Esas No
E. 2023/7485
Karar No
K. 2025/8836
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Cinsel Suçlar

9. Ceza Dairesi         2023/7485 E.  ,  2025/8836 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/1554 E., 2022/2148 K.
ŞİKAYETÇİ: Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı
SUÇ: Sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi.

Şikayetçi Bakanlık vekilinin kovuşturma evresinde davaya katılmak istediğini belirtmesi karşısında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 237/2. maddesi uyarınca Bakanlığın katılan, vekilinin ise katılan Bakanlık vekili olarak davaya kabulüne karar verildikten sonra gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan dolayı İlk Derece Mahkemesince verilen 6 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hükmün sanık müdafii, katılan mağdure vekili ve katılan Bakanlık vekili tarafından istinafı üzerine hükmün sanık lehine bozulmasının ardından söz konusu karara direnme yetkisi bulunmayan ve kanunen uymak zorunda olan İlk Derece Mahkemesince sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçundan dolayı sanık hakkında 3 yıl 4 ay hapis cezasına mahkumiyetine dair kurulan hükmün aslında Bölge Adliye Mahkemesince verilmiş bir karar olarak kabulünde zorunluluk bulunduğu, bozma üzerine İlk Derece Mahkemesince kurulan yeni hükmün temyizi kabil olduğu anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE

A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden

Katılan Bakanlık vekilinin yokluğunda verilip 16.08.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde tebliğ edilen karara karşı, 5271 sayılı Kanun'un 291/1. maddesinde belirlenen 15 günlük kanunî süre geçtikten sonra 20.09.2022 tarihinde temyiz isteminde bulunulduğu anlaşılmakla, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

B. Sanık Müdafii ile Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 280/1-e maddesinde "İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine," ve aynı Kanun'un 280/1-f maddesinde "Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine," karar verilebileceği belirtilmiş olup; aynı Kanun'un 280/1-g maddesinde ise "Diğer hâllerde, gerekli tedbirleri aldıktan sonra (…) davanın yeniden görülmesine ve duruşma hazırlığı işlemlerine başlanmasına, karar verir" şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.

Anılan düzenlemeler ile Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 30.04.2025 tarihli ve 2024/6-490 Esas, 2025/197 Karar sayılı kararı nazara alındığında; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf talepleri hakkında Bölge Adliye Mahkemesinin bozma yetkisinin bulunmaması nedeniyle vermiş olduğu bozma kararlarının hukuka aykırı ve yukarıda belirtilen istisnalar dışında bu karara istinaden verilmiş olan İlk Derece Mahkemesi kararlarının da hukuki değerden yoksun olması karşısında, İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı istinaf başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesince duruşma açılarak yeniden yargılama yapıldıktan sonra karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde İlk Derece Mahkemesinin Bölge Adliye Mahkemesinin bozma kararına uyarak vermiş olduğu kararına yönelik esastan ret kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR

A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık Müdafii ile Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemleri Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle başkaca yönleri incelenmeyen Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

26.11.2025 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog