Aramaya Dön

14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2025/46
Karar No
K. 2026/70
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KABULÜNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2025/46 Esas
KARAR NO: 2026/70
DAVA: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 04/01/2023
KARAR TARİHİ: 27/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine ... poliçe numarasıyla ... plakalı aracın, 29.09.2022 tarihinde müvekkilinin sahibi bulunduğu ... plakalı araca çarpmak suretiyle zarar vermesi nedeniyle oluşan değer kaybının ödenmesi talebine ilişkin olduğunu, kaza tespit tutanağında müvekkile ait araca çarpan ... plakalı araç sürücüsü ...'ın %100 kusurlu bulunduğunu, söz konusu hasar sebebiyle aracın tamir edilmesi ilgili servisince müvekkiline iletilmesi üzerine, müvekkili tarafından eksper raporu alındığını ve aracın tamir olduğu belirlendiğini, müvekkilinin aracında daha öncesinde tramer kaydının olmadığını, bu sebeple yapılan ödemenin aracın kazasız emsalleriyle karşılaştırıldığında oldukça düşük kaldığının görüleceğini, kaza tarihinde müvekkiline ait aracının Km'sinin 77.000 olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ve bilirkişi tarafından tespit edilecek tutar doğrultusunda ıslah etmek üzere şimdilik 1.000,00-TL değer kaybının tarafına ödenmesini, tüm bu nedenlerle; haklı davanın kabulünü, müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybına ait zarar sebebiyle şimdilik 1.000,00-TL’nin sigorta şirketi yönünden sigorta limitleri aşılmamak üzere temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile birlikte, davalıdan alınmasını ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin genel müdürlük adresinin ... olduğunu, bu sebeple yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, mahkeme'ce yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, bir davanın Asliye Ticaret Mahkemesinde açılabilmesi için tarafların tacir olup olmamasına bakılmaksızın iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili husustan doğan bir hukuk davası olması gerektiğini, davacı tarafın aracının ticari olmadığını, hususi bir araç olduğunu, bu kapsamda görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olmadığını, Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davanın belirsiz alacak davası şeklinde açılamayacağını,

TTK 5/a. Maddesi uyarınca ticari davalardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmasının dava şartı olduğunu ancak işbu davada arabuluculuğa başvurulmadan dava açıldığını, dava şartının yerine getirilmediğini, arabuluculuğa başvurunun dava şartı niteliğinde olduğundan eksikliği sonradan tamamlanabilir nitelikte olmadığını, bu sebeple işbu davanın öncelikle dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini, dava konusu talebin muaccel olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte, poliçe tanzim tarihi olan 29.06.2022 tarihi göz önünde bulundurulduğunda değer kaybı hesaplamasında genel şartlar göz önünde bulundurularak hesaplama yapılması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere bilirkişi hesaplamasının ZMMS Genel Şartlar değer kaybı hesaplama formülü dikkate alınarak yapılması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile müvekkili şirketin sorumluluğunun yalnızca poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin, sigortalının mali mesuliyet sigortasından kaynaklanan sorumluluğundan sigortalının kusuru oranında sorumlu olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının temerrüt tarihinden itibaren faiz işletme talebinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkiline ikame edilen haksız ve mesnetsiz davayı kabul etmemek kaydıyla müvekkili şirketin faiz sorumluluğu sınırlı olduğunu, kabul anlamına gelmemek üzere; talep edilen değer kaybı bedelinin davacı tarafından ispatlanması gerektiğini ve davacının talebinin fahiş olduğunu, poliçe teminatı kapsamında ekspertiz ücreti bulunmadığını, baro pulu ve vekalet harcından müvekkil şirket sorumlu tutulamayacağını, bu giderlerin vekaleti sunan avukata ait olduğunu, tüm bu nedenlerle; davacı tarafın, müvekkil şirketin üzerine düşen tüm mali sorumluluklarını yerine getirmesine rağmen işbu davayı ikame ederken kötüniyetli olduğunu, davacının amacının haksız kazanç sağlamak ve müvekkilini zarara uğratmak olduğunu, müvekkili şirketin hukuki sorumluluğunu ifa ettiğini, bu kapsamda davanın reddedilmesini, tüm bu nedenlerle ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile; mahkeme nezdinde açılmış olan davanın öncelikle görevsizlik itirazının kabul edilerek dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise yetki itirazları kabul edilerek yetkili mahkemeye gönderilmesini, mahkeme aksi kanaatte ise usule yönelik cevapları dikkate alınarak davanın usulden reddini, mahkeme aksi kanaatte ise esasa yönelik cevapları dikkate alınarak davanın esastan reddini, yargılama harç ve giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili; 29/09/2022 tarihinde meydana gelen kaza sonucunda aracında değer kaybı oluştuğunu beyan ederek, değer kaybının kusurlu olduğunu iddia ettiği aracın sigortacısından tahsilini dava ve talep etmiş; davalı ise öncelikle yetki itirazında bulunmuştur. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı 05/12/2023 tarihli kararı ile; "Davalının merkez adresinin Sarıyer İstanbul olduğu, davacının yerleşim yerinin ve kaza yerinin İzmit/Kocaeli olduğu, davacının genel ve/veya özel mahkemede dava açmadığı ve yetki hususunda seçimlik hakkın davalıya geçtiği, davalının dosyanın İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep ettiğinin anlaşıldığı," gerekçesi ile yetkisizlik kararı verilerek dosya mahkememize 20/01/2025 tarihinde intikal etmiş olup mahkememizin esas sırasına kaydı yapılarak yargılamaya devam edildi. Dava, trafik kazasından kaynaklanan değer kaybının tazminine yönelik maddi tazminat istemine ilişkindir.

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin yerleşmiş içtihatlarında değer kaybının belirlenmesinde aracın kaza tarihindeki hasar görmemiş 2. el piyasa değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el piyasa değeri arasındaki fark dikkate alınmaktadır. Bu durumda mahkemece aracın tramer kayıtları ve varsa önceki hasarlarına ilişkin hasar dosyaları istendikten sonra aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalılarını savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında davacı ve davalının sunmuş oldukları tüm deliller dosya içerisine alınmış, tüm deliller toplandıktan sonra alanında uzman bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişinin düzenlediği 19/11/2025 tarihli 11 sayfadan ibaret raporunda özetle; Davalı ...

Sigorta A.Ş.’nin ZMSS Sigortalısı ... Plakalı Aracın Maliki ve Sürücüsü Dava Dışı ...’ın, 22.09.2022 tarihli çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, asli ve tam kusurlu olduğu, kusur oranınının %100 (Yüzdeyüz) olduğu;

Dava Dışı ... Sigorta A.ş.’nin Kasko Sigortalısı Dava Konusu ... Plakalı Araç Maliki ve Sürücüsü Davacı ...’in; 22.09.2022 tarihli çift araçlı ve maddi hasarlı trafik kazasının oluşumunda, Atfı Kabil Kusurunun bulunmadığı ve kusursuz olduğu; Dava konusu ... plakalı aracın kaza tarihi 22.09.2022 itibariyle değer kaybının, kadri marufunda 37.600,00TL olacağı, Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından davacı vekili ... adına 28.11.2022 İşlem tarihli 21.289,13TL ödemenin “...” açıklaması ile yapıldığına dair banka ödeme belgesinin bulunduğu görülmekte olup, beyanlardan işbu ödemenin değer kaybı ile ilgili olduğu anlaşılarak, tarafımca belirlenmiş olan 37.600,00TL değer kaybı tutarından bu ödemenin tenzili ile bakiye değer kaybı tutarının (37.600,00 – 21.289,13) 16.310,87 TL (OnaltıbinüçyüzonTL SeksenyediKRŞ) olacağı, tarafınca hesaplanan bakiye değer kaybı tutarı 16.310,87TL olduğundan, davalı tarafından düzenlenmiş poliçede hesaplanan bakiye teminat tutarı 36.268,21TL olup, bakiye değer kaybı tutarının, Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlenmiş ... Poliçe nolu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden talep edilebileceği, Hukuki takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olacağı, sonuç ve kanaatine varılmıştır.

Davacı vekili Mahkememize sunulan 20/11/2025 tarihli ıslah dilekçesi ile; Dava dilekçesinde talep edilen alacaklarımın bilirkişi raporu doğrultusunda, müddeabihin ıslahı yolu ile 15.310,87 TL daha arttırılarak, toplam 16.310,87 TL nin kazanın meydana geldiği tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile davalıdan alınıp davacıya hükmen ödenmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; 22/09/2022 tarihinde çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Kaza tarihi itibariyle davalının tam kusurlu olduğu iddiası ile araç değer kaybı zararı talebi ile eldeki davanın açıldığı görülmüştür.

Mahkememizce tüm deliller toplanmış, alanında uzman bilirkişiden rapor alınmış, hüküm kurmaya ve denetime elverişle bilirkişi raporu hükme esas alınmıştır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatları doğrultusunda aracın kazadan önceki rayiç değeri ile kaza sonrası rayiç değeri arasındaki farka göre hesaplanan 37.600,00-TL olduğu, daha önce ödenmiş olan 21.289,13 TL'nin mahsubu ile bakiye zarar miktarının 16.310,87 TL olduğu, trafik kazasında davalının sigortalısının %100 kusurlu olduğu, bilirkişi raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, davalının işbu değer kaybı bedelinden sorumlu olduğu, davacının eksik ödeme yapıldığı 28/11/2022 tarihinden itibaren faiz talep edebileceği kanaatiyle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KABULÜ ile, 16.310,87-TL değer kaybı bedelinin temerrüt tarihi olan 28/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine;

2.Karar ve ilam harcı 1.114,19-TL nin peşin alınan ve ıslah suretiyle ikmal olunan 441,00-TL den düşümü ile kalan 673,19-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

3.Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,

4.Davacı tarafından yatırılan 620,90TL peşin, başvuru ve ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan 6.647,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 16.310,87-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

7.Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.