13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı alacaklı müvekkilinin, davalıya bir kısım su tesisat, çatı malzemeleri, demir ve pimapen profil gibi mallar sattığını, ancak bedelini tahsil edemediğini, alacağın varlığının faturalar ve ticari defter ve kayıtlarla da sabit olduğunu, müvekkilinin sattığı malların bedelinin tahsil edemediğinden davalı aleyhine ....İcra Dairesinin 2021/... esas dosyasından takibe geçildiğini, davalının haksız ve hukuki dayanaksız itirazı üzerinde takibin durduğunu, davalının itirazına dayanak makbuz ve benzeri belge sunamadığını, borcunu ödemediğini, arabuluculuk görüşmelerinden anlaşma sağlanamadığını belirterek, haklı davanın kabulü ile öncelikle teminatsız, aksi halde uygun görülecek teminat karşılığında işbu davanın açılmasıyla birlikte ....İcra Müdürlüğü 2021/... Esas sayılı dosyasında davalı aleyhine başlatılan icra takibinin karşılıksız kalmasını önlemek adına davalının borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3.şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz kararı verilmesine, davanın kabulüyle, davalı borçlunun ....İcra Müdürlüğü'nün 2021/... Esas sayılı icra dosyasında ileri sürdüğü haksız itirazların iptali ile takibin devamına, davalı borçlunun icra takibine konu asıl alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Dava dilekçesinin davalıya tebliğ edildiği ancak davalı tarafça süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşıldı.
Dava, taraflar arasındaki mal alım satım ilişkisi kapsamında davacının davalıya sattığı ve bedelini tahsil edemediği mallar için düzenlendiğini belirttiği faturalardan kaynaklanan alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin 2021/... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. .... İcra Dairesinin 2021/... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup, takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 153.746,92-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının cari hesap alacağı olduğu, takibin 07/09/2020 tarihinde .... İcra Dairesinin 2020/... esas sayılı dosyasında başlatıldığı, 07/09/2020 tarihli ödeme emrinin borçluya 15/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 15/09/2020 tarihinde borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, itiraz üzerine 06/04/2021 tarihinde alacaklı vekilinin yetki itirazını kabul ettiğinden bahisle İstanbul İcra Tevzi Bürosuna yazı yazıldığı ve dosyanın .... İcra Dairesinin 2021/... esas sırasına kaydedildiği, .... İcra Dairesinin 2021/... esas sayılı dosyasında yeniden ödeme emri düzenlendiği ve 23/08/2021 tarihli ödeme emrinin 31/08/2021 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 02/09/2021 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür. ... Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/135 talimat sayılı dosyası aracılığıyla alınan Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen 31.10.2023 tarihli talimat raporunda özetle; Davaya muhatap her iki tarafında Ticari Sözleşme Tutarına bir itirazlarının bulunmayıp ödeme ediminde bir uyuşmazlığının oluğu, ancak Davacı tarafın bu uyuşmazlığı sonuçlandıracak veya destekleyici tam bir Defter Kaydının, Belge ve Evrakının olmaması sebebiyle gerek tarafların iddiaları bakımından ve gerekse HMK 222. Maddesi gereği Davalı taraf açısından da inceleme istenebileceği bildirilmiştir. ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... talimat sayılı dosyası aracılığıyla alınan Mali Müşavir ... tarafından düzenlenen 16/04/2024 tarihli talimat ek raporunda; 31.10.2023 tarihli yapılan inceleme Mahkemece istenen Defter Kayıtları ve tamamlayıcı evraklar ibraz edildiği ölçüde yapıldığı, eksik görülen hususlar görüldüğü ve Davacı tarafa sorulduğu, alınan bilgilere göre de Delil olma noktasında önem arz eden hususları Raporunda belirttiği, öncelikle Ticari Alacağa oluşturan ve gerçekleşmiş işlemlerdeki eksiklik Ticari Defterlerin Delil olma noktasındaki bir eksiklik olmadığı, İşlem bazında yapılan bir hata veya usulsüzlük olduğu, ticari Defterlerin eksikliğinden bahsedebilmek için öncelikle örneğin düzenlenmediği varsayılan Faturaların düzenlendiği ancak Ticari Defterlere kayıtlanmadığı, unutulduğu vs. Gibi durumun olması gerektiği, Oysa burada ilgili Ticari Alacağa ilişkin iki adet fatura haricinde düzenlenmiş başka fatura / faturaların olmadığı, Bu sonuca da Davacı Firmanın Fatura koçanının kontrol edilmek suretiyle teyidi ile varıldığı, yine Davacı Firmanın Rapora karşı beyan ve itirazları incelendiğinde hem yapılan incelemeyi uygunsuzluk gerekçesiyle kabul etmeyip, hem aynı raporda hesap kalanının Sıfır (0) olduğu dikkate alınarak davanın reddini talep etmesi çelişkili bir durum oluşturduğu, esasen ve Dava Alacağı olan tutarın asıl ve en temel sebebini oluşturan Araç Devri işlemine dair kanıtlayıcı her hangi bir evrakın ibraz edilememiş olduğu, Kaldı ki, yukarıda da değindiğim üzere fiilen Araç devir işlemi yapılmış olsa dahi bu işlemin ilgili Ticari Alacağa ilişkin olup olmadığı noktasında yine kanıtlayıcı belge, evrak veya beyanların varlığı söz konusu olduğu, sonuç itibariyle, her iki tarafında yaptığı itirazlara karşın haklılığı gösterir bir kanıt sunamamış olduğu görüldüğü, iddiadan öteye geçilmiş somut her hangi bir belge/ evraka rastlanılmadığı, önceki Raporunda da belirttiğim üzere kısaca, aksi ispat edilmediği sürece Davacı tarafın Ticari Defterleri Mevzuata uygun olarak düzenlendiği ve tasdik edildiği için Delil olma özelliğine sahip olduğu, delil olma noktasında kim için ve ne ölçüde olmasının kararının mahkemeye ait olduğu, Öte yandan Türk Ticaret Kanunumuza göre her iki tarafında Tacir olması ve bunun getirdiği sorumluluklar sebebiyle düzenlenmesi gerekli her bir evrak / belgedeki eksiklik iki tarafı da bağladığı, burada Damga Vergisi Beyanı veya Mutabakat Formunun eksikliği tek bir tarafa mal edilemeyeceği, gerek Mevzuatımıza ve gerekse Muhasebe Standartları gereği iki tarafında düzenlenmesinin zorunlu olduğu işlemler olduğu, özellikle böylesi uyuşmazlıklarda Delil olması açısından önemli olup yerine getirilmesi gerektiği, bu noktada yine tarafların uyuşmazlığının devam etmesi durumunda özellikle Davalı tarafın da gerekli Ticari Defter Kayıtları ve tamamlayıcı belge ve evraklarının incelenmesi sonucunda bir nihai bir değerlendirmenin daha doğru ve kesin olacağı kanaatinde olduğunu bildirmiştir. Mali müşavir ... tarafından düzenlenen 19.12.2024 Tarihli bilirkişi raporunda özetle; davanın davacı mal ve hizmet tedarikçisi tarafından, davalı işveren/alıcı aleyhinde, borcun "cari hesaba dayalı alacak bakiyesinden" kaynaklandığını ileri sürerek takip borçlusu/davalı aleyhine 07/09/2020 tarihinde (icra harç mk. tarihidir) önce .... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... E. sayılı dosyası ile ve yetki itirazı sonrasında ise .... İcra Müdürlüğü 2021/... E. dosyası ile 153.746,92 TL alacağı için başlatılan takibe davalının yaptığı itirazın iptali davası olduğu, Davalının 2019-2020 ve 2021 yıllarına ilişkin tutmakla yükümlü olduğu ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutulmadıkları anlaşılmakla (2019 yılı yevmiye-kebir envanter defterleri fiziken ibraz edilmemesi, 2020 yılı kebir ve envanter defterleri fiziken ibraz edilmemesi, 2021 yılı defterleri fiziken ibraz edilmemesi sebepleri ile), yasal ticari defterlerinin birbirini teyit ettiğini söylemenin mümkün olmadığı2 görülmekle, delil kabiliyetleri Mahkemenin takdirinde olduğu, bir yanda davacı tedarikçi ... (Dempa Çit İnş.) ile diğer taraftan ... temsili ile davalı işveren ... Mim. Müh. İnş. San.Ve Tic. Ltd. Şti. arasında ‚demir profil temini, su tesisat malzemeleri ve bir bloğun pimapen temin ve yerine montaj yapım işi‛ konulu, KDV dahil 340.000,00 TL, bedelle, 2 ay süre içinde şantiyeye teslim şartı ile bila tarihli bir satış sözleşmesi imzalandığı, taraflar arasında iş bu sözleşme kapsamında cari hesaba dayalı ticari ilişki olduğu,
