6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2024/236 E. , 2025/9789 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:Ceza Dairesi
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece
İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.10.2022 tarihli ve 2021/631 Esas, 2022/561 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, c, d, h ve 58. maddeleri uyarınca 13 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına karar verilmiştir. B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.07.2023 tarihli ve 2022/3943 Esas, 2023/2442 Karar sayılı kararı sanık müdafiinin istinaf talebinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Mahkûmiyet hükmünü gerektirecek yeterli delil bulunmadığına, katılanın beyanlarının çelişkili olduğuna, kararın bozulmasına ve sanığın beraatine karar verilmesine ilişkindir. Sanığın Temyiz İstemi Katılanın beyanlarının çelişkili olduğuna, son söz hakkı verilmeden ve müdafii bulunmadan ceza verildiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1.Katılana ait dosya içerisinde bulunan 11.08.2020 tarihli geçici raporda nasal kemikte fraktürünün tespit edildiği anlaşılmakla; 5237 sayılı Kanun'un 149/2. maddesi uyarınca kasten yaralama suçunun neticesi sebebiyle ağırlaşmış hallerinin gerçekleşmesi durumunda ayrıca kasten yaralama suçuna ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğinden; sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesi suretiyle Mahkemece zamanaşımı süresi içerisinde ayrıca kasten yaralama suçundan karar verilebileceği olanaklı görülmüştür.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında, sanık ve müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken hususlar yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288. ve 289/1. maddeleri uyarınca yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
18.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.