Esas No
E. 2022/894
Karar No
K. 2025/1877
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

DOSYA NO: 2022/894

KARAR NO: 2025/1877

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 17/12/2021

NUMARASI: 2017/1179 (E) - 2021/1217 (K)

DAVANIN KONUSU: Tazminat

KARAR TARİHİ: 30/12/2025

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalıların sürücüsü, işleteni ve sigortacısı olduğu aracın davacıya çarpması üzerine davacının yaralandığını belirterek, 1.000 TL geçici ve kalıcı maluliyet tazminatı ile 100.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.

Davalı ... cevap dilekçesinde özetle; olayda kusurlu olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Davalı... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; araç sürücüsünün kusurlu olmadığını, bakıcı gideri ile geçici iş göremezlik ve belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin sorumlu olmadığını, manevi tazminatın teminat dışı olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.

Davalı... davaya cevap vermemiştir.

İlk Derece Mahkemesince; "Davanın kısmen kabulüne; davacının maddi tazminat talebinin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 4.000 TL, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 2.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 14/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... ve ....'dan müştereken ve mütesesilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ceza soruşturmasında alınan raporda davacının kusursuz olduğunun belirlendiğini, mahkemenin davacının ikinci derecede kusurlu olduğuna dair kabulünün yerinde olmadığını, yine davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığına dair tespitin ve buna dayalı kararın isabetsiz olduğunu, hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz olduğunu, davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığından her bir davacı lehine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, toplam tutar üzerinden tek bir vekâlet ücretine karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:

Eldeki davada, davacı ...'in 14/09/2017 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle, ATK 2. İhtisas Kurulunun 27/01/2021 gün ve 1098 sayılı raporunda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı ve Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerinden yararlanılarak, meslekte kazanma gücünü E Cetveline göre %3,3 oranında kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin kaza tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği; ATK 2. İhtisas Kurulunun 15/01/2020 gün ve 282 sayılı raporuna göre ise Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, iyileşme süresinin de 4 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54. maddesi kapsamında açılan davalarda, maddede öngörülen meslekte kayıp oranının belirlenmesinde yargısal uygulamalarda, kaza tarihi itibarıyla ayırım yapılarak; kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/9/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 1/9/2013-1/6/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 1/6/2015-20/2/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/2/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak maluliyet raporu alınması gerektiği kabul edilmektedir. Ancak, eldeki dava gibi TBK'nin 54. maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp nedeniyle açılan davalarda, beden ve ruh tamlığının bozulmasının, zarar görenin sanatına veya mesleğine etkisi ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 90. maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatların bu Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olduğu belirtilmiş, ayrıca bu Kanunda düzenlenmeyen hususlarda TBK'deki haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür.

Davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi bakımından (somut olayda) kaza tarihi itibarıyla yargısal uygulamalarda uygulanması kabul edilen Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğu gibi, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği de yürürlüktedir. Bu yönetmeliğin (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği) "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde; 5510 sayılı Kanunun 107. maddesi hükmüne dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş; "Kapsam" başlıklı 2. maddesinin (1) numaralı bendinde de yönetmeliğin, "5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına, " ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmiştir.

Buna karşılık Özürlülük Ölçütü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde bu Yönetmeliğin, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 5'inci maddesine dayanılarak hazırlandığı, yine anılan Yönetmeliğin 2'nci maddesinde Yönetmeliğin, özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı düzenlenmiştir. Buna göre -adli tıp öğretisinde de kabul edildiği üzere- Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içerip haksız fiile maruz kalan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermekte ve bu itibarla tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak vermektedir. Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ise, kişinin maruz kaldığı haksız fiil ve bunun sonucu olarak mesleğinde kazanma gücünü hangi oranda kaybettiğini belirlemekte yeterli olmayıp daha ziyade kişide bulunan sistematik hastalıkları ön plana çıkarmakta, malulen emeklilik, vergi indirimi, bakım ücreti, özel eğitim ve özel donanımlı araç kullanımına yönelik olup tazminat hesabında asıl önem arz eden yaş, sanat, meslek, meslek grubu gibi faktörlerin hesaplamada değerlendirilmemesinden dolayı tazminatın unsurlarını ve hak edilen tazminatın belirlenmesinde yeterli ve gerekli parametreleri içermediği için yeterli olmamaktadır.

Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde, davacının trafik kazasından kaynaklanan sürekli sakatlık oranının Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlendiği ATK 2. İhtisas Kurulunun .../01/2021 gün ve .... sayılı raporu dikkate alınarak, tarafların ileri sürdükleri kanıtlar değerlendirilip sürekli sakatlıktan kaynaklanan zararının buna göre hesaplanması ve oluşacak sonuca göre nihai karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilemesinde isabet görülmemiştir. Kararın kaldırılma nedenine ve kaldırılma kararının niteliğine göre davacı vekilinin diğer istinaf itirazları bu aşamada inceleme dışı bırakılmıştır. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :

1.Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına,

2.Davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

3.İstinaf başvurusu için yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istekte bulunulması durumunda ilk derece mahkemesince yatıran tarafa geri verilmesine,

4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından, vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,

5.İstinaf kanun yolu başvurusundan ötürü davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin, ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,

6.İstinaf kanun yolu incelemesi için yatırılan gider avansından artan tutarın, HMK'nin 333. maddesinin, 1. fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kendiliğinden yatıran tarafa geri verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nin 362/1-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/12/2025

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog