Aramaya Dön

12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2024/796
Karar No
K. 2026/44
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2024/796 Esas
KARAR NO: 2026/44
DAVA: Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ: 05/11/2024
KARAR TARİHİ: 14/01/2026

MAHKEMEMİZ DOSYASI İLE BİRLEŞEN

------ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN

---ESAS SAYILI DAVA DOSYASI

DAVA: Alacak (Saklama Sözleşmesine Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ: 03/01/2025
KARAR TARİHİ: 14/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ------ D.İş sayılı ihtiyati tedbir kararına konu edilen ve taraflar arasındaki ---- tarihli saklama sözleşmesi gereğince davalının saklayanı olduğu davacıya ait mallardan proforma faturalarında belirlenmiş olan--- tonluk kısmın gecikmesinde sakınca bulunduğundan ---- teminat karşılığında davacıya teslimine karar verildiğini, bu kararın-----sayılı dosyası ile ----- tarihinde işleme konularak ---- talimat dosyası üzerinden ----- adresinde icraen uygulandığını ve 516,8 ton malın davacıya teslim edildiğini belirtmiştir. Davacı, ardiye sözleşmesine dayalı malın aynen iadesi davası açmadan önce zorunlu dava şartı olan arabuluculuk başvurusunun -----dosya numarasıyla yapıldığını, tarafların ----- tarihinde anlaşamama son tutanağı düzenlediğini, bu nedenle işbu davanın açılmasının zorunlu hâle geldiğini, taraflar arasında ----- tarihli ------bulunduğunu, sözleşme gereğince davalının -------adresindeki depoda davacıya ait gümrüklü veya yurt içinden temin edilmiş malları muhafaza etmek ve davacının talebi üzerine iade etmekle yükümlü olduğunu, davacının da ardiye bedelini ödemeyi üstlendiğini, davalının ----- bu yana saklama hizmeti verdiğini, ---- tarihli mutabakat listesinde de saklanan malların cins, menşe ve miktarının toplam ---- olarak davalı tarafından teyit edildiğini beyan etmiştir. Davacı, davalının ---- beri verdiği saklama hizmetini artık vermemeye başladığını, müvekkilinin zararına olacak davranışlarda bulunduğunu, dava dışı ---- tarihinde---- malın satışı ve ---- itibaren teslimi konusunda anlaşma yaptıklarını,----- ön ödeme yaptığını ve proforma faturaların düzenlendiğini, ancak ---- tarihinde ----- yetkililerinin depoya gittiğinde davalı çalışanları tarafından içeri alınmadığını ve malların teslim edilmediğini, davalının sözleşme ve TBK 561–580 maddelerindeki yükümlülüklerini ihlal ettiğini, bu nedenle ------ tarihinde ihtar gönderildiğini, aynı gün davacı yetkilileri ve avukatlarının depoya gittiğinde davalının malları teslim etmeyip ---- hattını aradığını, taraflar arasında polis tutanağı tutulduğunu, akabinde güveni kötüye kullanma suçundan ------ Başsavcılığı’na şikâyette bulunulduğunu, davalının teslim etmeme gerekçesi olarak davacının kendilerine borcu olduğunu ve hapis hakkı kullandığını iddia ettiğini, ancak borca ilişkin hiçbir belge sunamadığını, ayrıca davalının ----- tarihli ihtarname cevabında “tarafınıza müvekkil şirketçe düzenlenmiş herhangi bir depolama faturası da bulunmamakta” beyanında bulunduğunu, buna rağmen ---- itibaren hizmeti başka firmaya devrettiğini iddia etmesinin ------ tarihli mutabakat listesi ile çeliştiğini, sözleşmede açık devir yasağı bulunduğunu,

TBK 17 gereği yazılı şekle bağlı sözleşmenin devrinin mümkün olmadığını, davacı, saklama ilişkisinin sürmesine rağmen davalının yükümlülüklerini ihlal ederek teslim engeli oluşturduğunu, dava dışı ---- gecikmeden ötürü zarar ve prestij kaybı yaşadığını bildirdiğini, sözleşmenin 4.2 ve 4.7 maddelerine göre davalının teslimi sağlamakla yükümlü olduğunu, davacının depoda personel bulundurmasına dahi zorluk çıkarıldığını, davalının davranışları nedeniyle telafisi güç zararlar oluştuğunu, bu nedenle ihtiyati tedbir kararının hüküm kesinleşinceye kadar devamına, davalının saklayanı olduğu toplam mallardan şimdilik 516,8 tonun davacıya aynen iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirketin------- tarihli ihtiyati tedbir kararının tamamlayıcı merasimi niteliğinde işbu davayı açtığını, davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu belirterek cevap verme zorunluluğu doğduğunu, davacı şirket ile imzalanmış olan --- tarihli ardiye sözleşmesine konu ardiye hizmetinin --- başından itibaren müvekkili şirket tarafından değil, dava dışı ------ tarafından verildiğini, bu nedenle ihtiyati tedbir dosyalarındaki itirazlarında da belirtildiği üzere huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi gerektiğini, davacı tarafın dava dışı ---- arasında bir ardiye sözleşmesi bulunmadığı yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, zira ----- tarihinden itibaren ardiye hizmetinin bu şirket tarafından davacıya verildiğini, davacının bu tarihten itibaren depodan teslim aldığı mallar karşılığında ---- kestiği depo ücreti faturalarını yine ------ banka hesabına ödediğini, ödeme dekontlarının da dosyaya sunulduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, ihtiyati tedbir taleplerinin hukuken mümkün olmayan ölçüde aşırı olduğunu, depoda bulunan malların çok üzerinde bir mal haczi girişiminde bulunulduğunu, davacının gerçek dışı iddialarla aşırı tedbir taleplerinde bulunduğunu ve hukuka aykırı şekilde müvekkili şirketi zarara uğratmayı amaçladığını, depodaki mallar yönünden davacının haksız ve kötü niyetli davranarak gerçeği çarpıttığını, usul ve esasa ilişkin tüm itirazlarını aynen muhafaza ettiğini, müvekkili şirketin haklarını korumak amacıyla bu hususların ayrıca mahkemenin dikkatine sunulması gerektiğini tüm bu nedenlerle huzurdaki davanın ve tedbir kararının öncelikle usulden, aksi kanaatte esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.---- karar sayılı ilamı ile ile mahkememiz dosyası ile aralarında hukuki ve fiili bağlantı bulunan dosyalarının birleştirilmesine karar verilmiştir.Birleşen dava da davacı vekili dava dilekçesinde özetle; -----kararı ile taraflar arasındaki ---tarihli Saklama Sözleşmesi gereğince davalının saklayanı olduğu davacıya ait mallardan proforma faturalarında belirlenmiş olan---- kısmın gecikmesinde sakınca bulunması nedeniyle ---- teminatın mahkeme veznesine yatırılması hâlinde davacıya teslimi hususunda ihtiyati tedbir kararı verildiğini, kararın----- tarihinde işleme konulduğunu, ----- talimat dosyasına yazılan talimat ile ----- adresinde davacıya ait olan mallardan ----tonun ihtiyati tedbir kararı gereğince tedbiren teslim alındığını, taraflar arasındaki ----tarihli ticari saklama ------ sözleşmesinden kaynaklanan ihtilaf nedeniyle huzurda açılan malın aynen iadesi davası için dava şartı arabuluculuk hususunda ------ arabuluculuk dosya numarası ile başvuru yapıldığını, taraflar arasında ----- tarihinde anlaşamama son tutanağı tutulduğunu, davacı şirket ile davalı ----- imzalandığını, sözleşme gereğince davalının ------ adresindeki depo alanında yeterli miktarda açık ve kapalı bir alanı müvekkiline ait gümrüklü veya yurt içinden temin edilmiş emtiaları muhafaza etmek ve müvekkiline veya bildireceği kişilere iade etmek ve teslim etmek hizmetini verecek olduğunu, davacının da ardiye bedeli ödeyeceğini, davalının ---- itibaren müvekkil şirkete saklama hizmeti verdiğini, davalı saklayanın muhafazasında bulunan müvekkil şirkete ait emtia miktarının ----- tarihli mutabakat listesinde cins, evsaf, menşe ve miktarı belirlenmiş toplam --- olarak yer aldığını, davalının ----- bu yana vermiş olduğu hizmeti gelinen süreçte vermez olduğunu ve müvekkilin maddi zararına sebebiyet verecek şekilde sözleşmeye aykırı eylemlerde bulunduğunu, davacı şirketin davalının saklayanı olduğu bir kısım malın satışı ve teslimi hususunda dava dışı şirketlerle anlaştığını, bu anlaşmalar gereğince daha önce de malların teslimi için davalı tarafa bildirimde bulunulduğunu ancak olumlu sonuç alınamadığını, davalı saklayanın ------ maddeleri gereğince üstlendiği edimleri ifa etmediğini, sözleşmeye aykırılığın giderilmesi hususunun ----- yevmiye ile ihtar edildiğini, davalı saklayanın TBK 564–575 maddeleri gereğince satılan malların derhâl teslimi için---- tarihinde davacı şirket yetkilisi ve avukatı ile birlikte depoya gidildiğinde malları teslim etmediğini, davalı şirket yetkilisinin ve avukatının malların kontrolüne engel olduğunu, bu nedenle güveni kötüye kullanma suçundan şikâyette bulunulduğunu, ---- soruşturma dosyasında soruşturmanın derdest olduğunu, davalı yetkilisinin kolluk beyanında rehin hakkı kullandıklarını söylediğini ancak davacının borcu olduğuna ilişkin hiçbir somut belge ibraz edilmediğini, davalı tarafından keşide olunan ----- tarihli cevabi ihtarnamede “tarafınıza müvekkil şirketçe düzenlenmiş herhangi bir depolama faturası da bulunmamakta” denildiğini, davalı saklayanın bu kez ------ saklama hizmetini üçüncü bir şirkete devrettiğini iddia ettiğini, oysa sözleşmenin 5. maddesinde açık devir yasağı bulunduğunu, bu hükme göre tarafların sözleşmeden doğan hak ve yükümlülüklerini kısmen veya tamamen başkasına devredemeyeceğini, davalının ---- tarihli mutabakat listesinde malları muhafaza ettiğini kabul ettiğini, bu çelişkilerin davalının kötü niyetini gösterdiğini, davacı şirketin ----- yılından bu yana depoda oluşturduğu ofiste bir personel istihdam ettiğini, ancak davalının bu personelin giriş-çıkışında da zorluk çıkardığını, davalı saklayanın yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilin her geçen gün zarara uğradığını ve prestij kaybı yaşadığını, bu nedenle huzurdaki dava açılmadan önce --- emtianın tedbiren teslimi için ihtiyati tedbir kararı alındığını,--------D.İş sayılı dosyada 2.100 tonluk emtianın tedbiren teslimine karar verildiğini, gecikmesinde sakınca bulunduğundan ihtiyati tedbirin dava sonuna kadar devamını ve 8.107 ton emtianın davacıya iadesini talep ettiğini beyan etmiştir.Birleşen dosya da davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile imza edilen ---- tarihli ardiye sözleşmesine konu ardiye hizmetinin ------- yılı başından itibaren davalı şirket değil dava dışı ----- tarafından verildiğini, huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğini, davacı her ne kadar dava dilekçesinde dava dışı ---- aralarında bir ardiye sözleşmesi olmadığını iddia etse de ---- tarihinden itibaren ardiye hizmetinin bu şirket tarafından davacıya verildiğini, davacının ----- tarihinden itibaren davaya konu ardiyeden teslim aldığı mallar karşılığında ---- depo ücreti adı altında düzenlediği faturaları yine ---- banka hesabına ödediğini, saklama hizmeti ----- tarafından verilmekte iken davacının bunu soyut ve mesnetsiz iddialarla inkâr ettiğini, verilen hizmete rağmen hizmet bedelinin davacı tarafından aylarca ödenmediğini, bunun davacının kötü niyetini gösterdiğini beyanla davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletişmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememizce;----- davacı ve davalı şirketin sicil kayıtları, davacı ve davalı şirketin ------ formlarının birer örneği ile, ----formlarının birer örneği celp edilmiş, ----Sayılı Dosyası, ---- dosyası, ---- D. İş sayılı dosyası ile ---- D. İş sayılı dosyası, ----Esas Sayılı Dosyası, ---- Sorusturma sayılı dosyası, ----Talimat sayılı dosyası ---- üzerinden ------- D.İş sayılı dosyası fiziken ve uyap üzerinden celp edilerek incelenmiş,

TTK'nun 83-85.maddeleri ile HMK'nun 222. maddesi uyarınca her iki tarafın uyuşmazlık konusuna ilişkin tüm yasal ticari defterleri üzerinde Mahkememizce resen seçilen bir adet mali müşavir, bir adet taşıma-gümrük uzmanı ve bir adet nitelikli hesap uzmanı bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınarak taraflara tebliğ edilmiştir.Dava ve birleşen dava, ardiye sözleşmesi ile davalı tarafa teslim edilen malların davalıdan alınarak davacıya teslim edilmesi istemine ilişkindir.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, toplanan tüm deliller ile bilirkişi raporundaki tespitler uyarınca; taraflar arasında --- tarihli ardiye sözleşmesi ve ----- tarihli ek protokolün imzalandığı; davacı tarafın sözleşmede saklatan, davalının ise ardiyeci sıfatını taşıdığı, sözleşmenin konusunun 2. maddede, ardiye bedeli ve ödeme şeklinin ise 3. maddede düzenlendiği, 3/3. fıkrada, ardiye bedelinin emtia miktarı ve alanda kaldığı periyotlar üzerinden hesaplanacağı ve emtianın depodan çıkarılmasını takiben ardiye ücretinin saklatana fatura edileceği, fatura bedelinin tanzim tarihinden itibaren 15 gün içinde ödeneceği veya varsa saklatanın alacaklarından mahsup edileceğinin belirtildiği, davacı tarafın, dava ve birleşen dosyada dava konusu edilen ve üçüncü kişiye satışı yapılan malların, bu sözleşme kapsamında davalıya ait depoda bulunduğu ve gönderilen ihtara rağmen davalı tarafından teslim edilmediği iddiasıyla malların taraflarına iadesi istemli işbu davayı açtığı; davalı tarafın ise, taraflar arasındaki ardiye sözleşmesinin --------- yılı başında dava dışı ---- devredildiği, adı geçen şirket tarafından davacı adına faturalar düzenlendiği, fatura bedellerinin ödenmemesi sebebiyle bu şirketin davacıya ait mallar üzerinde hapis hakkını kullandığını iddia ettiği; tarafların imzalarını taşıyan ---- tarihli mutabakat metninde dava konusu malların ---- tarihli ardiye sözleşmesi kapsamında davalı tarafından muhafaza edildiğinin kabul edildiği, davalı tarafça sunulan fesih protokolünün davacı tarafından imzalanmış bir protokol olmadığı, bu fesih protokolünde taraflar arasındaki --- tarihli ardiye sözleşmesinden bahsedilmediği, ----tarihli sözleşmeden bahsedildiği, yine davalı tarafından sunulan devir protokolünde de --- tarihli sözleşmenin ----- devrinden bahsedildiği, --- tarihli sözleşmenin devrinden bahsedilmediği, kaldı ki protokolün imzasız olduğu anlaşılmaktadır.Sözleşmelerin devrini düzenleyen TBK 205. maddesi düzenlemesine göre; sözleşmenin devri, sözleşmeyi devralan ile devreden ve sözleşmede kalan taraf arasında yapılan ve devredenin bu sözleşmeden doğan taraf olması sıfatı ile birlikte bütün hak ve borçlarının devralana geçiren bir anlaşmadır (TBK' nin 205/1) Sözleşmeyi devralan ile devreden arasında yapılan ve sözleşmede kalan diğer tarafça önceden verilen izne dayanan veya sonradan onaylanan anlaşma da sözleşmenin devri hükümlerine tabidir (TBK'nin 205/2) Sözleşmenin devrinde taraflardan biri aynı kalmakta, diğer taraf ise tümüyle sözleşmeden çıkmakta, sözleşmeden doğan hak ve borçlar da tümüyle devralana geçmekte, muaccel hale gelen ve ifa edilmemiş edimleri de kapsayan bütünsel bir değişim meydana gelmektedir. Bu değişim hem geçmişe hem de geleceğe etkili olan külli bir değişimdir. Diğer bir ifadeyle, sözleşmenin devri halinde devralan asıl sözleşmenin tarafı konumuna geçer ve asıl sözleşmenin tüm hükümleri kendisini bağlayıcı hale gelir. Sözleşmenin devrinin geçerliliği devredilen sözleşmenin şekline bağlıdır -------Davacı ile davalı arasında imzalanan, dava konusu --- tarihli ardiye sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış olduğu, dolayısıyla yukarıda yazılı yasal düzenleme uyarınca sözleşmenin devrinin de yazılı şekilde yapılması gerekeceğinden, sözleşmedeki devir yasağı hükmü de dikkate alındığında söz konusu sözleşmenin geçerli bir şekilde devredildiğinden söz edilemeyeceği sonuç ve kanaatine ulaşılmıştır.Davalı tarafın savunmasının işletmenin devredildiği yönünde kabul edilmesi halinde ise;

TTK'nun 202. maddesi hükmüne bakıldığında; TBK m.202'ye göre; “Bir malvarlığını veya bir işletmeyi aktif ve pasifleri ile hirlikte devralan, bunu alacaklılara bildirdiği veya ticari işletmeler için ----diğerleri için ------ genelinde dağıtımı yapılan --------- birinde yayımlanacak ilanla duyurduğu tarihten başlayarak, onlara karşı malvarlığındaki veya işletmedeki borçlardan sorumlu olur. Bununla birlikte, iki yıl süreyle önceki borçlu da devralanla birlikte müteselsil borçlu olarak sorumlu kalır. Bu süre, muuccel borçlar için, bildirme veya duyuru turihinden; daha sonra muaccel olacak borçlar için ise, muacceliyet tarihinden işlemeye başlar. Borçların bu yoldan üstlenilmesinin sonuçları, dış üstlenme sözleşmesinden doğan sonuçlarla özdeştir. Bildirme veya ilanla duyurma yükümlülüğü devralan tarafından yerine getirilmedikçe, ikinci fıkrada öngörülen iki yıllık süre işlemeye başlamaz." düzenlemesini içermektedir.Bu durumda da, davalının işletmeyi dava dışı ------ devrinin TBK 202 nci maddesi uyarınca geçerli olmadığı gibi, geçerli olduğu varsayımında dahi davalının müteselsil sorumluluk süresinin dolmadığı, dava konusu edilen emtianın devir işleminden önce davalıya teslim edilen emtia olması nedeniyle, dava konusu emtianın iadesinden davalı saklayanın sorumluluğu bulunduğu, her ne kadar Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda aksi yönde görüş beyan edilmişse de HMK'nun 282. md hükmü uyarınca hukuki değerlendirmenin Mahkememiz heyeti tarafından yapıldığı, mali bilirkişinin ise yaptığı tespitlerde--- yılı ocak ayından itibaren davacı şirket kayıtlarında davalı şirkete yönelik ardiye veya hizmet faturası yahut ödeme kaydına rastlanmadığı ve dava dışı ----tarafından düzenlenen ve davacı tarafça ödenen faturalardan bahsedilmişse de; dava dışı ---- tarafından düzenlenen faturaların dava konusu edilen emtianın saklanmasına ilişkin olup olmadıklarının kesin olarak belirlenemediği anlaşıldığından, sonuç itibariyle söz konusu emtianın iadesinden davalının sorumlu olacağı vicdani kanaatiyle, davanın ve birleşen dosya davasının ayrı ayrı kabulüne dair aşağıdaki karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM (Yukarıda Açıklanan Nedenlerle):

