Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiştir.

Oysa 6111 sayılı kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanununun 98.maddesinde Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu üniversite hastaneleri ile resmi ve özel sağlık kurumları tarafından trafik kazası sonucu yaralanan kişilerin tıbbi tedavi ile sınırlı sağlık hizmeti giderleri ile sınırlandırılmıştır. Bu düzenleme gereği ZMSS Genel Şartlar A.5 (b) maddesi ile yaralının tedavisine başlanmasından maluliyet raporu alınıncaya kadarki süre içindeki;

1.Bakıcı giderleri

2.Çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler (geçici iş göremezlik kayıpları)

3.Sağlık hizmeti giderleri kapsamında sayılarak 6111 sayılı torba Kanunun 59.maddesi ile değişik Karayolları Trafik Kanunu'nun 98.maddesi ile sınırları belirlenen sağlık giderleri teminatı kapsamını genişletmiştir. Bu nedenle bir kanun maddesinin kapsamı idarenin bir düzenlemesi olan genel şartlar ile genişletmesi ve daraltması düşünülemez. Böyle bir durum varsa kanuna aykırı genel şart maddesi, tebliğ vs uygulanması kanunun ilgili maddesine aykırılık teşkil eder.(Trafik kazalarından doğan cismani zararlar ve tazmini- Konya barosu yayınları. Shf 7-8 ,Yargıtay üyesi: Hüseyin TUZTAŞ) Bu halde geçici iş göremezlik tazminatının ve tedavi giderinin sigorta teminatı kapsamında olduğu kabulü gerekir. Müteselsil sorumluluğa ilişkin değerlendirmede; Müteselsil sorumluluğa ilişkin hukuki sonuçlar 6098 sayılı Kanun'un 61, 62, 106, 155, 162, 163, 166, 168. maddelerinde düzenlenmiştir. 6098 sayılı Kanun hükümleri uyarınca müteselsil sorumluluğun hukuki sonuçları vardır. Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur. (6098 sayılı Kanun 162/1) Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder. (6098 sayılı Kanun 163/2) Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir. (6098 sayılı Kanun 163/1)

Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur. (6098 sayılı kanun 166/1) Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur. Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır. (6098 sayılı Kanun 166/3) Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (6098 sayılı Kanun 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer. Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez. Eldeki davada davalılar arasında müteselsil sorumluluk söz konusudur. Faize ait değerlendirmede; 2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.

Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartlarının B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise arabulucuk başvuru tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrütfaizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. Davalı gerçek kişi yönünden ise 6098 sayılı TBKnun 117/2 maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle faize hükmedilmesi gerekir.

Anılan açıklamalar uyarınca davacı tarafça sigorta şirketine usule uygun başvuru bulunmadığından (ZMSS Genel Şartlar Ek 6 uyarınca) temerrüt tarihi sigorta şirketi yönünden arabuluculuk başvuru tarihi kabul edilmiş, diğer davalı şahıslar yönünden ise olay tarihi temerrüt tarihi kabul edilmiştir. Kazaya karışan ... plakalı araç ticari nitelikte olduğundan ticari avans faizi işletilmiştir. Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;

Dosya kapsamındaki tüm deliller ve yukarıda yapılan izahatlar karşısında davacının uğramış olduğu maddi zarardan araç sürücüsü ve ZMMS sigortacısı olan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmakla,Davacı ...'ın maddi manevi tazminat davası hakkında Sulh Nedeniyle Karar Verilmesine Yer Olmadığına, Davacı ...'ın maddi tazminat yönünden davasının kısmen kabulü ile 6.352,00TL Tedavi gideri, 5.500,35 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 11.852,35 TL tazminatın (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden poliçedeki 1.000.000,00 TL olan sağlık gideri limitinden karşılanmak ve bu limitlerle sınırlı olmak üzere) davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 10/03/2023 (arabulucuya başvuru tarihi) tarihinden, davalı ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 15/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya dair tedavi gideri talebi ve sürekli iş göremezlik talebinin reddine, Davacı ...'in Manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmesi gerektiği görüş ve kanaatine varılmıştır. -Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.

Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.

Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.

Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Esas, Karar sayılı ilamı)

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenler ile;

1.Davacı ...'ın maddi manevi tazminat davası hakkında Sulh Nedeniyle Karar Verilmesine Yer Olmadığına,

2.Davacı ...'ın maddi tazminat yönünden davasının kısmen kabulü ile 6.352,00TL Tedavi gideri, 5.500,35 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere 11.852,35 TL tazminatın (davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden poliçedeki 1.000.000,00 TL olan sağlık gideri limitinden karşılanmak ve bu limitlerle sınırlı olmak üzere) davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden temerrüt tarihi olan 10/03/2023 (arabulucuya başvuru tarihi) tarihinden, davalı ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 15/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, fazlaya dair tedavi gideri talebi ve sürekli iş göremezlik talebinin reddine,

3.Davacı ...'in Manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

4.Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 809,63-TL karar ve ilam harcından davacı tarafından peşin yatırılan 2.563,98-TL peşin harç ve 40,00-TL tamamlama harcı toplamı 2.603,98-TL'nin mahsubu ile bakiye kalan harcın 1.794,35-TL olarak değerlendirilmesine,

5.Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden; 492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 2.732,40-TL karar ve ilam harcından değerlendirilmesine karar verilen 1.794,35-TL'nin mahsubu ile bakiye 938,05-TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

6.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.280,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama giderinin) davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,

7.Davacı ...'ın maddi tazminat talebi yönünden sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden alınması gereken 615,40-TL karar ve ilam harcının davacı ...'dan alınarak Hazineye İrat Kaydına,

8.Davacı ...'ın manevi tazminat talebi yönünden sulh nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğinden alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcının davacı ...'dan alınarak Hazineye İrat Kaydına,

9.Davacı ... tarafından yatırılan 2.563,98-TL peşin harç ve 40,00-TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 2.603,98-TL harcın davalılardan (davalı ... Sigorta Şirketi 'nin 595,21-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşuluyla) müştereken ve müteselsilen alınarak alınarak davacı ...'a verilmesine,

10.Davacılar tarafından yapılan tarafından yatırılan başvurma harcı, bilirkişi, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat, kep reddiyat gideri olmak üzere toplam 24.745,60TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre(sulh olunan miktar yönünden de davacı vekılinin talebi doğrultusunda masraf davacı taraf üzerinde bırakılmak üzere ) hesap edilen 1.681,59 TL'sinin davalılardan (davalı ... Sigorta Şirketi 'nin 384,38-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması koşuluyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye 23.044,41-TL'nin ise davacılar üzerinde bırakılmasına,

11.Davalı taraflarca yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

12.Davacı ...'ın Maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca 11.852,35-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

13.Davacı ...'ın Maddi tazminat talebinin reddedilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca 280,00-TL vekalet ücretinin işbu davacıdan alınarak kendisini vekille temsil eden davalı ... Sigorta Şirketi ödenmesine,

14.Davacı ...'ın Manevi tazminat talebinin kabul edilen kısmı yönünden: karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2 maddesi uyarınca 40.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak kendisini vekille temsil eden davacıya ödenmesine,

15.Davacı ...'in reddedilen manevi tazminat talebi yönünden davalı taraf lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

16.Sunulan sulh sözleşmesi kapsamı dikkate alınarak Davacı ...'ın davası yönünden taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

17.6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,

18.Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK'nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 25/12/2025 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog