Aramaya Dön

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/446
Karar No
K. 2026/96
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/446
KARAR NO: 2026/96
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/06/2022
KARAR TARİHİ: 27/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında akdedilen Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi uyarınca; davalının sözleşmede belirlenen birimlerde aktif elektrik enerjisini satın almayı, müvekkili şirketin ise aynı miktarda aktif elektrik enerjisini davalıya satmayı taahhüt ettiğini, müvekkili şirketin sözleşme gereği davalıya elektrik enerjisi sağlamışsa da davalının takibe konu faturaları hiç ve/veya eksik ödemesi sebebiyle ----- İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, takip başlatılmasına müteakip 27.08.2018 ve 31.08.2018 tarihlerinde davalı tarafından takip talebinde belirtilen 4 ayrı faturaya istinaden 10.600,02 TL ödeme gerçekleştiğini, ödeme emrinin davalıya 14.08.2018 tarihinde tebliğ edildiğini, davalının ise 28.08.2018 tarihinde (Bahsi geçen süre aralığında Kurban Bayramı-dini bayram tatili süresi girdiğinden) süresi içerisinde itiraz edildiğini, haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz edildiğini ve bu kapsamda takibin durduğunu açıklayarak takip konusu edilen alacak aleyhine itirazının iptali ile takibin devamının karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili beyan dilekçesinde özetle; her ne kadar, müvekkili şirketin, alacaklı şirket ile arasındaki sözleşmeye istinaden Aralık- Ocak- Şubat-Mart aylarına ilişkin faturalardan kaynaklanan borçları bulunsa da takibe konu işbu faturalara ilişkin alacak miktarları, gecikme bedelleri ile birlikte şirkete ödendiğini, 2018 nisan ayından kaynaklanan 21.414,44 TL tutarında bir borcu kesinlikle bulunmadığını, ibraz edilen faturalar içerisinde bulunan ve dönem olarak 2018 yılı Nisan ayına ilişkin olduğu bildirilen 16.05.2018 tarihli faturaya ve muhtevasına itiraz ettiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:

Dava, davacının elektrik hizmeti karşılığı düzenlediği faturalar nedeniyle davalı aleyhine başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı taraf, elektrik enerjisi satış sözleşmesi kapsamında davalıya sağlanan elektrik enerjisine karşılık tahakkuk ettirilen dönem faturalarının ödenmediğini, alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine de kısmi ödeme yapıldığını beyan etmiş, kalan kısım üzerinden takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı taraf, icra takibine itiraz dilekçesinde ise, tüketime karşılık tahakkuk ettirilen faturalara ödeme yapıldığını, 2018 Nisan ayına ilişkin faturasındaki ceza bedeli adı altında tahakkuk yapılmasını kabul etmediklerini beyan etmiş, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava ve icra takibine konu faturalardan 2017/12 ve 2018/03 dönem faturalarının tüketime karşılık tahakkuk ettirilmiş faturalar olduğu, 2018/01-02-03 dönem faturalarının ise, ödenmeyen 2017/12 dönem faturasından kaynaklanan gecikme bedeli faturaları olduğu, ayrıca 2018/04 dönem faturasında ceza bedelinin de faturaya eklendiği anlaşılmaktadır.

Dolayısıyla, taraflar arasındaki uyuşmazlığın; söz konusu faturaların sözleşme ve mevzuat kapsamında doğru şekilde tahakkuk ettirilip ettirilmediği, ceza bedeli tahakkuk ettirilip ettirilemeyeceğinin tespit edilmesi ile davalının kısmi ödeme yaptığı anlaşılmakla, davacının alacağı olup olmadığı ve miktarının tespit edilmesi ile icra inkar tazminatı hüküm koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşılmaktadır.-----Ticaret Odası Başkanlığının internet ortamından davalı şirketin merkez ve şube adresi ile ortak ve yetkililerini gösterir şekilde ticaret sicil kayıt örnekleri, ----.İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra dosyası ve ----. İcra Dairesi ------- Esas sayılı dosyası dosya arasına alınmış,

16/02/2023 tarihli bilirkişi raporu, 13/12/2023 tarihli bilirkişi ek raporu, 01/05/2024 tarihli bilirkişi ek raporu,

10/11/2024 tarihli bilirkişi raporu ve 30/11/2025 tarihli bilirkişi raporu alınarak dava sonuçlandırılmıştır.Taraflar arasında imzalanan elektrik enerjisi satış sözleşmesinin 01.06.2016- 31.05.2017 tarihleri arasında geçerli olacağı kayıt altına alınmışsa da sözleşmenin 3. Maddesinde 60 gün öncesinden bildirim yapılmaması halinde otomatik olarak uzayacağının hüküm altına alındığı anlaşılmaktadır.

Sözleşmenin uygulama protokolü ekinde uygulanacak aktif enerji bedeli birim fiyatının yürürlükteki birim fiyattan 90.5 oranında düşük olacağının kararlaştırıldığı, ancak asıl sözleşmenin 4.4 maddesinde ise bu indirim oranında piyasa koşulları gerekçe gösterilerek istenildiği zaman değişikliğe gidilebileceğinin hüküm altına alındığı görülmektedir.

Yine sözleşmede, tüketicinin faturaları 10 günlük süre içerisinde ödememesi halinde 6183 sayılı Kanunda belirlenen oranlarda gecikme zammı işletilerek sözleşmenin tedarikçi tarafından fesih edilebileceğinin hüküm altına alındığı ve sözleşmenin müşterinin kusuru ile sonlanması halinde, o ana kadarki en yüksek fatura bedelinin 2 katı oranında bir ceza bedelinin de tahakkuk ettirileceğinin hüküm altına alındığı görülmektedir.Dolayısıyla taraflar arasında imzalandığı anlaşılan elektrik enerjisi satış sözleşmesine göre, davalının yürürlükteki ulusal birim fiyatları geçmemek şartıyla tahakkuk ettirilecek dönem faturalarını ödemekle yükümlü olacağı anlaşılmış olmaktadır. Zaten davalının da ödenmeyen faturalar olduğunu kabul ettiği, itirazının 2018/04 dönemi faturasındaki ceza bedeline olduğu görülmektedir.Ancak sözleşmenin yukarıda verilen 9.5 maddesine göre, süresinde ödenmeyen faturalar için gecikme zammı işletileceği gibi, süresinde ödenmeyen faturaların davacı tedarikçiye sözleşmeyi fesih hakkı ve en yüksek tutarlı faturanın 2 katı tutarında ceza bedeli tahakkuk ettirme hakkı verdiği anlaşılmaktadır.Bu durumda, faturaların ödenmesinde gecikme olduğunu kabul ve beyan eden davalının, sözleşmede tanımlandığı şekilde hesaplanacak ceza bedelinden de sorumlu olacağı anlaşılmış olmaktadır.Alınan bilirkişi raporu ile uyuşmazlık konusu faturalardaki birim fiyatların sözleşme ve mevzuata göre uygun olduğu, davalının dava konusu faturalardan sorumlu olduğu tespit edilmiştir.Dosya icra konusunda uzman bilirkişiye tevdi edilerek davalı tarafça takipten sonra yapılan ödemelerin öncelikle takip sonrası işleyecek faizden düşülmek suretiyle davacı alacağının hesaplanması istenmiş olup yapılan hesap doğrultusunda davanın kabulü ile; davalının ----- Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibe 36.640,19-TL(33.163,46 takip miktarı+14.076,75 takipten ödemeye kadar işlemiş faiz-10.602,02 ödeme) asıl alacağa 31/08/2018 tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar yasal faiz işletilmek suretiyle devamına karar verilmiştir.İcra inkar tazminatı yönünden;

İİK’nın 67 nci maddesinin ikinci fıkrası hükmünce; icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı öngörülmüş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlarının bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda değil ise, alacağın likit ve muayyen olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilemez.

Eldeki dosyada alacak sözleşmeden kaynaklı olup likittir. Bu nedenle davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 32.014,46-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın kabulü ile;

1.Davalının ---.İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibe 36.640,19-TL asıl alacağa 31/08/2018 tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar yasal faiz işletilmek suretiyle devamına,

2.Davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile asıl alacak olan 32.014,46-TL'nin %20'si üzerinden hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Alınması gerekli karar harcı 2.502,89 TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 400,53 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.102,36 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

2.Davacı tarafça yatırılan 400,53 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

3.Davacı tarafından yapılan 80,70-TL başvuru harcı, 11,50-TL vekalet harcı, 819,25-TL tebligat ve müzekkere gideri, 10.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 11.411,45-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

4.TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 1.320,00-TL arabuluculuk ücreti davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,

5.Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

6.Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 36.640,19-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair karar, davacı vekilinin yüzene karşı davalı tarafın yokluğunda, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.