Davacının Sayın Mahkeme’ce aldırılan ... Asliye Ticaret Mahkemesi talimat raporuna göre; davalıdan çek alımına ilişkin bilgiler ve cari hesaba ilişkin döküm tarafımdan incelendiğinde; davacının 2019-2020 ve 2021 yılına ait cari hesap ekstresine yer verilerek davacı tarafından davalıya 21.10.2019 tarihinde ... no.lu 76.759,00 TL ve 31.10.2019 tarihinde ... no.lu 76.987,92 TL fatura kestiği ve toplamda 31.10.2019 tarihinde davacının iş bu itirazın iptaline konu icra takibindeki talep miktarı kadar ve 153.746,92 TL alacaklı duruma geldiği, davalıdan davacının muhasebe kayıtlarında 02.01.2020 tarih, 6 yev. no.lu muhasebe kaydına göre
150.000,00 TL çekle tahsilat yapıldığı, talimat raporuna göre davalıdan tahsil edilen ... Bankası 25.12.2019 tarih, ... no.lu, davalıdan alınan 150.000,00 TL çekin, davacı tarafından ... ... ...’na ciro edildiği, netice de davacının davalıdan 07.09.2020 takip tarihinde 3.746,92 TL3 alacaklı olduğu, Mahkeme Tarafından Davacının Alacaklı Olduğunun Kabulü Halinde; Davacının 07/09/2020 icra takip tarihinde, davalıdan 153.746,92 TL alacaklı olduğunu iddia ettiği, alacağının varlığının davacının davalıya kestiği aşağıdaki 2 adet ve 153.746,92 TL faturalardan kaynaklandığı, 21.10.2019 tarih, ... no.lu, "Pencere ve Kapı Malzemeleri‛ açıklamalı, 76.759,00 TL fatura kesildiği, 2. sırada belirtilen; 31.10.2019 tarih, ... no.lu, "Profil Malzemeler‛ açıklamalı, 76.987,92 TL fatura kesildiği, davacının ilgili faturalardan kaynaklı icra takibinde alacak iddia edilen 153.746,92 TL alacaklı olduğu; davacının talimatla incelenen muhasebe kayıtlarında davalıdan tahsil edilen - 150.000,00 TL çek bedelinin mahsup edilmesi ile davacının davalıdan 07.09.2020 takip tarihinde bakiye 3.746,92 TL alacağı kaldığı, davalının muhasebe kayıtları incelendiğinde; davacının davalıya kestiği; 21.10.2019 tarihli, ... no.lu 76.759,00 TL ve 31.10.2019 tarihli, ... no.lu 76.987,92 TL olmak üzere ile toplamda 153.746,92 TL faturaların davalı tarafından davacının alacağına kaydedildiği, 2020 yılına ve 2021 yılına davalının davacıya 153.746,92 TL borçlu olarak devrettiği, 31.12.2021 tarihli ... yev. no.lu muhasebe kaydı ile davalının davacıya olan 153.746,92 TL alacağın davalının muhasebesi tarafından yıl sonu yapılan envanter çalışmalarında aşağıdaki mahsup fişinde görüleceği üzere; Davalının 320/... hesabında yer alan 153.746,92 TL’nin 331/Ortaklara Borçlar hesabı/... hesabına virman yoluyla aktarıldığı, hesabın kapatıldığı, yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; davacının ve davalının muhasebe kayıtları birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıdan 07.09.2020 takip tarihinde davalıya kestiği 2 adet ve toplamda 153.746,92 TL faturalardan kaynaklı alacağına karşılık - 150.000,00 TL çekle tahsilat yapması sonrasında (... Bankası
25.12.2019 tarih, ... no.lu, davalıdan alınan 150.000,00 TL çekin, davacı tarafından ... ... ...’na ciro edildiği) 3.746,92 TL davalıdan alacaklı olduğu mütalaa edilmekle birlikte nihai takdiri Mahkeme’ye ait olduğu, Mahkeme’nin Davacının Alacaklı Olduğunun Kabulü Halinde Faiz Yönüyle İnceleme:
Davacı taraf 07.09.2020 tarihli icra takibinde 153.746,92 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep ettiği, taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin ‘avans’ oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunduğu, Yukarıda açıklandığı üzere davacının davalıdan 07.09.2020 takip tarihi itibariyle 3.746,92 TL alacak bakiyesi olduğu hesaplanmakla; TCMB verilerinden 07.09.2020 takip tarihi itibariyle avans faizinin %10,00 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 3.746,92 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren %10,00 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanabileceği, Özetle Mahkeme'nin takdirinde olmak üzere, davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle ve itirazın iptaline konu alacağının; Açıklama "Cari Hesap Alacağı" Ana Para 3.746,92 TL" olabileceğinin mütalaa edildiği, Davacının icra inkar tazminatı talebinin ve/veya davalının kötü niyet tazminatı talebinin takdirinin ise Mahkemeye ait olduğu, sonuç ve kanaatine ulaşıldığı bildirilmiştir.
Mali müşavir ... tarafından düzenlenen 24/06/2025 tarihli ek raporunda özetle;
Davacı tarafından KDV dahil 340.000,00 TL sözleşme bedeline göre hesaplama yapılması talep edilse de; SMMM bilirkişi olarak tarafların defterlerinin incelenmesi ile ve mali değerlendirme ile hesaplama yapmam söz konusu olduğu, taraflar arasındaki KDV dahil ve 340.000,00 TL mal ve hizmet teslimine ilişkin Dava dosyasında başkaca bir somut belge görülemediğini, davalı tarafından ayrıca davacıya dava dışı ...tarafından davalı lehine davacıya devredilen ... plakalı ... araç verildiği ve borcun kapandığı beyan edilse de taraflar arasında ilgili aracın borç/alacak tutarına sayılmasına ilişkin yazılı ve somut bir belge görülemediği, ayrıca ilgili aracın ne kadar bedelde olduğu ve aracın değerlemesi uzmanlık konusunun dışında kaldığı, iş bu ek raporda 19.11.2024 tarihli tarafımdan tanzim edilen kök raporda yer alan görüşleri değiştirecek herhangi bir husus görülememiş olup, kök raporda yer alan görüş ve değerlendirmelerin aynen muhafaza edilmekle birlikte sair hususlarda hukuki değerlendirme delillerle doğrudan temas eden Mahkeme’ye ait olduğu, Mahkeme tarafından Davacının Alacaklı Olduğunun Kabulü Halinde Aşağıdaki Değerlendirmelerin Yapılması Gerekmiş Olup, Takdir Sayın Mahkeme'ye Ait Olmak Üzere;
Davacının 07/09/2020 icra takip tarihinde, davalıdan 153.746,92 TL alacaklı olduğunu iddia ettiği, alacağının varlığının davacının davalıya kestiği aşağıdaki 2 adet ve 153.746,92-TL faturalardan kaynaklandığı, 1.10.2019 tarih, ... no.lu, "Pencere ve Kapı Malzemeleri‛ açıklamalı, 76.759,00 TL fatura kesildiği, 2. sırada belirtilen; 31.10.2019 tarih, ... no.lu, "Profil Malzemeler‛ açıklamalı, 76.987,92 TL fatura kesildiği,
Davacının talimat raporları da incelendiğinde; ilgili faturalardan kaynaklı icra takibinde alacak iddia edilen 153.746,92 TL alacaklı olduğu; davacının talimatla incelenen muhasebe kayıtlarında davalıdan tahsil edilen - 150.000,00 TL çek bedelinin mahsup edilmesi ile davacının davalıdan 07.09.2020 takip tarihinde bakiye 3.746,92 TL alacağı kaldığı, Davalının muhasebe kayıtları incelendiğinde; davacının davalıya kestiği;
21.10.2019 tarihli, ... no.lu 76.759,00 TL ve 31.10.2019 tarihli, ... no.lu 76.987,92 TL olmak üzere ile toplamda 153.746,92 TL faturaların davalı tarafından davacının alacağına kaydedildiği, 2020 yılına ve 2021 yılına davalının davacıya 153.746,92 TL borçlu olarak devrettiği, 31.12.2021 tarihli ... yev. no.lu muhasebe kaydı ile davalının davacıya olan 153.746,92 TL alacağın davalının muhasebesi tarafından yıl sonu yapılan envanter çalışmalarında aşağıdaki mahsup fişinde görüleceği üzere; Davalının 320/... hesabında yer alan 153.746,92 TL’nin 331/Ortaklara Borçlar hesabı/... hesabına virman yoluyla aktarıldığı, hesabın kapatıldığı, Yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; davacının ve davalının muhasebe kayıtları birlikte değerlendirildiğinde davacının davalıdan 07.09.2020 takip tarihinde davalıya kestiği 2 adet ve toplamda 153.746,92 TL faturalardan kaynaklı alacağına karşılık - 150.000,00 TL çekle tahsilat yapması sonrasında (... Bankası 25.12.2019 tarih, ... no.lu, davalıdan alınan 150.000,00 TL çekin, davacı tarafından ... ... ...’na ciro edildiği) 3.746,92 TL davalıdan alacaklı olduğu mütalaa edilmekle birlikte nihai takdiri Sayın Mahkeme’ye ait olduğu, ii. Sayın Mahkeme’nin Davacının Alacaklı Olduğunun Kabulü Halinde Faiz
Yönüyle İnceleme:
Davacı taraf 07.09.2020 tarihli icra takibinde 153.746,92 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep ettiği, Taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerektiği, 3095 sayılı Yasanın 4489 sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin ‘avans’ oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunduğu, davacının davalıdan 07.09.2020 takip tarihi itibariyle 3.746,92 TL alacak bakiyesi olduğu hesaplanmakla; TCMB verilerinden 07.09.2020 takip tarihi itibariyle avans faizinin % 10,00 olduğu görüldüğünden, davacının belirlenen 3.746,92 TL asıl alacağına takip tarihinden itibaren % 10,00 ve değişen oranlarda kademeli olarak avans faizi yürütülebileceği, faizin infaz aşamasında hesaplanabileceği, Mahkeme'nin takdirinde olmak üzere, davacının davalıdan, takip tarihi itibariyle ve itirazın iptaline konu alacağının; olabileceğinin mütalaa edildiği, Davacının icra inkar tazminatı talebinin ve/veya davalının kötü niyet tazminatı talebinin takdirinin ise Mahkemeye ait olduğu, sonuç ve kanaatine ulaşıldığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". .... İcra Dairesinin 2021/... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... olduğu, takibin 153.746,92-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının cari hesap alacağı olduğu, takibin 07/09/2020 tarihinde .... İcra Dairesinin 2020/... esas sayılı dosyasında başlatıldığı, 07/09/2020 tarihli ödeme emrinin borçluya 15/09/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 15/09/2020 tarihinde borca ve icra dairesinin yetkisine itiraz ettiği, itiraz üzerine 06/04/2021 tarihinde alacaklı vekilinin yetki itirazını kabul ettiğinden bahisle İstanbul İcra Tevzi Bürosuna yazı yazıldığı ve dosyanın .... İcra Dairesinin 2021/... esas sırasına kaydedildiği, .... İcra Dairesinin 2021/... esas sayılı dosyasında yeniden ödeme emri düzenlendiği ve 23/08/2021 tarihli ödeme emrinin 31/08/2021 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, borçlunun 02/09/2021 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 11/11/2022 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır.
Dava, itirazın iptali davası olup, takip dosyası incelendiğinde yetkisizlikle .... İcra Dairesinin 2021/... esas sayılı dosyasında yürütüldüğü ve takip talebi incelendiğinde açıkça cari hesap alacağı olduğunun belirtildiği görülmüş olup, bu durumda talimat mahkemesi aracılığıyla alınan raporlar ve Mahkememizce alınan raporlar içeriğinden, davacının kayıtlarına göre davacı ile davalı arasında sürdürülen mal satışına dair ticari ilişki kapsamında davacının davalı adına düzenlediği faturaların davacı kayıtlarında yer aldığı ve davacının davalı adına düzenlediği toplam 153.746,92-TL tutarındaki faturalar için davalının davacıya çek ile ödeme yaptığı, 150.000,00-TL tutarındaki çek tahsilatının davacı kayıtlarında yer aldığı ancak davacı kayıtlarında çekin işlem tarihinin yer almadığının belirlendiği, davalının incelenen kayıtlarına göre, davacının davalı adına düzenlediği ve toplam 153.746,92-TL tutarındaki faturaların davalının kayıtlarında da yer aldığı ve davacı alacağı olarak işlendiği, 150.000,00-TL tutarındaki çek ile yapılan ödemenin davalının muhasebe kayıtlarına işlenmediği ancak talimat Mahkemesi aracığıyla alınan raporda davacının muhasebe kaydında 02/01/2020 ve 6 yevmiye no ile 25/12/2019 vade tarihli çekle tahsilatın kayıtlarında yer aldığı ve davacı cari hesap kayıtlarına göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan bakiye 3.746,92-TL tutarında alacağının bulunduğu belirlenmiştir. Bilirkişi kök ve ek raporlarında yer alan bu tespitlerin yeterli olduğu değerlendirilmiş, özellikle takip dayanağı cari hesap alacağı olarak gösterildiğinden ve her iki tarafın kayıtları incelenerek uyuşmazlık kapsamında rapor düzenlendiğinden, davacı tarafın taraflar arasındaki sözleşme içeriğine dayanan 340.000,00-TL alacağa dair beyanları ve bu kapsamda itirazları dikkate alınarak rapor alınması talepleri yerinde görülmemiştir. Davacının muhasebe kayıtlarına göre 02/01/2020 tarihinde alınan 150.000,00-TL bedelli çekle tahsilat yapıldığı belirlendiğinden ve takip tarihinin de 07/09/2020 olduğu (yetkisizlikle İstanbul İcra Dairesine gönderilmeden evvel .... İcra Dairesinin 2020/... esas sayılı dosyasına göre takip tarihinin 07/09/2020 olduğu) görüldüğünden davalının çekle yaptığı 150.000,00-TL tutarındaki ödeme, takip tarihinden önce yapılmış olduğundan davacı kayıtlarına öre davcının davalıdan takip tarihi itibariyle talep edebileceği alacağının bakiye 3.746,92-TL tutarında olduğu, takip tarihi itibariyle avans faizi oranı %10 olduğundan 3.746,92-TL alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %10 ve değişen oranlarda avans faizi işletilmesine karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." şeklinde düzenlenmiş olup, anılan düzenleme uyarınca; itirazın iptali davasında borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edileceği düzenlendiğinden, kabul edilen 3.746,92-TL'nin %20'si oranında davacı alacaklı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş, davalının rapora itiraz dilekçesinde davacı aleyhine tazminat talebinde bulunması nedeniyle, davalı vekilinin kötüniyet tazminatı talebi yönünden yapılan değerlendirmede ise, davacının kayıtlarına göre davalının davacıya 02/01/2020 tarihinde alınan 150.000,00-TL bedelli çekle kısmi ödeme yaptığı, bu hususun da davacının 6 nolu muhasebe kaydında yer aldığı, ödemenin kayıtlara 02/01/2020 tarihinde geçtiği ve takibin ise kayıt yapıldıktan sonra 07/09/2020 tarihinde başlatıldığı, bu hali ile davacının çek aracılığıyla yapılan 150.000,00-TL tutarındaki ödemeden haberdar olduğu ve buna rağmen cari hesap alacağı olarak 153.746,92-TL üzerinden takip yaptığı ve takibin 150.000,00-TL tutarındaki kısmından alacaklı olmadığı davacı tarafça bilinebilir olduğundan davacının haberdar olduğu ve kayıtlarına işlediği ödemeye rağmen 153.746,92-TL üzerinden takip başlatmakta kötüniyetli olduğu ve davalının da talepte bulunduğu anlaşıldığından belirlenen takiple istenen tutardan davacı alacaklı yönünden haksız olarak istendiği belirlenen 150.000,00-TL'nin %20'si oranında davalı borçlu lehine kötüniyet tazminatına hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın Kısmen Kabulüne,
.... İcra Dairesinin 2021/... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 3.746,92-TL asıl alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yıllık %10 ve değişen oranlarda ticari avans faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, Fazlaya dair talebin reddine,
2.Kabul edilen 3.746,92-TL alacağın %20'si oranında 749,384-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Reddedilen 150.000,00-TL alacağın %20'si oranında 30.000,00-TL kötüniyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Karar tarihi itibariyle alınması gereken 615,40-TL harcın peşin alınan 2.625,62-TL harçtan mahsubu ile fazla 2.010,22-TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26. md göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre 76,03-TL tutarındaki kısmının davalıdan, bakiye 3.043,97-TL tutarındaki kısmının ise davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
5.Davacı tarafından yapılan 946,00-TL posta gideri, 10.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.446,00-TL'nin haklılık durumuna göre 278,95-TL tutarındaki kısmı ile 80,70-TL başvurma harcı, 615,40-TL karar ve ilam harcı, 11,50-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 986,55-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına,
6.Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 3.746,92-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Kendini vekille temsil ettiren davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.Yatırılan avanstan artan kısmın karar kesinleştiğinde yatırana/ vekiline iadesine,
Dair, davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/11/2025 Katip ... Hakim ...
(e-imzalıdır)