5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 16.02.2023 tarihinde müvekkili şirket nezdinde sigortalı bulunan malların davalının sorumluluğunda gerçekleştirilen nakliyesi sırasında zarar meydana geldiğini, zararın meydana gelmesinde davalı tarafın kusurlu olduğunu, meydana gelen zarar neticesinde müvekkili sigorta şirketi tarafından 30.10.2023 tarihinde ödenen 11.620,57 TL tazminatın kusuru sebebiyle sorumlu olan davalı taraftan TTK m.1481 kapsamında rücuen tazmin etme zorunluluğu doğduğunu, meydana gelen zarar miktarı ve kusur/rücu durumu ekspertiz raporu ile tespit edildiğini açıklayarak davanın kabulüyle, davaya konu icra dosyasına yapılan itirazının iptaline, takibin 11.829,74 TL (takip toplamı) üzerinden devamı ile 30.10.2023 (sigorta tazminatının ödeme tarihi) tarihinden itibaren işleyecek faiziyle (ticari temerrüt faizi) birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkili şirket aleyhine yer alan davaya itiraz ettiğini, öncelikle davanın usulden reddini talep ettiğini, söz konusu taşımaya ilişkin dava ve taleplerin zamanaşımına uğradığını, CMR konvansiyonun 30. maddesi uyarınca müvekkiline usulüne uygun ihbar yapılmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacı sigorta şirketince Nakliyat Emtia Poliçesi kapsamında yapılan ödemenin davalı taşıyıcıya rücu için başlatmış olduğu takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; davacı sigorta şirketi ile dava dışı sigortalısı ----- arasında Nakliyat Emtia Poliçesi düzenlendiği, Türkiye'de bulunan ---- ait --- enerji bağlantı parçaları emtiasının ---- bulunan ---- firmasına satıldığı, söz konusu emtiaların fiili taşıma işini gerçekleştirilmesi için -----. firmasının görevlendirildiği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık olmadığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığın, emtiaların hasarlanıp hasarlanmadığı, hasarlanmış ise ne kadarlık kısmının hasarlandığı, hasarda davalının kusurlu olup olmadığı, müterafik kusur bulunup bulunmadığı, davalıya usulünce ihbar yapılıp yapılmadığı, sigorta şirketince yapılan ödemenin hatır ödemesi olup olmadığı, bu kapsamda davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin davalıdan rücuen tahsili için başlatılan ---İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptalinin gerekip gerekmediği ve icra inkar ve kötüniyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.----- Esas sayılı takip dosyasının UYAP üzerinden dosya arasına alınmış, davacı sigorta şirketinden hasar dosyası, poliçe ve ödemelere ilişkin belgeler celp edilmiş,
25/10/2025 tarihli bilirkişi raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.
Dava dosyasına sunulan tüm belge ve delillerin incelenmesi sonucunda davaya konu olayın davacının sigortalısının dava dışı ----- ülkesindeki müşterisine vadeli ödeme, ----- teslim şekli ile satmış olduğu, solar panel bağlantı parçaları cinsi emtianın, davalı taşıyıcı tarafından yapılan taşıma sonrası alıcıya hasarlı teslim edildiği ve emtianın ambalajındaki hasarın, 576,00 Euro olduğu ve bunun sigorta tazminatı olarak ödenerek rücuen tazmin talebiyle davalı aleyhine başlatılan takibe vaki itirazın iptali talebiyle huzurdaki davanın ikame edildiği anlaşılmıştır.
Alınan bilirkişi raporu ile; ekspertiz raporunda renkli olarak yer alan fotoğraflarda, emtiada bir hasarın varlığına ait bir görüntü tespit edilemediği, eksper raporunda da emtianın hasar gördüğüne dair bir iddia bulunmadığı, fotoğraflara göre önce dorsenin arka kapısının açıldığı, kapı önündeki paletler alınınca öndeki paletlerin kapıya doğru yattığı, dorse yan perdelerinin açılmasıyla ortaya çıktığının görüldüğü, görüntüden, emtianın tüm dorseye sıkıştırma suretiyle istiflendiği, ekstra bir sabitleme yapılmadığının anlaşıldığı, eşyanın araç üzerinde doğru sabitlemesinin her bir sıra palet istifi sonrası diğer sıraya geçmeden araya çıta konarak sıranın sabitlenmesi şeklinde olması gerektiği, eşyanın kendisinde değil de ambalajında meydan geldiği ileri sürülen hasarın, taşıma esnasında değil, tahliyede önce yan perdelerin açılarak paletlerde kayma var ise araya çıta konularak paletlerin kapıya doğru yatmasının önlenmesi sonrasında dorse kapağı açılarak tahliye yapılması gerektiği halde, yanlış tahliyeden kaynaklandığı sunulan fotoğraflardan anlaşıldığı, davacının rücu talebini dayandırdığı somut olayın uluslararası karayolu ile taşıma sonucunda ortaya çıktığından; alıcının, gönderenin ve/veya onlardan birinin sigortacısının (halefiyet hakkını elde etse dahi) taşıyıcıya rücu edebileceği tazminat alacağının olup olmadığı, varsa miktarının tayininde (CMR Konvansiyonu'nun 1. maddesi uyarınca bu sözleşme, “yükleme yeri ve teslim için belirlenen yerin en az birisinin akit ülke olan iki ayrı ülkede olması halinde, tarafların ikametgâhı ve milletine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait” her mukaveleye uygulanması gerektiğinden; CMR md.4 hükmüne göre uluslararası taşıma işine ilişkin sevk belgesinin yokluğu, usule aykırı oluşu veya kaybolması dahi, CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olan taşıma mukavelesinin varlığı ve geçerliliğini de etkilemeyeceğinden) CMR Konvansiyonunun gözetilmesi gerektiği, bu bağlamda CMR Konvansiyonu”----- Gazetede yayımlanan “Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi Hakkındaki Anlaşma'nın”) uygulanması bakımından taşıyıcının, çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden (CMR md.3); keza taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtlardan, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut da çalışanlarının hata ve/veya ihmallerinden dolayı (CMR md. 17/3) sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumlu olduğu, ayrıca taşıyıcı (ister belli bir ücret karşılığında yükü kendi taşısın, ister navlununu ödemek suretiyle alt taşıyıcıya taşıtsın), Konvansiyonda öngörülen sorumluluk sistemine göre, taşıdığı (ya da alt taşıyıcıya taşıttığı) eşyayı varma yerinde “teslim aldığı haliyle” alıcısı emrine veya onun temsilcisine teslim borcunu üstlendiği gibi “yükün güzergâh üzerinde yaptığı aktarmalar dâhil olmak üzere” taşıma süresi içerisinde eşyayı gözetim sorumluluğunun da altında olduğu ve kural olarak yükleme yerinden varış mahalline kadar taşıdığı eşyaya gelecek zararlardan mesul olduğu (CMR md.17/1), taşıyıcının sorumluluğu yönünden hal böyle olmakla birlikte taşıma sürecinde ortaya çıktığı sübuta eren kayıp ya da hasar eğer ki istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmiş ise (CMR md.17/2) ya da eğer kayıp veya hasar, hasara uğrayan malların yüke ve güzergâha uygun bir şekilde ambalajlanmaması ya da hatalı ambalajlanmış olması, “yükün gönderici, alıcı veya bunlar adına hareket eden kişiler” tarafından alınması, yüklenmesi, yığılması veya boşaltılması yüzünden yahut da kırılma suretiyle kısmen veya tamamen zarar görebilecek malların özelliğinin doğal sonucu olan (paslanma, çürüme ve benzeri gibi) özel risklerden doğmuş ise, taşımacı zarardan sorumlu tutulamayacağı (CMR md.17/4,b-e-d), bu sorumsuzluğu tespitte ölçünün ise “deneyimli ve basiretli bir taşımacının göstermesi gerekli olan” özen olduğu, hasarın nedenin, yukarıda da açıklandığı üzere, dava dışı göndericinin sorumluluğunda olan ambalaj yetersizliği ve dava dışı alıcının sorumluluğunda olan tahliyenin yanlış yapılması olduğu, komple kamyon hamulesi olarak yapılan taşımalarda, araç üzeri istifleme ve sabitleme gönderenin/yükleyenin sorumluluğunda olduğu, ayrıca tahliyenin de alıcının sorumluluğunda olduğu, taşıyıcının ise yüklemeye nezaret etme sorumluluğu bulunmakta olup, taşıma esnasında, hatalı yükleme ve tahliyeden kaynaklı emtiada meydana gelebilecek zararlarda yükleme ve boşaltmaya nezaret yükümlülüğünden dolayı taşıyıcıya müterafik kusur atfı mümkün olabileceği, ancak somut olayda emtiada bir zarar söz konusu olmadığı, emtianın ambalajında bir hasar iddiası mevcut olduğu, sonuç itibarıyla ileri sürülen hasar iddiasında davalı taşıyıcıya yüklenecek bir sorumluluğun olmadığı bildirilmiştir. Yukarıda yapılan tüm açıklamalar çerçevesinde davalı taşıyıcının meydana geldiği iddia olunan hasarda bir kusuru bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kötüniyet tazminatı yönünden; İ.İ.K’nin 67/2. maddesinde itirazın iptali davasında alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceği hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca borçlu davalı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması şarttır. Eldeki dosyada davacının takip başlatmakta kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın reddine,
2.Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,
3.Alınması gerekli karar harcı 732,00-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 304,40-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.600,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
7.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 11.829,74-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair; taraf vekillerinin yokluklarında gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde ---- Bölge Mahkemeleri İstinaf yasa yolu açık olmak üzere. Açıkça okunup, usulen anlatıldı.