1.)Davanın ve birleşen dosya davasının ayrı ayrı KABULÜ ile, Asıl dava yönünden; davacı---- tarafından, dava dışı----hitaben düzenlenen ----- tarihli ve toplam 238.088,49 EURO bedelli proforma fatura ile aynı tarihli ve toplam 124.675,96 EURO bedelli proforma faturalarda dökümü yer alan toplam 516,8 tonluk emtia ile; Birleşen dosya davası yönünden; davacı -----tarafından, dava dışı---- hitaben düzenlenen --- tarihli proforma fatura ile dava dışı ---- hitaben düzenlenen ----- tarihli proforma faturalarda dökümü yer alan toplam 8,017 tonluk emtianın ayrı ayrı davalı tarafından davacıya İADESİNE,

2.) ASIL DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN; a-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 928.676,70 TL harçtan başlangıçta alınan peşin harcın mahsubu ile ile bakiye kalan 696.046,99 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, b-) Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 1.133.850,99 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-)Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3.) BİRLEŞEN DAVA DOSYASI YÖNÜNDEN; a-)Harçlar kanunu uyarınca alınması gereken 12.728.078,51 TL harçtan başlangıçta alınan peşin harcın mahsubu ile ile bakiye kalan 9.525.602,35 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, b-)Birleşen dosyada davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 2.919.281,88 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, c-)Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

4.)Davacı tarafından asıl dava da yapılan, 233.118,11 TL dava açılış masrafı ve 60.720,00 TL yargılama masrafı, birleşen dosyada yapılan 3.203.179,06 TL dava açılış masrafı, ----- D.İş sayılı dosyasında yapılan 1.192,90 TL dava açılış masrafı ve 40,00 TL yargılama masrafı, -------- D.İş sayılı dosyasında yapılan 1.192,90 TL dava açılış masrafından ibaret toplam 3.499.442,97 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.)Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair; davacı vekili ve davalı vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde --------- Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 14/01/2026

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog